YAZARLARIMIZ
Tolga Berikten
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
berikten@yahoo.com



Yatırım Teşvik Mevzuatına Dair Yatırımı Özendirecek Öneriler

Bu günkü yazımda yatırım teşvik mevzuatımızda bir destek türü olan indirimli oranda vergi uygulamasının yatırımcıyı daha da özendirecek şekilde nasıl olabileceğine dair önerilerde bulunacağım.  Yatırım indirimi uygulaması ile yatırımcıyı özendiren uygulamalar indirimli oranda vergi uygulamaları ile değişmiş başta sadece yatırımdan elde edilen kazanca indirimli oranda vergi uygulamaları varken, 2012/3305 sayılı karar ile yatırımcının yatırım döneminde de  diğer kazançlarına indirimli oranda vergi uygulamalarına geçilmesiyle yatırım daha bir  özendirilmiştir. 2017-2018-2019 yılları için yapılan yatırım harcamasına   uygulanmak üzere ayrıca yatırım katkı oranına ilave 15 puan eklenmesi ve diğer teşvik uygulamaları hepimizin malumudur. Bunlar çok güzel teşvikler ancak mevzuatımıza bağlı olarak bunlardan yine de yatırımcının  tam olarak yararlanamadığı tarafları bulunmaktadır. Günümüz koşullarında yaptığınız devlet tarafından verilen yatırıma katkı tutarına ait teşviki yatırım döneminde diğer kazançlarınız olmadığı için kullanamıyor olmanız bir dezavantajdır. Bu şu anki mevzuatımızda ise  yatırıma katkı tutarını ancak yatırımdan kazanç elde etmeye başladığınız zaman kullanacaksınız demektir. Bu ise yatırımdan elde ettiğiniz kazancınız eğer az oluyor ise size çok uzun yıllar sonra dönecek bir teşvik demektir.

İlk kez yatırım yapan veya diğer kazançları olmayan yatırımcıların daha iyi teşvik edilmesi gerekli

Yukarıdaki tarihsel gelişimde bahsettiğim gibi 2012/3305 ile getirilen düzenleme ile yatırımcının yatırım döneminde diğer kazançlarına da indirimli kurumlar vergisi uygulamasının önü açıldı.Bu düzenleme her ne kadar güzel olsa da , ilk kez yatırım yapan bir işletme için durum değişmiyor. Çünkü daha önceden bir faaliyeti olmadığından diğer kazancı da yok, tek beklediği yaptığı yatırımdan bir kazanç elde etmesi. Bu tip durumlar  için , yatırımın daha cazip hale getirilmesi gerekir. Şu anki sistemde  yapmış olduğu yatırım dışında zaten bir kazancı olan yatırımcıya, yatırım döneminde diğer kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulaması ile destek vermenin önü açılmış iken, daha önceden bir kazancı olmayan ilk kez bir yatırım yapacak olan  yatırımcıya özellikle yatırım döneminde yaralanabileceği bir desteğin verilemiyor olmasını zannımca  kanun koyucu da arzulamamıştır.

Bu sebeple,  diğer kazançları olmayan ,ilk kez yatırım yapacak olan yatırımcıya daha iyi bir desteğin verilmesi gerekir.

Bunun içinde yatırımcının diğer kazançları yoksa , aslında yatırım döneminde yapmış olduğu yatırımın kanunlar nispetinde  belirlenen  yatırıma katkı tutarını geçmemek üzere sadece indirimli kurumlar vergisi olarak değil,kurumun ödemek zorunda kaldığı diğer vergi ve benzeri mali yükümlülüklerine de mahsup edebilmesinin önü açılmalıdır. Sonuçta devlet yatırım döneminde , yatırımcıdan yatırım teşvik mevzuatına bağlı olarak hesaplanan bir meblağı almayacağını taahhüt etmiştir. Bu meblağın sadece ilgili yatırımcının hesaplanan kurumlar vergisine mahsuben alınması  yerine, ülkemizi kalkındıracaksa, yatırımcıyı cezbedecek ise, işsizliğimizi azaltacak ise yatırımcının yine yatırım döneminde ödemek zorunda kalacağı vergi ve benzeri mali yükümlülüklere de mahsup edilmesi düşünülmelidir. Çünkü devlet bu meblağdan vergi harcaması yapmak suretiyle  vazgeçmiştir, yatırımcı ister bunu kurumlar vergisinden ister vergi ve benzeri mali yükümlülüklerinden mahsup etsin sonuçta bu meblağ Hazine ye intikal etmeyecektir. Bu konuda yatırımcıya sağlanacak bir serbestlik ile ilk kez yatırım teşvik belgesine bağlı olarak yatırım yapacak olana verilen destek artacaktır.

Çok yatırım yapan mevzuattan dolayı teşvikten yeterince yararlanamıyor

Yine  bu konuda  ki ikinci  bir hususta çözüm önerilerini sıralamadan önce sorunu anlatmam yine yerinde olacak: Sürekli olarak yatırım yapan bir yatırımcısınız. İşinizi sürekli büyütüyorsunuz bu çok güzel. Devletimizde zaten sizden yatırım yapmanızı bekliyor ve bundan dolayı da size yatırım teşvik belgesine bağladığınız yatırımlarınız için size yatırıma katkı tutarı kadar bir destek sunuyor. Buraya kadar her şey çok güzel. Sorun yaptığınız yatırımdan elde ettiğiniz kazancı tam olarak ölçemediğinde ortaya çıkıyor. Burada şunu da vurgulamalıyım ki yatırım cinsi komple olanlar dışında kalan diğer yatırım cinsleri olan tevsi, modernizasyon, ürün çeşitlendirme ve entegrasyon gibi yatırımlarda , yatırımdan elde ettiğiniz kazancı birebir ölçebilmeniz pratikte o kadar mümkün olmuyor.

Çözüm önerileri

Eğer yaptığınız yatırımdan elde ettiğiniz kazancı tam olarak ölçemiyorsanız bu durumda  toplam kazancınız içindeki yatırımdan elde edilen kazancı bulabilmek amacıyla kanunun size tanıdığı  amortismana tabi iktisadi kıymet  (ATİK) oranlaması yapmanız gerekiyor. Bu da şöyle oluyor toplam yaptığınız yatırım tutarını yine sahip olduğunuz ATİK 'lere oranlıyorsunuz.Bu oran ile ticari kazancınızı çarptığınızda  ise mevzuatımıza göre  sizin yatırımdan elde ettiğiniz kazancınızı hesaplamış oluyoruz.   Eğer öteden beri yatırım yapan köklü bir firma iseniz burada yapmış olduğunuz yatırımın toplam sabit kıymetler içindeki oranı  göreceli olarak  küçük olacağından , sorun daha da büyüyor ve toplam kazancınız içinde yatırımın payı ister istemez küçük kalıyor ve bu da doğal olarak  indirimli kurumlar vergisi  yatırımdan elde edilen kazanca uygulandığından yatırımın geri dönüş süresini uzatıyor. Burada oranlama yapılırken toplam sabit kıymetler yerine gerçek anlamda fiili üretime katkı yapan sabit kıymetler alınmalıdır. Veyahut  birikmiş amortismanları düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden bir hesaplama yapılması durumunda elde ettiğiniz toplam kazancın içindeki yatırım payını arttırarak ve akabinde bu kazanca indirimli kurumlar vergisi uygulamak suretiyle yatırımın geri dönüş süresini hızlandıracaktır.

Bir diğer önerim ise  yatırım bittikten sonra yatımı aktifleştirdikten sonra da yani işletme döneminde de  sadece ilgili yatırımdan elde edilen kazanca indirimli kurumlar oranı uygulaması yerine, diğer kazançlara da indirimli kurumlar vergisi uygulaması açılabilir. Bahsettiğim 2012/3305 sayılı yatırım teşvik belgelerinde zaten yatırım döneminde yatırımcının diğer kazançları varsa  bunlara indirimli vergi uygulanmaktaydı. Benim önerim ise, bu uygulamanın yatırımdan kazanç elde edilmeye başlandığı zaman bile devam etmesi.Eğer amaç yatırımı özendirmek ise, yatırımdan geri dönüşü bir an önce almak niyetinde isek böyle bir uygulama ile , gereksiz yere yatırım dönemini uzatmak zorunda kalan uygulamaların önüne geçilmiş olacaktır.

Bu  konuda son olarak şunu söylemek isterim. Ülkemiz 2017-2018-2019 yıllara ait yatırımı ciddi şekilde özendirecek adımları attı. Yatırım teşvik belgesindeki yatırım katkı oranına ilave 15 puan  , yine yatırım döneminde kullanılabilir kısmı %100 , ve yine vergi indirimi oranını  %100  olarak  belirledi. Bunlar bu güne kadar ki teşvik mevzuatımızda belki de inanılmaz bir destekti.            

2016 ve öncesinde yatırım yapanlar

Yalnız bu yapılırken öteden beri yatırım yapmış ve yatırımı devreye almış olan yatırımcı da desteklenmelidir. 2016 ve öncesinde alınmış olan yatırım teşvik belgelerinde ki vergi indirim oranlarına bağlı olarak indirimli kurumlar vergisi uygulamak zorunda kalan yatırımcıya da vergi indirimi oranın %100 'e çıkarılması , yatırım katkı tutarının hızlı bir şekilde  yatırımcı nazarında teşviğe dönüşmesini sağlayacaktır. 

Saygılarımla,

08.08.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM