Muzaffer DEMİR
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Denetçi
Erciyes Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş.
mdemir@erciyesymm.com.tr
Mali Tabloların Yeni Ticaret Kanunu Uygulamalarına Hazırlanması: Kıdem Tazminatı Karşılıkları
Tarih:
24.08.2011
Halen
çalışma hayatına ilişkin yasal düzenleme 10.06.2003
tarihinde yayınlanan ve 1475 Sayılı eski kanunu (14.
maddesi hariç) yürürlükten kaldıran 4857 Sayılı İş
Kanunu ile yapılmış olmakla birlikte, 1475 Sayılı
Kanunun yürürlükten kaldırılmayan kıdem tazminatına
ilişkin 14. maddesinde, maddede belirtilen şartların
mevcudiyeti ile hizmet akdi feshedilen veya sona eren
işçilere işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin
devamı süresince her geçen tam yıl için işverence 30
günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenmesi
öngörülmektedir. Söz konusu madde gereğince işçilere
ödenmesi gereken kıdem tazminatına karşılık ayrılması
yönünde bir zorunluluk bulunmaması ve vergi
mevzuatımızda kıdem tazminatının ödendiği dönemde gider
kaydının kabul edilmesi sebebiyle, çalışan işçi sayısı
ve kıdem sürelerine göre değişebilecek önemli bir
yükümlülük, SPK düzenlemelerine tabi şirketler dışında
kalan büyük bir kesim tarafından mali tablolara
yansıtılmamaktadır. Bu çalışmada bu yükümlülüğün diğer
işletmelerde mali tablolara yansıtılması ve yeni Ticaret
Kanunu’nun yasalaşması ile 2013 yılı başında yürürlüğe
girmesi öngörülen muhasebe ve finansal raporlama
standartları uygulama zorunluluklarına daha sağlıklı bir
zeminde hazırlık yapılması için kıdem tazminatı
karşılığı ayırma uygulamaları açıklanmıştır.
1-Kıdem Tazminatı Karşılığı Ayrılmasına İlişkin
Düzenlemeler
Bilanço usulünde defter tutan gerçek ve tüzel kişilerin
uymak ve uygulamak zorunda olduğu muhasebe usul ve
esasları 01.01.1994 tarihinden itibaren geçerli olmak
üzere 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel
Tebliği ile yürürlüğe konulmuş, 1 sıra numaralı
MSUGT’nde yer almayan konularda daha sonra Maliye
Bakanlığınca yayınlanacak muhasebe standartlarına, yoksa
muhasebe kavramlarına uygun olarak öncelikle, işletmenin
içinde bulunduğu sektörde söz konusu işletme büyüklüğü
için yaygın olarak kullanılan, bunun da uygulanmadığı
hallerde uluslararası standartlarda benimsenen esaslara
uyulacağı belirtilmiş ise de, 4 no.lu MSUGT ile
uygulamanın yeni olması sebebiyle, 1994 hesap dönemi ile
ilgili olarak kıdem tazminatı karşılığı ayrılması, ileri
tarihli çeklerle alacak ve borç senetlerinin reeskonta
tabi tutulması ve benzeri hususlarda zorunluluk
aranmamış, daha sonra yayınlanan 6 Sıra no.lu Tebliğ ile
de muhasebe standartları yürürlüğe girinceye kadar
mükelleflerin Tek Düzen Muhasebe Sistemi çerçevesinde
ileri tarihli çekler ile alacak ve borç senetlerini
reeskonta tabi tutmaları ve kıdem tazminatı için
karşılık ayırmaları mükelleflerin insiyatifine
bırakılmıştır. Bu konuda bu güne kadar Maliye
Bakanlığınca herhangi bir muhasebe standardı
yayınlanmadığından kıdem tazminatı karşılığı ayrılması
ihtiyari bir uygulama olarak kalmıştır. Ancak SPK
düzenlemelerine tabi şirketlerde kıdem tazminatı
karşılığı zorunlu olarak ayrılmaktadır.
Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunca yayınlanan ve
31/12/2005 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri
için geçerli olmak üzere yürürlüğe giren
TMS 19
Çalışanlara Sağlanan Faydalar
ve
01/11/2010 tarihinde yürürlüğe giren
KOBİ
TFRS Bölüm 28 Çalışanlara Sağlanan Faydalar
standartlarında kıdem tazminatı karşılığı ayrılma
kuralları belirlenmiş bulunmaktadır. Yukarıda
belirtildiği üzere SPK düzenlemelerine tabi olmayan
gerçek ve tüzel kişilerin mevcut düzenlemelere göre
kıdem tazminatı karşılığı ayırma zorunluluğu
bulunmamakla birlikte, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe
girecek yeni Ticaret Kanunu’nda işletmelere Türkiye
Muhasebe Standartları Kurulunca yayınlanan Türkiye
Muhasebe Standartlarını (TMS/TFRS ve Yorumları ile KOBİ/TFRS)
uygulama zorunluluğu getirildiğinden, yeni Ticaret
Kanunu’nun bu hükümlerinin uygulanmaya başlaması ile
birlikte SPK düzenlemelerine tabi olmayan işletme ve
şirketlerinde kıdem tazminatı karşılığı ayırması zorunlu
hale gelecektir.
Kıdem
tazminatı fonu oluşturulmasına ilişkin olarak yeniden
çalışmalar yapıldığı Kamuoyu gündeminde yer almakta
olup, aslında kıdem tazminatı fonu hem 1475 sayılı
Kanunun 14. Maddesinde, hem de 4857 Sayılı Kanunun
Geçici 6. Maddesinde de zikredilmiş, ancak bu konuda
başka bir yasal düzenleme yapılmadığından
uygulanmamıştır. 4857 Sayılı Kanunun Geçici 6.
maddesinde kıdem tazminatı fonuna ilişkin Kanunun
yürürlüğe gireceği tarihe kadar geçen süreye ait
işçilerin kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanununun 14.
maddesi hükümlerine göre kıdem tazminatı haklarının
saklı olduğu belirtilmiştir. Kıdem tazminatı fonu
kurulması halinde, fonun kuruluş tarihi itibariyle
çalışanların baki kıdem tazminatı haklarının
işverenlerce, fon kuruluşundan sonraki döneme ait kıdem
tazminatlarının bu fondan karşılanacağı ve işverenlerce
fona ödenen tutarların dönem kazancının tespitinde gider
olarak dikkate alınabileceği anlaşıldığından, böyle bir
fon kurulması halinde de en azından çalışanların mevcut
kıdem tazminatı hakları için karşılık ayrılması yasal
bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.
1475
Sayılı İş Kanununun halen yürürlükte olan 14. maddesine
göre işçilere ödenen kıdem tazminatlarının yıllık
miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek devlet
memuruna ödenecek azami emeklilik ikramiyesini
geçemeyeceği için kıdem tazminatı karşılığı ayrılırken
bu tavan tutarının da göz önünde bulundurulması
gerekmektedir.
2-
Mali Kar/Zarar Hesabında Kıdem Tazminatı Karşılıkları
Gerçek
ve tüzel kişilere ait finansal tabloların ihtiyaca
uygun, güvenilir, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir ve
tutarlı olmasını sağlamak üzere yayımlanan muhasebe usul
ve esasları ile standartlar ticari bilançonun oluşumuyla
ilgili olup, vergi matrahlarının tespitinde VUK’nun
farklı değerleme hükümleri sebebiyle ortaya çıkacak
olumlu ve olumsuz farklar, kanunen kabul edilmeyen gider
veya vergiden müstesna gelir olarak mütalaa edilerek
ticari kara ilave ve indirimler yapılması suretiyle
uygulanmaktadır. Ticari kar/zararın gerçek tutarlara
göre tespitini amaçlayan bu standartlara göre kıdem
tazminatı karşılığı ayrılması gerekmekle birlikte,
mevcut vergi mevzuatımızda kıdem tazminat karşılıkları
dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate
alınabilecek unsurlar arasında sayılmamış, kıdem
tazminatlarının ancak ödendikleri dönemde gider olarak
dikkate alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Bu
sebeple karşılık ayrılmak suretiyle giderleştirilen
kıdem tazminatları, kurum kazancının tespitinde kanunen
kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmaktadır.
İşten
ayrılan personele ödenen kıdem tazminatının, geçmiş
dönemlerde karşılık ayrılan kısmı ilgili yıllarda
kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate
alındığından, söz konusu karşılık tutarı ödemenin
yapıldığı döneme ilişkin geçici vergi beyannameleri ve
kurumlar vergisi beyannamesinde Zarar Olsa Dahi
İndirilecek İstisna ve İndirim olarak matrahtan
düşülmelidir. Ayrıca kıdem tazminatı karşılığı ayrılan
çalışanların kıdem tazminatı ödenmesi gerektirmeyen bir
sebeple işten ayrılmaları halinde, bu çalışanlar için
ayrılmış bulunan kıdem tazminatı karşılığının gelir
yazılarak iptal edilmesi gerektiğinden, bu şekilde gelir
yazılarak iptal edilen kıdem tazminatı karşılıkları da
geçici vergi beyannameleri ve kurumlar vergisi
beyannamesinde Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve
İndirim olarak matrahtan düşülmelidir. Bu sebeple
ayrılan karşılıkların ve ödenen kıdem tazminatlarının
ayrıntılı olarak nazım hesaplarda izlenmesi
gerekmektedir.
3-
Kıdem Tazminatı Karşılığının Muhasebeleştirilmesi
1 sıra
numaralı MSUGT ile yürürlüğe konulan Tek Düzen Hesap
Planında kıdem tazminatı karşılıkları 372- ve 472-
kodlu Kıdem Tazminatı Karşılığı hesaplarında izlenmekte
olup, söz konusu Tebliğde bu hesapların işleyişine
ilişkin olarak “Belirlenecek esaslar çerçevesinde
ayrılacak kıdem tazminatı karşılıkları 472- kodlu hesaba
alacak yazılırken, ilgili gider hesaplarına borç
kaydedilir. İzleyen dönemde ödenmesi beklenen kıdem
tazminatı karşılık tutarları bu hesabın borcuna 372-
kodlu hesabın alacağına kaydedilir, ödenen kıdem
tazminatı 372- kodlu hesabın borcuna kaydedilir”
açıklamaları yapılmıştır.
İlk
defa kıdem tazminatı karşılığı ayıran işletmelerde,
geçmiş dönemlere ve cari döneme ait olan iki ayrı kıdem
tazminatı yükü bulunmakta olup, geçmiş dönemlere ait
kıdem tazminatı yükünün bir defada giderleştirilmesini
kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığından, 2011 yılı ticari
karları ayrılacak toplam kıdem tazminatı yükünü
massedebilecek şirketlerde bu karşılıkların bir defada
gider yazılması, 2011 yılı ticari karı yeterli olmayan
şirketlerde ise 280-hesaba kaydedilerek müteakip
yıllarda eşit taksitler halinde giderleştirilmesi mümkün
bulunmaktadır. (SPK mevzuatına tabi olup, borsada işlem
görmeyen ortaklıklarda ilk defa kıdem tazminatı
karşılığı ayrılırken önceki dönemlere rastlayan kıdem
tazminat yüklerinin en az 5, en çok 10 yılda eşit
taksitlerde giderleştirmeleri gerekmektedir.)
İlk
olarak, yapılacak muhasebe kayıtlarına dayanak teşkil
etmek üzere personel bazında müfredatlı kıdem tazminatı
tabloları oluşturulmalıdır. Bu tablolar önceki dönemlere
ve cari döneme ait kıdem tazminatı yükünü ihtiva edecek
şekilde hazırlanmalıdır. Örneğin 2011 yılı sonu
itibariyle kıdem tazminatı karşılığı ayrılması halinde,
geçmiş dönemlere ait kıdem tazminatı 31.12.2010 tarihi
itibariyle, cari döneme ait kıdem tazminatı da
31.12.2011 tarihi itibariyle ayrı ayrı hesaplanarak iki
ayrı sütunda gösterilmelidir. Cari döneme ait kıdem
tazminatı karşılığı, çalışanların işletmede
gerçekleştirdiği fonksiyona göre (üretim, hizmet,
araştırma geliştirme, pazarlama satış dağıtım, genel
yönetim) muhasebeleştirilmeli ve bu işlem için 472- ve
ilgili (730, 740, 750, 760, 770) no.lu hesaplar
kullanılmalıdır. Tek seferde veya taksitler halinde
giderleştirilecek 31.12.2010 öncesi dönemlere ait
kıdem tazminatı ise 681-Önceki Dönem Gider ve
Zararları hesabı kullanılarak giderleştirilmelidir.
Aşağıda kıdem tazminatı karşılığı ayıran ve ayırmayan 2
şirketin kıdem tazminatı karşılığı ayrılması ve tazminat
ödemesi ile ilgili olarak yapması gereken muhasebe
kayıtlarının örneği verilmiştir.
Örnek:
Pazarlamacı olarak çalışan (A) personeli 31.03.2011
tarihi itibariyle emekli olmak üzere işten ayrılmıştır.
Bu şahsın 31.12.2010 tarihi itibariyle birikmiş kıdem
tazminatı yükü 10.000 TL. olup, 31.03.2011 tarihi
itibariyle 10.400 TL. kıdem tazminatı ödenecektir. Kıdem
tazminatı karşılığı ayrılan ve ayrılmayan iki şirkette
bu personele ilişkin olarak yapılacak muhasebe kayıtları
aşağıdaki gibi olacaktır.
Kıdem Tazminatı
Karşılığı
Kıdem Tazminatı Karşılığı
Ayırmayan
Şirket
Ayıran Şirket
|
İşlem |
|
31.12.2010 |
|
|
|
31.12.2010 |
|
Dönem Sonunda Karşılık Ayrılması |
|
Kayıt Yok |
|
681/760 |
10.000,00 |
|
|
|
|
472- |
|
10.000,00 |
|
|
|
900-KKEG |
10.000,00 |
|
|
|
|
901-KKEG Kar. |
10.000,00 |
|
|
|
(*) 2010 yılı geçici vergi ve kurumlar vergisi
beyannamesinde ticari kara ilave/zarardan tenzil
edilecek tutar |
|
|
|
31.03.2011 |
|
|
|
01.01.2011 |
|
|
|
Kıdem Tazminatı Ödemesi |
|
760- |
10.400,00 |
|
|
472- |
10.000,00 |
|
|
|
335- |
10.331,36 |
|
372- |
|
10.000,00 |
|
|
360- |
|
68,64 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
31.03.2011 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
760- |
400,00 |
|
|
|
|
|
|
|
|
372- |
10.000,00 |
|
|
|
|
|
|
|
|
335- |
10.331,36 |
|
|
|
|
|
|
|
360- |
68,64 |
|
|
|
|
|
902-Mat. İnd. Kar. |
10.000,00 |
|
|
|
|
|
|
|
|
903-Matrahtan İnd.
|
10.000,00 |
|
|
|
|
|
-Zarar Dahi Olsa İndirim ve İstisna Tutarı
|
|
|
|
|
|
(*) 2011 yılı geçici vergi ve kurumlar vergisi
beyannamesinde ticari kardan tenzil/zarara ilave
edilecek tutar |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)