Özden DÜZGÜN
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Mali Hukuk Uzmanı
Marmara Üniversitesi
Mali Hukuk Ana Bilim Dalı Doktora Öğrencisi
ozdenduzgun@hotmail.com
5018 SAYILI KAMU MALİ YÖNETİMİ ve KONTROL KANUNU'NA
KISA BİR BAKIŞ
Tarih:
04/12/2006
G İ R İ Ş
Bilindiği gibi, insanlar
belirli bir zaman dilimi içindeki gelirleri ile giderlerini karşılaştırmak ve
bunlar arasında bir denge kurmak mecburiyetindedirler. Çünkü hiç kimsenin
belirli bir zaman içinde, borçlanmadıkça veya varsa servetinden harcamadıkça,
gelirlerinden daha fazla gider yapması mümkün değildir. O halde, herkesin
belirli bir zaman dilimi için, gelir ve giderlerini karşılaştırması ve bunlar
arasında bir denge kurması gerekir. İşte; gelecek bir dönem, bir ay ve bir yıl
için, gelir ve giderlerin karşılaştırılmak suretiyle bir arada gösterilmesine
bütçe denilmektedir. Bu tür bütçelere, kişisel veya aile bütçesi adı
verilmektedir.
Bütçe bir kanundur. Bu
çalışmamızda bütçenin varlık nedenleri, ilkeleri ve bütçe sürecine
değinilecektir.
1.KAMU
BÜTÇESİNİN VARLIK NEDENİ VE AMACI
Devlet ve diğer kamu
kuruluşları da,(il özel idareleri, belediyeler, köyler vs.) ekonomideki kıt
kaynakların bir kısmını, kendi varlıklarının gereği olan kamusal ihtiyaçları
karşılamak amacıyla kullanmaktadırlar. Ancak, devlet ve diğer kamu
kuruluşlarının tatmin etmek zorunda olduğu mal ve hizmetlerin üretimi,
piyasadaki bireysel talebe bağlı bulunmamaktadır. Çünkü, kamusal mal ve
hizmetlerin faydaları bölünemez ve ölçülemez, aynı zamanda bunlar pazarlanamaz
niteliğe sahiptir. O halde, kamu ihtiyacının türünün belirlenmesine, mal ve
hizmetlerin ne miktarda üretileceğine kim ve nasıl karar verecektir?
Bilindiği gibi, kamu
sektöründe üretilen mal ve hizmetlerin türlerini ve miktarını tespit eden
mekanizma, siyasal süreç olmaktadır. Şöyle ki; demokrasilerde toplumu oluşturan
kişilerin siyasi gücüne dayanarak seçilen temsilciler egemenlik hakkını millet
adına kullanmaktadırlar. Bu nedenle, yasama organının toplumun tercihlerini
yansıttığı genellikle kabul edilmektedir. O halde kamusal ihtiyaçların
türlerinin belirlenmesine, ne miktarda üretileceğine yasama organı karar
vermektedir.
Bütçe bir kanundur
26/5/1927 tarihinde kabul edilen
Muhasebei Umumuiye
Kanunu, 10.12.2003
tarihinde kabul edilen Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile geçerliliğini
yitirmiştir.
2.BÜTÇE HAZIRLIK SÜRECİ
5018 sayılı
Kanun bütçeyi, belirli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri
ile bunların uygulanmasına ilişkin hususları gösteren ve
usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan belge olarak tanımlamıştır.
Kanun bütçeyi bir belge olarak
tanımlasa da, bütçenin uygulanması
için bu belgenin kanunlaşması gerekmektedir. Çünkü bütçe, belirli bir
dönem için uygulanacaktır. Aynı zamanda Parlamentonun, giderleri
yapma ve gelirleri toplama
konusunda yürütmeyi yetkilendirmesi gerekmekte, bu durumda bütçenin yürürlüğe girmesi ancak kanunla
olmaktadır. Esasında bütçenin uygulanmasında yetki, Parlamentolara
aittir. Parlamentolar ise, bu
yetkisini (hakkını) yürütmeye devretmekte, ancak uygulama sonuçlarını kontrol ve değerlendirmek hakkını
muhafaza etmektedir.
5018 sayılı
Kanunda bütçenin hazırlanması konusu, merkezi yönetime dahil idareleri kapsamaktadır. Çünkü 5018 sayılı Kanuna göre,
genel yönetim kapsamında
olup da sosyal güvenlik kurumları ile mahalli
idarelerin bütçelerinin hazırlanmasını ve onaylanmasını bu idarelerin kendi
özel mevzuatına bırakmıştır. Ancak, bu idareler 5018 sayılı
Kanunun mali
yönetim ve kontrole ilişkin genel hükümlerine tabidir.
Kamu
idareleri için 5018 sayılı Kanunla öngörülen bütçe hazırlama esasları ilk defa
2006 mali yılı merkezi yönetim bütçesi ile birlikte
uygulanmaya başlanmıştır.
Merkezî yönetim bütçesi, bu 5018 nolu Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı
cetvellerde yer alan kamu idarelerinin bütçelerinden, genel bütçe, Devlet tüzel
kişiliğine dahil olan ve bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu
idarelerinin bütçesinden, özel bütçe, bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak
belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulan, gelir tahsis edilen, bu
gelirlerden harcama yapma yetkisi verilen, kuruluş ve çalışma esasları özel
kanunla düzenlenen ve bu Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan her bir kamu
idaresinin bütçesinden, Düzenleyici ve denetleyici kurum bütçesi, özel
kanunlarla kurul, kurum veya üst kurul şeklinde teşkilatlanan ve bu Kanuna ekli
(III) sayılı cetvelde yer alan her bir düzenleyici ve denetleyici kurumun
bütçesinden, sosyal güvenlik kurumu bütçesi, sosyal güvenlik hizmeti sunmak
üzere, kanunla kurulan ve bu Kanuna ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan her bir
kamu idaresinin bütçesinden, mahallî idare bütçesi, mahallî idare kapsamındaki
kamu idarelerinin bütçesinden oluşmaktadır.
Merkezî yönetim bütçe kanunu tasarısının hazırlanmasından ve bu amaçla ilgili
kamu idareleri arasında koordinasyonun sağlanmasından Maliye Bakanlığı sorumlu
tutulmaktadır. 1050 sayılı Kanunda Anayasada yer alan 75 günden önce kurum ve
kuruluşların bütçe taslaklarının Temmuz ayı sonuna kadar Maliye Bakanlığına
gönderilmesi yer almaktaydı. 5018 sayılı Kanunda bütçe hazırlık süreci,
öncelikle orta vadeli programın DPT, ardından orta vadeli mali planın Maliye
Bakanlığı tarafından hazırlanmasına bağlanmıştır. Buna göre, merkezî yönetim
bütçesinin hazırlanma süreci, Bakanlar Kurulunun Mayıs ayının sonuna kadar
toplanarak kalkınma planları, stratejik planlar ve genel ekonomik koşulların
gerekleri doğrultusunda makro politikaları, ilkeleri, hedef ve gösterge
niteliğindeki temel ekonomik büyüklükleri de kapsayacak şekilde Devlet Planlama
Teşkilatı Müsteşarlığınca hazırlanan orta vadeli programı kabul etmesiyle
başlar. (Orta vadeli program, aynı süre içinde Resmî Gazetede yayımlanır.) Orta
vadeli program ile uyumlu olmak üzere, gelecek üç yıla ilişkin toplam gelir ve
gider tahminleri ile birlikte hedef açık ve borçlanma durumu ile kamu
idarelerinin ödenek teklif tavanlarını içeren ve Maliye Bakanlığı tarafından
hazırlanan orta vadeli malî plan, 15 Haziran’a kadar Yüksek Planlama Kurulu
tarafından karara bağlanır ve Resmî Gazetede yayımlanır. Kamu idarelerinin bütçe
tekliflerini ve yatırım programını hazırlama sürecini yönlendirmek üzere; Bütçe
Çağrısı ve eki Bütçe Hazırlama Rehberi Maliye Bakanlığınca, Yatırım Genelgesi ve
eki Yatırım Programı Hazırlama Rehberi ise Devlet Planlama Teşkilatı
Müsteşarlığınca hazırlanarak Haziran ayının sonuna kadar Resmî Gazetede
yayımlanır Son olarak, yatırım bütçesini hazırlama ile görevlendirilen DPT’nin
kuruluş kararnamesinin buna göre dizaynı yada yanlıştan dönülerek yatırım
bütçesi hazırlama sürecinin DPT’den alınması gerekmektedir. (5018 Md.16)
Merkezi Yönetim Bütçesinin Hazırlanması Gelir ve gider tekliflerinin
hazırlanmasında;
• Orta vadeli program ve
malî planda belirlenen temel büyüklükler ile ilke ve esaslar,
• Kalkınma planı ve
yıllık program öncelikleri ile kurumun stratejik planları çerçevesinde
belirlenmiş ödenek tavanları,
• Kamu idarelerinin
stratejik planları ile uyumlu çok yıllı bütçeleme anlayışı,
• İdarenin performans
hedefleri, dikkate alınacaktır. Kamu idareleri, merkez ve merkez dışı
birimlerinin ödenek taleplerini dikkate alarak gider tekliflerini hazırlar.
Genel bütçe gelir teklifi Maliye Bakanlığınca, diğer bütçelerin gelir teklifleri
1050 sayılı Kanundan farklı olarak ilgili idarelerce hazırlanır. Gider
teklifleri, ekonomik ve malî analiz yapılmasına imkân verecek, hesap
verilebilirliği ve saydamlığı sağlayacak şekilde Maliye Bakanlığınca
belirlenmiş, analitik bütçeleme esasına göre, kurumsal, işlevsel ve ekonomik
sınıflandırma sistemine; gelir teklifleri ise ekonomik sınıflandırma sistemine
uygun olarak hazırlanır. Kamu idareleri, stratejik planları ile Bütçe Hazırlama
Rehberinde yer alan esaslar çerçevesinde, bütçe gelir ve gider tekliflerini
gerekçeli olarak hazırlar ve yetkilileri tarafından imzalanmış olarak Temmuz ayı
sonuna kadar Maliye Bakanlığına gönderir. Kamu idarelerinin yatırım teklifleri,
değerlendirilmek üzere aynı süre içinde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına
verilir. Bütçe teklifleri Maliye Bakanlığına verildikten sonra, kamu
idarelerinin yetkilileriyle gider ve gelir teklifleri hakkında görüşmeler
yapılabilir. Burada olumlu bir unsur olarak, kamu idarelerine kendi bütçeleri
hakkında gereken inisiyatifin verildiğini belirtmek gerekir. Düzenleyici ve
denetleyici kurumlar ise, bütçelerini üç yıllık bütçeleme anlayışı, stratejik
planları ve performans hedefleri ile kurumsal, işlevsel ve ekonomik
sınıflandırma sistemine göre hazırlayacak, 16’ncı maddede belirtilen orta vadeli
plan ve programlara, bütçe rehberlerine bağlı kalmayacaklardır. Ancak,
teklifleri DPT ve Maliye Bakanlığına iletilecektir. (5018 Md.17)
Merkezi Yönetim Bütçe
Kanun Tasarısının Sunulması;
Makro
ekonomik göstergeler ve bütçe büyüklüklerinin en geç Ekim ayının ilk haftası
içinde Yüksek Planlama Kurulunda görüşülmesinden sonra, Maliye Bakanlığınca
hazırlanan merkezî yönetim bütçe kanun tasarısı ile millî bütçe tahmin raporu,
malî yıl başından en az yetmiş beş gün önce Bakanlar Kurulu tarafından Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulacaktır. Merkezî yönetim bütçe kanun tasarısına,
Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi sırasında dikkate alınmak üzere;
• Orta vadeli malî planı
da içeren bütçe gerekçesi,
• Yıllık ekonomik rapor,
• Vergi muafiyeti,
istisnası ve indirimleri ile benzeri uygulamalar nedeniyle vazgeçilen kamu
gelirleri cetveli,
• Kamu borç yönetimi
raporu,
• Genel yönetim
kapsamındaki kamu idarelerinin son iki yıla ait bütçe gerçekleşmeleri ile
izleyen iki yıla ait gelir ve gider tahminleri,
• Mahallî idareler ve
sosyal güvenlik kurumlarının bütçe tahminleri,
• Kamu iktisadi
teşebbüsleri ile kamu şirketi niteliğindeki kuruluşlar hariç olmak üzere,
merkezî yönetim kapsamındaki idarelerin, hizmet amaçlarıyla ilgili olan diğer
kurum ve kuruluşlarından Maliye Bakanlığınca belirlenecek olanların bütçe
tahminleri,
• Merkezî yönetim kapsamında olmayıp, merkezî
yönetim bütçesinden yardım alan kamu idareleri ile diğer kurum ve kuruluşların
listesi, ekleyeceklerdir. Düzenleyici ve denetleyici kurumlar, bütçelerini Eylül
ayı sonuna kadar doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisine, bir örneğini de Maliye
Bakanlığına gönderirler. (5018 Md.18)
Türkiye Büyük Millet Meclisi, merkezi
yönetim bütçe kanun tasarısının metnini maddeler, gider ve gelir cetvellerini
kamu idareleri itibarıyla görüşür ve bölümler halinde oylar. Merkezi yönetim
bütçe kanunu mali yıl başından önce Resmi Gazetede yayımlanır.
Kamu yatırım programı, merkezi
yönetim bütçe kanununa uygun olarak Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı
tarafından hazırlanır ve anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on
beş gün içinde Bakanlar Kurulu kararıyla Resmi Gazetede yayımlanır.
Zorunlu nedenlerle merkezi yönetim
bütçe kanununun süresinde yürürlüğe konulamaması halinde, geçici bütçe kanunu
çıkarılır. Geçici bütçe ödenekleri, bir önceki yıl bütçe başlangıç ödeneklerinin
belirli bir oranı esas alınarak belirlenir. Geçici bütçe uygulaması altı ayı
geçemez. Cari yıl bütçesinin yürürlüğe girmesiyle geçici bütçe uygulaması sona
erer ve o tarihe kadar yapılan harcamalar ve girişilen yüklenmeler ile tahsil
olunan gelirler cari yıl bütçesine dahil edilir.
Merkezi yönetim kapsamındaki kamu
idarelerinin bütçelerindeki ödeneklerin yetersiz kalması halinde veya
öngörülmeyen hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, karşılığı gelir
gösterilmek kaydıyla, kanunla ek bütçe yapılabilir(5018
Md.19)
3.TEMEL BÜTÇE İLKELERİ
Kanunla, bütçelerin
hazırlanması, uygulanması ve kontrolünde
• Makro ekonomik
istikrarla birlikte sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması,
• Harcama yetkisinin
görev ve hizmetle uyumluluğu,
• İdarelerin stratejik
planları ile performans ölçütlerinin ve fayda-maliyet analizinin dikkate
alınması
• Çok yıllı bütçeleme
esasıyla bütçenin izleyen iki yılın bütçe tahminleriyle birlikte görüşülüp
değerlendirilmesi
• Hükümetin malî
işlemlerinin kapsamlı ve saydam bir şekilde görünmesinin temini
• Gayrisafilik esası
• Ademi tahsis ilkesi
• Denklik ilkesi
• Bütçeyi
ilgilendirmeyen hususlara yer verilmemesi
• Uluslar arası
standartlara uygun olarak belirlenen bir sınıflandırmaya tâbi tutularak
hazırlanır ve uygulanır.
• Açıklık, doğruluk ve
malî saydamlık
• Genellik ilkesi
uygulanması hedeflenmiştir.
Büyük
bölümü doktrinde de yer alan bu ilkelerden birincisinin, fevkalâde sübjektif bir
ilke olduğunu, kişilere ve hükümetlere bağlı olarak değerlendirilebileceğini,
bir ilke olmaktan çok siyasi-ekonomik bir hedef olduğunu belirtmek gerekir. 1050
sayılı Kanun’un 28 ile 59’uncu maddeleri arasında yukarıda sayılan iki unsur
dışında diğer ilkelerin var olduğu gözükmektedir. İlk defa karşımıza 5018 sayılı
Kanunla çıkan yenilikler ise, makro ekonomik istikrarla birlikte sürdürülebilir
kalkınmanın sağlanması ve çok yıllı bütçeleme esasıyla bütçenin izleyen iki
yılın bütçe tahminleriyle birlikte görüşülüp değerlendirilmesi olarak karşımıza
çıkmaktadır. Her iki yeni ilkenin modern bütçeleme anlayışı ile uyumlu ve
sağlıklı planlama temeli üzerine oturduğu görülmektedir. 1050 sayılı Kanundan
farklı olarak, bütçenin yıllık yapılmaması bu Kanuna özgüdür. 1050 sayılı
Kanunda, hesap dönemi, mali yıl ve yönetim dönemi kavramlarından oluşmaktaydı.
5018 sayılı Kanunda bu anlayışın yer almadığı görülmektedir.
Bütçenin geleneksel ilkelerine bir göz atacak olursak
3.1.
Açıklık
İlkesi
Bütçe ile ilgili tüm bilgilerin,
bütçe süreci boyunca kamuoyuna yayımlanması gerekir. Çünkü; kamu hizmetinden
yararlanacak olanlar, devlete borç verenler, vergi mükellefleri, bütçenin
hazırlanma, görüşülme, uygulanma ve denetim aşamalarında olanlar hakkında bilgi
sahibi olmak isterler.
Türkiye’de bütçe görüşmelerinin
basına açık olması, bütçe ve kesin hesap kanunlarının Resmi Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe girmeleri, kamuoyuna açıklık ilkesinin sonuçlarıdır.
3.2.Anlaşılır Olma İlkesi İlkesi
Bütçe ile ilgili tahminler ve
uygulama sonuçları öncelikle kamuoyu daha sonra da milletvekillerince kolayca
anlaşılmalıdır ki alacakları kararlar isabetli olsun.
3.3.Doğruluk İlkesi
Bütçeye konan gelir ve gider
tahminlerinin ekonomik koşullara uygun gerçekçi olmasına, aşırı iyimser ve
kötümser tahminler olmamasına objektif doğruluk ilkesi denir.
Ayrıca bütçeyi hazırlamakla görevli
Maliye Bakanlığı’nın bütçede görünürde denklik sağlamak amacıyla gelir
tahminlerini kasten yüksek veya gider tahminlerini de kasten düşük göstermesi
subjektif doğruluktur ki, bu da samimiyet ilkesine uymaz.
3.4.Önceden İzin Alma İlkesi
Bütçe ilgili mali yıla girmeden
onaylanıp yürürlüğe girmelidir. Türkiye’de izin yasa ile olmakta; mali yıla
girmeden Bütçe Kanunu yürürlüğe girmekte; dönem sonu geldiğinde de ayrı bir
kanunla, yapılanlar aklanmaktadır.
3.5.Giderlerin Tahsisi
İlkesi
Bütçe tasarısında yer alan giderler
nitelik, nicelik ve zaman açısından üç şekilde ayırıma tabi tutulur; yasamanın
onayladığı şekliyle yürütmenin ödenekleri kullanması sağlanmaya çalışılır.
3.6 Denklik İlkesi
Bu ilkeye göre,
bütçedeki giderin, normal gelirlerle karşılanması gerekir.
Geleneksel anlamda mutlak şekilde gelir-gider eşitliği aranmakta; borç hasılatı
ile bütçenin kapatılmasının denklik ilkesini bozacağı ileri sürülmektedir.
Denklik, mali yılbaşında isteneceği gibi, aslında mali yılsonunda gerçek
denklikten söz edilir. Çağdaş bütçe anlayışında ise bütçe dengesi yerine
ekonomide denge ön plana çıkmıştır.
3.7.Tasarruf İlkesi
Belirli tutardaki para ile mümkün
olan en yüksek ortak fiyatı sağlamak için savurganlığı önlemek, hizmetlerin
birim maliyetini düşürmek, hizmetin kalitesini arttırmakla kamu kesiminde de
verimlilik yükseltmek istenmektedir.
3.8.Genellik
İlkesi
Devlet maliyesinin tek bir varlık olarak ele alınması, devletin bütün gelir ve
giderlerinin, bütçede, birbirinin arkasına saklanmayacak şekilde, ayrı ayrı
gösterilmesi ilkesidir.
Genellik ilkesi ile varılmak istenen, devletin bütün gelir ve giderlerinin tek
bir yerde görülmesi ve gösterilmesidir. Bunun için, genellik ilkesi içinde iki
prensibe riayet edilmesi gereklidir. Bunlar;
3.8.1.Gayrisafi
Usul
Bütçede gelir ve giderlerin kaydedilişi, Gayri Safi Usul ve Safi Usul olmak
üzere iki türlüdür. Bunlardan Gayri Safi Usule uyulur.
Safi usulde herhangi bir
kaynaktan elde edilen gelirden; o kaynak için yapılmış harcama düşülür ve kalan
gelir bütçede gösterilir. Yine aynı şekilde herhangi bir harcama yeri tarafından
yapılmış, bir giderden o harcama yeri tarafından sağlanmış bir gelir düşülür ve
net gider bütçede gösterilir.
İşte
gayri safi usul buna izin vermez; elde edilen gelirler ve yapılan giderler,
birbiriyle ne kadar ilişkili olurlarsa olsunlar ister ikisini de tek bir kurum
(harcama yeri) yapmış olsun, ister o geliri elde etmek için harcama yapılmış
olsun bütçede ayrı ayrı hepsi gösterilir.
Gayri
safi usul, bütçe rakamlarının kabarmasına neden olur ama, pek çok da faydaları
vardır. Bunlar arasında en önemlisi, kamu yönetiminin ne yaptığının, bir geliri
elde etmek için ne kadar harcamaya katlanıldığının rahatlıkla gözlenebilmesidir.
Böylelikle kamuoyu ve parlamento bütçeyi daha etkin denetleyebilir, israf ve
yolsuzluklar azaltılabilir.
3.8.2.Tahsis Yapılamaması Prensibi
Tahsis Yapılmaması Prensibine “Hazine Birliği İlkesi” de denir. Bazı maliye
yazarları, Tahsis Yapılmaması Prensibini bu şekilde algılayıp, genellik
ilkesini, birlik ilkesini safi usulü, Tahsis Yapılmaması İlkesinin (Hazine
Birliği İlkesinin) bir sonucu olarak görmektedirler. Gerçekten de Tahsis
yapılmaması ilkesi, devletin çeşitli kaynaklardan elde ettiği gelirlerin
tamamının gelir bütçesinde, tüm giderlerin de gider bütçesinde yer alması
ilkesidir. Bazı belli giderler veya gelirler, devletin belli bakanlık veya
dairelerine tahsis edilmez.
Başlangıçta onlara
bağlanmaz. Tek bir hazinede toplandığı görülür ve ondan sonra, idarelerin
kendisine değil, belli hizmetlere (kamu hizmetlerine) paylaştırılır.
3.9.Birlik
İlkesi
Bütçede birlik ilkesi, devletin bütün gelir ve giderlerinin tek bütçe içinde
toplanmasıdır. Amacı, devletin tüm gelir ve giderlerinin bir bütün olarak
görülmesi ve böylece bütçe denetiminin en iyi biçimde yapılmasıdır. Aksi halde,
bütçenin bölünüp parçalanmasına ve sonunda bütçe yapma, uygulama ve denetleme
usullerinin farklılaşmasına sebep olunur. Bunun sonucunda meclis denetimi zaafa
uğrar, kaynak tahsisinde ve kullanımında rasyonellik kalmayabilir.
Yararlanılan Kaynaklar
AKSOY
Şerafettin, Kamu Maliyesi, Filiz Kitabevi, Bursa, 1998
ALTUĞ
Figen, Kamu Bütçesi, Ezgi Kitabevi, Bursa, 1999
www.sgb.gov.tr/calismalar/yayinlar
KAMU
MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU , Kanun No: 5018,
MUTLUER M. Kamil, ÖNER Erdoğan, KESİK Ahmet, BÜTÇE HUKUKU, İstanbul Bilgi
Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2006
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)