1. BÖLÜM "Genel Hükümler"
- Amaç ve kapsam
MADDE 1. - Madde 1 - Bu Kanunun
amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin
çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını
düzenlemektir.
Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında
kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve
işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.
İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve
işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile
bağlı olurlar.
- Tanımlar
MADDE 2. - Bir iş sözleşmesine
dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye
yahut tüzel kişiliği olmayan kurum
ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi
denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve
olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.
İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı
bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı
yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım,
beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden
sayılır.
İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş
organizasyonu kapsamında bir bütündür.
İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev
alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı
işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.
Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit
sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren
vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı
işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik
nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği
işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş
aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi
denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile
ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu
toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte
sorumludur.
Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya
devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde
çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel
olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul
edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi
sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle
uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.
(Ek fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Kanuna veya
kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşları ile
bunların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin en az yüzde ellisine sahip
oldukları ortaklıklarda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu veya diğer kanun
hükümleri çerçevesinde, hizmet alımı amacıyla yapılan sözleşmeler gereğince,
yüklenici aracılığıyla çalıştırılanlar, bu şekilde çalışmış olmalarına
dayanarak;
a) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait kadro veya
pozisyonlara atanmaya,
b) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait işyerlerinin kadro
veya pozisyonlarında çalışanlar için toplu iş sözleşmesi, personel kanunları
veya ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre belirlenen her türlü malî haklar ile
sosyal yardımlardan yararlanmaya,
hak kazanamazlar.
(Ek fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Sekizinci fıkrada belirtilen işyerlerinde
yükleniciler dışında kalan işverenler tarafından çalıştırılanlar ile bu
işyerlerinin tâbi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde kendi nam ve hesabına
sözleşme yaparak üstlendiği ihale konusu işte doğrudan kendileri çalışanlar da
aynı hükümlere tâbidir. Sekizinci fıkrada belirtilen kurum, kuruluş veya
ortaklıkların sermayesine katıldıkları ortaklıkların kadro veya pozisyonlarında
çalışan işçilerin, ortak durumundaki kamu kurum, kuruluş veya ortaklıkların
kadro veya pozisyonlarına atanma ya da bu kurum, kuruluş veya ortaklıklarda
geçerli olan malî haklar ile sosyal yardımlardan yararlanma talepleri hakkında
da sekizinci fıkra hükümleri uygulanır. Hizmet alımına dayanak teşkil edecek
sözleşme ve şartnamelere;
a) İşe alınacak kişilerin belirlenmesi ve işten çıkarma
yetkisinin kamu kurum, kuruluşları ve ortaklıklarına bırakılması,
b) Hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde ya da geçici işçi
olarak aynı iş yerinde daha önce çalışmış olanların çalıştırılmasına devam
olunması,
yönünde hükümler konulamaz.
- İşyerini bildirme
MADDE 3. - Bu Kanunun kapsamına
giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan,
çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple
faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini,
çalıştırılan işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü,
kendi adını ve soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya
vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde bölge müdürlüğüne
bildirmek zorundadır.
(Değişik ikinci fıkra: 15/5/2008-5763/1 md.) Bu Kanunun 2 nci maddesinin altıncı
fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden
aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci
fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili
yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir.
İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin
gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ
tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine
itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü
içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise
tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl
işverenin işçileri sayılır.
Ek fıkra:11/6/2003-4884/10 md.) Ancak, şirketlerin tescil kayıtları ise ticaret
sicili memurluklarının gönderdiği belgeler üzerinden yapılır ve bu belgeler
ilgili ticaret sicili memurluğunca bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı ilgili bölge müdürlüklerine gönderilir.
(Ek fıkra: 15/5/2008-5763/1 md.) Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulması,
bildirimi ve işyerinin tescili ile yapılacak sözleşmede bulunması gerekli diğer
hususlara ilişkin usul ve esaslar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
- İstisnalar
MADDE 4.-Aşağıda belirtilen
işlerde ve iş ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz;
a) Deniz ve hava taşıma işlerinde,
b) 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı
işyerlerinde veya işletmelerinde,
c) Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işleri,
d) Bir ailenin üyeleri ve 3 üncü dereceye kadar (3 üncü derece dahil) hısımları
arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı
işlerde,
e) Ev hizmetlerinde,
f) İş sağlığı ve güvenliği hükümleri saklı kalmak üzere çıraklar hakkında,
g) Sporcular hakkında,
h) Rehabilite edilenler hakkında,
ı) 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2 nci maddesinin tarifine uygun üç
kişinin çalıştığı işyerlerinde.
Şu kadar ki;
a) Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere
yapılan yükleme ve boşaltma işleri,
b) Havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işler,
c) Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye
ve fabrikalarda görülen işler,
d) Tarım işletmelerinde yapılan yapı işleri,
e) Halkın faydalanmasına açık veya işyerinin eklentisi durumunda olan park ve
bahçe işleri,
f) Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde
çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler,
Bu Kanun hükümlerine tabidir.
- Eşit davranma ilkesi
MADDE 5. - İş ilişkisinde dil,
ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri
sebeplere dayalı ayırım yapılamaz.
İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî
süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında
belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz.
İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir
işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında,
uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya
dolaylı farklı işlem yapamaz.
Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret
kararlaştırılamaz.
İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir
ücretin uygulanmasını haklı kılmaz.
İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı
davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan
başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar
Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır.
20 nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine
aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin
varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda,
işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur.
- İşyerinin veya bir bölümünün devri
MADDE 6. - Madde 6 - İşyeri veya
işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine
devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş
sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer.
Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin
devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla
yükümlüdür.
Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir
tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte
sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir
tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.
Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme
halinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz.
Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir
bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı
sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik
sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları
veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır.
Yukarıdaki hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin
veya bir bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz.
- Geçici iş ilişkisi
MADDE 7.- İşveren, devir
sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi; holding bünyesi içinde
veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde veya yapmakta olduğu
işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini
yerine getirmek üzere geçici olarak devrettiğinde geçici iş ilişkisi
gerçekleşmiş olur. Bu halde iş sözleşmesi devam etmekle beraber, işçi bu
sözleşmeye göre üstlendiği işin görülmesini, iş sözleşmesine geçici iş ilişkisi
kurulan işverene karşı yerine getirmekle yükümlü olur. Geçici iş ilişkisi
kurulan işveren işçiye talimat verme hakkına sahip olup, işçiye sağlık ve
güvenlik risklerine karşı gerekli eğitimi vermekle yükümlüdür.
Geçici iş ilişkisi altı ayı geçmemek üzere yazılı olarak yapılır, gerektiğinde
en fazla iki defa yenilenebilir.
İşverenin, ücreti ödeme yükümlülüğü devam eder. Geçici iş ilişkisi kurulan
işveren, işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi
gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden işveren ile birlikte
sorumludur.
İşçi, işyerine ve işe ilişkin olup kusuru ile sebep olduğu zarardan geçici iş
ilişkisi kurulan işverene karşı sorumludur. İşçinin geçici sözleşmesinden aksi
anlaşılmıyorsa, işçinin diğer hak ve yükümlülüklerine ilişkin bu Kanundaki
düzenlemeler geçici iş ilişkisi kurulan işverenle olan ilişkisine de uygulanır.
İşçiyi geçici olarak devralan işveren grev ve lokavt aşamasına gelen bir toplu
iş uyuşmazlığının tarafı ise, işçi grev ve lokavtın uygulanması sırasında
çalıştırılamaz. Ancak, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun
39 uncu maddesi hükümleri saklıdır. İşveren, işçisini grev ve lokavt süresince
kendi işyerinde çalıştırmak zorundadır.
Toplu işçi çıkarmaya gidilen işyerlerinde çıkarma tarihinden itibaren altı ay
içinde toplu işçi çıkarmanın konusu olan işlerde geçici iş ilişkisi
gerçekleşmez.
2. BÖLÜM "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi"
- Tanım ve Şekil
MADDE 8. - İş sözleşmesi, bir
tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret
ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş sözleşmesi, Kanunda aksi
belirtilmedikçe, özel bir şekle tâbi değildir.
Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması
zorunludur. Bu belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren işçiye en geç iki ay içinde genel ve
özel çalışma koşullarını, günlük ya da haftalık çalışma süresini, temel ücreti
ve varsa ücret eklerini, ücret ödeme dönemini, süresi belirli ise sözleşmenin
süresini, fesih halinde tarafların uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren
yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. Süresi bir ayı geçmeyen belirli süreli iş
sözleşmelerinde bu fıkra hükmü uygulanmaz. İş sözleşmesi iki aylık süre dolmadan
sona ermiş ise, bu bilgilerin en geç sona erme tarihinde işçiye yazılı olarak
verilmesi zorunludur.
- Türü ve çalışma biçimlerini belirleme
serbestisi
MADDE 9 - Taraflar iş
sözleşmesini, Kanun hükümleriyle getirilen sınırlamalar saklı kalmak koşuluyla,
ihtiyaçlarına uygun türde düzenleyebilirler.
İş sözleşmeleri belirli veya belirsiz süreli yapılır. Bu sözleşmeler çalışma
biçimleri bakımından tam süreli veya kısmî süreli yahut deneme süreli ya da
diğer türde oluşturulabilir.
- Sürekli ve süreksiz işlerdeki iş sözleşmeleri
MADDE 10.- Nitelikleri
bakımından en çok otuz iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan fazla devam
edenlere sürekli iş denir.
Bu Kanunun 3, 8, 12, 13, 14, 15, 17, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 34, 53,
54, 55, 56, 57, 58, 59, 75, 80 ve geçici 6 ncı maddeleri süreksiz işlerde
yapılan iş sözleşmelerinde uygulanmaz. Süreksiz işlerde, bu maddelerde
düzenlenen konularda Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
- Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi
MADDE 11 - İş ilişkisinin bir
süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli
süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya
çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı
şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir.
Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste
(zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz
süreli kabul edilir.
Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini
korurlar.
- Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi
ayırımın sınırları
MADDE 12 - Belirli süreli iş
sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt
iş sözleşmesinin süreli olmasından dolayı belirsiz süreli iş sözleşmesiyle
çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz.
Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiye, belirli bir zaman ölçüt
alınarak ödenecek ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatler, işçinin
çalıştığı süreye orantılı olarak verilir. Herhangi bir çalışma şartından
yararlanmak için aynı işyeri veya işletmede geçirilen kıdem arandığında belirli
süreli iş sözleşmesine göre çalışan işçi için farklı kıdem uygulanmasını haklı
gösteren bir neden olmadıkça, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan emsal
işçi hakkında esas alınan kıdem uygulanır.
Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte belirsiz süreli iş sözleşmesiyle
çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda
şartlara uygun bir işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen belirsiz süreli iş
sözleşmesiyle çalıştırılan işçi dikkate alınır.
- Kısmî süreli ve tam süreli iş sözleşmesi
MADDE 13 - İşçinin normal
haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye
göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmî süreli iş
sözleşmesidir.
Kısmî süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden
olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmî süreli olmasından dolayı tam süreli emsal
işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz. Kısmî süreli çalışan işçinin ücret ve
paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı
süreye orantılı olarak ödenir.
Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli çalıştırılan işçidir.
İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun
işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen tam süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan
işçi esas alınır.
İşyerinde çalışan işçilerin, niteliklerine uygun açık yer bulunduğunda kısmî
süreliden tam süreliye veya tam süreliden kısmî süreliye geçirilme istekleri
işverence dikkate alınır ve boş yerler zamanında duyurulur.
- Çağrı üzerine çalışma
MADDE 14. - Yazılı sözleşme ile
işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması
halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi,
çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir.
Hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle
çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi
saat kararlaştırılmış sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen
sürede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır.
İşçiden iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip
olan işveren, bu çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı zamandan
en az dört gün önce yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı üzerine işçi iş görme
edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Sözleşmede günlük çalışma süresi
kararlaştırılmamış ise, işveren her çağrıda işçiyi günde en az dört saat üst
üste çalıştırmak zorundadır.
- Deneme süreli iş sözleşmesi
MADDE 15. - Taraflarca iş
sözleşmesine bir deneme kaydı konulduğunda, bunun süresi en çok iki ay olabilir.
Ancak deneme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir.
Deneme süresi içinde taraflar iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın
ve tazminatsız feshedebilir. İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer
hakları saklıdır.
- Takım sözleşmesi ile oluşturulan iş
sözleşmeleri
MADDE 16. - Birden çok işçinin
meydana getirdiği bir takımı temsilen bu işçilerden birinin, takım kılavuzu
sıfatıyla işverenle yaptığı sözleşmeye takım sözleşmesi denir.
Takım sözleşmesinin, oluşturulacak iş sözleşmeleri için hangi süre
kararlaştırılmış olursa olsun, yazılı yapılması gerekir. Sözleşmede her işçinin
kimliği ve alacağı ücret ayrı ayrı gösterilir.
Takım sözleşmesinde isimleri yazılı işçilerden her birinin işe başlamasıyla, o
işçi ile işveren arasında takım sözleşmesinde belirlenen şartlarla bir iş
sözleşmesi yapılmış sayılır. Ancak, takım sözleşmesi hakkında Borçlar Kanununun
110 uncu maddesi hükmü de uygulanır.
İşe başlamasıyla iş sözleşmesi kurulan işçilere ücretlerini işveren veya işveren
vekili her birine ayrı ayrı ödemek zorundadır. Takım kılavuzu için, takıma dahil
işçilerin ücretlerinden işe aracılık veya benzeri bir nedenle kesinti yapılamaz.
- Süreli fesih
MADDE 17. - Belirsiz süreli iş
sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.
İş sözleşmeleri;
a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa
yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,
b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer
tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,
c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer
tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,
d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz
hafta sonra,
Feshedilmiş sayılır.
Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.
Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında
tazminat ödemek zorundadır.
İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini
feshedebilir.
İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin
ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi
hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası
uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında
kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona
erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat
ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca
tazminat ödenmesini gerektirir.
Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek
ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak
işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan
menfaatler de göz önünde tutulur.
- Feshin geçerli sebebe dayandırılması
MADDE 18. - Otuz veya daha fazla
işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz
süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya
davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan
geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate
alınır.
Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz:
a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile
çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak.
b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak.
c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip için işveren aleyhine idari
veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak.
d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din,
siyasi görüş ve benzeri nedenler.
e) 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu
sürelerde işe gelmemek.
f) Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt
bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık.
İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya
değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. İşverenin aynı
işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi
sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.
İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile
işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma
yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında bu madde, 19 ve 21 inci maddeler
ile 25 inci maddenin son fıkrası uygulanmaz.
- Sözleşmenin feshinde usul
MADDE 19. - İşveren fesih
bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde
belirtmek zorundadır.
Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan
bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile
ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı
bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.
- Fesih bildirimine itiraz ve usulü (1)
MADDE 20. - İş sözleşmesi
feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin
geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden
itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. (...) (1) taraflar
anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür. (1)
Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi,
feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla
yükümlüdür.
Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen
kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.
(İptal dördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 19/10/2005 tarihli ve E.:2003/66,
K.:2005/72 sayılı Kararı ile.)
---------------------
1) Anayasa Mahkemesi’nin 19/10/2005 tarihli ve E.:2003/66, K.:2005/72
sayılı Kararıyla; bu maddenin birinci fıkrasının son cümlesinin “Toplu iş
sözleşmesinde hüküm varsa veya...” bölümü iptal edilmiştir.
---------------------
- Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
MADDE 21. - İşverence geçerli
sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya
özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde,
işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine
işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz
aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.
Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe
başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.
Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya
kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.
İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem
tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir.
İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait
ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.
İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü
içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre
içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih
sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir
suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.
- Çalışma koşullarında değişiklik ve iş
sözleşmesinin feshi
MADDE 22. - İşveren, iş
sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve
benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı
bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir.
Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı
olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini
bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene
dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak
açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.
İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir.
Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir.
Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.
- Yeni işverenin sorumluluğu
MADDE 23. - Süresi belirli olan
veya olmayan sürekli iş sözleşmesi ile bir işverenin işine girmiş olan işçi,
sözleşme süresinin bitmesinden önce yahut bildirim süresine uymaksızın işini
bırakıp başka bir işverenin işine girerse sözleşmenin bu suretle feshinden
ötürü, işçinin sorumluluğu yanında, ayrıca yeni işveren de aşağıdaki hallerde
birlikte sorumludur:
a) İşçinin bu davranışına, yeni işe girdiği işveren sebep olmuşsa.
b) Yeni işveren, işçinin bu davranışını bilerek onu işe almışsa.
c) Yeni işveren işçinin bu davranışını öğrendikten sonra dahi onu çalıştırmaya
devam ederse.
- İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı
MADDE 24. - Süresi belirli olsun
veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden
önce veya bildirim süresini beklemeksizin
feshedebilir:
I. Sağlık sebepleri:
a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir
sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.
b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut
başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa
tutulursa.
II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından
biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut
gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi
yanıltırsa.
b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak
şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde
bulunursa.
c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya
gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı
davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden
birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve
haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.
d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize
uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.
e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına
uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da
işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği
hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı
ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa.
III. Zorlayıcı sebepler:
İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını
gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.
- İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı
MADDE 25. - Süresi belirli olsun
veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden
önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:
I- Sağlık sebepleri:
a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye
düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeple
doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla
sürmesi.
b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve
işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması
durumunda.
(a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve
gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı;
belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki
bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik
hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş
sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret
işlemez.
II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için
gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde
bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler
söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna
dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında
şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka
işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi.
e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin
meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda
bulunması.
f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası
ertelenmeyen bir suç işlemesi.
g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı
ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden
sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde
yapmamakta ısrar etmesi.
ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye
düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan
makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin
tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.
III- Zorlayıcı sebepler:
İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir
sebebin ortaya çıkması.
IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci
maddedeki bildirim süresini aşması.
İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile
18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.
- Derhal fesih hakkını kullanma süresi
MADDE 26. - 24 ve 25 inci
maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanarak
işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan
birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden
başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren
bir yıl sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde
bir yıllık süre uygulanmaz.
Bu haller sebebiyle işçi yahut işverenden iş sözleşmesini yukarıdaki fıkrada
öngörülen süre içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır.
- Yeni iş arama izni
MADDE 27. - Bildirim süreleri
içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş
saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama izninin
süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini
birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen
işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu
işverene bildirmek zorundadır.
İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin
ücret işçiye ödenir.
İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak
bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin
ücretini yüzde yüz zamlı öder.
- Çalışma belgesi
MADDE 28. - İşten ayrılan
işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu ve süresini gösteren bir
belge verilir.
Belgenin vaktinde verilmemesinden veya belgede
doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan
yeni işveren eski işverenden tazminat isteyebilir.
Bu belgeler her türlü resim ve harçtan muaftır.
- Toplu işçi çıkarma
MADDE 29. - İşveren; ekonomik,
teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu
işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile, işyeri
sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna
bildirir.
İşyerinde çalışan işçi sayısı:
a) 20 ile 100 işçi arasında ise, en az 10
işçinin,
b) 101 ile 300 işçi arasında ise, en az yüzde on
oranında işçinin,
c) 301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin,
İşine 17 nci madde uyarınca ve bir aylık süre
içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma
sayılır.
Birinci fıkra uyarınca yapılacak bildirimde işçi
çıkarmanın sebepleri, bundan etkilenecek işçi sayısı ve grupları ile işe son
verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceğine ilişkin bilgilerin
bulunması zorunludur.
Bildirimden sonra işyeri sendika temsilcileri ile
işveren arasında yapılacak görüşmelerde, toplu işçi çıkarmanın önlenmesi ya da
çıkarılacak işçi sayısının azaltılması yahut çıkarmanın işçiler açısından
olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi konuları ele alınır. Görüşmelerin
sonunda, toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir.
Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma
isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur.
İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı
suretle faaliyete son verilmesi halinde, işveren sadece durumu en az otuz gün
önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde
ilan etmekle yükümlüdür. İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren
altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak istediği takdirde
nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır.
Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin
işten çıkarılmaları hakkında, işten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak
yapılıyorsa, toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümler uygulanmaz.
İşveren toplu işçi çıkarılmasına ilişkin
hükümleri 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümlerinin uygulanmasını engellemek
amacıyla kullanamaz; aksi halde işçi bu maddelere göre dava açabilir.
- Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru
çalıştırma zorunluluğu
MADDE 30. - (Değişik :
15/5/2008-5763/2 md.)
İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde
yüzde üç özürlü, kamu işyerlerinde ise yüzde dört özürlü ve yüzde iki eski
hükümlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla
yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu
kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre
hesaplanır.
Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli
iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş
sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli
çalışmaya dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate
alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür. İşyerinin işçisi iken
sakatlananlara öncelik tanınır.
–––––––––––––
(1) Bu madde başlığı " Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma
zorunluluğu" iken, 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
–––––––––––––
İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı
ile sağlarlar. Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin nitelikleri, hangi işlerde
çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı
olacakları özel çalışma ile mesleğe yöneltilmeleri, mesleki yönden işverence
nasıl işe alınacakları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler
uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde
çalışanlar hesaba katılmaz.
Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan
kalkan işçiler eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde,
işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa
boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak
zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma
yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı
aylık ücret tutarında tazminat öder.
Özel sektör işverenlerince bu madde kapsamında çalıştırılan 17/7/1964 tarihli ve
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi özürlü sigortalılar ile 1/7/2005
tarihli ve 5378 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen korumalı
işyerlerinde çalıştırılan özürlü sigortalıların, aynı Kanunun 72 nci ve 73 üncü
maddelerinde sayılan ve 78 inci maddesiyle belirlenen prime esas kazanç alt
sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı,
kontenjan fazlası özürlü çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran
işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir özürlü için prime esas kazanç
alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde
ellisi Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece
karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak
506 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi
içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait
sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece
karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır. Bu fıkraya
göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde,
Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan
gecikme zammı, işverenden tahsil edilir. Hazinece karşılanan prim tutarları
gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak
dikkate alınmaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı
tarafından müştereken belirlenir. (1)
–––––––––––––
(1) 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 38 nci maddesiyle bu fıkranın
1/7/2008 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
–––––––––––––
Bu maddeye aykırılık hallerinde 101 inci madde uyarınca tahsil edilecek cezalar,
özürlülerin ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu,
kendi işini kurmaları, özürlünün iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri ve
bu gibi projelerde kullanılır. Tahsil edilen cezaların kullanımına ilişkin
hususlar, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün koordinatörlüğünde, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Özürlüler İdaresi Başkanlığı,
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ve Türkiye Sakatlar
Konfederasyonu ile en çok işçi ve işvereni temsil eden üst kuruluşların birer
temsilcilerinden oluşan komisyon tarafından karara bağlanır. Komisyonun çalışma
usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Eski hükümlü çalıştırılmasında, kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili
hizmetlere ilişkin özel hükümler saklıdır.
- Askerlik ve kanundan doğan çalışma
MADDE 31. - Muvazzaf askerlik
ödevi dışında manevra veya herhangi bir sebeple silah altına alınan veyahut
herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden ayrılan işçinin iş
sözleşmesi işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay sonra işverence
feshedilmiş sayılır.
İşçinin bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması
şarttır. Bir yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için, ayrıca iki gün
eklenir. Şu kadar ki bu sürenin tamamı doksan günü geçemez.
İş sözleşmesinin feshedilmiş sayılabilmesi için beklenilmesi gereken süre içinde
işçinin ücreti işlemez. Ancak özel kanunların bu husustaki hükümleri saklıdır.
Bu süre içinde iş sözleşmesinin Kanundan doğan başka bir sebebe dayanılarak
işveren veya işçi tarafından feshedildiği öteki tarafa bildirilmiş olsa bile,
fesih için Kanunun gösterdiği süre bu sürenin bitiminden sonra işlemeye başlar.
Ancak iş sözleşmesi belirli süreli olarak yapılmış ve sözleşme yukarıda yazılı
süre içinde kendiliğinden sona eriyorsa bu madde hükümleri uygulanmaz.
Herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçiler bu ödevin
sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri takdirde işveren
bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak
ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak
zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma
yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye üç
aylık ücret tutarında tazminat öder.
3. BÖLÜM "Ücret"
- Ücret ve ücretin ödenmesi
MADDE 32. - Genel anlamda ücret
bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan
ve para ile ödenen tutardır.
(Değişik ikinci fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) Ücret, prim, ikramiye ve bu
nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel
olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki
her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki
rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir. Çalıştırılan işçilerin ücret,
prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka
hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi
mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin
bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü
kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu
nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten
sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet
Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve
bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları
vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler,
işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını
özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler.
(Ek fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) İşçinin ücret, prim, ikramiye ve bu
nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesaplarına
yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar anılan
bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Emre muharrer senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil
ettiği iddia olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi
yapılamaz.
Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile
ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.
İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan
para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.
Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve mağazalarda,
buralarda çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamaz.
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.
- İşverenin ödeme aczine düşmesi
MADDE 33. – (Mülga :
15/5/2008-5763/37 md.)
- Ücretin gününde ödenmemesi
MADDE 34. - Ücreti ödeme
gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş
görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.
Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri
sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez.
Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı
uygulanır.
Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine
yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.
- Ücretin saklı kısmı
MADDE 35. - İşçilerin aylık
ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik
olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim
tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu
alacaklılarının hakları saklıdır.
- Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin
hakedişlerinden ücret kesme yükümlülüğü
MADDE 36. - Genel ve katma
bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel
kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve
kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve
yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya
taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da
ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa
müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların
hakedişlerinden öderler.
Bunun için hakediş ödeneceği ilgili idare tarafından işyerinde şantiye şefliği
işyeri ilân tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi işçilerin
görebileceği yerlere yazılı ilân asılmak suretiyle duyurulur. Ücret alacağı olan
işçilerin her hakediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından
fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmez.
Anılan müteahhitlerin bu işverenlerdeki her çeşit teminat ve hakedişleri
üzerinde yapılacak her türlü devir ve el değiştirme işlemleri veya haciz ve icra
takibi bu işte çalışan işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım
ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.
Bir işverenin üçüncü kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerinde bulunan
tesisat, malzeme, ham, yarı işlenmiş ve tam işlenmiş mallar ve başka kıymetler
üzerinde yapılacak haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan işçilerin icra
kararının alındığı tarihten önceki üç aylık dönem içindeki ücret alacaklarını
karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.
Bu maddede kamu tüzel kişilerine ve bazı teşekküllere verilen yetkileri 2 nci
maddenin altıncı fıkrası gereğince sorumluluk taşıyan bütün işverenler de
kullanmaya yetkilidir.
- Ücret hesap pusulası
MADDE 37. - İşveren işyerinde
veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya
işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek zorundadır.
Bu pusulada ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta
tatili, bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit
eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi
her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
- Ücret kesme cezası
MADDE 38. - İşveren toplu
sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş olan sebepler dışında işçiye ücret
kesme cezası veremez.
İşçi ücretlerinden ceza olarak yapılacak kesintilerin işçiye derhal sebepleriyle
beraber bildirilmesi gerekir. İşçi ücretlerinden bu yolda yapılacak kesintiler
bir ayda iki gündelikten veya parça başına yahut yapılan iş miktarına göre
verilen ücretlerde işçinin iki günlük kazancından fazla olamaz.
Bu paralar işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için kullanılıp harcanmak
üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hesabına Bakanlıkça belirtilecek
Türkiye'de kurulu bulunan ve mevduat kabul etme yetkisini haiz bankalardan
birine, kesildiği tarihten itibaren bir ay içinde yatırılır. Her işveren
işyerinde bu paraların ayrı bir hesabını tutmaya mecburdur. Birikmiş bulunan
ceza paralarının nerelere ve ne kadar verileceği Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanının başkanlık edeceği ve işçi temsilcilerinin de katılacağı bir kurul
tarafından karara bağlanır. Bu kurulun kimlerden teşekkül edeceği, nasıl ve
hangi esaslara göre çalışacağı çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir.
- Asgari ücret
MADDE 39. - İş sözleşmesi ile
çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve
sosyal durumlarının düzenlenmesi
için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu
aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki yılda bir belirlenir.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının tespit
edeceği üyelerden birinin başkanlığında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Çalışma Genel Müdürü veya yardımcısı, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü veya
yardımcısı, Devlet İstatistik Enstitüsü Ekonomik İstatistikler Dairesi Başkanı
veya yardımcısı, Hazine Müsteşarlığı temsilcisi, Devlet Planlama Teşkilatı
Müsteşarlığından konu ile ilgili dairenin başkanı veya yetki vereceği bir
görevli ile bünyesinde en çok işçiyi bulunduran en üst işçi kuruluşundan değişik
işkolları için seçecekleri beş, bünyesinde en çok işvereni bulunduran işveren
kuruluşundan değişik işkolları için seçeceği beş temsilciden kurulur. Asgari
Ücret Tespit Komisyonu en az on üyesinin katılmasıyla toplanır. Kurul, üye
oylarının çoğunluğu ile karar verir. Oyların eşitliği halinde, Başkanın
bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır.
Komisyon kararları kesindir. Kararlar Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe
girer.
Komisyonun toplanma ve çalışma şekli, asgari ücretlerin tespiti sırasında
uygulanacak esaslar ile başkan, üye ve raportörlere verilecek huzur hakları
Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının birlikte
hazırlayacakları yönetmelikte belirtilir.
Asgari Ücret Tespit Komisyonunun sekretarya hizmetleri, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı tarafından yerine getirilir.
- Yarım ücret
MADDE 40. - 24 ve 25 inci
maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebepler dolayısıyla
çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir haftaya
kadar her gün için yarım ücret ödenir.
- Fazla çalışma ücreti
MADDE 41. - Ülkenin genel
yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla
çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde,
haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre
denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma
süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam
kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat
başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.
Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği
durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık
çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle
çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için
verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde
yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir.
Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar
karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat
otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş
dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.
İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve
ücretinde bir kesinti olmadan kullanır.
63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya
sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla
çalışma yapılamaz.
Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir.
Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.
Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı
çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.
- Zorunlu nedenlerle fazla çalışma
MADDE 42. - Gerek bir arıza
sırasında, gerek bir arızanın mümkün görülmesi halinde yahut makineler veya araç
ve gereç için hemen yapılması gerekli acele işlerde, yahut zorlayıcı sebeplerin
ortaya çıkmasında, işyerinin normal çalışmasını sağlayacak dereceyi aşmamak
koşulu ile işçilerin hepsi veya bir kısmına fazla çalışma yaptırılabilir. Bu
durumda fazla çalışma yapan işçilere uygun bir dinlenme süresi verilmesi
zorunludur.
Şu kadar ki, zorunlu sebeplerle yapılan fazla çalışmalar için 41 inci maddenin
birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır.
- Olağanüstü hallerde fazla çalışma
MADDE 43. - Seferberlik
sırasında ve bu süreyi aşmamak şartıyla yurt savunmasının gereklerini karşılayan
işyerlerinde fazla çalışmaya lüzum görülürse işlerin çeşidine ve ihtiyacın
derecesine göre Bakanlar Kurulu günlük çalışma süresini, işçinin en çok çalışma
gücüne çıkarabilir.
Bu suretle fazla çalıştırılan işçiler için
verilecek ücret hakkında 41 inci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları
hükümleri uygulanır.
- Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde
çalışma
MADDE 44. - Ulusal bayram ve
genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş
sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm
bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı
gereklidir.
Bu günlere ait ücretler 47 nci maddeye göre
ödenir.
- Saklı haklar
MADDE 45. - Toplu iş sözleşmesi
veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere
tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu
Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.
Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve
menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten
doğan kazanılmış haklar saklıdır.
- Hafta tatili ücreti
MADDE 46. - Bu Kanun kapsamına
giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen
iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde
kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.
Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren
tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir.
Şu kadar ki;
a) Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden
sayılan zamanlar ile günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya
sözleşmeden doğan tatil günleri,
b) Evlenmelerde üç güne kadar, ana veya babanın,
eşin, kardeş veya çocukların ölümünde üç güne kadar verilmesi gereken izin
süreleri,
c) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren
tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme
izinleri,
Çalışılmış günler gibi hesaba katılır.
Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan
işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç gününde işveren tarafından tatil
edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak
kazanmak için çalışılmış sayılır.
Bir işyerinde işin bir haftadan fazla bir süre
ile tatil edilmesini gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve
25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebeplerden
ötürü çalışılmayan günler için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili günü
için de ödenir.
Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta
tatili ücreti işverence işçiye ödenir.
- Genel tatil ücreti
MADDE 47. - Bu Kanun kapsamına
giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil
günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o
günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her
gün için bir günlük ücreti ödenir.
Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin
ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işverence işçiye ödenir.
- Geçici iş göremezlik
MADDE 48. - İşçilere geçici iş
göremezlik ödeneği verilmesi gerektiği zamanlarda geçici iş göremezlik süresine
rastlayan ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatilleri, ödeme yapılan kurum
veya sandıklar tarafından geçici iş göremezlik ölçüsü üzerinden ödenir.
Hastalık nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal
Sigortalar Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli
işçilerin ücretlerinden mahsup edilir.
- Ücret şekillerine göre tatil ücreti
MADDE 49. - İşçinin tatil günü
ücreti çalıştığı günlere göre bir güne düşen ücretidir.
Parça başına, akort, götürü veya yüzde usulü ile
çalışan işçilerin tatil günü ücreti, ödeme döneminde kazandığı ücretin aynı süre
içinde çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.
Saat ücreti ile çalışan işçilerin tatil günü
ücreti saat ücretinin yedibuçuk katıdır.
Hasta, izinli veya sair sebeplerle mazeretli
olduğu hallerde dahi aylığı tam olarak ödenen aylık ücretli işçilere 46, 47 ve
48 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri uygulanmaz. Ancak bunlardan ulusal
bayram ve genel tatil günlerinde çalışanlara ayrıca çalıştığı her gün için bir
günlük ücreti ödenir.
- Tatil ücretine girmeyen kısımlar
MADDE 50. - Fazla çalışma
karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak
normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde
çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal
bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde
hesaba katılmaz.
- Yüzdelerin ödenmesi
MADDE 51. - Otel, lokanta,
eğlence yerleri ve benzeri yerler ile içki verilen ve hemen orada yenilip
içilmesi için çeşitli yiyecek satan yerlerden "yüzde" usulünün uygulandığı
müesseselerde işveren tarafından servis karşılığı veya başka isimlerle
müşterilerin hesap pusulalarına "yüzde" eklenerek veya ayrı şekillerde alınan
paralarla kendi isteği ile müşteri tarafından işverene bırakılan yahut da onun
kontrolü altında bir araya toplanan paraları işveren işyerinde çalışan tüm
işçilere eksiksiz olarak ödemek zorundadır.
İşveren veya işveren vekili yukarıdaki fıkrada
sözü edilen paraların kendisi tarafından alındığında eksiksiz olarak işçilere
dağıtıldığını belgelemekle yükümlüdür.
Yüzdelerden toplanan paraların o işyerinde
çalışan işçiler arasında yapılan işlerin niteliğine göre, hangi esaslar ve
oranlar çerçevesinde dağıtılacağı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca
hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir.
- Yüzdelerin belgelenmesi
MADDE 52. - Yüzde usulünün
uygulandığı işyerlerinde işveren, her hesap pusulasının genel toplamını gösteren
bir belgeyi işçilerin kendi aralarından seçecekleri bir temsilciye vermekle
yükümlüdür. Bu belgelerin şekli ve uygulama usulleri iş sözleşmelerinde veya
toplu iş sözleşmelerinde gösterilir.
- Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri
MADDE 53. - İşyerinde işe
başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl
çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.
Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.
Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren
mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere
ilişkin hükümleri uygulanmaz.
İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi,
hizmet süresi;
a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil)
olanlara ondört günden,
b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara
yirmi günden,
c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara
yirmialtı günden,
Az olamaz.
Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle
elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi
günden az olamaz.
Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş
sözleşmeleri ile artırılabilir.
- Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni
kullanma dönemi
MADDE 54. - Yıllık ücretli izine
hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya
çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır. Şu
kadar ki, bir işverenin bu Kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan
işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu Kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş
bulundukları süreler de hesaba katılır.
Bir yıllık süre içinde 55 inci maddede sayılan
haller dışındaki sebeplerle işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları
karşılayacak kadar hizmet süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde
etmesi için gereken bir yıllık hizmet süresinin bitiş tarihi gelecek hizmet
yılına aktarılır.
İşçinin gelecek izin hakları için geçmesi gereken
bir yıllık hizmet süresi, bir önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak
gelecek hizmet yılına doğru ve yukarıdaki fıkra ve 55 inci madde hükümleri
gereğince hesaplanır.
İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde
hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek
hizmet yılı içinde kullanır.
Aynı bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa
bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri
yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka
ve kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık
ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur.
- Yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan
haller
MADDE 55. - Aşağıdaki süreler
yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır:
a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu
hastalıktan ötürü işine gidemediği günler (Ancak, 25 inci maddenin (I) numaralı
bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz.).
b) Kadın işçilerin 74 üncü madde gereğince
doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler.
c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında
manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine
gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.).
d) Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler
yüzünden işin aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin
çalışmadan geçirdiği zamanın onbeş günü (işçinin yeniden işe başlaması
şartıyla).
e) 66 ncı maddede sözü geçen zamanlar.
f) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil
günleri.
g) 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan
tüzüğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi
gereken yarım günlük izinler.
h) İşçilerin arabuluculuk toplantılarına
katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği
görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis,
kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası
kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi
olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler.
ı) İşçilerin evlenmelerinde üç güne kadar, ana
veya babalarının, eşlerinin, kardeş veya çocuklarının ölümünde üç güne kadar
verilecek izinler.
j) İşveren tarafından verilen diğer izinler ile
65 inci maddedeki kısa çalışma süreleri.
k) Bu Kanunun uygulanması sonucu olarak işçiye
verilmiş bulunan yıllık ücretli izin süresi.
- Yıllık ücretli iznin uygulanması
MADDE 56. - Yıllık ücretli izin
işveren tarafından bölünemez.
Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler
içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.
Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri,
tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe
bölünebilir.
İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan
diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne
mahsup edilemez.
Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin
süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin
süresinden sayılmaz.
Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu
bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu
hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri
karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır.
İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin
kayıt belgesi tutmak zorundadır.
- Yıllık izin ücreti
MADDE 57. - İşveren, yıllık
ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili
işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek
zorundadır.
Bu ücretin hesabında 50 nci madde hükmü
uygulanır.
Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir
ücrete dayanmayıp da akort, komisyon ücreti, kâra katılma ve yüzde usulü ücret
gibi belirli olmayan süre ve tutar üzerinden ücret alan işçinin izin süresi için
verilecek ücret, son bir yıllık süre içinde kazandığı ücretin fiili olarak
çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama üzerinden hesaplanır.
Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam
yapıldığı takdirde, izin ücreti işçinin izine çıktığı ayın başı ile zammın
yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere
bölünmesi suretiyle hesaplanır.
Yüzde usulünün uygulandığı yerlerde bu ücret,
yüzdelerden toplanan para dışında işveren tarafından ödenir.
Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta
tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir.
- İzinde çalışma yasağı
MADDE 58. - Yıllık ücretli
iznini kullanmakta olan işçinin izin süresi içinde ücret karşılığı bir işte
çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi içinde kendisine ödenen ücret işveren
tarafından geri alınabilir.
- Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti
MADDE 59. - İş sözleşmesinin,
herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı
yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti
üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş
sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.
İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi
halinde 17 nci maddede belirtilen bildirim süresiyle, 27 nci madde gereğince
işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile
iç içe giremez.
- İzinlere ilişkin düzenlemeler
MADDE 60. - Yıllık ücretli
izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde
kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya
bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması
gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ve
işverence tutulması zorunlu kayıtların şekli Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir.
- Sigorta primleri
MADDE 61. - Sigortalılara yıllık
ücretli izin süresi için ödenecek ücretler üzerinden iş kazaları ile meslek
hastalıkları primleri hariç, diğer sigorta primlerinin, 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanunundaki esaslar çerçevesinde işçi ve işverenler yönünden
ödenmesine devam olunur.
- Ücretten indirim yapılamayacak haller
MADDE 62. - Her türlü işte
uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı sınırlara
indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi
nedeniyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna
dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz.
4. BÖLÜM "İşin Düzenlenmesi"
- Çalışma süresi
MADDE 63. - Genel bakımdan
çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu
süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.
Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma
süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak
koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin
haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz.
Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir.
Çalışma sürelerinin yukarıdaki esaslar
çerçevesinde uygulama şekilleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından
hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Sağlık kuralları bakımından günde ancak yedibuçuk
saat ve daha az çalışılması gereken işler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
ile Sağlık Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle
düzenlenir.
- Telafi çalışması
MADDE 64. - Zorunlu nedenlerle
işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil
edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli
ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile
kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren iki ay içinde çalışılmayan süreler
için telafi çalışması yaptırabilir. Bu çalışmalar fazla çalışma veya fazla
sürelerle çalışma sayılmaz.
Telafi çalışmaları, günlük en çok çalışma
süresini aşmamak koşulu ile günde üç saatten fazla olamaz. Tatil günlerinde
telafi çalışması yaptırılamaz.
- Kısa çalışma ve kısa çalışma ödeneği
MADDE 65. - (Mülga:
15/5/2008-5763/37 md.)
- Çalışma süresinden sayılan haller
MADDE 66. - Aşağıdaki süreler
işçinin günlük çalışma sürelerinden sayılır:
a) Madenlerde, taşocaklarında yahut her ne
şekilde olursa olsun yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde işçilerin
kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu
yerlerden çıkmaları için gereken süreler.
b) İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden
başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler.
c) İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir
halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş
geçirdiği süreler.
d) İşçinin işveren tarafından başka bir yere
gönderilmesi veya işveren evinde veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi
bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler.
e) Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt
vermeleri için belirtilecek süreler.
f) Demiryolları, karayolları ve köprülerin
yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden
uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri
gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp
getirilmeleri esnasında geçen süreler.
İşin niteliğinden doğmayıp da işveren tarafından
sırf sosyal yardım amacıyla işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda
geçen süre çalışma süresinden sayılmaz.
- Günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri
MADDE 67. - Günlük çalışmanın
başlama ve bitiş saatleri ile dinlenme saatleri işyerlerinde işçilere duyurulur.
İşin niteliğine göre işin başlama ve bitiş
saatleri işçiler için farklı şekilde düzenlenebilir.
- Ara dinlenmesi
MADDE 68. - Günlük çalışma
süresinin ortalama bir zamanında o yerin gelenekleri ve işin gereğine göre
ayarlanmak suretiyle işçilere;
a) Dört saat veya daha kısa süreli işlerde onbeş
dakika,
b) Dört saatten fazla ve yedibuçuk saate kadar
(yedibuçuk saat dahil) süreli işlerde yarım saat,
c) Yedibuçuk saatten fazla süreli işlerde bir
saat,
Ara dinlenmesi verilir.
Bu dinlenme süreleri en az olup aralıksız
verilir.
Ancak bu süreler, iklim, mevsim, o yerdeki
gelenekler ve işin niteliği göz önünde tutularak sözleşmeler ile aralı olarak
kullandırılabilir.
Dinlenmeler bir işyerinde işçilere aynı veya
değişik saatlerde kullandırılabilir.
Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz.
- Gece süresi ve gece çalışmaları
MADDE 69. - Çalışma hayatında
"gece" en geç saat 20.00'de başlayarak en erken saat 06.00'ya kadar geçen ve her
halde en fazla onbir saat süren dönemdir.
Bazı işlerin niteliğine ve gereğine göre yahut
yurdun bazı bölgelerinin özellikleri bakımından, çalışma hayatına ilişkin "gece"
başlangıcının daha geriye alınması veya yaz ve kış saatlerinin ayarlanması,
yahut gün döneminin başlama ve bitme saatlerinin belirtilmesi suretiyle birinci
fıkradaki hükmün uygulama şekillerini tespit etmek yahut bazı gece çalışmalarına
herhangi bir oranda fazla ücret ödenmesi usulünü koymak veyahut gece
işletilmelerinde ekonomik bir zorunluluk bulunmayan işyerlerinde işçilerin gece
çalışmalarını yasak etmek üzere yönetmelikler çıkartılabilir.
İşçilerin gece çalışmaları yedibuçuk saati
geçemez.
Gece çalıştırılacak işçilerin sağlık durumlarının
gece çalışmasına uygun olduğu, işe başlamadan önce alınacak sağlık raporu ile
belgelenir. Gece çalıştırılan işçiler en geç iki yılda bir defa işveren
tarafından periyodik sağlık kontrolünden geçirilirler. İşçilerinin sağlık
kontrollerinin masrafları işveren tarafından karşılanır.
Gece çalışması nedeniyle sağlığının bozulduğunu
raporla belgeleyen işçiye işveren, mümkünse gündüz postasında durumuna uygun bir
iş verir.
İşveren gece postalarında çalıştırılacak
işçilerin listelerini ve bu işçiler için işe başlamadan önce alınan ve periyodik
sağlık raporlarının bir nüshasını ilgili bölge müdürlüğüne vermekle yükümlüdür.
Gece ve gündüz işletilen ve nöbetleşe işçi
postaları kullanılan işlerde, bir çalışma haftası gece çalıştırılan işçilerin,
ondan sonra gelen ikinci çalışma haftası gündüz çalıştırılmaları suretiyle
postalar sıraya konur. Gece ve gündüz postalarında iki haftalık nöbetleşme esası
da uygulanabilir.
Postası değiştirilecek işçi kesintisiz en az
onbir saat dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamaz.
- Hazırlama, tamamlama ve temizleme işleri
MADDE 70. - Genel olarak bir
işyerinde belirli çalışma saatlerinden önce veya sonra gerekli olan hazırlama
veya tamamlama yahut temizleme işlerinde çalışan işçiler için işin düzenlenmesi
ile ilgili hükümlerden hangilerinin uygulanmayacağı yahut ne gibi değişik
şartlar ve usullerle uygulanacağı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
tarafından hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
- Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı
MADDE 71. - Onbeş yaşını
doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak, ondört yaşını doldurmuş
ve ilköğretimi tamamlamış olan çocuklar, bedensel, zihinsel ve ahlaki
gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak
hafif işlerde çalıştırılabilirler.
Çocuk ve genç işçilerin işe yerleştirilmelerinde
ve çalıştırılabilecekleri işlerde güvenlik, sağlık, bedensel, zihinsel ve
psikolojik gelişmeleri, kişisel yatkınlık ve yetenekleri dikkate alınır. Çocuğun
gördüğü iş onun okula gitmesine, mesleki eğitiminin devamına engel olamaz, onun
derslerini düzenli bir şekilde izlemesine zarar veremez.
Onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçiler
bakımından yasak olan işler ile onbeş yaşını tamamlamış, ancak onsekiz yaşını
tamamlamamış genç işçilerin çalışmasına izin verilecek işler, ondört yaşını
bitirmiş ve ilk öğretimini tamamlamış çocukların çalıştırılabilecekleri hafif
işler ve çalışma koşulları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından altı
ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
Temel eğitimi tamamlamış ve okula gitmeyen
çocukların çalışma saatleri günde yedi ve haftada otuzbeş saatten fazla olamaz.
Ancak, onbeş yaşını tamamlamış çocuklar için bu süre günde sekiz ve haftada kırk
saate kadar artırılabilir.
Okula devam eden çocukların eğitim dönemindeki
çalışma süreleri, eğitim saatleri dışında olmak üzere, en fazla günde iki saat
ve haftada on saat olabilir. Okulun kapalı olduğu dönemlerde çalışma süreleri
yukarıda birinci fıkrada öngörülen süreleri aşamaz.
- Yer ve su altında çalıştırma yasağı
MADDE 72. - Maden ocakları ile
kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer altında veya su altında
çalışılacak işlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınların
çalıştırılması yasaktır.
- Gece çalıştırma yasağı
MADDE 73. - Sanayie ait işlerde
onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılması yasaktır.
Onsekiz yaşını doldurmuş kadın işçilerin gece
postalarında çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığının görüşü
alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte
gösterilir.
- Analık halinde çalışma ve süt izni
MADDE 74. - Kadın işçilerin
doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı
haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan
önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak,
sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse
doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın
işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir.
Yukarıda öngörülen süreler işçinin sağlık
durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir.
Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.
Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik
kontroller için ücretli izin verilir.
Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde,
hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde
işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz.
İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık
sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden
sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin
hakkının hesabında dikkate alınmaz.
Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını
emzirmeleri için günde toplam birbuçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi
saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu
süre günlük çalışma süresinden sayılır.
- İşçi özlük dosyası
MADDE 75. - İşveren çalıştırdığı
her işçi için bir özlük dosyası düzenler. İşveren bu dosyada, işçinin kimlik
bilgilerinin yanında, bu Kanun ve diğer kanunlar uyarınca düzenlemek zorunda
olduğu her türlü belge ve kayıtları saklamak ve bunları istendiği zaman yetkili
memur ve mercilere göstermek zorundadır.
İşveren, işçi hakkında edindiği bilgileri
dürüstlük kuralları ve hukuka uygun olarak kullanmak ve gizli kalmasında işçinin
haklı çıkarı bulunan bilgileri açıklamamakla yükümlüdür.
- Yönetmelikler
MADDE 76. - Nitelikleri gereği
günlük ve haftalık çalışma sürelerinin 63 üncü maddede öngörüldüğü şekilde
uygulanması mümkün olmayan iş ve işyerlerinde çalışma sürelerinin günlük yasal
çalışma süresini aşmayacak şekilde ve en çok altı aya kadar denkleştirme süresi
tanınarak uygulanmasını sağlayacak usuller Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca hazırlanacak yönetmeliklerle düzenlenir.
Nitelikleri dolayısıyla devamlı çalıştıkları için
durmaksızın birbiri ardına işçi postaları çalıştırılarak işletilen yahut
nöbetleşe işçi postaları ile yapılan işlerde, çalışma sürelerine, hafta
tatillerine ve gece çalışmalarına ve çalışma ortasındaki zorunlu dinlenmelere
dair özel usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak
yönetmeliklerle düzenlenir.
5. BÖLÜM "İş Sağlığı ve Güvenliği"
- İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri
MADDE 77. - İşverenler
işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi
almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve
güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.
İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve
güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya
bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve
sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği
eğitimini vermek zorundadırlar. Yapılacak eğitimin usul ve esasları Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İşverenler işyerlerinde meydana gelen iş kazasını
ve tespit edilecek meslek hastalığını en geç iki iş günü içinde yazı ile ilgili
bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar.
Bu bölümde ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin
tüzük ve yönetmeliklerde yer alan hükümler işyerindeki çıraklara ve stajyerlere
de uygulanır.
- İş sağlığı ve güvenliği yönetmelikleri (1)
MADDE 78. - (Değişik:
15/5/2008-5763/3 md.)
Bu Kanuna tabi işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği şartlarının belirlenmesi ve
gerekli önlemlerin alınması, işyerlerinde kullanılan araç, gereç, makine ve
hammaddeler yüzünden çıkabilecek iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi
ve özel durumları sebebiyle korunması gereken kişilerin çalışma şartlarının
düzenlenmesi, ayrıca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygunluğu yönünden; işçi
sayısı, işin ve işyerinin özellikleri ile tehlikesi dikkate alınarak işletme
belgesi alması gereken işyerleri ile belgelendirilmesi gereken işler veya
ürünler ve bu belge veya belgelerin alınmasına ilişkin usul ve esaslar, iş
sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda yapılacak risk değerlendirmesi,
kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların usul ve esasları ile bunları yapacak
kişi ve kuruluşların niteliklerinin belirlenmesi, gerekli iznin verilmesi ve
verilen iznin iptal edilmesi Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.
–––––––––––––
(1) Bu madde başlığı " Sağlık ve güvenlik tüzük ve yönetmelikleri“ iken,
15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
–––––––––––––
- İşin durdurulması veya işyerinin kapatılması
MADDE 79. - Bir işyerinin tesis
ve tertiplerinde, çalışma yöntem ve şekillerinde, makine ve cihazlarında
işçilerin yaşamı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse, bu tehlike
giderilinceye kadar işyerlerini iş sağlığı ve güvenliği bakımından denetlemeye
yetkili iki müfettiş, bir işçi ve bir işveren temsilcisi ile Bölge Müdüründen
oluşan beş kişilik bir komisyon kararıyla, tehlikenin niteliğine göre iş tamamen
veya kısmen durdurulur veya işyeri kapatılır. Komisyona kıdemli iş müfettişi
başkanlık eder. Komisyonun çalışmaları ile ilgili sekretarya işleri bölge
müdürlüğü tarafından yürütülür.
Askeri işyerleri ile yurt emniyeti için gerekli
maddeler üretilen işyerlerindeki komisyonun yapısı, çalışma şekil ve esasları
Milli Savunma Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca birlikte
hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.
Bu maddeye göre verilecek durdurma veya kapatma
kararına karşı işverenin yerel iş mahkemesinde altı iş günü içinde itiraz etmek
yetkisi vardır.
İş mahkemesine itiraz, işin durdurulması veya
işyerinin kapatılması kararının uygulanmasını durdurmaz.
Mahkeme itirazı öncelikle görüşür ve altı iş günü
içinde karara bağlar. Kararlar kesindir.
Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve
sağlık durumları böyle bir işyerinde çalışmalarına engel teşkil ediyorsa, bunlar
da çalışmaktan alıkonulur.
Yukarıdaki fıkralar gereğince işyerlerinde
işçiler için tehlikeli olan tesis ve tertiplerin veya makine ve cihazların ne
şekilde işletilmekten alıkonulacağı ve bunların ne şekilde yeniden
işletilmelerine izin verilebileceği, işyerinin kapatılması ve açılması, işin
durdurulmasına veya işyerinin kapatılmasına karar verilinceye kadar acil
hallerde alınacak önlemlere ilişkin hususlar ile komisyonda görev yapacak işçi
ve işveren temsilcilerinin nitelikleri, seçimi, komisyonun çalışma şekil ve
esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir
yönetmelikte gösterilir.
Bir işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin
verilmiş olması 78 inci maddede öngörülen yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına
hiçbir zaman engel olamaz.
Bu maddenin birinci fıkrası gereğince makine,
tesisat ve tertibat veya işin durdurulması veya işyerinin kapatılması sebebiyle
işsiz kalan işçilere işveren ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük
olmamak üzere meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermeye zorunludur.
- İş sağlığı ve güvenliği kurulu
MADDE 80. - Bu Kanuna göre
sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla
sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde her işveren bir iş sağlığı ve güvenliği
kurulu kurmakla yükümlüdür.
İşverenler iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca
iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak verilen kararları uygulamakla
yükümlüdürler.
İş sağlığı ve güvenliği kurullarının oluşumu,
çalışma yöntemleri, ödev, yetki ve yükümlülükleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
- İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri (1)
MADDE 81. - (Değişik:
15/5/2008-5763/4 md.)
İşverenler, devamlı olarak en az elli işçi çalıştırdıkları işyerlerinde alınması
gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının
izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, işçilerin ilk yardım
ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi
amacıyla, işyerindeki işçi sayısı, işyerinin niteliği ve işin tehlike sınıf ve
derecesine göre;
a) İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturmakla,
b) Bir veya birden fazla işyeri hekimi ile gereğinde diğer
sağlık personelini görevlendirmekle,
c) Sanayiden sayılan işlerde iş güvenliği uzmanı olan bir veya
birden fazla mühendis veya teknik elemanı görevlendirmekle,
yükümlüdürler.
İşverenler, bu yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını, bünyesinde
çalıştırdığı ve bu maddeye dayanılarak çıkarılacak yönetmelikte belirtilen
vasıflara sahip personel ile yerine getirebileceği gibi, işletme dışında kurulu
ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak da yerine getirebilir. Bu
şekilde hizmet alınması işverenin sorumluklarını ortadan kaldırmaz.
İşyeri sağlık ve güvenlik biriminde görevlendirilecek işyeri hekimleri, iş
güvenliği uzmanları ve işverence görevlendirilecek diğer personelin nitelikleri,
sayısı, işe alınmaları, görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma şartları,
eğitimleri ve belgelendirilmeleri, görevlerini nasıl yürütecekleri, işyerinde
kurulacak sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin
nitelikleri, ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alınmasına ilişkin
hususlar ile bu birimlerde bulunması gereken personel, araç, gereç ve teçhizat,
görevlendirilecek personelin eğitim ve nitelikleri Sağlık Bakanlığı, Türk
Tabipleri Birliği ve Türk Mimar Mühendis Odaları Birliğinin görüşleri alınarak
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kurum ve
kuruluşlarında ilgili mevzuatına göre çalıştırılmakta olan hekimlere, üçüncü
fıkrada öngörülen eğitimler aldırılmak suretiyle ve aslî görevleri kapsamında,
çalışmakta oldukları kurum ve kuruluşların asıl işveren olarak çalıştırdıkları
işçilerin işyeri hekimliği hizmetleri gördürülür. Bu kurum ve kuruluşların diğer
personel için oluşturulmuş olan sağlık birimleri, işyeri sağlık ve güvenlik
birimi olarak da kullanılabilir.
––––––––--
(1) Bu madde başlığı " İşyeri hekimleri“ iken, 15/5/2008 tarihli ve 5763
sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
––––––––--
- İş güvenliği ile görevli mühendis veya teknik
elemanlar
MADDE 82. - (Mülga:
15/5/2008-5763/37 md.)
- İşçilerin hakları
MADDE 83. - İşyerinde iş sağlığı
ve güvenliği açısından işçinin sağlığını bozacak veya vücut bütünlüğünü
tehlikeye sokacak yakın, acil ve hayati bir tehlike ile karşı karşıya kalan
işçi, iş sağlığı ve güvenliği kuruluna başvurarak durumun tespit edilmesini ve
gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul aynı gün
acilen toplanarak kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar işçiye
yazılı olarak bildirilir.
İş sağlığı ve güvenliği kurulunun bulunmadığı
işyerlerinde talep, işveren veya işveren vekiline yapılır. İşçi tesbitin
yapılmasını ve durumun yazılı olarak kendisine bildirilmesini isteyebilir.
İşveren veya vekili yazılı cevap vermek zorundadır.
Kurulun işçinin talebi yönünde karar vermesi
halinde işçi, gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbiri alınıncaya kadar
çalışmaktan kaçınabilir.
İşçinin çalışmaktan kaçındığı dönem içinde ücreti
ve diğer hakları saklıdır.
İş sağlığı ve güvenliği kurulunun kararına ve
işçinin talebine rağmen gerekli tedbirin alınmadığı işyerlerinde işçiler altı iş
günü içinde, bu Kanunun 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendine uygun olarak
belirli veya belirsiz süreli hizmet akitlerini derhal feshedebilir.
Bu Kanunun 79 uncu maddesine göre işyerinde işin
durdurulması veya işyerinin kapatılması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz.
- İçki veya uyuşturucu madde kullanma yasağı
MADDE 84. - İşyerine sarhoş veya
uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu
madde kullanmak yasaktır.
İşveren; işyeri eklentilerinden sayılan
kısımlarda, ne gibi hallerde, hangi zamanda ve hangi şartlarla alkollü içki
içilebileceğini belirleme yetkisine sahiptir.
Alkollü içki kullanma yasağı;
a) Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve
işin gereği olarak üretileni denetlemekle görevlendirilen,
b) Kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki
satılan veya içilen işyerlerinde işin gereği alkollü içki içmek zorunda olan,
c) İşinin niteliği gereği müşterilerle birlikte
alkollü içki içmek zorunda olan,
İşçiler için uygulanmaz.
- Ağır ve tehlikeli işler
MADDE 85. - Onaltı yaşını
doldurmamış genç işçiler ve çocuklar ile çalıştığı işle ilgili mesleki eğitim
almamış işçiler ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamaz. (1)
Hangi işlerin ağır ve tehlikeli işlerden
sayılacağı, kadınlarla onaltı yaşını doldurmuş fakat onsekiz yaşını bitirmemiş
genç işçilerin hangi çeşit ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılabilecekleri
Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca
hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
–––––––––––––––
(1) 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle 1/1/2009
tarihinden geçerli olmak kaydıyla; bu fıkrada yer alan "çocuklar" ibaresinden
sonra gelmek üzere "ile çalıştığı işle ilgili mesleki eğitim almamış işçiler"
ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
–––––––––––––––
- Ağır ve tehlikeli işlerde rapor
MADDE 86. - Ağır ve tehlikeli
işlerde çalışacak işçilerin işe girişinde veya işin devamı süresince en az yılda
bir, bedence bu işlere elverişli ve dayanıklı oldukları işyeri hekimi, işçi
sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal
Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimleri tarafından
verilmiş muayene raporları olmadıkça, bu gibilerin işe alınmaları veya işte
çalıştırılmaları yasaktır. Sosyal Sigortalar Kurumu işe ilk giriş muayenesini
yapmaktan kaçınamaz.
İşyeri hekimi tarafından verilen rapora itiraz
halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık kurulunca
muayeneye tabi tutulur, verilen rapor kesindir.
Yetkili memurlar isteyince, bu raporları işveren
kendilerine göstermek zorundadır.
Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve
harçtan muaftır.
- On sekiz yaşından küçük işçiler için rapor
MADDE 87. - Ondört yaşından
onsekiz yaşına kadar (onsekiz dahil) çocuk ve genç işçilerin işe alınmalarından
önce işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde
sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya
belediye hekimlerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartlarına göre
vücut yapılarının dayanıklı olduğunun raporla belirtilmesi ve bunların onsekiz
yaşını dolduruncaya kadar altı ayda bir defa aynı şekilde doktor muayenesinden
geçirilerek bu işte çalışmaya devamlarına bir sakınca olup olmadığının kontrol
ettirilmesi ve bütün bu raporların işyerinde saklanarak yetkili memurların
isteği üzerine kendilerine gösterilmesi zorunludur. Sosyal Sigortalar Kurumu işe
ilk giriş muayenesini yapmaktan kaçınamaz.
Birinci fıkrada yazılı hekimlerce verilen rapora
itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık
kurulunca muayeneye tabi tutulur, verilen rapor kesindir.
Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve
harçtan muaftır.
- Gebe veya çocuk emziren kadınlar için
yönetmelik (1)
MADDE 88. - Gebe veya çocuk
emziren kadınların hangi dönemlerde ne gibi işlerde çalıştırılmalarının yasak
olduğu ve bunların çalışmalarında sakınca olmayan işlerde hangi şartlar ve
usullere uyacakları, ne suretle emzirme odaları veya çocuk bakım yurdu (kreş)
kurulması gerektiği veya hangi hallerde dışarıdan hizmet alabilecekleri Sağlık
Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından
hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
––––––––––––––
(1) 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle; bu maddede
yer alan "kurulması gerektiği" ibaresinden sonra gelmek üzere "veya hangi
hallerde dışarıdan hizmet alabilecekleri" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
––––––––––––––
- Çeşitli yönetmelikler
MADDE 89. - Sağlık Bakanlığının
görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı;
a) Ağır ve tehlikeli işlerden başka işler için de
işçilerin işe başlamadan hekim muayenesinden geçirilmelerini,
b) Bazı işlerde çalışan işçilerin belirli
sürelerde genel olarak sağlık muayenesinden geçirilmelerini,
c) Çeşitli veya bir kısım işlerde çalışan
işçilerin sağlık durumlarının aksaması, yaptıkları işin ürünlerine ve genel
sağlığa yahut birlikte çalıştıkları öteki işçilere zararlı olursa, bu gibilerin
o işlerden çıkarılmalarını,
d) Ne durumda ve ne gibi şartları haiz olan
işyerlerinde banyo, uyku, dinlenme ve yemek yerleri ile işçi evleri ve işçi
eğitimi yerleri yapılmasını,
Öngören yönetmelikler hazırlayabilir.
6. BÖLÜM "İş ve İşçi Bulma"
- İş ve işçi bulmaya aracılık
MADDE 90. - İş arayanların
elverişli oldukları işlere yerleştirilmeleri ve çeşitli işler için uygun işçiler
bulunmasına aracılık görevi, Türkiye İş Kurumu ve bu hususta izin verilen özel
istihdam bürolarınca yerine getirilir.
7. BÖLÜM "Çalışma Hayatının Denetimi ve Teftişi"
- Devletin yetkisi
MADDE 91. - Devlet, çalışma
hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını izler, denetler ve teftiş eder. Bu
ödev Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı ihtiyaca yetecek sayı ve
özellikte teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişlerince yapılır.
Askeri işyerleriyle yurt güvenliği için gerekli
maddeler üretilen işyerlerinin denetim ve teftişi konusu ve sonuçlarına ait
işlemler Milli Savunma Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca
birlikte hazırlanacak yönetmeliğe göre yürütülür.
- Yetkili makam ve memurlar
MADDE 92. - 91 inci madde
hükmünün uygulanması için iş hayatının izlenmesi, denetlenmesi ve teftişiyle
ödevli olan iş müfettişleri, işyerlerini ve eklentilerini, işin yürütülmesi
tarzını ve ilgili belgeleri, araç ve gereçleri, cihaz ve makineleri, ham ve
işlenmiş maddelerle, iş için gerekli olan malzemeyi 93 üncü maddede yazılı
esaslara uyarak gerektiği zamanlarda ve işçilerin yaşamına, sağlığına,
güvenliğine, eğitimine, dinlenmesine veya oturup yatmasına ilişkin tesis ve
tertipleri her zaman görmek, araştırmak ve incelemek ve bu Kanunla suç sayılan
eylemlere rastladığı zaman bu hususta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
tarafından çıkarılacak İş Teftişi Tüzüğünde açıklanan şekillerde bu halleri
önlemek yetkisine sahiptirler.
Teftiş ve denetleme sırasında işverenler, işçiler
ve bu işle ilgili görülen başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli iş
müfettişleri tarafından çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek,
gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek ve birinci fıkrada
yazılı görevlerini yapmak için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek ve bu
yoldaki emir ve isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler.
Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe
yetkili iş müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar
geçerlidir.
- Yetkili memurların ödevi
MADDE 93. - İş hayatını izleme,
denetleme ve teftiş yetkisi olan iş müfettişleri görevlerini yaparlarken işin
normal gidişini ve işyerinin işlemesini, inceledikleri konunun niteliğine göre
mümkün olduğu kadar aksatmamak, durdurmamak ve güçleştirmemekle ve resmi
işlemlerin yürütülüp sonuçlandırılması için, açıklanması gerekmedikçe, işverenin
ve işyerinin meslek sırları ve şartları, ekonomik ve ticari hal ve durumları
hakkında gördükleri ve öğrendikleri hususları tamamen gizli tutmak ve kendileri
tarafından bilgileri ve ifadeleri alınan yahut kendilerine başvuran veya ihbarda
bulunan işçilerin ve başka kişilerin isimlerini ve kimliklerini açıklamamakla
yükümlüdürler.
- Muafiyet
MADDE 94. - İşçi ve işverenlerle
bunların meslek kuruluşları tarafından kendilerini ilgilendiren ve iş hayatına
ilişkin işlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazı ile başvurma halinde
bu dilekçeler ve bunlarla ilgili tutanak, evrak, defter ve işlemler damga
vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
- Diğer merciler tarafından yapılan teftişler
MADDE 95. - (Değişik birinci
fıkra: 15/5/2008-5763/7 md.) İşyerinin açılmasına izin vermeye yetkili
belediyeler ile diğer ilgili makamlar bu izni vermeden önce, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığınca iş mevzuatına göre verilmesi gerekli işletme belgesinin
varlığını araştırır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca işletme belgesi
verilmemiş işyerlerine belediyeler veya diğer ilgili makamlarca açılma izni
verilemez.
Kamu kurum ve kuruluşları, işyerlerinde yapacakları iş sağlığı ve güvenliği ile
ilgili teftiş ve denetlemelerin sonuçlarını ve yapacakları işlemleri o yer için
yetkili bölge müdürlüğüne bildirirler.
İşyerinin kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili
makamlar her ay bu hususta izin verdikleri, işveren ve işyerinin isim ve
adresini ve yapılan işin çeşidini gösterir listeleri bir sonraki ayın onbeşine
kadar o yerin bağlı bulunduğu bölge müdürlüğüne bildirirler
- İşçi ve işverenin sorumluluğu
MADDE 96. - İş denetimi ve
teftişine yetkili iş müfettişleri tarafından ifade ve bilgilerine başvurulan
işçilere, işverenlerin gerek doğrudan doğruya ve gerek dolayısıyla telkinlerde
bulunmaları, işçileri gerçeği saklamaya yahut değiştirmeye sevk veya herhangi
bir suretle zorlamaları veyahut işçilerin ilgili makamlara başvurmaları, haber
ve ifade vermeleri üzerine, bunlara karşı kötü davranışlarda bulunmaları
yasaktır.
İşçilerin çalıştıkları veya ayrıldıkları işyerleriyle işverenleri hakkında
gerçeğe uygun olmayan haberler vererek gereksiz işlemlerle uğraştırılmaları veya
işverenleri haksız yere kötü duruma düşürmeye kalkışmaları ve iş müfettişlerince
kendilerinden sorulan hususlar için doğru olmayan cevaplar vererek denetim ve
teftişin yapılmasını güçleştirmek veya yanlış bir sonuca vardırmak gibi kötü
niyetli davranışlarda bulunmaları yasaktır.
- Zabıtanın yardımı
MADDE 97. - Bu Kanun
hükümlerinin tam ve gerektiği gibi uygulanabilmesi için işyerlerini teftiş ve
denetlemeye yetkili iş müfettişlerinin gerekli görmeleri ve istemeleri halinde,
zabıta kuvvetleri, bu iş müfettişlerinin görevlerini iyi bir şekilde
yapabilmelerini sağlamak üzere her türlü yardımda bulunmakla yükümlüdürler.
8. BÖLÜM "İdari Ceza Hükümleri"
- İşyerini bildirme yükümlülüğüne aykırılık
MADDE 98. - (Değişik birinci
fıkra: 15/5/2008-5763/8 md.) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci ve ikinci
fıkralarındaki işyeri bildirme yükümlülüğüne aykırı davranan işveren veya
işveren vekiline, çalıştırılan her işçi için yüz Yeni Türk Lirası, 85 inci madde
kapsamındaki işyerlerinde ise çalıştırılan her işçi için bin Yeni Türk Lirası, 3
üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki işyerini muvazaalı olarak bildiren asıl
işveren ile alt işveren veya vekillerine ayrı ayrı on bin Yeni Türk Lirası idari
para cezası verilir.
Bu para cezasının kesinleşmesinden sonra bildirim yükümlülüğüne aykırılığın
sürmesi halinde takip eden her ay için aynı miktar ceza uygulanır.
- Genel hükümlere aykırılık
MADDE 99. - Bu Kanunun;
a) 5 inci ve 7 nci maddelerde öngörülen ilke ve
yükümlülüklere aykırı davranan,
b) 8 inci maddenin son fıkrasındaki belgeyi
işçiye vermeyen, 14 üncü madde hükümlerine aykırı davranan,
c) 28 inci maddesine aykırı olarak çalışma
belgesi düzenleme yükümlülüğüne aykırı davranan veya bu belgeye gerçeğe aykırı
bilgi yazan,
İşveren veya işveren vekiline bu durumdaki her
işçi için elli milyon lira para cezası verilir.
- Toplu işçi çıkarma ile ilgili hükümlere
aykırılık
MADDE 100. - Bu Kanunun 29 uncu
maddesindeki hükümlere aykırı olarak işçi çıkaran işveren veya işveren vekiline
işten çıkardığı her işçi için ikiyüz milyon lira para cezası verilir.
- Özürlü ve eski hükümlü çalıştırma
zorunluluğuna aykırılık
MADDE 101. - Bu Kanunun 30 uncu
maddesindeki hükümlere aykırı olarak özürlü ve eski hükümlü çalıştırmayan
işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her özürlü ve eski hükümlü ve
çalıştırmadığı her ay için yediyüzelli milyon lira para cezası verilir. Kamu
kuruluşları da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamaz.
- Ücret ile ilgili hükümlere aykırılık
MADDE 102. - Bu Kanunun;
a) (Değişik: 17/4/2008-5754/85 md.) 32 nci
maddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden
veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerini süresi içinde kasden ödemeyen
veya eksik ödeyen, 39 uncu maddesinde belirtilen komisyonun belirlediği asgari
ücreti işçiye ödemeyen veya noksan ödeyen, ücret, prim, ikramiye ve bu
nitelikteki her çeşit istihkakını zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan
banka hesabına ödemeyen işveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye bu durumda olan
her işçi ve her ay için yüz Yeni Türk Lirası idari para cezası,
b) 37 nci maddesine aykırı olarak ücrete ilişkin
hesap pusulası düzenlemeyen veya işçi ücretlerinden 38 inci maddeye aykırı
olarak ücret kesme cezası veren veya yaptığı ücret kesintisinin sebebini ve
hesabını bildirmeyen 52 nci maddedeki belgeyi vermeyen işveren veya işveren
vekiline ikiyüz milyon lira para cezası,
c) 41 inci maddesinde belirtilen fazla
çalışmalara ilişkin ücreti ödemeyen, işçiye hak ettiği serbest zamanı altı ay
zarfında kullandırmayan, fazla saatlerde yapılacak çalışmalar için işçinin
onayını almayan işveren veya işveren vekiline, bu durumda olan her işçi için yüz
milyon lira para cezası,
verilir.
- Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık
MADDE 103. - Yıllık ücretli izni
bu Kanunun 56 ncı maddesine aykırı olarak bölen veya izin ücretini 57 nci
maddenin üç ve dördüncü fıkralarında belirtilen usule aykırı olarak ödeyen veya
eksik ödeyen veya 59 uncu maddedeki hak edilmiş izni kullanmadan iş
sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya 60 ıncı
maddede belirtilen yönetmeliğin esas ve usullerine aykırı olarak izin
kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda
olan her işçi için yüz milyon lira para cezası verilir.
- İşin düzenlenmesine ilişkin hükümlere
aykırılık
MADDE 104. - Bu Kanunun 63 üncü
maddesinde ve bu maddede belirtilen yönetmelikte belirlenen çalışma sürelerine
aykırı olarak işçilerini çalıştıran veya 68 inci maddesindeki ara dinlenmelerini
bu maddeye göre uygulamayan veya işçileri 69 uncu maddesine aykırı olarak
geceleri yedibuçuk saatten fazla çalıştıran; gece ve gündüz postalarını
değiştirmeyen, 71 inci maddesi hükmüne aykırı hareket eden, 72 nci maddesi
hükümlerine aykırı olarak bu maddede belirtilen yerlerde onsekiz yaşını
doldurmamış erkek çocukları ve gençleri ve her yaştaki kadınları çalıştıran, 73
üncü maddesine aykırı olarak çocuk ve genç işçileri gece çalıştıran veya aynı
maddede anılan yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden 74 üncü maddesindeki
hükme aykırı olarak doğumdan önceki ve sonraki sürelerde gebe veya doğum yapmış
kadınları çalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen, 75 inci maddesindeki işçi
özlük dosyalarını düzenlemeyen, 76 ncı maddesinde belirtilen yönetmelik
hükümlerine uymayan işveren veya işveren vekiline beşyüz milyon lira para cezası
verilir.
64 üncü ve 65 inci maddede öngörülen hükümlere aykırı davranan işveren veya
işveren vekiline bu durumda olan her işçi için yüz milyon lira para cezası
verilir.
- İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hükümlere
aykırılık
MADDE 105. - (Değişik:
15/5/2008-5763/9 md.)
Bu Kanunun;
a) 78 inci maddesinde öngörülen yönetmeliklerdeki hükümlere
uymayan işveren veya işveren vekiline, alınmayan her iş sağlığı ve güvenliği
önlemi için iki yüz Yeni Türk Lirası, alınmayan önlemler için izleyen her ay
aynı miktar,
b) 86 ncı maddesi uyarınca işçilere doktor raporu almayan
işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için, 87 nci maddesi
gereğince çocuklara doktor raporu almayan işveren veya işveren vekiline bu
durumdaki her çocuk için iki yüz Yeni Türk Lirası,
c) 77 nci maddesine aykırı hareket eden, 78 inci maddesi gereği
işletme belgesi almadan işyeri açan veya belgelendirilmesi gereken işler veya
ürünler için belge almayan, 79 uncu maddesi gereğince faaliyeti durdurulan işi
izin almadan devam ettiren veya kapatılan işyerlerini izinsiz açan, 80 inci
maddesinde öngörülen iş sağlığı ve güvenliği kurullarının kurulması ve
çalıştırılması ile ilgili hükümlere aykırı davranan, iş sağlığı ve güvenliği
kurullarınca alınan kararları uygulamayan, 81 inci maddesinde belirtilen
yükümlülükleri yerine getirmeyen, 88 ve 89 uncu maddelerinde öngörülen
yönetmeliklerde gösterilen şartlara ve usullere uymayan işveren veya işveren
vekiline biner Yeni Türk Lirası,
d) Bu Kanunun 85 inci maddesine aykırı olarak ağır ve tehlikeli
işlerde onaltı yaşından küçükleri çalıştıran veya aynı maddede belirtilen
yönetmelikte gösterilen yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştıran işveren veya
işveren vekiline her işçi için bin Yeni Türk Lirası, aynı maddenin birinci
fıkrasında belirtilen mesleki eğitim almamış işçi çalıştıran işveren veya
işveren vekiline her işçi için beşyüz Yeni Türk Lirası,
idari para cezası verilir.
- İş ve işçi bulma hükümlerine aykırılık
MADDE 106. - Bu Kanunun 90 ıncı
maddesinde öngörülen izni almadan faaliyet gösteren işverene bir milyar lira
para cezası verilir.
- İş hayatının denetim ve teftişi ile ilgili
hükümlere aykırılık
MADDE 107. - (Değişik: 23/1/2008
– 5728/500 md.)
Bu Kanunun;
a) 92 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen,
b) 96 ncı maddesindeki yasaklara uymayan,
işveren veya işveren vekiline sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
İş müfettişlerinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan her çeşit teftiş,
denetleme yetki ve görevleri gereğince görevlerinin yerine getirilmesi
sırasında, görevlerini yapma ve sonuçlandırmaya engel olan kimselere, fiil suç
oluşturmadığı takdirde, sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
- İdari para cezalarının uygulanmasına ilişkin
hususlar
MADDE 108. - (Değişik:
15/5/2008-5763/10 md.)
Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106 ncı maddelerdeki idari
para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101 ve 106 ncı maddeler kapsamındaki idari
para cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu İl Müdürü tarafından verilir ve
genel esaslara göre tahsil edilir. 106 ncı maddeye göre verilecek idari para
cezası için, 4904 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esas
alınır.
9. BÖLÜM "Çeşitli, Geçici ve Son Hükümler"
- Yazılı bildirim
MADDE 109. - Bu Kanunda
öngörülen bildirimlerin ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında yapılması
gerekir. Bildirim yapılan kişi bunu imzalamazsa, durum o yerde tutanakla tespit
edilir. Ancak, 7201 sayılı Kanun kapsamına giren tebligat anılan Kanun
hükümlerine göre yapılır.
- Konut kapıcılarının özel çalışma koşulları
MADDE 110. - Konut kapıcılarının
hizmetlerinin kapsam ve niteliği ile çalışma süreleri, hafta tatili, ulusal
bayram ve genel tatil günleri, yıllık ücretli izin hakları ve kapıcı konutları
ile ilgili hususların düzenlenmesinde uygulanacak değişik şekil ve esaslar
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle
düzenlenir.
- Sanayi, ticaret, tarım ve orman işleri
MADDE 111. - (Değişik:
15/5/2008-5763/11 md.)
Bu Kanunun uygulanması bakımından; sanayiden, ticaretten, tarım ve orman
işlerinden sayılacak işlerin esasları aşağıda belirtilmiştir.
Sanayiden sayılacak işlerin esasları şunlardır:
a) Her türlü madenleri arama ve topraktan çıkarma, taş, kum ve kireç ocakları.
b) Ham, yarı ve tam yapılmış maddelerin işlenmesi, temizlenmesi, şeklinin
değiştirilmesi, süslenmesi, satış için hazırlanması.
c) Her türlü kurma, onarma, sökme, dağıtma ve yıkma.
d) Bina yapılması ve onarımı, değiştirilmesi, bozulması, yıkılması ve bunlara
yardımcı her türlü sınai yapım.
e) Yol, demiryolu, tramvay yolu, liman, kanal, baraj, havaalanı, dalgakıran,
tünel, köprü, lağım ve kuyuların yapılması ve onarımı, batıkların çıkarılması ve
bataklık kurutma.
f) Elektrik ve her çeşit muharrik kuvvetlerin elde edilmesi, değiştirilmesi,
taşınması, kurma ve dağıtma.
g) Su ve gaz tesisatı kurma ve işletmesi.
h) Telefon, telgraf, telsiz, radyo ve televizyon kurma.
i) Gemi ve vapur yapımı, onarımı, değiştirilmesi ve bozup dağıtma.
j) Eşyanın istasyon, antrepo, iskele, limanlar ve havaalanlarında yükletilmesi,
boşaltılması.
k) Basımevleri.
Ticaretten sayılacak işlerin esasları şunlardır:
a) Ham, yarı ve tam yapılmış her çeşit bitkisel, hayvani veya sınai ürün ve
malların alımı ve satımı.
b) Bankacılık ve finans sektörü ile ilgili işlerle, sigortacılık, komisyonculuk,
depoculuk, ambarcılık, antrepoculuk.
c) Su ürünleri alımı ve satımı.
d) Karada, göl ve akarsularda insan veya eşya ve hayvan taşıma.
Tarım ve orman işlerinden sayılacak işlerin esasları şunlardır:
a) Her çeşit meyveli ve meyvesiz bitkiler; çay, pamuk, tütün, elyaflı bitkiler;
turunçgiller; pirinç, baklagiller; ağaç, ağaççık, omca, tohum, fide, fidan;
sebze ve tarla ürünleri; yem ve süt bitkilerinin yetiştirilmesi, üretimi,
ıslahı, araştırılması, bunlarla ilgili her türlü toprak işleri, ekim, dikim,
aşı, budama, sulama, gübreleme, hasat, harman, devşirme, temizleme, hazırlama ve
ayırma işleri, hastalık ve zararlılarla mücadele, toprak ıslahı, çayır, mera,
toprak ve su korunması.
b) Ormanların korunması, planlanması (amenajman), yetiştirilmesi, işletilmesi,
sınırlandırılması çalışmaları, bunlara ait alt yapı çalışmaları ile tohum
toplama, fidanlık, ağaçlandırma, erozyon kontrolü, etüt proje ve
rehabilitasyonu, ormancılık araştırma ile milli park, orman içi dinlenme yerleri
ve kent ormanlarının kurulması, bakım ve geliştirilmesi.
c) Her türlü iş ve gelir hayvanlarının (arı, ipek böceği ve benzerleri dahil)
yetiştirilmesi, üretimi, ıslahı ve bunlarla ilgili bakım, güdüm, terbiye,
kırkım, sağım ve ürünlerinin elde edilmesi, toplanması, saklanması ile bu
hayvanların hastalık ve asalaklarıyla mücadele.
d) 854 sayılı Deniz İş Kanununun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kara ve su
avcılığı ve üreticiliği ile bu yoldan elde edilen ürünlerin saklanması ve
taşınması.
Yukarıda sayılan esaslar doğrultusunda bir işin bu Kanunun uygulanması
bakımından sanayi, ticaret, tarım ve orman işlerinden hangisinin kapsamında
sayılacağı; Sanayi ve Ticaret, Çevre ve Orman ile Tarım ve Köyişleri
bakanlıklarının görüşleri alınarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca altı
ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
- Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların
kıdem tazminatı
MADDE 112. - Kanuna veya kanunun
verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurum ve kuruluşların haklarında bu Kanun ve
854, 5953, 5434 sayılı kanunların hükümleri uygulanmayan personeli ile kamu
kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilenlere mevzuat veya sözleşmelerine
göre kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödemeler kıdem tazminatı sayılır.
- Bazı işlerde çalışanların ücretlerinin
güvencesi
MADDE 113. - Bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ı) bentlerinde sayılan işyerlerinde
çalışan işçiler hakkında 32, 35, 37, 38 inci madde hükümleri uygulanır. Bu
maddelere aykırılık hallerinde ilgililer hakkında ilgili ceza hükümleri
uygulanır.
- Üçlü Danışma Kurulu
MADDE 114. - Çalışma barışının
ve endüstri ilişkilerinin geliştirilmesinde, çalışma hayatıyla ilgili mevzuat
çalışmalarının ve uygulamalarının izlenmesi amacıyla; Hükümet ile işveren, kamu
görevlileri ve işçi sendikaları konfederasyonları arasında etkin danışmayı
sağlamak üzere, üçlü temsile dayalı istişari mahiyette bir danışma kurulu
oluşturulur.
Kurulun çalışma usul ve esasları çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
- Kantin açılması
MADDE 115. - İşyerlerinde,
yüzelli ve daha fazla işçi çalıştırılması halinde, işçilerin ve ailelerinin
gerekli ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla işçiler tarafından kurulacak
tüketim kooperatiflerine işverenlerce yer tahsisi yapılabilir.
- Md. 116
MADDE 116. - (13.6.1952 tarihli
ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki
Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)
- Md. 117
MADDE 117. - (5.5.1983 tarihli
ve 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)
- Md. 118
MADDE 118. - (5.5.1983 tarihli
ve 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)
- Yönetmelikler
MADDE 119. - Bu Kanunda
öngörülen yönetmelikler Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içerisinde
çıkartılır.
- Yürürlükten kaldırılan hükümler
MADDE 120. - 25.8.1971 tarihli
ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten
kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1. - Diğer
mevzuatta 1475 sayılı İş Kanununa yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.
Bu Kanunun 120 nci maddesi ile yürürlükte
bırakılan 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci
ve 2 nci bendi ile onbirinci fıkrasında, anılan Kanunun 16, 17 ve 26 ncı
maddelerine yapılan atıflar, bu Kanunun 24, 25 ve 32 nci maddelerine yapılmış
sayılır.
GEÇİCİ MADDE 2. - 1475 sayılı
Kanuna göre halen yürürlükte bulunan tüzük ve yönetmeliklerin bu Kanun
hükümlerine aykırı olmayan hükümleri yeni yönetmelikler çıkarılıncaya kadar
yürürlükte kalır.
GEÇİCİ MADDE 3. - 1475 sayılı
Kanuna göre alınmış bulunan asgari ücret kararı, bu Kanunun 39 uncu Maddesine
göre tespit yapılıncaya kadar yürürlükte kalır.
GEÇİCİ MADDE 4. - Mülga 3008
sayılı İş Kanununun 13 üncü maddesi hükümleri haklarında uygulanmayanlar için,
bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinde sözü edilen kıdem tazminatı hakkı 12.8.1967
tarihinden itibaren başlar.
İlk defa bu Kanun kapsamına girenlerin kıdem tazminatı hakları bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.
GEÇİCİ MADDE 5. - 1475 sayılı
Kanunun 25 inci maddesi ile 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin (B)
fıkrasında yer alan oranlar, bu Kanunun 30 uncu maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu
tarafından yeniden belirleninceye kadar geçerlidir.
GEÇİCİ MADDE 6. - Kıdem
tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulur. Kıdem tazminatı fonuna ilişkin
Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri için 1475
sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümlerine göre kıdem tazminatı hakları
saklıdır.
- Yürürlük
MADDE 121. - Bu Kanun yayımı
tarihinde yürürlüğe girer.
- Yürütme
MADDE 122. - Bu Kanun
hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
4857 SAYILI KANUNA EK VE
DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun No Farklı tarihte yürürlüğe giren
maddeler Yürürlüğe giriş tarihi
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
4884
— 17/6/2003
5378
108 7/7/2005
5538 2 ve
81 12/7/2006
Değiştiren kanu
4857 sayılı Kanunun değişen maddeleri Yürürlüğe
Giriş Tarihi
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
5728
107,
108 8/2/2008
5754 32,
102 8/5/2008
5763 3, 30, 33, 65, 78, 81, 82, 88, 95, 98, 105, 108,
111 26/5/2008
85 1/7/2008