EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
SON YAZILAR
YAZARLARIMIZ
Selçuk Turgay Azak
Vergi Müfettişi
selcukturgayazak@hotmail.com



Emlak Vergisi ve Vergi Ziyaı Cezası

Türk Vergi Sisteminde üç farklı ekonomik işlemden vergi hesaplanmaktadır. Ekonomik kesimler gelir elde ettiği için, harcama yaptığı için ve servet sahibi olduğu için verginin mükellefi ya da ödeyeni olurlar. Emlak vergisi servet üzerinden alınan bir vergi olup, verginin konusu bina, arsa ve arazilerdir. Emlak Vergisinin mükellefi ise genel olarak söz konusu varlıklara sahip olanlardır.

4751 Vergi Usul Kanunu, Emlâk Vergisi Kanunu ve Harçlar Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun[1] ile Emlak Vergisinde beyanname verme uygulaması kaldırılarak bildirim uygulaması getirilmiştir.

Emlak Vergisi Kanununun[2] ‘Bildirim Verme ve Süresi’ başlıklı 23’üncü maddesinde ‘Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlâk vergisi bildirimi verilmesi zorunludur. Devlete ait arazi için bildirim verilmez.

Bildirimler;

a) Yeni inşa edilen binalar için, inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı bütçe yılı içerisinde,

b) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde,

Emlâkın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilir.

Yukarıdaki fıkralarda yazılı haller bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde bildirim, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde verilir. Elbirliği mülkiyetinde mükellefler müşterek imzalı bir bildirim verebilecekleri gibi, münferiden de bildirim verebilirler. Paylı mülkiyet halinde ise bildirim münferiden verilir.

Elbirliği mülkiyetinde münferiden bildirim verildiği takdirde, gayrimenkule ait vergi değeri üzerinden hissedarların adedine göre ayrı ayrı tarh ve tahakkuk yapılır.
Bildirimlerin şekli ve kapsamı Maliye Bakanlığınca belirlenir.’’ İfadeleri yer almaktadır.

Yukarıda yer alan hükme göre mükelleflerin beyanname verme gibi bir ödevi bulunmamaktadır ancak bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır. Kaba bir tabirle taşınmaz sahibinin belediyeye gidip ben şu evi aldım demesi gerekir. Eğer bunu bildirmezse idare durumu tespit edene kadar emlak vergisi tahakkuk etmemiş olacaktır. Diğer taraftan Emlak Vergisi Kanununun 30’uncu maddesinin son fıkrasında ‘Tapu daireleri devir ve ferağ işlemini, işlemin yapıldığı ayı takip eden ayın 15 inci günü akşamına kadar ilgili belediyelere bildirir.’ ifadesi yer almaktadır. Buna göre bildirim yükümlülüğünü mükellef ile işlemi yapan tapu idaresi paylaşmış olmaktadır.

Vergi Usul Kanununun[3] ‘Vergi Ziyaı’ başlıklı 341’inci maddesinde ‘Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.

Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir.

Yukarıki fikralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.’ ifadeleri yer almaktadır.

Buna göre bir mükellefin vergi kaybı oluşturabilmesi için vergi ile ilgili ödevleri zamanında yerine getirmemiş ya da eksik yerine getirmiş olması gerekir. Burada yer alan ödev ibaresinden kasıt beyana dayalı vergilerde beyanname vermemek, bildirime dayalı vergilerde bildirim yapmamak olarak algılanmalıdır. Aksi olsaydı tanımda sadece beyanname verilmemesi şeklinde bir ibareye yer verilirdi. Dolayısıyla mükellefin verginin geç tahakkuk etmesine sebep olan her hareketi vergi ziyaını ortaya çıkaracaktır.

Sonuç olarak Emlak Vergisi’nde mükellefler servetlerinde yer alan değişiklikleri ilgili belediyeye bildirmek zorunda olduklarından bildirimin süresinde yapılmaması da verginin geç tahakkukuna sebep olacağından vergi ziyaı cezası ortaya çıkacaktır.


[1] 09.04.2002 tarih ve 24721 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

[2] 11.08.1970 tarih ve 13576 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

[3] 10.01.1961 sayılı ve 10703 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

13.03.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM