Özet
Beyan sisteminin geçerli olduğu vergi
sistemlerinde beyanların doğruluğu etkin bir vergi denetim fonksiyonu
ile sağlanmaktadır. Devletler transfer fiyatlandırmasına yönelik
vergilenebilir geliri kavramak için yasal alt yapı oluşturmalarına
karşın, etkin vergi denetiminin eksikliği nedeniyle, transfer
fiyatlandırmasının yol açtığı önemli miktarda vergi kayıplarıyla karşı
karşıya kalmaktadırlar. Etkinlik, transfer fiyatlandırması nedeniyle
tahmini olarak kurumlar vergisi kayıplarının hesaplanması ile
ölçülebilir. Tahmini olarak tespit edilen kurumlar vergisi kayıplarının
miktarı, transfer fiyatlandırmasında vergi denetiminin etkin olmadığını
göstermektedir. Transfer fiyatlandırmasının yol açtığı kurumlar vergisi
kayıplarının en aza düşürülmesi için vergi denetiminde etkinliğin
arttırılmasına yönelik önlemlerin alınması gerekmektedir. Transfer
fiyatlandırmasında vergi denetiminin etkinliğinin arttırılmasına yönelik
olarak çalışmamızda ileri sürülen önerilerin dikkate alınması halinde
kurumlar vergisi kayıpları azalacak ve doğrudan vergilerdeki artış vergi
adaletinin teminine katkı sağlayacaktır.
Anahtar Kelimeler :
Transfer Fiyatlandırması, Emsallere Uygunluk İlkesi, Vergi
Denetimi, Etkinlik.
The Efficiency of Tax Audit In
Transfer Pricing:Problems and Solutions.
Abstract
In tax systems within which tax
declaration system is valid, the truth of the tax returns has been
provided by an efficient tax audit function. States, though in order to
grasp taxable income have created legal infrastructure; with the reason
of lack of efficient tax audit, they have been exposed to important tax
losses due to transfer pricing. It has been tried to measure efficiency
by calculating estimated tax losses due to transfer pricing. The amount
of tax losses that are determined as estimation; has shown that tax
audit had not been efficient in transfer pricing. In order to minimize
corporate tax losses that occured due to transfer pricing, it is
required to take precautionary measures oriented in increasing
efficiency in tax audit. If the suggestions offered in our study related
to increasing efficiency of tax audit in transfer pricing are applied,
corporate tax losses will decrease and the increase in direct taxes will
contribute to providing tax equity.
Key Words : Transfer
Pricing, Arm’s Lenght Principle, Tax Audit, Efficiency
JEL Classification : H21
- Efficiency; Optimal Taxation, H25 - Business Taxes and
Subsidies, H26 - Tax Evasion.
GİRİŞ
Globalleşmenin etkisi ile şirketlerin
yapısı değişmiş, bir ülkede faaliyet gösteren ulusal şirketlerden
ziyade, birden çok ülkede şubeleri olan çok uluslu şirket (ÇUŞ)
yapılanmaları oluşmuştur. Çokuluslu şirketlerin birçok ülkedeki
ortaklıkları ile gerçekleştirdikleri ticaret dünya ticaret hacminin
yaklaşık % 70’ini oluşturmaktadır.
ÇUŞ’ların kendi aralarındaki ticareti ise
dünya ticaretinin önemli bir bölümünü teşkil etmektedir. İç ticarette
uygulanan fiyatlarla başka ülkelerdeki mukim grup şirketleri
yönetilmektedir.
Transfer fiyatlandırması genellikle
vergisel amaçlı kullanılmaktadır. ÇUŞ’lar transfer fiyatlarıyla
ödeyecekleri vergileri minimize etme imkanına; vergi rekabeti, vergi
cennetleri, ayrıcalıklı vergi rejimleri ve sermaye hareketlerinin
mobilitesinin artması gibi global gelişmeler sayesinde sahip olmuştur.
Yurt içinde faaliyet gösteren ulusal şirketler de transfer
fiyatlandırmasını vergi kaçırma aracı olarak kullanma yeteneğine
sahiptir.
Birçok ülkede uluslararası boyutuyla ele
alınan transfer fiyatlandırması ülkelerin vergi tabanlarını tehdit
etmektedir. Çalışmamızda bazı dünya ülkelerinin ve Türkiye’nin transfer
fiyatlandırması ile ilgili yasal düzenlemeleri incelenmiş ve ülke
karşılaştırılmalarında büyük benzerlikler gözlenmiştir.
Transfer fiyatlandırmasında vergi
denetiminin etkinliği arttırılabilir. Ancak bu konuda ulusal çabaların
üstünde uluslararası bir işbirliğine ihtiyaç vardır. Bu çalışmada
ülkemizde transfer fiyatlandırılması yoluyla oluşan vergi kaybının
önlenmesi amacıyla yapılan vergi denetim uygulamalarının etkinliği
incelenerek, transfer fiyatlaması yoluyla oluşan vergi kaybının
önlenmesinde vergi denetiminin etkinliğinin artırılmasına yönelik
önlemler konusu ele alınmıştır.
I. ÜLKEMİZDE TRANSFER
FİYATLANDIRMASINA İLİŞKİN VERGİ UYGULAMALARI
Transfer fiyatlandırması uygulaması ilk
kez 5422 Sayılı KVK ile 1949 yılında Türk Vergi Sistemi’ne girmiştir.
2006 yılına kadar yürürlükte olan bu kanun, 21.06.2006 tarihinde Resmi
Gazete’de yayınlanan 5520 Sayılı KVK ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Yeni kanunun 13’üncü maddesinde örtülü kazanç dağıtımı müessesesine
transfer fiyatlandırması vurgusu yapılmış ve eski düzenlemedeki
açıklanması gereken bazı hususların net tanımı yapılmıştır. Yeni
kanundaki transfer fiyatlandırması düzenlemeleri ve kavramları, OECD’nin
1995 yılında yayınladığı “Çok Uluslu Şirketler ve Vergi İdareleri İçin
Transfer Fiyatlandırması Rehber”inde yer alan öneriler dikkate alınarak
belirlenmiştir. Transfer fiyatlandırması uygulamalarına yön vermek
amacıyla 18.11.2007 tarihinde “1 Seri Nolu Transfer Fiyatlandırması
Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ” yayımlanmıştır
(Türk, 2008:105).
A- Transfer Fiyatlandırmasının
Kapsamı
KVK’nın 13’üncü maddesinin birinci
fıkrasına göre; “Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallerine uygunluk
ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel ve fiyat üzerinden mal
veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen
transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü dağıtılmış sayılır. Alım, satım,
imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç
para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri
gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı
olarak değerlendirilir” (KVK, 2006).
Diğer yandan kanunda belirtilen ilişkili
kişiler arasında kanunda yer alan işlemler emsallerine aykırı fiyatlarla
yapılmış olsa bile yurt içi işlemlerle ilgili transfer
fiyatlandırmasından sözedebilmek için hazine zararının ortaya konulması
gerekmektedir.
1. İlişkili Kişi Kavramı
Bir mükellefin transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığına ilişkin bir eleştirinin
getirilip buna göre tarhiyat yapılabilmesi için, yapılan işlemin
ilişkili kişilerle yapıldığının ortaya konulması gerekmektedir.
Kurumlar bakımından ilişkili kişi;
- Kurumların doğrudan veya dolaylı
olarak sermaye payına sahip gerçek kişi ve kurumları,
- Kurumların ilgili bulundukları
gerçek kişi veya kurumları,
- Kurumların idaresi, denetimi veya
sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulundukları
ya da nüfuzu altında bulundurdukları gerçek kişi veya kurumları
kapsamaktadır.
Kurum ortakları bakımından ilişkili kişi,
- Kurum ortaklarının ilgili bulunduğu
gerçek kişi ve kurumlar,
- Kurum ortaklarının idaresi, denetimi
veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı
bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi ve kurumları
kapsamaktadır.
Kurum ortağının ilişkili kişi
sayılabilmesi için şirketin sermayesine ve yönetimine katılım payının
önemi yoktur. Ortak şirketin %1 hissesine de sahip olsa işlem ilişkili
kişilerle yapılmış sayılır. Kapsamlı ilişkili kişi kavramı, Türk
transfer fiyatlandırması mevzuatında uygulamanın geniş olmasına yol
açmaktadır. Şirketler adeta her bir kişi ve kurumla yaptıkları ticareti
transfer fiyatlandırması yönünden mercek altına alması gerekmektedir.
Türk Vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı
düzeyde bir vergilendirme imkanı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişim
konusunu göz önünde bulundurulmasıyla Bakanlar Kurulunca ilan edilen
ülkelerde veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılmış tüm işlemlerde
ilişkili kişilerle yapılmış sayılmaktadır (Tokur, 2008:173-176).
2. Emsallere Uygunluk İlkesi
Vergiyi doğuran olayı meydana getiren
işlem ve sözleşmelerin ücret, bedel ve fiyat unsurları açısından kötüye
kullanılmasını engellemek amacıyla “emsal” kanuni bir ölçüt olarak vergi
kanunlarına dahil edilmiştir (Yaltı, 2009:12). Transfer
fiyatlandırmasında kilit kavram, karşılaştırma ölçütü olarak yasada
düzenlenmiş olan “emsallere uygunluk ilkesi” veya kısaca “emsal”dir.
Emsallere uygunluk; ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde uygulanan
transfer fiyatlarının bağımsız taraflar arasındaki aynı mahiyetteki
işlemlerde uygulanan emsal transfer fiyatlarına uygun olmasını ifade
eder. Karşılaştırılabilirlik analizi yapılmadan önce karşılaştırmaya
konu emsallerin bulunması gerekmektedir. Mükellefin ilişkili kişilerle
yaptığı aynı neviden işlemlerini ilişkisiz kişilerle de
gerçekleştiriyorsa ilişkisiz kişilere uyguladığı fiyat iç emsal
olabilir. İç emsalin bulunmadığı durumlarda dış emsallerde karşılaştırma
verisi olabilir. Dış emsaller ise ilişkisiz şirketler arasındaki
gerçekleşen karşılaştırılabilir işlemlerdir (Yaltı, 2009:7-8). Emsallere
uygun fiyat işlemin mahiyetine göre aşağıdaki yöntemlerden birine göre
tespit edilir (Baknz; Küçük, 2002:61):
- i. Karşılaştırılabilir
Fiyat Yöntemi
- ii. Maliyet Artı Yöntemi
- iii. Yeniden Satış Fiyatı
Yöntemi
- iv. Kar Bölüşüm Yöntemi
- v. İşleme Dayalı Net Kar
Marjı Yöntemi
3. Karşılaştırılabilirlik Analizi
Transfer fiyatlandırması analizinin dört
temel eylemi vardır (Bknz; Toros, 2009:2):
- i. İncelenen ilişkili kişi
işleminin mahiyetine en uygun yöntemin seçimi,
- ii. Seçilen yöntemlerin
uygulanması için “Emsal” teşkil edecek işlemlerin seçilmesi,
- iii. İncelenen ilişkili
kişi işlemi ile emsal işlemlerin karşılaştırılabilirliğinin analiz
edilmesi ve varsa gerekli düzeltmelerin yapılması,
- iv. İncelenen ilişkili
kişi işleminin mali sonuçları ile emsal işlemlerin mali sonuçlarının
karşılaştırılması,
“Bu eylemlerin hepsi yöntemli, iktisadi,
istatistiksel ve somut belgelere dayalı olarak yapılması gerekmektedir.”
“Maliyet artı % x politikası makuldür, çünkü Y ülkesi vergi uzmanlarınca
belirlenmiştir,” “ilişkili kişi işlemlerimizde uygulanan fiyatlar sıkı
pazarlık sonucu ve piyasa fiyatları kullanılarak oluşturulmuştur”
ifadeleri gibi soyut ve ispatı mümkün olmayan subjektif söylemler vergi
idaresi tarafından kabul edilmez. Karşılaştırılabilirlik analizinde kâr
marjları kıyaslanacaksa, sadece ve sadece ilişkili işlemlere ait kâr
marjları analiz altına alınmalıdır. Top yekün kâr marjlarının
karşılaştırılması ilişkili işlemlerin mali sonuçlarını saptıracak ve
yapılan analizin güvenilirliğini şüphe altına itecektir. Transfer
fiyatlandırmasında “karşılaştırma” sadece fiyatların karşılaştırması
değil, geniş kapsamlı bir “koşul” karşılaştırmasıdır. Transfer
fiyatlandırmasına konu bir işlemde fiyat önemli bir koşul olmakla
birlikte tek koşul değildir. Karşılaştırma analizinde fiyata etki eden
tüm unsurlar ve koşullar karşılaştırılır.
a- Mal ve Hizmetlerin Nitelikleri
Mal veya hizmetlerin niteliğindeki
farklılıklar, genellikle söz konusu mal ya da hizmetlerin değerinde
belli bir farklılığa da neden olmaktadır. Bu yüzden ilişkili kişi
işlemleri ile ilişkisiz kişi işlemlerinin karşılaştırılmasında bu
farklılıkların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Örneğin,
işlemcisi Pentium olan bir bilgisayar, işlemcisi celeron olan bir
bilgisayar için emsal olamaz. Ayrıca analizde marka özelliği de dikkate
alınmalıdır. IBM marka bir bilgisayarın emsal fiyatı belirlenirken,
markasız bir bilgisayar emsal olarak seçilemez (Yazar, 2009:58).
b- İşlev Analizi
Karşılaştırılabilirlik analizinde
tasarım, üretim, montaj, araştırma ve geliştirme, hizmet, satın alma,
dağıtım, pazarlama, reklam, nakliye, finansman ve yönetim gibi işlevler
kullanılabilecektir. Bir malın üretimi ve satışında daha fazla fonksiyon
ve risk üstlenen şirket o malın satışından elde edilen kârdan daha fazla
pay alacaktır. Dolayısıyla bu şirketin malı ilişkili kişilere yüksek
fiyattan satması emsallere aykırılık olarak değerlendirilemeyebilir.
Örneğin (Elele, 2008a:2):
“Tam mükellef (B) kurumu, Türkiye’deki
ilişkili şirketi (C)’ye ve ilişkili olmayan (D) ve (E) şirketlerine
pamuk satmaktadır. Satış fiyatı (C) için 100,00 TL (D) ve (E) için 80,00
TL’dir. İlişkili kişilere yapılan satışlarda ürünün taşıma masrafları
(B) Kurumunca karşılanmakta iken, ilişkili olmayan şirketler söz konusu
ürünü doğrudan (B) Kurumu’ndan almaktadır. Kontrol altındaki ve kontrol
dışı işlemler arasında başka bir farklılık belirlenmektedir. Taşıma
masraflarının söz konusu bölge için birim fiyatı 10,00 TL ise (B)
Kurumu’nun ilişkili şirketi (C)’ye uygulayacağı emsallere uygun fiyat,
(80+10)=90,00 TL olacaktır. Aradaki (100-90)=10 TL (C) şirketinden (B)
şirketine transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan
kazanç tutarıdır.” Örnekte de görüleceği üzere B Kurumu’nun üstlendiği
fonksiyonun fazla olması nedeniyle emsallere uygun fiyatın tespitinde
düzeltme yapılmış ve direk olarak ilişkisiz kişilerin uyguladıkları
fiyat emsal fiyat olarak alınmamıştır. Üstlenilen fonksiyon ve risklere
göre yüksek fiyatları hemen emsallere aykırı fiyat olarak eleştirmemek
gerekmektedir.
c- Ekonomik Koşullar
Pazardaki ekonomik koşullar farklıysa,
emsallere uygun fiyat farklı olabilecektir. Bu nedenle karşılaştırma
yapılırken pazar koşullarının aynı olması ya da fiyat üzerindeki etkisi
bulunan farklılıkların düzeltimlerle giderilebilir olması gerekmektedir.
Bir ülkeye yoğun rekabet nedeniyle bir mal düşük fiyattan ihraç edilmiş
olabilir. Emsal fiyatın tespitinde, ihracat yapılan ülkenin ekonomik
analizi yapılmalıdır (Yazar, 2009:61).
d- İş Stratejileri
Mükellef pazar payını arttırmak için
“Piyasaya Nüfuz Edici” pazarlama stratejisi benimsediyse, pazara tek ve
düşük fiyatla derinliğine girmeyi amaçlar. Penetrasyon stratejisi de
denen bu uygulamada düşük fiyatların hemen emsallere aykırılığı şeklinde
yorumlanmaması gerekmektedir (Tek, 1999:475).
4- Belgelendirme
Mükellef, ilişkili kişilerle yaptığı
ticarette uyguladığı fiyatların serbest piyasa fiyatı veya emsallere
uygun fiyat olduğunu transfer fiyatlandırması dokümantasyonu ile
kanıtlar. Nitekim kanıtlama külfetinin mükellefe ait olması nedeniyle
belgelendirme yükümlülüğü getirilmiştir (Toros, 2009; 2). Emsallere
uygun fiyatı tespit ile ilgili bilgi, belge ve hesaplamaların defter
kayıtlarına esas belge derecesinde saklama zorunluluğu getirilmiştir.
Bunlar emsal fiyatın delilleridir. Emsal fiyatı belirleme yönteminin
seçilme gerekçelerini açıklayan en önemli bilgi ve belgelerdir (Biyan,
2007:11).
5- Düzeltme İşlemleri
OECD Rehberi’nde transfer fiyatlandırması
düzeltmeleri “kâr payı”, “varlık” ve “borç” aktarımı kabul edilerek
yapılmaktadır. Vergi sistemimiz ise bu rehber ışığında en uygun düzeltim
yönteminin, istisna mekanizması nedeniyle “kâr payı” olarak görmüş ve
transfer fiyatlandırması nedeniyle örtülü dağıtılan kazançlar ilgili
dönemin son günü itibariyle dağıtılmış “kâr payı” olarak vergi
mevzuatımıza dahil edilmiştir (Kapusuzoğlu, 2008:32).
Örtülü kazanç dağıtan kurum transfer
fiyatlarıyla aktardığı kazancı “Kanunen Kabul Edilmeyen Gider” olarak
ilgili dönem kurumlar vergisi matrahına dahil edecektir. Söz konusu
kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmesi veya ödenmesi halinde
örtülü kazanç dağıtılan nezdinde düzeltme yapılması gerekmektedir. Bu
düzeltmenin arkasında yatan argüman kanun gerekçesinde de belirtildiği
üzere mükerrer vergilendirmenin önlenmesidir (Öcal, 2008a; Ersoy,
2008:160-161).
II. ÜLKEMİZDE TRANSFER
FİYATLANDIRMASINA İLİŞKİN VERGİ DENETİM UYGULAMASINDA KARŞILAŞILAN
SORUNLAR
A- Hazine Zararı Kısıtı
Yurt içinde faaliyet gösteren bir kurumun
yurt içinde faaliyet gösteren ilişkili diğer kurumu ile yaptığı
işlemlerde, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından
bahsedebilmek için emsallerine aykırı olarak belirlenen fiyatlar
nedeniyle her iki kurum adına tahakkuk ettirilmesi gereken her türlü
vergi toplamının eksik veya geç tahakkuk ettirilmesi gerekmektedir.
“Hazine Zararı” olarak ifade edilen bu kısıtın mevzuata girmesinde
Danıştay’ın geçmişte örtülü kazanç dağıtımı ile ilgili kararlarında
“Hazine Zararını” ilke olarak benimsemesi etkili olmuştur. Hazine zararı
koşulunun aranması transfer fiyatlandırması incelemelerinin kapsamını
daraltmıştır. Ayrıca vergi inceleme elemanı incelemesinde, ayıracağı
mesai ile kurumların vergisel durumlarını belirleyip, hazine zararı söz
konusu değilse incelemesine devam edemeyecektir. Oysaki dünya ölçeğinde
ülkelerin transfer fiyatlandırması düzenlemelerini mevzuatlarına dahil
etmesinin temel iki amacı vardır (Pehlivan, 2008:56):
- i. Global düzeyde kazancı
doğru coğrafyada beyan edilmesini sağlamak,
- ii. Kazancın doğru kurum
tarafından beyan edilmesini sağlamaktır.
Hazine zararı tüm ilişkili kişileri ve
bağlı kuruluşları tek bir birim olarak değerlendirmektedir. Böyle bir
uygulama hiçbir hukuki düzenlemelerde veya hiçbir yasada mevcut
değildir. Mükellef bireyselliğini dikkate almayan bir uygulama olan
hazine zararı Dünya’da hiçbir ülkede uygulanmamaktadır. Mükellef hazine
zararı olmasa da SPK mevzuatı gereğince bu işlemden doğan sonuçları
düzeltmek zorundadır. Vergi uygulaması ve SPK uygulaması bakımından aynı
işlem farklı muamelelere tabi tutulmaktadır. SPK yaptığı denetimlerde
SPK mevzuatı gereği bu koşula bakmayarak şirkete gerekli yükümlülükler
yüklemektedir. Ancak vergi inceleme elemanları ilişkili şirketlerden
birisi zararda veya ikisi de zararda ise hazine zararı oluşmayacağından
incelemelerini o anda kesecektir. İnceleme elemanı hazine zararının
varlığını ortaya koymak için daha fazla mesai harcayacaktır. Bu durum
vergi inceleme elemanının zaten kısıtlı zamanın hazine zararı koşulu
araştırmasına tahsis edilmesi vergi incelemesinden beklenen etkinliği
azaltabilir (Kapusuzoğlu, 2008:33-35).
B- Uzmanlaşmış Vergi Denetim Elemanı
Eksikliği
Çağdaş gelir idarelerinde örgütlenme
vergi denetimi üzerine oturtulmaktadır. Vergi denetimi, gelir
idarelerinin en önemli fonksiyonunu üstlenmektedir. Çağdaş gelir
idareleri personelinin önemli bir kısmını vergi denetim işlevine tahsis
etmektedirler ve bu gelir idareleri personelinin % 25-40 arası vergi
denetiminde görev almaktadır. Türkiye’de Gelir İdaresi personelinin
yaklaşık % 7,3’ü vergi denetim ve araştırma faaliyetinde bulunmaktadır.
Mevcut vergi denetim elemanları tüm inceleme konularında görev
almaktadır. Herhangi bir alanda uzmanlaşmayı sınırlayan bir örgütlenme
biçimi vergi denetiminin genel sorunudur. Transfer fiyatlandırması
incelemelerinin karmaşık ve ortalama 18-36 ay arasında sürmesi ve mevcut
denetim elemanlarının başka konularda da inceleme görevlerinden dolayı
yeterli transfer fiyatlandırması incelemesi yapıldığı söylenemez
(Gerçek, 2009:20-21).
C- Emsal Araştırması İle İlgili Sorunlar
1- Gizli Emsallerin Kullanılması
Vergi idarelerinin vergi denetimlerinde
veya beyan usulü gereği diğer vergi mükelleflerinden tedarik ederek
kullandığı, fakat transfer fiyatlandırması denetimine ve dolayısıyla
işlemleri emsal karşılaştırmasına konu olan vergi mükellefine açık
olmayan gizli emsallerin, incelenen mükellefe açıklanmamasının altında
yatan neden “vergi mahremiyetidir.” Vergi denetim sürecinde denetim
elemanları üçüncü kişilerden temin ettikleri fakat incelemeye alınan
mükellefe açıklamadıkları gizli emsalleri tarhiyat işleminin dayanağı
olarak kullanmaktadır. Gizli emsalin kullanılması demek incelemedeki
mükellefin emsal alınan mükellefin kim olduğunu, fiyatı hangi koşullarda
tespit ettiğini, pazara giriş için iskonto uygulayıp uygulamadığını ve
daha yanıtlanması gereken birçok sorunun yanıtını da bilmemesi demektir
(Yaltı, 2009:7-10).
Vergi inceleme elemanınca takdir edilen
matrah ve gizli emsale dayalı olarak edindiği kanaat, genel ve soyut
ifadelere dayalı bir varsayım olarak kalmaktadır. Oysa vergi inceleme
raporlarında ileri sürülen iddialar maddi ve somut ifade ve delillere
dayanmalıdır. Ayrıca mükellefin emsalin karşılaştırılabilir olmadığını
ileri sürebilmesi için emsal bilgilerini öğrenmesi gerekmektedir. Bu
anlamda gizli emsal vergi mükellefinin ispat hakkını kullanamamasıdır
(Yaltı, 2009:17).
Doğru emsal bulabilmek için yeterli ve
güvenilir bilgiye ulaşma imkanının olması gerekmektedir. Ancak
Türkiye’de halka açık şirketlerin sayısının azlığı ve şirketlerin
şeffaflıktan çok mali bilgileri gizleme eğiliminde olmaları nedeniyle
Türkiye’de ilişkili kişi işlemleri ve bu işlemlerde uygulanan fiyata
ilişkin olarak emsal bulma imkanı hemen hemen yoktur. Diğer yandan
uluslararası transfer fiyatlandırması uygulamasında emsal veri bulma
konusunda en çok kullanılan veri tabanı “Amadeus” da Türk şirketleri
hakkında bilgi bulunmamaktadır. Bu durum emsal verilere ulaşamama
nedeniyle transfer fiyatlandırmasının objektivitesini temin etmeyi
zorlaştırmaktadır. Zira, mükellefler vergi inceleme elemanları gibi
diğer mükelleflerden bilgi talep etme otoritesine sahip değildir. Bunun
yanında vergi inceleme elemanlarının da diğer mükelleflerden elde ettiği
verileri emsal olarak incelemede kullanması da bir risk unsurudur.
“Gizli Emsal” de denilen bu emsaller incelenen mükellefe
söylenmemektedir. Mükellefe açıklanmayan bu deliller, dava konusu
yapıldığında mahkemede, mükellefin savunma hakkını güçlendirmektedir
(Öcal, 2006:54).
2- Objektif Analize Yönelik Matematiksel
Yaklaşımın Olmaması
Transfer fiyatlandırmasının tespitinde,
her bir uzman grubu kendi konseptlerini ve değişkenlerini
kullanmaktadır. Çeşitli transfer fiyatlandırması uzmanları tarafından
uygulanan kişisel transfer fiyatlandırması analizi yaklaşımları bugünün
transfer fiyatlandırması uygulamasını karmaşık bir hale getirmiştir.
Diğer yandan klasik bilimsel yaklaşımın yöntemleri ile tam bir transfer
fiyatlandırması analizi yapılamaz. Kesinliği olmayan böyle bir
disiplinde matematiksel alt yapının oluşturulmaması mükellef ile vergi
idaresi arasında ihtilafların ana nedeni olacaktır (Yararlıoğlu,
2009:1).
3- “Emsal Veri” Kaynaklarının
Yetersizliği
Mükellef ilişkili kişi işlemini aynı
koşullar altında ilişkisiz kişilerle de yapıyorsa ilişkisiz kişi
işlemleri ve bu işlemde uygulanan fiyat iç emsal olarak alınabilir. Ama
iç emsal olabilecek bir işlem yoksa dış emsal bulma o kadar kolay
olmayacaktır. Dış emsal olarak alınabilecek kaynaklar; Sermaye Piyasası
Kurulu’nun denetimine tabi kurumlarla, BDDK denetimine tabi bankalar ve
sigorta sektörü hakkında kamuya açıklanan bilgilerdir. Firmanın
bulunduğu sektör farklı ise mükellefin dış emsal arayabileceği ulusal
veri tabanı bulunmamaktadır. Emsal alacağı karşılaştırılabilir şirket ve
karşılaştırılabilir işlemi yurt dışı veri tabanlarından arama yoluna
gidecektir. Transfer fiyatlandırması düzenlemelerinde, yurtdışı veri
tabanlarına başvuruyu engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Vergi
inceleme elemanlarının diğer mükelleflerden, istihbarat arşivinden ve
beyannamelerden “gizli emsal” bulma imkanı vardır. Ancak mükelleflerin
bu imkanının olmaması ve transfer fiyatlarını ispatlayıcı delilleri
temin edecekleri veri kaynaklarının yetersiz olması önemli bir sorundur
(Öcal, 2007:2).
4- Ekonomist, Mühendis gibi Meslek
Mensuplarının İncelemelere Katılmaması
Türkiye’de vergi incelemelerinin hemen
hemen tamamı dört birim tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu dört
birimin inceleme mensupları Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları,
Gelirler Kontrolörleri ve Vergi Denetmenleri’dir. İnceleme elemanları
iktisat, işletme, hukuk, kamu yönetimi ve benzeri bölümlerden mezun olan
kişilerdir. Vergi incelemelerine bu kişilerden başka farklı meslek
dallarından mensuplar katılmamaktadır. Nitekim vergi inceleme yetkisine
sahip istatistik uzmanı, mühendis ve ekonomist gibi meslek dallarından
kişilere kadro tahsis edilmemiştir. Transfer fiyatlandırması gibi,
sözkonusu meslek mensuplarının katkısının gerektiği incelemelerin mevcut
inceleme elemanları ile verimli ve etkin bir şekilde gerçekleştirmek
olanaksızdır (Doğan ve Kapusuzoğlu, 2005:26).
D Transfer Fiyatlandırmasında Vergi
Denetiminin Etkinliği ve Etkinliğin Arttırılmasına Yönelik Öneriler
Genel olarak vergi denetiminde etkinlik,
mükelleflerin vergi kanunlarına uygun davranmasını sağlama ve vergi
kayıp ve kaçağını önleme düzeyidir (Merter, 2004:81-82).
Özel olarak “Transfer Fiyatlandırması
Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımında Vergi Denetiminin Etkinliği”,
mükelleflerin fiyat manipülasyonlarıyla vergi matrahını aşındırmasını
önleme ve beyan edilmesi gereken vergi matrahını kavrama başarısıdır.
Vergi idaresinin bu alandaki vergi kayıplarını ortaya koymak suretiyle
etkinlik düzeyi tespit edilebilir. Bir ülkeden diğer ülkeye fiyat
mekanizması aracılığıyla gelir transferi, ithalatın yüksek
faturalandırılması (yüksek ithalat fiyatları) ihracatın ise eksik
faturalandırılması (düşük ihracat fiyatları) yoluyla
gerçekleşebilmektedir. İthalat bir girdi olması nedeniyle maliyeti
temsil etmekte, ihracat ise hasılatı veya geliri temsil etmektedir.
Yüksek ithalat fiyatları maliyetleri yükselterek, düşük ihracat
fiyatları ise hasılatı veya geliri azaltmak suretiyle vergilenebilir
tabanı aşındırmaktadır (Pehlivan, 2010:95).
Transfer fiyatlandırmasında vergi denetim
etkinliği tesis edilebildiğinde, transfer fiyatlarıyla aktarılan gelir
incelemelerde kavranabilir ve Kurumlar Vergisi kayıpları en az olabilir.
Transfer fiyatlandırmasının yol açtığı kurumlar vergisi kayıplarını en
aza düşürebilmek için vergi denetiminde etkinliğin arttırılmasına
yönelik önlemlerin alınması gerekmektedir.
1- Vergi İncelemesine Hazırlık
Aşamasında Etkinliğinin Arttırılmasına Yönelik Öneriler
a Vergi İnceleme Olasılığının
Arttırılması
Düşük vergi denetim oranları vergi
kaçakçılığını arttırıcı etkilere sahiptir. ABD Federal Gelir Vergisi
Kanunuyla ilgili geliştirilen bir ekonometrik modele göre, vergi
inceleme olasılığının artması, vergi kaçakçılığı/vergileme ile ilgili
bilgi alma ve toplama imkanlarının yükselmesi, vergiye tam olarak uyum
sağlama olanağını artırmaktadır. Vergi beyan eden, fakat eksik beyan
eden mükellefler, inceleme olasılığının artması durumunda, daha fazla
vergi beyan etmektedirler. Vergi denetim olasılığının yüksekliği ve
yükümlü tarafından bu oranın yüksek algılanması vergi kaçırma kararını
engelleyici bir araç olarak vergi denetimini önemli kılmaktadır. Ancak
vergi denetim olasılığı özellikle gelişmekte olan ülkelerde istenen
düzeye getirilememektedir. Bu düzey, optimum olarak 5 yıllık zaman aşımı
süresine göre ayarlanabilir. Buna göre her beş yılda bir denetleneceğini
bilen yükümlü (% 20 olasılıkla) daha çok vergiye uyum sağlayabilecektir.
Dolayısıyla % 2-3 civarındaki bir denetim olasılığının vergi
kaçakçılığını engellemeyeceği, tersine teşvik edici olabileceği söylenir
(Karabacak, 2005:133).
Vergi denetim olasılığı mükellefin
incelenme riskini göstermektedir. Denetimin yasalara uymayanlar
açısından ciddi bir risk olduğu inanışı sağlanmadıkça vergi denetiminde
etkinlikten bahsedilemez (Tekin, 2003:66-73). Örneğin; Türkiye ilaç
pazarında faaliyet gösteren başlıca yerli ve yabancı oyuncularla Türkiye
de birleşme ve satın alma alanında finansal yatırımcıların katıldığı bir
araştırma gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara Türkiye de ilaç sektöründe
kritik gördüğünüz beş riski önem sırasına göre sıralayınız şeklinde soru
sorulmuştur. Araştırma sonucuna göre, sektörün vergi teftişlerinde
öncelikli olarak yer alması riski % 7 gibi çok düşük bir orana sahiptir.
Bir başka deyişle sektör vergi incelemelerine alınabilecekleri yönündeki
olasılığı düşük görmektedir veya incelemeye alınsalar da bunu çok önemli
bir risk olarak görmemektedirler (Bknz; Prıcewaterhousecoopers, 2010).
b- Mükellef Seçimi
Transfer fiyatlandırması incelemelerinin
sonuçlandırılması diğer incelemelere göre daha fazla zaman almaktadır.
Bu incelemelerde etkinlik sağlanması doğru mükellefin incelemeye
seçilmesini gerekli kılmaktadır. Çeşitli çalışmalarda, ithalat ve
ihracata dayalı sektörlerden ilaç, makine, otomotiv ve demir çelik
sektörlerinde transfer fiyatlarının önemli vergi kaybına yol açtığı
gözlenmiştir. Bu anlamda, bu sektörler transfer fiyatlandırmasında
riskli sektörlerdir ve mükellef seçiminde göz önüne alınmalıdır.
Transfer fiyatlarının hangi ülkelerle olan ticarette başat olduğu
mükellef seçiminde diğer bir kriterdir. Aşağıdaki veri kaynakları
mükellef seçiminde ve dolayısıyla transfer fiyatlandırması
incelemelerinde etkinliğin arttırılması için İngiltere Vergi İdaresi
tarafından kullanılmaktadır (HMRC, 2010):
- Grubun internet sitesinin
incelenmesi,
- İşletme ve işletme pazarlarının
özeti,
- Mükellefin sektörünün trendlerinin
internet veya basından incelenmesi,
- Grup içindeki son gelişmelerin
analizi (Satın alma ve birleşmeler, yeni pazarlar vb.),
- Grup yapısının incelenmesi ve vergi
cennetlerinde faaliyet gösteren grup şirketlerinin tanımlanması,
- Veri tabanları kullanılarak
mükellefin sektöründen emsaller ve eğilimler temin etmek için
araştırma yapılması,
- Önceden transfer fiyatlandırması
incelemesi yapıldıysa buna ilişkin raporların incelenmesi.
c- Ekonomist ve Mühendis Meslek
Dallarından Ekiplerle İncelemenin Yapılması
Vergi inceleme elemanları emsallere
uygunluğun analizini yaparken varlıklar, giderler, kâr, maliyet, üretim,
tedarik, satışlar, pazarlama, Ar-Ge, yönetim gibi işletme içi
değişkenleri dikkate almak zorundadır. Bu değişkenler işletmecilik ve
işletmenin fonksiyonlarını bilmeyi ve bu konuda uzman olmayı gerektirir
(Bknz; Thomas ve Markus, 2005:5). Denetim birimlerine teorik ve uygulama
düzeyinde piyasa ve işletmecilik konularında uzman kadrolar tahsis
edilmelidir. Bu uzmanların bilgilerinden sadece vergi incelemelerinde
değil peşin fiyatlandırma anlaşmalarında da yararlanılmalıdır (Öcal,
2006:54).
Transfer fiyatlandırması gibi karmaşık
denetim konularında takım çalışması etkin rol oynamaktadır. Emsal fiyatı
veya piyasa fiyatının hesaplanmasına ilişkin tüm araştırmaların bir
vergi inceleme elemanından beklemek akılcı değildir. Bu çalışma farklı
disiplinlerin uzmanlıklarının katkısıyla gerçekleşmektedir. Ayrıca
teknolojinin gelişmesi ile işletmelerin otomasyon sistemleri de
gelişmiştir. Teknik olarak vergi inceleme elemanlarının otomasyon
sistemleri hakkında tam bilgi sahibi olması olanaklı değildir. Analizin
objektif ve ayrıntılı yapılabilmesi için ekonomist ve mühendislik meslek
dallarında uzman kişilerin incelemeye dahil edilmesi gerekmektedir. Aksi
durumda emsallere uygunluk analizinin sağlıklı yapılmaması, mükellef ile
vergi idaresi arasında ihtilafa yol açacak ve mahkeme sürecinde ise
mükellefin davayı kazanma olasılığı yüksek olacaktır (Goldberg ve
Fairbanks, 2010:93).
d- Hazine Zararı Yerine Konsolide Beyan
Şartının Getirilmesi
Yurt içi işlemlerle ilgili transfer
fiyatlandırmasının koşulu olan “Hazine Zararı”, vergi inceleme
elemanlarının tam bir inceleme yapar gibi incelenen mükellef ve ilişkili
kurumunun vergisel durumlarını ortaya koyması ve sonucunda hazine
zararının ortaya çıkmaması halinde vergi incelemelerinin verimliliğini
olumsuz etkileyebilir. Vergi inceleme elemanlarının bu araştırmalar için
harcayacakları zamanı azaltmak için yurt içindeki ilişkili kurumlardan
birleştirilmiş tek bir beyanname istenmesi yerinde bir uygulama
olacaktır (Öcal, 2008b:2).
e- Gümrük ve Maliye İnceleme Birimleri
Arasında Koordinasyonun Sağlanması
Bir ithalatçının gümrük idaresi
tarafından incelenmesi sırasında inceleme elemanı ithalat fiyatının
emsaline göre yüksek olması nedeniyle Maliye inceleme birimlerini
bilgilendirmelidir. Ayrıca maliye inceleme birimlerinin de ithalatı
emsale göre düşük faturalandıran mükellef için herhangi bir transfer
fiyatlandırması eleştirisi getirmezken eksik gümrük vergi matrahının
beyan edildiği bu vergileme vakasını gümrük idarelerine incelemek üzere
bildirmelidir. Birimler arasında bu koordinasyon zamandan tasarruf
sağlamak, inceleme birimlerinin sinerjisi gibi olumlu faktörler
nedeniyle incelemelerdeki etkinliği arttıracaktır.
2-. Vergi İnceleme Sürecinde Etkinliğin
Arttırılmasına Yönelik Öneriler
a- İlişkili Kişi Tespitinin Doğru
Yapılması
“Hepimiz Kardeşiz” anlayışıyla düzenlenen
ilişkili kişi kavramının boyutları önemli bir transfer fiyatlandırması
sorunudur (Doğrusöz, 2009). İlişkili kişi belirlenirken sermaye ve kâr
payı oranının dikkate alınmaması vergi incelemesinde mükellefle inceleme
elemanı arasında ihtilafa neden olabilir. Özellikle halka açık anonim
şirketlerin küçük ortaklarıyla yaptıkları ticaret açısından transfer
fiyatlandırması riski meydana gelebilir. İMKB’ye kote edilmiş
şirketlerin her an Takas Bank’tan ortaklarının kim olduğunu
öğrenebilmeleri mümkün değildir. Bu bilgiye ulaşılsa da borsada anlık
seans işlemlerinde ortaklar değişebilmektedir. Ayrıca, kurumsallaşmamış
KOBİ’lerin hemen tüm işlemlerinin, büyük pay sahibi ortağı ve ekonomik
ve sosyal ilişkisi bulunan kişilerle gerçekleştirmiş olması muhtemeldir.
Dolayısıyla yapılacak transfer fiyatlandırması eleştirileri sağlıklı
olmayacaktır. Mevzuatta değişikliğe gidilerek ilişkili kişinin
tespitinde şirket ortaklarına özgü olmak üzere bir sermaye ve kâr payı
oranın belirlenmesi yerinde olacaktır (Elele, 2008b:3-4).
b- Derin Bir Emsal Araştırması Yapılması
Vergi inceleme elemanı incelediği
mükellefin sektöründen yalnız bir şirketi emsal olarak seçip emsallere
uygun fiyatı belirlemesi yanlış sonuçlara yol açabilir. İncelenen
mükellefin işlemlerine benzer nitelikteki birçok karşılaştırılabilir
şirket bulunması emsallere uygun fiyatın obektifliğini arttıracaktır.
Emsallere uygun fiyat karşılaştırılabilirlik analizi sonucunda oluşan
bir fiyattır. Doğru bir emsalin belirlenmesi emsal verileri ile
incelenen mükellefin verilerinin kapsamlı karşılaştırılmasına dayanır.
Karşılaştırılabilirlik analiziyle, işlemin taraflarının işleme konu mal
veya hizmetlerin niteliği, yapılan işlemin ekonomik koşullardan
etkilenip etkilenmediği, şirketin ve grubun iş stratejileri, üstlenilen
işlevler ve riskler ortaya konur ki bu unsurlar fiyatı etkilemektir ve
derin bir araştırma yapılmaması halinde emsallere uygun fiyat ulaşmak
mümkün olmayabilir. İnceleme elemanı tarafından kapsamlı bir emsal
araştırması ve buna yönelik kapsamlı analiz emsallere uygun fiyata
yönelik mükellef eleştirisini ve bu konuda mükellef ile olan ihtilafı
azaltabileceği gibi ihtilaf halinde mahkemede idare lehine karar çıkması
olasılığını da arttıracaktır (Yazar, 2009:64).
c- Analizin Objektif Verilere Dayanması
Vergi inceleme elemanlarının yasaların
kendilerine verdiği yetkiye dayanarak temin ettikler “gizli emsal”
olarak adlandırılan piyasa verilerinden hareketle inceleme yapması ve
mükellefin bu bilgilere ulaşamaması, transfer fiyatlandırmasında
adaletli bir uygulama olmayışı anlamına gelmektedir (Elele, 2008a).
Transfer fiyatlandırması ile ilgili tarhiyat yapılırken tarafların eşit
şartlara ve imkanlara sahip olması gerekmektedir. Vergi inceleme
elemanının ulaştığı bilgiye mükellefte ulaşabilmelidir. Her iki
tarafında ulaşabileceği objektif emsal veri kaynakları halka açık anonim
şirketlere ilişkin bilgiler, BDDK denetimine tabi bankaların ve sigorta
şirketlerinin finansal tablo bilgileridir. Yurt içi veri kaynaklarından
yeterli veri bulunamazsa kullanılabilme imkanı olan, uluslararası
firmalarca hazırlanmış uluslararası belli başlı veri tabanları*
şunlardır (Bknz; Tunç, 2009:746):
- Amadeus
- Edgarstat
- Royaltystat
- Transfer Pricing Suit
- Transfer Pricing Database Online.
d- Matematiksel Modellerin Emsal Fiyat
Tespitinde Kullanılması
Emsallere uygun fiyatın tespiti,
karşılaştırılabilirlik analizinin sağlıklı bir şekilde, objektif olarak
ve yeterli veriyle yapılmasına bağlıdır. Emsallere uygun fiyatın
tespitine ilişkin analizde her türlü bilgi değerlendirmeye alınmaktadır.
Çünkü mükellefin ticari ve ekonomik gerçeklerinin emsal fiyatın
tespitinde bilinmesi gerekmektedir. İşletmenin kendi ürettiği dokümanlar
yanında sektöre ilişkin bilgiler ile doğru soruları içeren testler ve
sorumlu ve donanımlı kişilerle yapılacak görüşmeler analiz için önemli
bilgi kaynaklarıdır. Yapılacak görüşmelerde sorumlu ve donanımlı
kişilerin verecekleri cevaplar sayısal niteliğe sahip olmayabilecektir.
Örneğin, bir ilişkili şirketin işlev analizine ilişkin olarak Ar-Ge
fonksiyonun ne ölçüde üstlenildiği bu departmanın sorumlu kişilerine
sorulmuştur. Bu kişilerin verdiği cevaplar sözel önerme şeklinde farklı
şekilde olacaktır. Kimisi “işlevin tamamının şirketin
gerçekleştirdiğini” kimisi “yarısını şirketin gerçekleştirdiğini” bazısı
ise “yarısından daha azını şirketin gerçekleştirdiğini” ifade edecektir
(Yazar, 2009:63). Bu önermelerin doğruluk dereceleri vardır. Bu doğruluk
dereceleri sayısal yapıya dönüştürülebilir. Bu çözümlemeler “Bulanık
Mantık Teorisi” yaklaşımı ile yapılır. Bulanık mantık yaklaşımı,
yukarıda verilen örnekteki araştırma geliştirme fonksiyonunun transfer
fiyatlarını etkileyen rutin dışı işlevini yüzde olarak belirler. Ar-Ge
fonksiyonunun rutin dışılık işlevi % 69 ise bu fonksiyonun transfer
fiyatlarını etkilediği çıkarımında bulunulabilir. Ayrıca bu oran “Kâr
Bölüşüm Yönteminde” bakiye kârın taraflar arasında paylaşımı yapılırken
ölçü olarak kabul edilebilir. Zira bakiye kâr, tarafların transfer
fiyatlandırmasına konu işlemde üstlendikleri fonksiyon ve risklere göre
paylaştırılmaktadır. Bu analizlerde matematiksel yaklaşımın kullanılması
analizin nesnelliğini arttırdığı gibi vergi incelemelerinde idarenin
ispat yükünün yerine getirilmesinde önemli bir fonksiyona sahiptir.
Doğru emsal fiyatının hesaplanmasını sağlayan matematiksel modeller
vergi inceleme raporlarına güç katabilir ve ihtilaf halinde idarenin
davaları kazanma ihtimalini güçlendirebilir (Thomas ve Markus,
2005:14-18).
e- Eş-Anlı Vergi İncelemeleri
Eş-Anlı vergi incelemeleri; iki
veya daha fazla bağlantılı şirketin kendi ülkelerinde aynı anda vergi
incelemesine tabi tutulmasıdır. Bu incelemelere transfer fiyatlandırması
için başvurulur. Farklı vergi hükümranlıklarındaki mükellefler
arasındaki maliyet paylaşımları ve kâr transferleri bu incelemelerin
odak noktasıdır. Her devlet incelenecek mükellefi bağımsız olarak
seçmektedir. Ancak ilişkili şirketin bulunduğu devletin vergi idaresi
bilgilendirilir. Söz konusu devlete mükellefin seçilmesindeki kriter
anlatılır ve önerilerde bulunulur. Bu incelemelerin yapılabilmesi için
devletler arasında bilgi değişim anlaşması olması gerekir. Genellikler
devletler, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları’na bilgi değişimi
hükümlerini de koymaktadır. Bu incelemeler için mükellef seçilirken,
mükellefin ilişkili şirketlerinin mukim olduğu ülke ile anlaşmanın
olmasına dikkat edilir (OECD, 1992).
Mükellefin birden fazla vergi
hükümranlığındaki ilişkili şirketleri ile gerçekleştirdiği işlemlerin
koşullarının ve gerçeklerinin belirlenmesi gerekir. Yabancı ülkedeki
ilişkili şirket bu bilgileri vermeyebilir. Eş-anlı vergi incelemeleri,
transfer fiyatlandırması koşullarının daha hızlı ve ekonomik bir şekilde
öğrenilmesini temin ederek incelemelere etkinlik kazandırır. Çifte
vergilendirmenin önlenmesini de katkı sağlayan bu süreç ihtilafları
azaltır (OECD, 2009). Bu incelemelerde, karşılıklı etkin bilgi
paylaşımının fonksiyonu ile transfer fiyatlandırması incelemelerinin
süresi kısalabilir. Eş-anlı incelemeler, güvenilir bilgilere erişim
sayesinde transfer fiyatlandırmasının en güç konularından emsal fiyatın
tespiti noktasında etkin karşılaştırmalar ve dolayısıyla doğru fiyat
saptanmasına olanak vermektedir (Çak, 2008:58-59).
Örneğin; A ülkesinde mukim parça
üreticisi A, parçaları B ülkesinde mukim ilişkili B’ ye ve C ülkesinde
mukim ilişkisiz C’ye satmaktadır. C ülkesi gümrük otoritesi A ülkesinden
C’ye ödenen fiyatların kaydına sahiptir. B ülkesinde yapılan transfer
fiyatlandırması incelemesinde B Vergi İdaresi, C ülkesinden, C’den A’ya
ödenen ithalat fiyatları bilgisini talep edebilir. Bu imkan olmamış
olsaydı, B ülkesindeki vergi inceleme elemanı emsal araştırmasına
başlayacak ve söz konusu işleme benzer, karşılaştırılabilir bir emsal
bulmak için yoğun araştırma içine girecekti. belki de tam olarak işleme
uygun emsal bulamayacaktı (OECD, 2006:8-11).
f- İncelemelerde Yurtdışı Vergi
İdareleriyle Koordinasyon
Transfer fiyatlandırması uluslararası bir
vergi sorunu olması nedeniyle salt ulusal verilerle bu soruna ilişkin
çözümler getirilememektedir. Şirketlerin faaliyetleri uluslararasılaşmış
ve bu şirketler bir ülkede beyan etmeleri gereken matrahı taşma etkisi
ile başka ülkelere transfer fiyatlandırması yoluyla
aktarabilmektedirler. Bu nedenle, transfer fiyatlandırması
incelemelerinde diğer vergi idarelerinden temin edilecek bilgiler
incelemelere etkinlik kazandıracaktır. Bu bilgi değişimin yasal dayanağı
Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları’na konulan vergi bilgi değişim
maddeleri ve vergi cenneti ülkelerle yapılan “Vergi Bilgi Değişim
Anlaşmasıdır” (Öz, 2009:26-50).
Bilgi değişiminin tipik üç türü vardır:
i) En yaygın olanı istek halinde bilgi değişimi ii) Otomotik bilgi
değişimi iii) Spontane bilgi değişimi (Örneğin bir vergi incelemesinde
elde edilen bilgi diğer devleti de ilgilendiriyorsa bu bilgi anında o
devletle paylaşılır). Başka bilgi değişim türleri de vardır. Bunların en
önemlisi spesifik olmayan bilgilerin değişimidir. Örneğin, bir vergi
idaresi bir sektörle ilgili transfer fiyatlandırması incelemesi yaptıysa
bu incelemedeki deneyimlerini ve sektör bilgilerini anlaşmaya taraf olan
diğer devletle paylaşabilir (Keen ve Ligthart, 2004).
Türkiye henüz OECD’nin vergi cennetleri
listesinde yer alan ülkelerle herhangi bir bilgi değişim anlaşması
imzalamamıştır. Transfer fiyatlandırması manipülasyonlarına açık olan bu
ülkelerle söz konusu anlaşmaların yapılması, anlaşma kapsamında o
ülkelerden transfer fiyatlandırmasına ilişkin bilgilerin talep edilmesi
incelemelere etkinlik kazandıracaktır (Öz, 2009:34).
g- Yurtdışında Vergi inceleme
Olanaklarının Artırılması
Yurtdışında Vergi İncelemesi, OECD Mali
İlişkiler Komitesi tarafından yayımlanan “Vergi Amaçları İçin Bilgi
Değişimi Hükümlerinin Uygulanması Hakkında El Kitabı’nda” yer alan bir
süreçtir.
“Yurtdışında vergi incelemesi, talep
edildiği zaman ve kendi iç mevzuatının izin verdiği ölçüde, bir ülke
tarafından yapılan vergi incelemesine diğer ülke vergi denetim
elemanlarının da katılmasına vergi idarelerinin izin vermesidir.” Bilgi
değişimi, geleneksel olarak yazılı bir şekilde yapılmaktadır. Vergi
idaresi nezdinde hızlı bir eylem gerektiğinde bu araç zaman alıcı
olabilir. Ayrıca bir vergi idaresinin vergi incelemesine tabi bir şirket
ve onun yabancı ortakları arasındaki ticari ve diğer ilişkileri hakkında
açık ve detaylı bir bilgi elde etmesi için yazılı bilgi değişimi
yetersiz kalabilir ve yabancı ülkede vergi incelemesi yapılması faydalı
olabilir.
Vergi idareleri arasında bilgi değişimi
yapılması ve tüm ilgili ticari faaliyetlerin kapsamlı bir şekilde gözden
geçirilmesini sağlaması konusundaki uygunluğu nedeniyle, yurtdışında
vergi incelemelerinin etkin bir uyum aracı olduğu ispatlanmıştır.
Ayrıca, yurtdışında vergi incelemeleri, vergi idarelerinin, aynı
mükellef ve mükellef grubunu ilgilendiren konularda bağımsız olarak
hareket etmek yerine, birlikte çalışmasını sağlayarak uyum yükünü
azaltabileceği gibi, mükellefin lehine olarak çifte vergilendirmeyi en
aza indirecek, maliyetlerin azaltılmasını ve zamandan tasarruf
edilmesini sağlayacaktır. Ancak her transfer fiyatlandırması
incelemesinin yurtdışında yapılması mümkün değildir. Yurt dışında vergi
incelemesinin yabancı ülke tarafından kabul edilebilmesi için, inceleme
konusunun büyük çaplı olması, agresif vergi planlamasının yapılmış
olması ve yurtiçi inceleme teknikleri ile matrahın kavranamamış olması
gerekmektedir (Karadeniz, 2009:23-25).
Türkiye İsviçre gibi bilgi vermekten
kaçınan ülkelerle uluslararası standartlara uygun anlaşmalar
imzalamıştır. Ancak anlaşmadan kaynaklanan hakların kullanılması önem
taşımaktadır. Hakkın kullanılması ile elde edilen bilgiler çerçevesinde
söz konusu ülkelerle ortak vergi incelemesi talep edilmelidir. Bu
bilgilerin vergi incelemesine dönüştürülmesi ile transfer
fiyatlandırması ve diğer uluslararası vergi sorunları nedeniyle vergi
tabanının erozyona uğraması engellenecektir. Türkiye’nin diğer ülkelerle
ortak vergi incelemesi yapabilecek yeterli sayı ve nitelikte inceleme
yetkilisi olduğu düşünülmektedir. Önemli olan bu insan gücünün
uluslararası alanda inceleme faaliyetlerine yönlendirilmesidir (Işık,
2010:57).
3- Dünya Vergi Örgütü’nün Kurulması
Önerisi
Transfer fiyatlandırması probleminin
çözümü çok boyutludur ve anlaşılması kolay değildir. Ancak çok taraflı
yaklaşımın, olması gereken çözüm olduğu kesindir. Çok taraflı yaklaşım;
uluslararası rehber ve davranış kurallarını oluşturma, faturalandırma ve
gümrük kurallarının uluslararası standardizasyonu sağlama, vergi
sistemlerinin uyumlaştırılması, müzakere etme, sonuçlandırıcı
uluslararası anlaşmaların ve uluslararası tahkim prosedürlerinin ihdas
edilmesini içermektedir (Goldin, 2007:98-99).
Tek taraflı ulusal vergi politikaları ile
transfer fiyatlandırması, vergi rekabeti gibi uluslararası vergilendirme
sorunlarının çözüm kapasitesi sınırlıdır. Günümüzde vergileme için
istenen kuralları oluşturmanın sorumluluğuna ve bu kuralları izlemek
için ülkeleri ikna etmek için yeterli güce sahip olan bir dünya vergi
örgütü bulunmamaktadır. Böyle bir örgütün bulunmaması transfer
fiyatlandırması ile dünya vergi matrahının ÇUŞ’lar tarafından
sömürülmesine imkan sağlamaktadır. Kazançlı olan taraflar, az vergi
veren ÇUŞ’lar ve bu şirketlerin sermayesini vergi rekabeti aracılığıyla
çeken düşük vergi oranlı ülkelerdir. Tüm ülkeler vergi rekabetine
girişirse dünya vergi matrahı malının fiyatı sıfıra yaklaşır ki bu durum
vergi denen olgunun yok olmasına yol açabilir. Hiçbir devlet için uygun
olmayan bu durum, devletler üstü bir kuruma ihtiyaç olduğunu
göstermektedir. Birleşmiş Milletler’in 2001’de düzenlemiş olduğu bir
panelde “Uluslararası Vergi Örgütü” önerisinde bulunulmuştur. Bu örgüt
vergi cennetlerine yönelik ve ÇUŞ’ların vergiden kaçınmalarına yönelik
sıkı önlemler almaya girişecektir. Bu örgütün birçok fonksiyonu
bulunabilir. Transfer fiyatlandırması boyutuyla ilgili aşağıdaki
görevleri olabilir (Bknz; Günaydın, 2004:88-92):
- Vergi ile ilgili bilgi ve
istatistikleri oluşturma ve toplama. Bu bilgilerin çoğu vardır,
fakat bu bilgileri toplayan kurum yoktur. Vergi Bilgi Değişim
Anlaşması ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarıyla devletler
bilgi değişiminde bulunmaktadır. Ancak egemenlik yetkilerinin
aşınması korkusuyla bu bilgi değişimleri etkin kullanılamamaktadır.
Devletler üstü kuruma bu yetkinin verilmesi sınır ötesi bilgiye
ulaşılabilirliği arttıracaktır.
- Ülkeler arasında transfer
fiyatlandırması düzeltmelerinde bir anlaşmazlık çıktığında “Vergi
Tahkimi” için uluslararası forumun kurulması: Bölgesel olarak AB’nin
“Tahkim Kurulu” bulunmaktadır. Ancak tüm ülkeleri kapsayan yapıya
sahip değildir.
- Vergi rekabetini sınırlandırmada
vergi cenneti ülkelerle müzakere etme.
- ÇUŞ’lar kârlarını eşit paylaştırmak
için global bir formül üzerinde uluslararası anlaşma yapmayı ve
güven altına almayı araştırmak. OECD Rehberi’nde bu fikir kesin bir
şekilde reddedilmiştir.
Bu örgütün oluşturulmasındaki temel amaç
ülkelerin vergi sistemlerini ortadan kaldırmak değildir. Vergi
sistemlerini globalleşmenin olumsuzluklarından korumak ve çok taraflı
uygulamaların kolaylaştırılmasını sağlamaktır.
4-. Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
Yasalaşması Önerisi
Yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarı’nın 1524.
Maddesi ile bütün sermaye şirketlerine bir internet sitesi açma
zorunluluğu getirilmektedir. Madde web sayfasına konulacak bilgileri
dahi belirlemiştir. Web sayfalarında yayınlanacak bilgilerden en
önemlisi finansal tablolar ve bunların dipnot ve ekleridir. Finansal
tablolar ile her türlü rapor web sayfasında, üç yıl tutulmak zorundadır.
Anonim şirketlerin web sitesine sahip
olma zorunluluğu ve web sitelerinde finansal verilerin yayınlanması
zorunluluğu vergi incelemelerine etkinlik kazandırabilir. Vergi inceleme
elemanlarının karşılaştırılabilir veri bulacakları kaynakların artması,
inceleme altındaki bir mükellefe ilişkin karşılaştırılabilir emsal veri
bulmayı kolaylaştırabilir. Emsal fiyat veya emsal kâr marjlarına ait
kapsamlı karşılaştırılabilir verinin olması, objektif nitelikte ve
piyasa fiyatına yakın emsal fiyat ve marjların bulunmasına olanak
sağlayabilir. Ayrıca mükelleflerde kendi sektörlerindeki firmaların web
sitelerinden ilişkili kişi işlemlerinde emsallere uygun fiyatı tespit
etmede yararlanacaklardır. Bahsedilen yararların sağlanması için
tasarının yasalaşmasına ihtiyaç vardır (Doğrusöz, 2008).
SONUÇ
İyimser bir tahminle Türkiye’nin 2007
yılında ithalatın aşırı fiyatlanması ve ihracatın ise düşük fiyatlanması
nedeniyle oluşan kurumlar vergisi kaybı 1.730.137.714,04 TL’dir. Bu
sonuç, Türkiye’de transfer fiyatlandırmasında vergi denetiminin
yeterince etkin olmadığının göstergesidir. 2007 yılında vergi
denetiminde etkinlik sağlanmış olsaydı, dolaysız vergilerin toplam vergi
gelirleri içindeki payı minimum % 0,26 oranında artacak ve dolaylı
vergilerin payı da aynı oranda azalacaktı.
Türk Vergi Sisteminde transfer
fiyatlandırmasına ilişkin olarak hazine zararı kısıtı, transfer
fiyatlandırmasında uzmanlaşmış vergi inceleme elemanının olmaması,
transfer fiyatlandırması incelemelerine ekonomist ve mühendislik meslek
dallarından uzman kişilerin dahil edilmemesi, emsal veri bulma konusunda
oluşturulmuş ulusal veri tabanının olmaması ve incelemelerin gizli
emsallerle yapılması gibi bir dizi sorunlar vardır. Bu sorunların çözümü
vergi denetiminde etkinliğin arttırılmasına yönelik eylemlerle mümkün
olabilecektir.
Transfer fiyatlandırmasında vergi
denetiminin etkinliği arttırılabilir. Ancak bu konuda uluslararası bir
işbirliğine ihtiyaç vardır. Uluslararası vergilendirme sorunu olarak
transfer fiyatlandırması incelemelerinde, diğer ülke vergi idareleriyle
koordinasyon ve bilgi değişimi sağlanmalı, simultane ve ortak vergi
inceleme olanakları arttırılmalıdır. Uluslar arası vergilendirme sorunu
olarak “Transfer Fiyatlandırmasının” çözümü için kurallar düzenleyecek
ve bu kuralların uygulanmasını gözetecek ve denetleyecek bir “Dünya
Vergi Örgütünün” kurulması gerekmektedir. Örgütsel açıdan, vergi denetim
birimlerinin vergi incelemelerinde diğer disiplinlerdeki uzmanlıklardan
yararlanması gerekmektedir. Emsal fiyatı belirlemede fiyata etki eden
unsurların analizi, vergi inceleme elemanlarının uzmanlıkları ile
sağlanamaz. Zira, bu analizler matematiksel modellerin kullanılmasını ve
uzmanlık düzeyinde ekonomi bilgisi gerektirebilir. Bunu sağlamak için,
ekonomist ve mühendis gibi mesleklerden vergi inceleme elemanı kadroları
ihdas edilmesi gerekmektedir. Yurt içi transfer fiyatlandırmasında
denetimin etkinliği için hazine zararı şartının yasal düzenlemelerden
çıkarılması gerekmektedir. Tasarı halindeki yeni TTK’ da şirketlere web
sayfası açma zorunluluğunun getirilmesi, transfer fiyatlandırması
analizlerinde emsal fiyat tespitini kolaylaştıracaktır. Etkinliğin
sağlanmasına yönelik ileri sürülen öneriler dikkate alınırsa transfer
fiyatlandırmasının yol açtığı vergi kayıpları en aza düşürülmüş
olacaktır.
BU MAKALE Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza
GÖKBUNAR ile birlikte hazırlanmış olup Celal Bayar Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü’nün Sosyal Bilimler Dergisinde (2010 Yılı Cilt:8
Sayı:2) yayınlanmıştır.
KAYNAKÇA
BİYAN, Özgür (2007), “Türk Vergi
Hukukunda Yeni Bir Boyut : Transfer Fiyatlandırması”, E Yaklaşım
Dergisi, Sayı:49.
ÇAK, Murat (2008), Uluslararası Vergi
Rekabeti, Transfer Fiyatlandırması ve Vergilendirme, Ankara: Maliye
Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Yayınları, Yayın No:2008/385.
DOĞAN, Can; KAPUSUZOĞLU, Tuncay (2005),
“Çeşitli Ülkelerde Vergi Denetiminin Organizasyonu Ve Çıkarılabilecek
Bazı Dersler”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı:283.
DOĞRUSÖZ, Bumin (2008, Ocak 10), “Sermaye
Şirketlerine Web Sayfası Zorunluluğu ve Bir Açıklama”, Referans
Gazetesi.
DOĞRUSÖZ, Bumin (2009, Aralık 17),
“Transfer Fiyatlandırmasında Sorunlar”, Referans Gazetesi.
ELELE, Onur (2008a), “Transfer
Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımında Emsallere Uygunluk
İlkesi Ve Karşılaştırılabilirlik Analizine İlişkin Değerlendirmeler”,
Yaklaşım Dergisi, Sayı:182.
ELELE, Onur (2008b), “Transfer
Fiyatlandırması Üzerine Yorumlar, Öneriler Ve Sorular”, Yaklaşım
Dergisi, Sayı:184.
ERSOY, Adnan (2008), “Transfer
Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Ve Düzeltme
İşlemleri”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı:317.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI (2010a),
“Çeşitli Vergi İstatistikleri” <http://www.gib.gov.tr/fileadmin/user_upload/VI/CVI3.htm>,(25/04/2010).
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI (2010b), “Genel
Bütçe Vergi Gelirlerinin Tahsilatının Dağılımı”,<http://www.gib.gov.tr/fileadmin/user_upload/VI/GBG1.htm>,
(25/04/2010).
GERÇEK, Adnan (2000), “Gelir İdaresi ve
Vergi Denetiminin Yeniden Yapılanması: Dünü, Bugünü ve Yarını”, Vergi
Sorunları Dergisi, Sayı:254.
GOLDBERG W.; FAİRBANKS, G. (2010), “IRS
Initiatives Could Change Compliance Landscape in 2010”, Tax Adviser,
Vol. 41.
GOLDIN, Lan (2007), Globalization For
Development: Trade, Finance, Aid, Migration, and Policy, The World Bank.
GÜNAYDIN, İhsan (2004), “Vergi Konuları
İle Uğraşan Bir Dünya Vergi Örgütüne İhtiyaç Var Mıdır?”, Vergi
Dünyası Dergisi, Sayı:279.
HMRC-A (2010), “Risk assessment -
detailed process”,
<http://www.hmrc.gov.uk/manuals/intmanual/INTM461200.htm>, (12/02/2010).
IŞIK, Hüseyin (2010), “Küresel Ekonomik
Krizin Sonucu Olarak Vergi Cennetleri İle Mücadelede Gelinen Yeni
Aşama”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı 341.
KAPUSUZOĞLU, Tuncay (2008), “Transfer
Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Uygulamasında “Hazine
Zararı” Aranmasının Sakıncaları”, Vergi Dünyası Dergisi,
Sayı:323.
KARABACAK, Yakup (2005), “Vergi
Kaçakçılığının Nedenleri: Arz ve Talep Yanı”, Vergi Dünyası Dergisi,
Sayı 287.
KARADENİZ, Salim (2009), “Yurtdışında
Vergi İncelemesi Yapılabilir mi?”, Vergi Dünyası Dergisi,
Sayı:335.
KEEN, Michael; LIGTHART, E. Jenny (2004),
“Information Sharing And International Taxation”, Tilburg University
Discussion Paper Center.
KIRIKTAŞ, İlhan (2005), “Serbest
Bölgelerde Olası İnceleme Riskleri (Örtülü Kazanç Dağıtımı Ve
Muvazaalı İşlemler)-I”, Yaklaşım Dergisi, Sayı:152.
KÜÇÜK, Sema (2009), “Transfer
Fiyatlandırmasında Emsallere Uygun Fiyat Tespit Yöntemleri I”,
Yaklaşım Dergisi, Sayı:198.
MERTER, M. Emin (2004), Türkiye'de
Vergi Denetimi Ve Vergi Denetiminde Etkinliğin Sağlanmasında Toplam
Kalite Yönetimi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Maliye Ana Bilim Dalı, Doktora Tezi, İzmir.
OECD (1992), Oecd Model Agreement For
The Undertakıng Of Sımultaneous Tax Examinations, <http://www.oecd.org/dataoecd/8/0/2666483.pdf>,
(08/04/2010).
OECD (2006), Manual On The
Implementation Of Exchange Of Information Provisions For Tax Purposes,
<http://www.oecd.org/dataoecd/16/23/36647823.pdf>, (08/04/2010).
OECD (2009), Transfer Pricing
Gudelines for Multinational Enterprises and Tax Administration.
ÖCAL, Erdoğan (2006), “Yeni Kurumlar
Vergisi Kanunu Transfer Fiyatlandırması (Örtülü Kazanç Dağıtımı)
Konusunda Ne Getiriyor?”, Yaklaşım Dergisi, Sayı 166.
ÖCAL, Erdoğan (2008a),“Transfer
Fiyatlandırmasında Düzeltme (2008)”, Vergi Sorunları Dergisi,
Sayı:243.<http://www.vergisorunlari.com.tr/makale_detay.aspx?gid=2&mid=2318>,
(14/04/2010).
ÖCAL, Erdoğan (2008b), “Transfer
Fiyatlandırmasında Hazine Zararı”, Yaklaşım Dergisi, Sayı:188.
ÖCAL, Erdoğan (2007), “Transfer
Fiyatlandırması Karar ve Tebliğ Taslakları Üzerine”, Yaklaşım Dergisi,
Sayı:177.
ÖZ, Semih (2009), “Sınır Ötesi
Vergilendirmede Bilgi Değişiminin Artan Önemi”, Vergi Sorunları
Dergisi, Sayı:255.
PAK, Sımon J.; ZDANOWİCZ John S. (2002),
“An Estımate Of 2001 Lost U.S. Federal Income Tax Revenues Due To
Over-Invoıced Imports And Under-Invoıced Exports”, Center Of
International Business Education And Research, Aralık 2002.
PEHLİVAN, Serdar (2008), “Hazine
Zararının Transfer Fiyatlandırmasının Amacıyla Çelişkisi ve Hazine
Zararının Örtülü İstisna Özelliği”, Maliye ve Sigorta Yorumları
Dergisi, Sayı:521-522.
PRICEWATERHOUSECOOPERS (2010), İlaç
Sektörü Şirket Birleşme Ve Satın Almaları: Türkiye İlaç Pazarında
Birleşme Ve Satın Alma Faaliyetleri-2006-2009 Dönemi İncelemesi,
<http://www.pwc.com/tr_TR/tr/publications/Assets/Pharmacy09_TUR.pdf,
(04/02/2010).
TEK, Ömer Baybars (1999), Pazarlama
İlkeleri: Global Yönetimsel Yaklaşım Türkiye Uygulamaları, İstanbul:
Beta Yayıncılık.
TEKİN, Selçuk (2003), “Kayıtdışı Ekonomi
ve Vergi Denetimi”, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı:181.
THOMAS, Tucha; MARKUS, Brem (2005),
“Fuzzy Transfer Pricing World: On The Analysis Of Transfer Pricing With
Fuzzy Logic Techniques”, Indian Instıtute of Managemenet Researh and
Publications.
TOKUR, Özlem (2008), “Transfer
Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımında İlişkili Kişi Kavramı
ve Grup İçi Hizmetler”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı:317.
TOROS, Özgür (2009), “Yeni Transfer
Fiyatlandırması Mevzuatına Göre Ekonomik Analiz”, Dünya Gazetesi,
<http://www.dunyagazetesi.com.tr/haber.asp?id=47780>, (28/01/2010).
TUNÇ, M. Akif (2009), “Transfer
Fiyatlandırması Uygulamalarında Dış Emsal Tespiti”, E-Yaklaşım
Dergisi, Sayı:200.
TÜRK, Yakup (2008), “Geçmişten Günümüze
Transfer Fiyatlandırması”, Vergi Dünyası Dergisi, Sayı:318.
YAKIŞIKLI, Ramazan (2008), “Kazancın
Örtülü Olarak Dağıtıldığının Kabulünde Hazine Zararının Doğması”,
Vergi Dünyası Dergisi, Sayı:327.
YALTI, Billur (2009) “Transfer
Fiyatlandırmasında Gizli Emsal”, Vergi Sorunları Dergisi,
Sayı:251.
YARARLIOĞLU, K. (2009), Bulanık Mantık
Ders Notları, 2009, www.deu.edu.tr/userweb/k.yaralioglu/dosyalar/bul_man.doc,
(30.12.2009).
YAZAR, Feyyaz (2009), “Transfer
Fiyatlandırmasında Karşılaştırılabilirlik Analizi, Önemi Ve Uygulaması”,
Vergi Dünyası Dergisi, Sayı:334.
* Bu veri tabanlarından en yoğun olarak faydalanılan Amadeus (Analyze
Major Database from European Sources), 45’ten fazla Avrupa ülkesinde
mukim 11 milyondan fazla firmaya ait güncel mali verileri bünyesinde
barındırır. OECD Rehberini referans alan ülkelerde mükelleflerin
hazırladığı dokümantasyon raporlarında yoğun olarak bu veri tabanı
kullanılmaktadır. Firma bilgileri, 30’un üzerindeki Avrupa ve Doğu
Avrupa’daki bölgenin uzmanlarından alınan verilerle standart bir
formatta düzenlenmektedir. Veri tabanında yer alan firmalar mali
büyüklük, ortaklık yapısı, halka açık olup olmama durumu, faaliyet
konusu ve faaliyet gösterilen sektör gibi birçok kıstasa göre
sınıflandırılabilmekte ve bu açıdan emsal araştırmasında mükellefe büyük
kolaylık sağlamaktadır (Tunç, 2009:746).
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)