YAZARLARIMIZ
Fedai Aydın
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
fedai.aydin@everestymm.com



Kur Farkı KDV’sinde Son Durum

Bilindiği üzere, Mali İdare KDV Kanununun 24’üncü maddesinin birinci fıkrasının ( c ) bendine dayanarak kur farkının esas itibarıyla vade farkı mahiyetinde olduğunu ve matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi gerektiğini yayımladığı tebliğler ile açıklamış ve uygulamaya bu doğrultuda yön vermişti. İdarenin görüşü bu doğrultuda olmakla birlikte 3065 sayılı KDV Kanununda kur farklarının KDV’ye tabi tutulacağı yönünde açık bir hüküm bulunmamaktaydı. Bu nedenle kur farklarının KDV karşısındaki durumu Mükellefler ile Mali İdare arasında ihtilaflara neden olmaktaydı.

Danıştay 4. Dairesi, 18.5.2017 gün ve E:2014/4834, K:2017/4605 sayılı kararı ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin kur farkının esas itibarıyla vade farkı mahiyetinde olduğunu ve matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi gerektiğini belirten bölümlerinin iptali istemiyle açılan davayı reddetmiştir. Danıştay 4. Dairesince ilk derece mahkemesi olarak verilen bu karar Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz edilmiş olup, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 13.12.2017 gün ve E:2017/548, K:2017/606 sayılı kararıyla Danıştay 4. Dairesinin, 18.5.2017 gün ve E:2014/4834, K:2017/4605 sayılı kararının bozulmasına karar vermiştir.

Kararın gerekçesinde özetle; teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedel kavramı kanunda açıkça tanımlandıktan sonra, bedel kapsamında kabul edilmeyen ancak, matraha dahil edilmesi gereken gelir unsurlarının sayıldığı Kanunun 24’üncü maddesinin (c) fıkrasında, kur farkına yer verilmediği, KDV Kanununun 24’üncü maddesinde yer alan “gibi” ifadesinden yola çıkılarak kur farkının vade farkı mahiyetinde olduğu kabul edilmek suretiyle katma değer vergisi matrahına dahil edilmesinin, hukuk devletinin unsurlarından biri olan hukuki belirlilik ilkesiyle bağdaşmadığı, Katma Değer Vergisi Kanununun 21’inci maddesinde, ithalatta verginin matrahına dahil olan unsurlar arasında kur farkı açıkça sayılmasına rağmen 24’üncü maddesinde matraha dahil olan unsurlar arasında kur farkına yer verilmemiş olmasının kanun koyucunun, ithalat dışındaki işlemlerde kur farkının katma değer vergisi matrahına dahil edilmesini amaçlamadığını gösterdiği belirtilmiştir.

İdari Yargılama Usulü Kanununun 49/4 maddesi uyarınca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu kararına uyulması zorunludur. “Kur Farkları KDV’ye Tabi Mi?” başlıklı yazımızda;  İdari Yargılama Usulü Kanununun 49/4 maddesi gereği Danıştay 4. Dairesinin kararında ısrar edemeyeceğini ve Tebliğin ilgili bölümlerinin iptali yönünde karar vereceğini ifade ettikten sonra yazımızı şu şekilde sonlandırmıştık.

“Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun kararı son derece doğru, hukuka uygun ve tartışmaları sonlandıracak mahiyettedir. 3065 sayılı KDV Kanununda kur farklarının KDV’ye tabi tutulacağı yönünde açık bir hüküm bulunmamaktadır. Kanun Koyucu eğer kur farklarının KDV matrahına dahil edilmesini amaçlasaydı, Kanunun 21’inci maddesinde ithalat işlemlerinde verginin matrahına dahil olan unsurlar arasında açıkça saydığı gibi, Kanunun 24/c maddesinde de kur farklarını açık bir şekilde sayardı. Kur farklarının Kanunun 24/c maddesinde sayılanlarla aynı mahiyette olduğu da iddia edilemez. Zira, kur farkı her zaman satıcı lehine olmamakta, döviz kurunun düştüğü durumlarda alıcı lehine kur farkı ortaya çıkmaktadır.  Kanun hükümleri dikkate alınmaksızın, genişletici bir yorumla bazı işlemlerin vergi kapsamına alınması mümkün değildir. Hazine ve Maliye Bakanlığının iptal kararını müteakip, hatta iptal kararı beklenmeksizin Tebliğin ilgili bölümlerini değiştirerek kur farkları üzerinden KDV alınmaması yönünde bir düzenleme yapması belirsizliği ortadan kaldıracak ve ihtilafları azaltacaktır. Eğer illaki kur farkı tutarları üzerinden KDV alınmak isteniyorsa konu Meclise taşınarak KDV Kanununda değişiklik yapılmalı ve kur farkları matraha dahil olan unsurlar arasında sayılmalıdır.”

18/01/2019 tarihli ve 30659 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 7161 Sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 18’inci maddesi ile 3065 sayılı KDV Kanununun 24’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine “fiyat farkı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “kur farkı,” ibaresi eklenmiştir. Anılan maddede yapılan değişiklik ile kur farklarının KDV’ye tabi tutulması yönündeki yasal dayanaktan yoksun uygulama yasallaştırılmış ve uygulamada yaşanan tereddütler giderilmiştir. KDV Kanununun 24’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine “kur farkı,” ibaresi eklenmek suretiyle, kur farkı matraha dahil olan unsurlar arasında açıkça sayılmış olup, bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, ortaya çıkan kur farkının matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

KAYNAKÇA                                   :

3065 sayılı KDV Kanunu

7161 Sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

KDV Genel Uygulama Tebliği

Fedai AYDIN “Kur Farkları KDV’ye Tabi Mi?” http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/fedaiaydin/003/ Erişim Tarihi:25.01.2019

30.01.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM