YAZARLARIMIZ
Ömür Ilıca
Avukat
av.omurilica@hotmail.com



Konkordatonun Vergi Hukukuna Etkisi

Bilindiği üzere maddi anlamda zora düşen bir şirket mahkemeye başvurarak iflas ertelemesi talebinde bulunur ve şirketini hukuki koruma altına aldırırdı. Ancak Türkiye’de Olağan Üstü Hal ilan edilmesiyle birlikte artık iflas erteleme başvurusu yapılması yasaklanmış ve daha sonrasında 28.02.2018 kabul tarihli ve 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile birlikte iflas ertelemesi müessesi kaldırılmıştır. Mali yönden zor duruma düşen şirketlerin ve gerçek kişilerin artık başvuracağı yol olarak karşımıza konkordato çıkmaktadır.

Konkordato müessesesi, İcra ve İflas Kanunu’nun 285-309’nci maddelerinde düzenlenmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nda; 3 tür konkordato uygulaması vardır. Adi Konkordato, İflastan sonra konkordato, Mal varlığının terki suretiyle konkordato olarak konkordato çeşitleri karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizdeki genel firma koşullarına bakıldığında ağırlıklı olarak “Adi Konkordato” uygulaması ön plana çıkmaktadır.

İcra ve İflas Kanunu’nun 285. Maddesinde, borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebileceği, yine iflâs talebinde bulunabilecek her alacaklının, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebileceği düzenlenmiştir. Kanundaki bu düzenleme Adi Konkordato olarak karşımıza çıkmaktadır. Madde metninden de anlaşılacağı üzere Adi Konkordato, borçluya vade verilerek ya da alacaklıların alacaklarının bir kısmından vazgeçerek borçlarının ödenmesinin sağlanması şeklinde olabilmektedir.

Kısaca konkordato müessesinin ne olduğu belirtildikten sonra bu bölümde konkordatonun vergi hukukuna yansımalarına yer verilecektir. 7101 sayılı Kanun ile 15.03.2018 tarihinde yapılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 308. maddesindeki değişiklik ile tasdik edilen konkordato projesi kapsamında; Yapılacak işlemler, 492 sayılı Harçlar Kanununa tabi harçlardan; bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, damga vergisinden, Alacaklılar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden, Borçluya kullandırılacak krediler, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonundan, istisna edilmiştir.

Bu istisna hükümleri konkordato projesinde belirtilen işlemler bakımından borçlu ile proje kapsamındaki alacaklılara özgü olarak uygulanacaktır. Projeye yönelik istisnalar sadece tarafları etkilemekte, üçüncü kişiler bu istisna hükümlerinden yararlanamamaktadır.

Diğer bir konu olarak konkordato projesine göre borçları yeni bir itfa plânına bağlanan borçlulara ait olan teşvik belgelerinin süreleri  ile ihracat taahhüt süreleri, geçici mühlet kararının verildiği tarihten konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar işlemeyecektir.

Yine İcra ve İflas Kanunu’na göre; mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. Görüldüğü üzere idare de diğer alacaklılar gibi kendi üzerine düşeni yapmakta konkordato ilan etmiş bir borçluya alacaklılarıyla anlaşma fırsatı yaratmaktadır.

Diğer bir husus ise yukarıda da belirttiğimiz üzere konkordato sonucunda alacaklılar borçlarının bir kısmından vazgeçebilmektedir. Bu durumda aslında borçlu kendisine bir kazanım elde etmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 324. maddesinde yasa koyucu bu durumu düzenleme yoluna gitmiştir. Madde uyarınca; konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınacak, bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kar hesabına aktarılacaktır. İdare, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipleri durdurarak borçluya borcunu ödeme konusunda yardım etmekte iken bu sefer alacaklıları tarafından vazgeçilen alacaklarından doğan kar ile ilgili vergiyi 3 yıl boyunca erteleyerek borçlunun borcunu ödemesini sağlama konusunda yine yardımda bulunduğu söylenebilir.

Görüldüğü üzere alacaklı tarafından alacağının bir kısmından vazgeçilmesi ile borçlunun aslında kazanım ediyor olmasından doğan vergileri Vergi Usul Kanunu’nun vazgeçilen alacaklar başlıklı 324. maddesi ile idare üç yıl boyunca ertelemektedir. Borçlu taraf lehine düzenleme yoluna giden yasa koyucu alacaklı tarafında haklarını korumak amacıyla Değersiz Alacak başlıklı Vergi Usul Kanunu’nun 322. maddesini düzenlemiştir. Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacaklar, değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.

Değersiz alacak; tahsiline artık imkân kalmamış bir alacaktır. Kanuni düzenlemeye göre alacağın tahsil imkânının kalmadığının, kazai bir hükümle veya kanaat verici bir vesika ile tevsik edilmesi icap etmektedir. Kazai bir hükümden anlaşılması gereken, alacağın tahsili için kanun yollarına başvurulmuş olması, icra takibinin yapılmış bulunması, bu müracaatlar ve takipler sonunda, alacağın ödenmeyeceğine hâkim tarafından hükmedilmiş olması; kanaat verici vesika teriminden ise ödemeyi imkânsız hale getirmiş hal ve sebepler sonucu ortaya çıkmış belgeler anlaşılmalıdır. Danıştay kararlarından yola çıkılarak kanaat getirici vesikalara Alacaktan vazgeçildiğine dair konkordato anlaşması da girmektedir. Alacaklı tarafından konkordato sonucu tahsilinden vazgeçilen tutar, alacaklı tarafından değersiz alacak işleme tabi tutularak gider yazılması mümkündür.

19.11.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM