YAZARLARIMIZ
Güney Çınar
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
guneycinar@hotmail.com



Kur Farklarının KDV'ye Tabi Olması Netleşti

Geçen yıl döviz kurlarındaki yaşanan dalgalanmalar nedeniyle daha da belirginleşen kur farkı konusu içinden çıkılamayan bir hal almış ve uygulamada birlik sağlanamamıştı. Özellikle  Danıştay 4. Dairesinin kur farklarının KDV matrahına dahil edilmemesi yönündeki kararı uygulamadaki farklılıkları artırmış ve gelinen son noktada çözüm olarak Katma Değer Vergisi Kanunun ilgili maddesinde değişiklik yapılması yönünde beklentiler oluşmuştur.

18 Ocak 2019 tarihli ve 30659 sayılı Resmi Gazete’de 7161 Sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair yayımlanan Kanunun 18. maddesi ile Katma Değer Kanunun 24. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine “fiyat farkı” ibaresinden sonra gelmek üzere “kur farkı” ibaresi eklenmiştir. 

“Matraha dahil olan unsurlar:

            Madde 24 – Aşağıda yazılı unsurlar matraha dahildir:

            a) Teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderleri,

            b) Ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurlar,

            c) Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler.”

Böylelikle; Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin, ”Matrah, Nispet ve İndirim” başlıklı 3’üncü bölümünün, ”A- Matrah, 5. Matraha Dahil Olan Unsurlar” başlığı altında düzenlenen ”5.3. Kur Farkları” alt başlıklı bölümündeki;

Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkı esas itibarıyla vade farkı mahiyetinde olduğundan, matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

Buna göre, teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanır.

Bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.” denilmekte olup, kur farkının matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi tereddütsüz hale gelmiştir.

Kur farklarının KDV’ye tabi olup olmadığı konusu en çok tartışılan konulardan olup, “7161 Sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair yayımlanan Kanunun” 18. maddesinin yayımı tarihi olan 18 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girmesi ile kur farklarının KDV'ye tabi olması netleşmiştir.

“Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun. Sabret ki her şey gönlünce olsun.” Mevlana                                                                 

KAYNAKÇA:

- Katma Değer Vergisi Kanunu

- Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği

-7161 Sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair yayımlanan Kanunun

22.01.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM