SORU - CEVAP (Her gün 1 SORU - 1 CEVAP)
Motorlu Araç Satışlarında Satış Bedelinin Kasko De¬ğerinin Altında Olması

Motorlu Araç Satışlarında Satış Bedelinin Kasko De¬ğerinin Altında Olması

 Soru: Motorlu Araç Satışlarında Satış Bedelinin Kasko De­ğerinin Altında Olmasının Vergisel Boyutu

Cevap: KDV Kanunu’nun 20. maddesine göre KDV matrahı, teslim veya hiz­met işlemlerinin karşılığını teşkil eden gerçek satış bedelidir. Dolayısıyla, motorlu araç satışlarında da KDV matrahı olarak, aracın gerçek satış be­delinin esas alınması gerekir. Ancak, satış bedelinin çok düşük olduğu hallerde, aracın gerçek satış değeri vergi dairesince tespit edilmeli, matrah olarak bu değer esas alınmalıdır.

Bedel düşüklüğünün mükellefçe geçerli bir sebeple açıklandığı durumlarda da, satış bedeli matrah olarak kabul edilmelidir. Örneğin, aracın kaza nedeniyle (aracın kaza yaptığının belge­lenmesi şartıyla) düşük bedellerle satılması gibi.[1]

Konu ile ilgili olarak Vergi İdaresince yayımlanan GVK İç Genelgesi'nin metni aşağıdaki gibidir.[2]

"Bilindiği üzere Harçlar Kanunu’nun 43. maddesi gereğince, mo­torlu kara taşıtlarının alım, satım ve taahhüt işlerinde kasko sigor­tasına esas bedeller harcın matrahı olarak kabul edilmektedir. Bu bedel­lerin gelir ve kurumlar vergisine tabi kazancın tespitinde satış bedeli olarak alınıp alınmayacağı konusunda 170 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin (D) bölümünde gerekli açıklamalar yapılmış bulun­maktadır.

Sözkonusu Genel Tebliğ'de de açıklandığı üzere, motorlu araç satış­larında gelir ve kurumlar vergisi uygulaması bakımından esas alınacak tutar öncelikle gerçek satış bedeli olacaktır. Bu bedelin em­sallerine göre bariz bir şekilde düşük olması halinde, idarece gerçek satış bedelinin tespiti yoluna gidilebilecektir. Bu tespit sırasında sa­dece kasko sigorta­sına esas bedeller değil, diğer unsurların da nazara alınması gerekmek­tedir.

Bakanlığımıza yansıyan taleplerden bazı vergi dairelerinin gerçek sa­tış bedelleri konusunda hiçbir araştırmayı yapmadan kasko sigor­tasına esas bedellerini kullanarak mükellefler adına tarhiyat yaptıkları anlaşıl­mıştır. Bu uygulama idare ve mükellefler arasında gereksiz ihti­laflara ne­den olmaktadır.

Bu tür ihtilaflara yer verilmemesi açısından, sadece kasko bedelle­rinden hareketle mükellefler adına tarhiyat ya­pılmaması, gerçek satış bedellerinin tespiti sırasında diğer husus­ların da incelenmesi gerekmek­tedir."

Görüldüğü gibi vergi idaresi, motorlu taşıt satış belgelerinde gösterilen bedelin kasko değerinin altında olması halinde, sırf bu nedenle tarhiyata gidilemeyeceği görüşünde olup aynı görüş KDV açısından da geçerlidir.

Danıştay'ın bu konudaki görüşü de, Maliye Bakanlığı'nın iç genelgesi doğrultusundadır. Danıştay'ın buna ilişkin kararlarından bazılarının özeti aşağıdaki gibidir.

"Kasko sigorta bedeli, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 29. mad­desine göre kanuni ölçü kabul edilemeyeceğinden, nakil vasıtası sa­tışından do­layı beyan edilen satış değerinin kasko sigorta bedeline göre düşük ol­duğu gerekçesiyle ikmalen KDV tarhiyatı yapılamaz"[3]

"Satış bedeli uyuşmazlık doğuran taşıtların emsal bedelinin takdir komisyonunca saptanması sırasında, araçların tüm özellikleri gözönüne alınarak matrah takdiri gerekirken, başka verilerden yararlanılmaksızın salt kasko değerine göre yapılan takdirde ve bu takdir esas alınarak uy­gulanan tarhiyatın onanmasında hukuka uygunluk görülmemiştir. Emsal bedelin; ticaret odası, şoförler ve otomobilciler derneği ve ilgili merciler nezdinde yapılacak araştırma ile tespit edilmesi gerekir"[4]



[1] MB. İç Genelgesi, 06.05.1994 tarih ve 1994/2 Sıra No.lu.

[2] MB. GVK İç Genelgesi, 06.05.1994 tarih ve 1994/2 Sıra No.lu

[3] Dn. 9.D.’nin, 01.03.1995 tarih ve E.1994/4304, K.1995/453 sayılı Kararı

[4] Dn.VDDGK.nun, 22.03.1996 tarih ve E.1995/33, K.1996/119, 06.06.1997 tarih ve E. 1996/90, K. 1997/297 sayılı Kararları

 

Koray ATEŞ
E. Öğretim Görevlisi
korayates@muhasebetr.com

(10.06.2013)

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

GÜNDEM