İsmail DÜLGER
Yeminli Mali Müşavir
ismaildulger63@mynet.com
YENİ VARLIK BARIŞI YASASI "VERGİ
FARKI" TARHİYATLARINI’ DA KAPSAMA ALIYOR
Tarih: 22.06.2009
5811 sayılı Varlık Barışı Kanunu ile ilgili olarak “Muhasebe TR” sitesinde
yayınlanan iki makalemden birincisinde Varlık barışı yasasındaki Vergi farkı
tarhiyatlarının mahsup işleminin nasıl yapılacağını, ikinci makalemde ise sahte
fatura kullananlar yasa kapsamında iken söz konusu faturaları kullananların
varlık barışı yasasından faydalanmalarının engellenmesinin eşitlik ilkesine
aykırı olduğunu ve VUK' nun 117. maddesi ile de çeliştiğini, KDV indirimlerini
de matrahının bulunduğunu belirtmiştim. Maliye Bakanlığı yeni varlık barışı
yasal düzenlemesi ile bu eksikliği gidererek çok sayıda mükellefin varlık barışı
yasasından yararlanmasının yolunu açmış olmaktadır. (1-2)
TBMM Bütçe ve plan komisyonunda, bütçe
uygulamalarını içeren Torba Kanun Tasarısının maddelerinin görüşülmesi sırasında
kabul edilen bir önerge ile varlık barışı yasası kapsamı genişletilerek ikinci
defa uygulamaya konulması sağlanmış olacaktır.
Yeni yasal düzenleme ile mükellefler 30.Eylül. 2009
tarihine kadar varlık barışı başvurusunda veya ek bildirimde bulunabilecekler.
Bakanlar Kurulu da bu süreyi üç aya kadar uzatabilecektir.
Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar, bu
tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi koşuluyla mahsup
edilerek, tarhiyat yapılacak. İndirimi reddedilen KDV'ye ilişkin mahsup
edilecek matrah tutarı, indirimi reddedilen vergiye esas teşkil eden bedel
olacaktır. Ancak indirimi reddedilen vergiye ilişkin bedelin tespit edilememesi
halinde, mahsup edilecek matrah tutarında yüzde 18'lik KDV dikkate alınacaktır.
ÖRNEK: 2007/Ocak döneminde (%18 ) 35.400,00YTL(KDV dahil)
tutarında sahte fatura kullandığı tespit edilen ve KDV beyannamesinde indirim
konusu yapan A-mükellefi, varlık barışı kapsamında 50.000,00YTL yi
Bankaya yatırarak vergi dairesine beyan etmiş olup, %5 oranında 2.500,00YTL
tutarında ödemede bulunmuştur. Mükellef hakkında vergi incelemesine 1.12.2009
tarihinde başlanmış olup, mükellefin söz konusu faturayı bilerek kullanmadığı
kabul edilmiştir (V.U.K. 306 nolu Tebliğ kapsamında).
ÇÖZÜM:
KDV beyannamesinde İndirim konusu yapılan 35.400,00YTl tutarındaki faturanın KDV
matrahı (35.400.00/1.18= 30.000,00) bulunarak varlık barışı kapsamında beyan
edilen tutardan düşülmesi sonucunda ( 50.000,00 – 30.000,00) matrah farkı
çıkmadığından mükellef adına KDV tarhiyatı ve vergi ziyaı cezası
önerilmeyecektir. Bu mükellef hakkında daha sonra 1.1.2008 tarihinden önceki
dönemlerle ilgili olarak vergi incelemesi yapılması halinde ise mahsup
işlemine konu edilecek devreden varlık tutarı 20.000,00 TL olarak dikkate
alınacaktır. Bu mükellefin sahte faturayı bilmeden kullandığı dikkate alınarak
hakkında vergi suçu raporu yazılmayacaktır.
Aynı örnekte indirimi
reddedilen KDV tutarının (% 8) 5.400,00 TL olduğu biliniyor ise mahsup işlemine
esas olacak KDV matrahı tutarı (5.400,00x100/ / 8 ) = 67.500,00 TL olarak
dikkate alınacaktır.
Ancak, örneğimizdeki 5.400,00TLtutarındaki KDV vergi
farkı tutarının farklı KDV oranlarından oluştuğu (% 1,%8 ,%18) ve bedelin tespit
edilemediği durumlarda ise mahsup işlemine esas matrahın tespitinde vergi oranı
olarak %18' lik genel KDV oranı dikkate alınacaktır Bu durumda mahsup işlemine
esas alınacak KDV matrahı (5.400,00 TL x100/18)= 30.000,00 TL olarak
bulunacaktır.
Böylece yeni düzenlemede, matrah indiriminden
yararlanmak için hesaplanan verginin ödenmesi şartı getirilirken, indirimi
mümkün olmayan KDV nedeniyle yapılan tarhiyatlara da mahsup imkânı tanınmış
olmaktadır.
Yasal Düzenlemede
yer alan bir geçici madde uyarınca 1 Mayıs 2009 ile 31 Aralık 2009 tarihleri
arasında tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların, kanuni ve iş
merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından
doğan kazançlarının, Türkiye'de bulunmayan kurumlardan sağladıkları iştirak
kazançlarının ve yurt dışında bulunan iş yeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla
elde edilen ticari kazançların, 28 Şubat 2010 tarihine kadar Türkiye'ye transfer
edilmesi halinde, bunlar gelir veya kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır.
Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile
kurumların kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumların 1 Kasım 2009
ile 31 Aralık 2009 tarihleri arasında tasfiyesinden doğan kazançlarının
yılsonuna kadar Türkiye'ye transfer edilmesi halinde de gelir veya kurumlar
vergisi müstesnası geçerli olacaktır.
HAKLARINDA VERGİ İNCELEMESİ BAŞLAMIŞ OLAN MÜKELLEFLER:
Yasaya eklenen bir geçici madde TBMM de aynen
yasallaşır ise, süre uzatımı sonucu beyanda bulunanlardan 19 Haziran 2009
tarihinden önce haklarında vergi incelemesi başlatılan mükellefler, bu
incelemelerle ilgili olarak Kanunun (vergi incelemesi yapılamayacağı) ilgili
maddesinden yararlanamayacak ve inceleme sonucu tespit edilen matrah farkları
–vergi farklarından dolayı varlık barışı kapsamında mahsup imkânından
yararlanamayacaklardır.
Ayrıca değişiklik öncesinde beyan edilerek
tahakkuk eden, ancak vadesinde ödenmeyen vergilerin 30 Eylül 2009 tarihine kadar
yatırılmaması durumunda da mahsup uygulamasından faydalanılamayacaklardır.
Maliye Bakanı tarafından
yapılan açıklamada; 5811 sayılı ilk varlık barışı uygulaması sırasında 14 milyar
832 milyon 69 bin 258 liralık beyan ve bildirimde bulunulduğu, söz konusu
tutarın 10 milyar 748 milyon 737 bin 982 lirasının yurt dışındaki, 4 milyar 83
milyon 331 bin 276 liralık kısmının da yurt içindeki varlıkları kapsadığı, yurt
dışından yapılan başvuruların 2 milyar 355 milyon 146 bin 299 lirasının banka ve
aracı kurumlara, 8 milyar 393 milyon 591 bin 684 lirası da doğrudan
mükelleflerce beyan edilmiştir. Yurt içinde ise 3 milyar 90 milyon 170 bin 917
liranın mükelleflerce, 993 milyon 160 bin 358 liranın da mükellef olmayanlarca
beyan edilmiştir.
Varlık barışı için 214 milyon 974 bin
760 lirası yurt dışı, 204 milyon 166 bin 564 lirası da yurt içi olmak üzere 419
milyon 141 bin 323 lira vergi tahakkuk ettirildiği, bunun da 206 milyon 568 bin
517 liralık bölümünün tahsil edildiği belirtilmiştir.
Yeni yasal düzenlemenin TBMM de aynen kabul
edilmesi halinde, KDV
vergi indirimlerinin ret edilmesi nedeniyle ortaya çıkan vergi farkının da
varlık barışı kapsamında beyan edilen tutardan mahsup edilme olanağının
mükelleflere tanınmış olması nedeniyle Kod listesine giren çok sayıda
mükellef yasanın tanıdığı bu imkândan yararlanarak varlık barışından
faydalanacak, böylece çok sayıda ihtilafın önüne geçileceği gibi vergi
dairelerin ve inceleme elemanlarının iş yükü azalmış olacaktır.
Tüm mükelleflerin,
yeniden uygulamaya girecek olan Varlık Barışı yasasından mutlaka faydalanarak;
kendilerine ikinci defa uzatılan Devletin sıcak elini tutarak geçmişleri ile
barışmalıdır.
KAYNAKÇA
1-) İ. DÜLGER
(Muhasebe TR )25.12.2008 tarihli Makale.” VARLIK BARIŞINDAN FAYDALANAN
MÜKELLEFİN SAHTE FATURA KULLANMIŞ OLMASI HALİNDE YAPILACAK İŞLEM.”
2-)
İ. DÜLGER (Muhasebe TR )
12.01.2009 tarihli makale.” 5811 SAYILI VERGİ
BARIŞI KANUNUNDAN YARARLANAN MÜKELLEFLERDEN SAHTE BELGE DÜZENLEYENLERİN MATRAH
FARKI, KULLANANLARIN VERGİ FARKI UYGULAMASINA TABİ TUTULMASI HALİNDE ORTAYA
ÇIKACAK UYGULAMA SORUNLARI.”
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır.)