YAZARLARIMIZ
Tolga Berikten
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
berikten@yahoo.com



Genel Tebliğler Bağlayıcı Mıdır?

Bu sorunun cevabını vermeden önce, bağlayıcılık yazımızda, mükellefin veya ceza muhatabının uyması zorunlu olan vergi hukukunun kaynakları olarak anlaşılması gerektiğini hatırlatarak yazıma başlamak istiyorum.

Kanunlar hiyerarşisinde hepimizin bildiği üzere kanunlar genel tebliğlerin üzerinde yer alır. Kanunlar bağlayıcıdır yani, uyulması zorunludur. Vergi açısından vergi kanunları da vergi hukukunun bağlayıcı kaynakları arasında yer alır iken Maliye Bakanlığının çıkarmış olduğu genel tebliğlerin de bağlayıcı olduğu söylenebilir mi? Genel tebliğler için bu durum değişkenlik gösterir. Genel tebliğler bu yönüyle kimi zaman bağlayıcı kimi zaman bağlayıcı değildirler.

Bir Tebliğin Bağlayıcı Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?

Kanun yönünden, ilgilisine bir düzenleme yetkisi verilmiş ise, bu düzenleme yetkisine göre çıkarılan genel tebliğler bağlayıcıdır. Örneğin Vergi Usul Kanununun, amortisman usul ve esasları hakkında ilgili maddelerinde kendisine düzenleme yetkisi verilen Maliye Bakanlığının çıkarmış olduğu genel tebliğler bağlayıcı tebliğler olup, mükelleflerin uyması zorunlu usul ve esasları açıklamaktadır. İdare buradaki yetkisini kanundan almaktadır.

Bağlayıcı olmayan genel tebliğler ise, kanun tarafından kendisine verilmiş olan bir yetki olmaksızın, Maliye Bakanlığının ilgili konuda açıklamalarda bulunduğu tebliğlerdir. Bunlar vergi hukukunun yardımcı kaynakları arasında yer alır. Bu genel tebliğler ile Maliye Bakanlığı ilgili konuya bakışını mükellef ve ceza muhataplarına açıklamaktadır. Bu konuda da bir örnek vermek gerekirse öteden beri kamuoyunda götürü gider olarak bilinen Gelir vergisi kanununun 40. maddesi 1. bendini örnek olarak gösterebiliriz. Mezkûr maddenin parantez içi hükmünde "İhracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükellefler, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebilirler " denilmiştir.

Maliye Bakanlığı ilgili madde hükmünün uygulanması açısından 194 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği’ni çıkarmıştır. Dikkat edilirse kanunun ilgili maddesinde Maliye Bakanlığı bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmaya yetkilidir ifadesi yoktur. Dolayısıyla Maliye Bakanlığının bu konuda yayımladığı genel tebliğ açıklayıcı bir genel tebliğdir. Maliye Bakanlığı uygulamanın nasıl olması gerektiğine ilişkin konuya bakışını göstermekte mükelleflere aynı görüşü benimsediklerinde kendisiyle bir uyuşmazlık yaşamayacağını beyan etmektedir.

İlgili madde hükmü uygulamasında ise, Maliye Bakanlığının kanunda yazmayan şartları kanunu daraltacak nitelikte genel tebliğe taşımış olmasını değerlendiren mükellefler ile Maliye Bakanlığı arasında yaşanan uyuşmazlıklarda konu yargıya taşınmıştır. Yaşanılan uyuşmazlıkların çözümünde Danıştay mükellef lehine verilen uygulamanın, tebliğ yoluyla daraltılamayacağını yolunda kararlar vermiştir. Bu konuda ayrıntılı olarak bilgi edinmek isteyen okuyucular "İhracatta Götürü Gider Bilmecesi" başlıklı yazımı okuyabilirler.

Sözün Özü

Maliye Bakanlığının açıklayıcı olan tebliğlerinde kendi yorum ve görüşünü belirtmektedir. Ancak bu açıklayıcı tebliğler bağlayıcı değildir. Mükellef ve/veya ceza muhatabı olarak sizin de farklı bir görüşünüz veya kanun maddesini yorumlayıcı tarzınız olabilir. Bu hukuk devleti olmamızın bir gereğidir.

26.09.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM