YAZARLARIMIZ
Prof. Dr. Süreyya Sakınç
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
ssakinc@hotmail.com



Konut Teslimlerine İlişkin Olarak KDV İadesi İşlemlerinde Sayıştay’ın Tespit Ettiği Bazı Özellikli Durumlar

3065 sayılı KDV Kanunu’nun 29’uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü Bakanlar Kurulu tarafından vergi oranı indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan vergilerin iadesine olanak tanımaktadır.

Konut teslimlerinden kaynaklanan KDV iadesi hakkında mükellefler ile vergi daireleri arasında ÇEŞİTLİ sorunlar mevcuttur. Maliye Bakanlığı, düzenleyici ve belirleyici idare olarak 3065 sayılı KDV Kanununun 29/2. maddesinin verdiği yetki doğrultusunda indirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV alacaklarının iadesine ilişkin usul ve esasları çeşitli tarihlerde yayınladığı tebliğlerle düzenlemektedir. Ancak, tebliğ ile getirilen bazı düzenlemeler, yargı kararlarıyla ortadan kaldırılmaktadır. Örneğin, Danıştay 4. Dairesi’nin 10 Aralık 2014 tarihli E:2014/4835 kararı ile konutlarda 150 m² net alanın hesabı konusunda inşaat sektörünün talebini haklı bulmuş ve KDV Genel Uygulama Tebliği’nin ilgili bölümünün yürütülmesini durdurmuştur. Bu karara göre, konutların net alan hesabı artık Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'ne göre yapılacaktır.

Bununla beraber,  uygulamada konut sektöründe üretici konumdaki yapı müteahhitlerinin 150 m2 altındaki konut satışlarına ilişkin KDV iade taleplerinde Maliye tarafından KDV iadesini azaltıcı nitelikte yorum ve uygulamalar yapılabilmektedir. Sayıştay denetimlerinde tespit edilen hususların bir kısmı da, Maliye’nin KDV iadesi uygulamasındaki yorumlarını güçlendirici ve mükellef karşısında elini daha da kuvvetlendirici niteliktedir.

Uygulamacı olarak SMMM ve YMM’lerin gerek muhasebe uygulamaları bakımından, gerek se raporlama aşamalarında Sayıştay tarafından tespit edilen konularda bilgi sahibi olmaları ve buna göre işlem yapmaları, KDV iade işlemlerinin hızlandırılması bakımından faydalı olacaktır.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Sayıştay tarafından gerçekleştirilen denetimleri sonucunda, KDV iadeleri ile ilgili olarak denetim görüşünü etkilemeyen tespit ve değerlendirmeler aşağıdaki şekilde özetlenmiştir.

1. Stokta Kalan Konutların Ortaklara ve İlişkili Şirketlere Satılması Durumunda, Nihai Tüketim Amaçlı Satış Olmaması Nedeniyle KDV İadesine Konu Edilemeyeceklerdir:

Buna göre, yapı müteahhitinin bir şirkete veya kendi ortaklarına yaptığı konut satışı bu konutların daha sonra başkalarına satılabileceği dikkate alındığında nihai tüketim amaçlı olmadığından, mükellefin bu işlemi nedeniyle indirimli orana tabi işlemlerden dolayı iade talebinde bulunması mümkün değildir.

Diğer taraftan, yapı müteahhitinin başka bir şirkete devrettiği konutların bu şirket tarafından üçüncü kişilere satışının gerçekleştirilmesi halinde ise, yapı müteahhiti tarafından 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 29/2’nci maddesi kapsamında iade talebinde bulunulması mümkündür.

Konutların kullanım amacı YMM tasdik raporunda açıklanması halinde, İdare gerekli araştırmaları yapacaktır.

2. Konut sahibi kişilerce sökülüp taşınarak tekrar kurulup kullanılabilecek mahiyette eşyaların temininde yüklenilen KDV, genel esaslara göre indirim konusu yapılacak, ancak iade hesabına dâhil edilemeyecektir.

Tebliğ’de bu malzemelerle ilgili olarak “sökülüp taşınarak tekrar kurulup kullanılabilme” kriteri getirilmişse de bu kriter vergi daireleri tarafından farklı uygulanmaktadır. Bu itibarla buzdolabı, fırın, davlumbaz, bulaşık makinesi, mobilya, vestiyer, televizyon ve benzeri eşyaların konut sahibi kişilerce sökülüp tekrar kurulup kullanılabilecek mahiyette bulunan malzemelere ilişkin KDV’nin yüklenim konusu edilerek iadesinin talep edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

3. Yüklenim oranı hesaplanırken tüm inşaat için yapılan harcamalar ve bunlara ilişkin KDV’nin dikkate alınması ve bu KDV’den ilgili dönem içerisinde teslimi yapılan 150 m2 altı konutlara isabet eden KDV’nin hesaplanması gerekmektedir:

                                       Teslimi yapılan 150 m2 altı konutların toplam m2 ’si

Yüklenim oranı = ----------------------------------------------------------------------------------               

                                    Toplam inşaat m2 ’si (Konut +işyeri+150 m2 üstü konut)

4. Konut fiili teslim tutanak tarihleri veya tapu senedi tescil tarihleri ile fatura tarihleri arasındaki 7 günlük fatura düzenleme sınırının aşılıp aşılmadığının araştırılması gerekmektedir:

Fiili teslim tarihi ile fatura tarihi arasında 7 günü aşan bir süre olması hali ise özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirmektedir. Yapı Kullanma izin belgesini aldıktan sonra veya yapı kullanma izin belgesi alınmamakla birlikte fiilen içerisinde ikamet edilmeye başlandığı tarihten itibaren satışlarda ise, satışın yapıldığı tarihten itibaren yine (7) gün içerisinde fatura düzenleyeceği tabiidir. Yapı kullanma izin belgesi henüz alınmamış konutların fiili tesliminin ikamet belgesi, konutta ikamet edenler adına elektrik, su, doğalgaz aboneliği gibi binanın fiilen kullanıldığını gösteren resmi makamların vereceği belgelerle tevsiki mümkündür.

5. Vergi daireleri tarafından yapılan kontrollerden sonra tespit olunan eksikliklerin iade raporunu hazırlayan YMM’ye yazıyla bildirilmesine rağmen gerekli düzeltmelerin süresinde yapılmaması halinde, söz konusu iade taleplerinin derhal vergi incelemesine sevki yönünde işlem tesis edilmesi gerekmektedir:

YMM KDV İadesi Tasdik Raporuna dayalı KDV iadelerine ilişkin olarak vergi daireleri tarafından yapılan kontrollerde tespit edilen eksiklik veya olumsuzlukların yeminli mali müşavirlerce mevzuata uygun şekilde ve süresi içinde düzeltilmesi ile ilgili gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir.

6. Arsa karşılığı inşaat işlerinde arsa sahipleri müteahhit (yüklenici) firmalara fatura düzenlemek zorundadır. Arsa sahibi vergi mükellefi değilse gider pusulası düzenlenmelidir:

Gider pusulasının düzenlenmemesi halinde YMM raporunda, düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafınca incelenmiş olduğunu; sözleşme konusunun kat karşılığı arsa teslimi olduğunu; müteahhit tarafından arsa üzerinde bina yapıldığını doğruladığını ifade eden bir yazıya yer vermesi yeterli olacaktır.

7. Arsa sahibine teslim edilecek bağımsız bölümler için düzenlenecek fatura tutarının bağımsız birimlerin emsal bedelleri üzerinden düzenlenmesi gerekmektedir. Maliyet bedeli esasında malın maliyet bedeline %10 eklenerek emsal bedel belirlenmektedir:

Vergi Daireleri satış faturalarının doğruluğunun kontrolü için yoklamalara çıkmakta, konut alanlara evi ne kadara aldığını sormaktadır. Ayrıca konut satın alanlardan, alım sırasında kredi kullanımına ilişkin kredinin kullanıldığı bankalara ne kadar kredi kullanıldığı ile ilgili yazılar yazmakta, bankalardan gelen cevapları satış faturaları ve tapu üzerinde yazılı olan tutarlar ile karşılaştırmaktadır.

Sonuç olarak, konut sektörü Türkiye ekonomisi için ne kadar büyük önem taşıyor ise, konut satışlarından doğan KDV iadelerinin de gecikmemesi, iade tutarlarının tartışmalı yorum ve uygulamalarla azaltılmaması, iade süreçlerinin hızlandırılması ve sonuç olarak yapı müteahhitlerinin hak ettiği KDV iadelerinin gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Yeminli Mali Müşavirlerin KDV iade raporlarında tartışmaya en az neden olacak şekilde ayrıntılı ve incelemeye uygun nitelikte rapor hazırlamaları ve İdare tarafından istenen izahatların en değerli kaybın zaman olduğu inancı ile gecikme olmaksızın yerine getirmeleri, iade işlemlerini hızlandıracaktır.

02.10.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM