İlknur ÇAKIR
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
smmm.ilknurcakir@hotmail.com
ŞAHIS İŞLETMELERİNİN LİMİTED ŞİRKETE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ
Tarih:
09.04.2008
Şahıs
şirketleri nev’i değiştirilerek sermaye şirketine
dönüşmek isteyebilirler. Tercih sebepleri arasında
Kurumlar Vergisi mükellefi olmak ve bu avantajı
kullanmak istemeleri geliyor. Bilindiği üzere şahıs
işletmeleri Gelir Vergisi mükellefidir ve kazançları
üzerinden yüzde 15’ten başlayarak yüzde 35’e kadar çıkan
artan oranlı bir vergi izlenir.
Sermaye şirketleri ise Kurumlar Vergisi mükellefidir ve
kurum kazançları için yüzde 20 oranında vergi öderler.
Burada avantajı değerlendirirken Gelir Vergisi
mükellefinin vergiye tabi kazancının tutarının önemli
olduğu unutulmamalıdır. Işletme nev’i değişikliği yoluna
gitmeyip işletmesini kapatırsa, vergilendirilmeyle karşı
karşıya kalacak fakat nevi değişikliği şeklinde bir
değişiklik yaparsa vergi kanunlarında bazı
kolaylıklardan yararlanacaktır.
193
sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80.maddesinin
son fıkrasında, faaliyetine devam eden ticari bir
işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticari
işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerle
birinci fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından
doğan kazançların ticari kazanç sayılacağı ve bunlara
ticari kazanç hakkındaki hükümlerin uygulanacağı
belirtilmiş, bu maddede geçen “elden çıkarma” deyiminin,
mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir
ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması,
devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak
konulmasını ifade ettiği, yine aynı maddenin
2.fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Diğer
taraftan,
GVK 81/2 maddesi uyarınca; “Bilanço esasında defter
tutan ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye
şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması,
devir alan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve
devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin
şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz
sermayesi tutarında ortaklık payı alması ve bu ortaklık
payını temsil eden hisse senetlerinin de nama yazılı
olması” halinde ortaya çıkacak değer artışı için vergi
hesaplanmamaktadır.
Ferdi İşletmeye Ait Olan Faaliyetler
Yukarıdaki hüküm doğrultusunda; ferdi işletmenin Ticaret
Bakanlığı’nın 1980/5 sayılı sirkülerindeki prosedüre
uyulmak suretiyle sermaye şirketine dönüşmelerinde
dönüşüm kararının alındığı tarih ile sermaye şirketinin
hukuken tekemmül ettiği tarih arasında zorunlu olarak
geçen süredeki faaliyet neticesinde doğan ticari kazanç
ferdi işletmeye ait olacaktır.
Ayrıca bu devirle ilgili olarak sermaye
şirketine ayni sermaye olarak konulacak aktif
kıymetlerin (makine, tesisat, demirbaş, emtia, menkul ve
iptidai madde gibi) Türk Ticaret Kanunu’nun 293 ve
311.maddeleri uyarınca mahkemece tayin edilecek
bilirkişi tarafından yeniden değer biçildiği ve bu yeni
biçilen değerler ferdi işletmenin bilançosunda yer alan
aktif kıymetlerin kayıtlı değerinden yüksek olduğu
takdirde söz konusu iktisadi kıymetlerin mukayyet
değerleri ile mahkemece tayin edilen bilirkişi
tarafından biçilen farkın, kar ve zararın tespiti
sırasında göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Ferdi
işletme sahipleri ise bu şekilde hesaplanan kazancı
adlarına verecekleri yıllık gelir vergisi beyannamesinde
ticari kazanç olarak beyan edeceklerdir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun “Yıllık Beyanname Verilmesi”
başlıklı 92. maddesinde;
“Bir takvim yılına ait beyanname izleyen yılın Mart
ayının onbeşinci günü akşamına kadar gelirin sadece
basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret
olması halinde, izleyen yılın Şubat ayının onbeşinci
günü akşamına kadar, tam mükellefiyette vergiyi tarha
yetkili vergi dairesine, dar mükellefiyette Türkiye’de
vergi muhatabı mevcutsa onun Türkiye’de oturduğu yerin,
Türkiye’de vergi muhatabı yoksa işyerinin, işyeri birden
fazla ise bu işyerlerinden herhangi birisinin bulunduğu
yer vergi dairesine verilir veya taahhütlü olarak posta
ile gönderilir.” hükmü yer almaktadır.
Buna
göre, devir nedeniyle ferdi işletme sona ereceği için
devir tarihine kadar olan döneme ait yıllık gelir
vergisi beyannamesi ertesi yılın Mart ayının 15’inci
günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine
verilecektir.
Öte yandan, söz konusu ferdi işletme
bilançosunun aktif ve pasifiyle bütün halinde limited
şirkete devrolunması, devrolunan şirketin bilançosuna
aynen geçirilmesi ve devredilen işletmenin ortaklarının
şirketten devir bilançosuna göre hesaplanan özsermaye
tutarında nama yazılı ortaklık payı alması durumunda bu
devir nedeniyle değer artışı kazancı hesaplanmayacak ve
vergileme yapılmayacaktır.
Şahıs şirketinin ortaklarının, sermaye
şirketinden, dönüşüm tarihi itibariyle düzenlenen
bilançoya göre hesaplanan özsermayeden daha fazla
ortaklık payı almamaları, yukarıda yer alan madde hükmü
uyarınca vergi dışı tutulmalarının şartlarından biridir.
Öte yandan ilgili mahkemece devir kararının
alındığı tarih ile limited şirketin hukuken tekemmül
ettiği tarih itibariyle çıkarılacak bilanço
kalemlerinin, kurulacak limited şirkete ayni sermaye
olarak konularak aktif ve pasifiyle aynen geçirilmesi
halinde, diğer bir ifadeyle şahıs firmasının
bilançosundaki aktiflerin, değerlenmeksizin aynen yeni
kurulacak şirkete ayni sermaye olarak konulması ve
karşılığında nama yazılı pay alınması durumunda değer
artışı kazancı oluşmayacaktır. Ancak, bilanço
kalemlerinin Ticaret mahkemesince değerlendirilerek
değer tespiti yapılması durumunda, tespit öncesi
değerlerle tespit sonrası değerler arasındaki fark ve
limited şirketin kuruluşuna kadarki dönemlerde oluşan
karlar, gerçek kişi tarafından beyan edilecektir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-c
maddesine göre Gelir Vergisi Kanunu’nun 81. maddesinde
belirtilen işlemler ile Kurumlar Vergisi Kanununa göre
yapılan devir ve bölünme işlemlerinin KDV’den istisna
olduğu hükme bağlanmıştır.
Buna göre, ferdi işletmenin bilanço esasına göre
defter tutması durumunda Gelir Vergisi Kanunu’nun 81.
maddesi gereğince ferdi işletmenin kül halinde limited
şirkete devredilmesi katma değer vergisine tabi
olmayacaktır.
Bilindiği gibi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun
229. maddesinde; ‘‘Fatura, satılan emtia veya yapılan iş
karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek
üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından
müşteriye verilen ticari vesikadır.’’
231/5. maddesinde; “Fatura, malın teslimi veya
hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün
içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen
faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.”,
313. maddesinde; “İşletmede bir yıldan fazla
kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten
düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269. madde
gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi
kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema
filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit
edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi
amortisman mevzuunu teşkil eder.”,
320. maddesinde de; “Amortisman süresi,
kıymetlerin aktife girdiği yıldan başlar. Bu sürenin yıl
olarak hesaplanması için (1) rakamı mükellefçe uygulanan
nispete bölünür.
Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek
otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde
işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek
otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait binek
otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay
kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar
amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet
eden bakiye değer itfa süresinin son yılında tamamen yok
edilir.
Her yılın amortismanı ancak o yıla ait
değerlemede nazara alınabilir.
Amortismanın her hangi bir yıl yapılmamasından
veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle
yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz.”
hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümlere göre, ferdi işletmenin aktif ve
pasifi ile kurulacak bir limited şirkete devir olunması
halinde devir kararının alındığı tarih ile limited
şirketin hukuken tekemmül ettiği tarih arasında zorunlu
olarak geçen süredeki faaliyet neticesinde doğan ticari
kazanç şahıs şirketine ait olacağından bu süredeki
faaliyetler için ve devir işlemi için fatura
düzenlenmesi gerekmektedir.
Ayrıca yeni kurulacak şirkete devir olunan iktisadi
kıymetler yeni alınmış kabul edildiğinden bu kıymetler
için 333 ve 339 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliğlerinden belirtilen süre ve oranlarda amortisman
ayrılması gerekmektedir.
1-
Mevzuat
1.1.
Türk
Ticaret Yasası Yönünden
Limited şirketler kurulurken, bir şahıs işletmesini
devir alarak kurulabilirler. Bu durumda şahıs
işletmesinin sahibi veya ortakları, limited şirkete
işletmelerinin öz sermayesi kadar paya sahip
olacaklardır. Şahıs işletmesinin sahipleri limited
şirkette bu işletmenin öz sermayesinden daha fazla
tutarda pay sahibi olabilirler ancak daha az miktarda
pay sahibi olamazlar.
Türk Ticaret Yasasının 404. maddesindeki hüküm bu bahis
için de geçerli bulunmaktadır. Bu sebeple aynî sermaye
karşılığında sahip olunacak hiseler iki yıl geçmedikçe
başkasına devir edilemeyecektir.
1.2.
Gelir Vergisi Yasası Yönünden
Gelir Vergisi Yasamızın 81/2 maddesi bu konuyu değişik
yönden açıklık getirmekte olup, sözü edilen Yasa hükmüne
göre bir şahıs işletmesinin bir sermaye şirketine
vergilendirilmeden dönüşebilmesi için bilanço usulüne
göre defter tutması gerekmektedir.
Gelir Vergisi Yasasının konumuz ile ilgili olan
Vergilendirilmeyecek Değer Artış Kazançları başlıklı 81.
maddesi şu hükümleri taşımaktadır.
“Aşağıdaki yazılı hallerde değer artışı kazancı
hesaplanmaz ve vergilendirilmez :
1. Ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanunî
mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam
olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil
iktisadî kıymetlerin kayıtlı değerleriyle (bilanço
esasına göre defter tutuluyorsa bilançonun aktif ve
pasifiyle bütün halinde) aynen devir alınması.
2. Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir
işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve
pasifiyle bütün halinde devrolunması, devir alan
şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen
ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten,
devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında
ortaklık payı alması (Bu ortaklık payını temsil eden
hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.).
3. Kollektif ve adi komandit şirketlerin bu maddenin (2)
numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde nev’i
değiştirerek sermaye şirketi haline dönüşmesi (Kollektif
ve adi komandit şirketlerin şekil değiştirerek anonim
şirket haline dönüşmesi halinde şekil değiştiren
kollektif ve adi komandit şirketlerin ortaklarının
anonim şirketteki ortaklık paylarını gösteren hisse
senetlerinin nama yazılı olması şarttır.)”
Ferdi işletmelerin sermaye şirketlerine devir ve
dönüşümleri, Gelir Vergisi Yasasının 81/2 maddesine tam
uygun olarak yapıldığı taktirde değer artış kazancı
hesaplanması yapılmayacak ve bu devir vergiden muaf
olacaktır. Aksi takdirde, 81/2 maddeye aykırı olarak
yapılacak devir işlemleri, Gelir Vergisi Yasası
açısından vergiye tabi olacaktır.
Bu işlemler neticesinde devir alınan ferdi işletme
aktifi ve pasifi ile Limited Şirket içinde yok
olduğundan, bu ferdi işletmenin borcu ve alacağı da
Limited Şirkete geçmektedir.
Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir
işletmenin Gelir Vergisi Yasasının 81/2 maddesine göre
tüm aktif ve pasif ile birlikte bütün olarak bir sermaye
şirketine devir edilmesi halinde bu devir Katma Değer
Vergisi Yasasının 17/4 maddesi gereğince Katma Değer
Vergisinden istisna olmaktadır. Bu şartlara aykırı
olarak yapılacak devir Katma Değer Vergisine tabi
olacaktır.
Katma Değer Vergisi Yasasının 17/4 maddesindeki istisna
hükmünden yararlanabilmek için ferdi işletmenin aktif ve
pasifiyle bütün halinde bir sermaye şirketine devri,
Gelir Vergisi Yasasının 81/2 maddesinin öngördüğü
şartlar dahilinde olmalıdır.
Buna aykırı olarak yapılacak diğer bütün devirlerde
Katma Değer Vergisi Yasası açısından vergi alınması ile
karşılaşılacaktır.
Örneğin;
Ferdi bir işletmenin kapatılıp, elinde bulunan
makinelerin tamamının veya bir kısmının yeni kurulan bir
Limited Şirkete devredilmesi halinde istisna söz konusu
olmayacak, makinalar gerçek satış bedelleri ile, gerçek
satış bedeli söz konusu değil ise, Katma Değer Vergisi
Yasasının 267. maddesinde gösterilen hükümler
çerçevesinde makinelerin emsal bedeli üzerinden Katma
Değer Vergisi alınacak ve bu devir ancak fatura kesmek
şeklinde gerçekleştirilebilecektir. Fatura kesilmesi
durumu olduğuna göre de devir olan makinelerin işletmede
kayıtlı değerleri ile fatura bedelleri arasındaki farkın
da Gelir Vergisine tabi olacağı açıktır.
Devir alınacak şahıs işletmesinin öz sermayesinin
tespiti için, işletmenin ticari ikametgahının bulunduğu
yerdeki Ticaret Mahkemesi’ne şahıs işletmesinin sahibi
tarafından başvurulur.
Ticaret mahkemesi, atayacağı bilirkişi vasıtası ile
işletmenin öz sermayesinin tespitini yaptırır.
Bu durumda;
- Devir alınacak olan şahıs işletmesinin (Limited
Şirkete Dönüşecek) öz sermayesini tespit eden mahkemenin
bilirkişi atadığına ilişkin kararı,
- Bilirkişinin mahkeme tarafından tasdik edilen
raporunun tarih ve numaraları anasözleşmeye
yazılmalıdır.
3.
Anasözleşmedeki Sermaye Maddesinin Tanzimi
Şahıs işletmesinin devir alınarak bir limited şirkete
ortak olunması durumunda yeni oluşan limited şirketin
ana sözleşmesinin sermaye maddesi sermaye koyan
ortakların konumlarına göre değişik durumlar arz
etmektedir.
a.
Yeni şirketin sermayesinin tamamının, devir alınan şahıs
işletmesi ortaklarının, bu şahıs işletmesindeki
sermayesinden oluşması.
Bu durumda, yeni oluşturulan limited şirketin
sermayesinin tamamı şahıs işletmesinden gelen ayni
sermayeden meydana gelmektedir.
b.
Yeni şirketin sermayesinin tamamının devir alınan şahıs
işletmesi ortaklarının, bu işletmedeki paylarından ve
buna ek olarak koyacakları nakdi veya ayni sermayeden
oluşması.
Bu durumda yeni oluşturulan limited şirketteki payların
oranı, devir alınan işletmedeki pay oranları üzerine
işletme sahiplerinin ek olarak koyacakları nakdi veya
ayni katkı ile meydana gelir.
c.
Yeni şirketin sermayesinin bir kısmının, devir alınan
şahıs işletmesi sahiplerinden, bir kısmının ise yeni
gelecek ortakların koyacakları nakdi veya ayni
sermayeden oluşması.
Bu durumda yeni oluşturulan limited şirketin sermayesi,
devir alınan işletme sahiplerini sahip oldukları ayni
sermaye payları ile dışarıdan yeni gelecek kişiler
tarafından konulacak nakdi veya ayni sermayeden meydana
gelir.
d.
Yeni şirketin sermayesinin bir kısmının devir alınan
şahıs işletmesi sahiplerinin sahip oldukları ayni
sermaye paylarından ve gene bu kişilerin koyacakları
ayni veya nakdi sermaye ile yeni gelecek ortakların
koyacakları nakdi veya ayni sermayeden oluşması.
Bu durumda, yeni oluşturulan limited şirketin sermayesi,
devir alınan şahıs işletmesi sahiplerini sahip oldukları
ayni sermaye paylarının yanına gene şahıs işletmesi
sahiplerinin ek olarak koyacakları ayni veya nakdi
sermayeden ve dışarıdan yeni gelecek kişiler tarafından
konulacak nakdi veya ayni sermayeden meydana gelir.
Örnek:
Bir şahıs işletmesinin devir alınarak bir limited
şirkete ortak olunması ile ilgili örnek madde şu şekilde
düzenlenmiştir.
Şartlar:
1. Şahıs işletmesi ortağı 10.000.- YTL sermaye ile
devir olmaktadır. (A)
2. Şahıs işletmesi ortağı 2.000.- TL nakit (A)
3. Yeni Limited şirkete ayrıca dışarıdan gelen bir kişi
(F) 3.000.- YTL nakit, bir kişi (G) ise 5.000.- YTL ayni
sermaye getirmektedir. (Ortak F+G)
Örnek Anasözleşme Maddesi:
Şirketin sermayesi 20.000.- YTL kıymetindedir. Bu
sermaye her biri 25.- YTL kıymetinde 800 hisseye
ayrılmıştır.
Bu sermaye aşağıdaki şekilde tamamen taahhüt edilmiştir.
1. Ortağın Adı ve Soyadı: A. Hisse Adedi:
480 Adet
Aynî
Sermaye: 10.000.- YTL
Nakdi
Sermaye: 2.000.- YTL
Toplam
Sermaye: 12.000.- YTL
2. Ortağın Adı ve Soyadı: F. Hisse
Adedi: 120 adet
Ayni
Sermaye: Yok
Nakdi
Sermaye: 3.000.- YTL
Toplam
Sermaye: 3.000.- YTL
3. Ortağın Adı ve Soyadı: G. Hisse
Adedi: 200 adet
Aynî
Sermaye: 5.000,- YTL
Nakdi
Sermaye: Yok
Toplam
Sermaye: 5.000.- YTL
Bu sermayenin 5.000,- YTL’si nakit 15.000,- YTL’si ise
ayni olarak karşılanmıştır. Nakdi sermayenin tamamı
taahhüt edilmiştir. Nakdi sermayenin 1/4’ü tescil
tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisinde, kalanı ise
.../..../...., ...../..../.... tarihlerinde /tarihide
ödenir. Sermaye taahhüt borçları ortaklar kurulunun
alacağı kararlar dairesinde ve tüm ortakların yazılı
olurları alınmak suretiyle belirtilen tarih/tarihlerden
önce istenebilir.
Aynî sermayenin 10.000,- YTL’lik kısmı Türk Ticaret
Yasasının 303. maddesine göre bütün aktif ve pasifi ile
birlikte devir alınan ………… Ticaret Sicili Memurluğu’nun
……………. sicil numarasında kayıtlı (A) ferdi işletmesinin
öz varlığını teşkil etmiş olup, ferdi işletmenin öz
varlığı …………. Asliye Ticaret Mahkemesinin …./…./……..
tarih ve ………./………. Esas ve ………./………. karar sayılı kararı
ve .…/…./…… tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiş
bulunmaktadır.
Ayni sermayenin 5.000,- TL’lik kısmı ise Ortak G
tarafından konulmuş olup değeri …………… Ticaret
Mahkemesi’nin …../…../……./ tarihli ve ……../……… Esas ve
……../……… karar sayılı kararı ve …../…../…… tarihli
bilirkişi raporu ile tespiti edilmiş bulunmakta olup,
Türk Ticaret Yasası’nın 303. Maddesi’ne göre iş bu
limited şirkete sermaye olarak konulmuştur.
Aynî sermaye karşılığında sahip olunulan paylar Türk
Ticaret Yasası’nın 404. Maddesi hükümlerine göre
şirketin kuruluşundan itibaren iki yıl geçmedikçe
başkasına devir edilemez. Ferdi işletmenin bütün borç ve
alacakları işbu limited şirket bünyesinde aynen devam
edecektir.
Devir işlemlerinin
hazırlanması;
-
Devreden ferdi işletmenin
özvarlık tespiti için mahkemece bilirkişi incelemesi
yapılması veya YMM raporu hazırlanması ve öz varlık
tespitinin yapılması,
-
Kurulacak şirketin ana
sözleşmesinin hazırlanması,
-
Sözleşmenin sermaye
maddesine devir ile ilgili açıklamalar eklenmelidir,
Ana sözleşmenin imzalanması
Anasözleşmenin Noter Tarafından Onaylanması
Mahkeme’den bilirkişi raporunun alınmasından sonra
hazırlanan ana sözleşme kurucu ortaklar tarafından
noter’de imzalanacak ve bu ana sözleşme noter tarafından
onaylanacaktır.
Ticaret Sicili Memurluğu’na Müracaat
Müracaat Sırasında Şu Belgelerin Eklenmesi
Gerekmektedir:
- Ticaret Sicili Memurluğu’na Hitaben Dilekçe (Sicil
No Ve Ünvan Belirtilecek, Şirket Yetkilisi Tarafından
İmzalanacak)
- 3
Adet Kurucuların imzaları noterce onaylanmış Anonim
Şirket Anasözleşmesi
- Kuruluş Bildirim Formu (3 Nüsha)
- 2 Adet Yeni Ünvana Göre Hazırlanmış İmza Beyannamesi
- Yeni Giren Ortak var ise 2’şer Adet İkametgah Ve
Nüfus Kayıt Sureti ile vergi numaraları
- Kurucuların arasında tüzel kişilerin bulunması
durumunda; Tüzel kişilerin yetkili organlarınca alınmış
iştirak kararlarının noter tasdikli bir örneği,
- 2 Adet devir olan Şahıs işletmesinin özvarlığının
tespitine ilişkin bilirkişi raporu ve mahkemenin
bilirkişi atama kararı,
Tescil ve İlan
Şirketin kuruluşu için Ticaret siciline baş vurulduğu
zaman Ticaret Sicili memurluğu devir alınan şahıs
işletmesinin kaydını silerek Limited Şirketin tescil’ini
yapacak ve ana sözleşmeyi ilan için Türkiye Ticaret
Sicili Gazetesine gönderecektir.
Vergi Usul Yasasının İşe Başlamayı Bildirme başlıklı
153. Maddesi’ne 4884 sayılı Kanunun 12' nci maddesiyle
eklenen ve 17.06.2003 tarihinde yürürlüğe giren madde
“ Ticaret sicili memurlukları, kurumlar vergisi
mükellefi olup da Türk Ticaret Kanununun 30 uncu maddesi
uyarınca tescil için başvuran mükelleflerin başvuru
evraklarının bir suretini ilgili vergi dairesine intikal
ettirir. Bu mükelleflerin işe başlamayı bildirme
yükümlülükleri yerine getirilmiş sayılır. Bildirim
yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen ticaret
sicili memurları hakkında işe başlamanın zamanında
bildirilmemesine ilişkin usulsüzlük cezası hükümleri
uygulanır. “ hükmünü içermektedir. Ancak burada
yeni bir şirketin kuruluşu ile beraber başka bir
kuruluşunda kapatılması durumu bulunmaktadır. Bu sebeple
tavsiyemiz Vergi Dairesine yapılacak müracaatın
mükellefin bizzat kendisi tarafından ve bu işlemler için
oluşan evrakların tümü ile açıklamalı bir şekilde Vergi
Dairesine müracaat’ı yönündedir.
Vergi Usul Yasası 173 No.lu Tebliğde şirketlerin işe
başlamalarının Vergi Dairesine bildirilmesi ile ilgili
olarak şu ifade yer almaktadır.
“Ticaret Siciline Tescili müteakip tüzel kişilik
kazanacak sermaye şirketleri, ticaret siciline
kaydolmadan önce veya ticaret siciline kaydolmak üzere
müracaat edildiği gün işe başlama bildiriminde
bulunacaklardır.”
Getirilen bu hükümlere göre, şirketin kuruluşunda tescil
için ticaret sicili memurluğuna başvurulduğu gün aynı
zamanda bağlı bulunulacak Vergi Dairesine de başvuru
yapılmalıdır.
Vergi Dairesine yapılacak bildirimin posta ile taahhütlü
olarak gönderilmesi de mümkündür.
Bu takdirde bildirmenin postaya verildiği tarih vergi
dairesine verilme günü kabul edildiğinden, en geç
ticaret siciline müracaat edildiği gün, bildirimin
postaya verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan yeni kurulan şirketin vergi dairesine
müracaatı ile ilgili işlemler ile beraber kapanacak olan
şahıs işletmesinin kapanışı ile ilgili olarak ta aynı
müracaat ile vergi dairesine bilgi vermek ve şahıs
işletmesini kapatmak yerinde olacaktır.
Vergi Usul Yasasının 168. maddesi işi bırakma
bildiriminin, bildirilecek olayın vukuu tarihinden
başlayarak bir ay içinde baş vurulmasını
öngörmektedir.
Ancak burada istisnai bir durum bulunmaktadır. Vergi
dairesine verilecek belgeler içinde kapanacak olan şahıs
işletmesi ile ilgili belgelerin yanısıra katılınan
şirket ile ilgili belgeler de bulunacaktır. Vergi
dairesi bu sayede kapanacak olan şahıs işletmesinin
hangi şirkete katıldığını takip edebilecektir.
Ferdi işletmenin kapanışı ile ilgili işlemlerden sonra
bağlı bulunulan Sosyal Sigortalar Kurumuna başvurularak,
Sosyal Sigortalar Yasasının İşyerini Bildirme başlıklı
8. maddesinin son fıkrasındaki “Sigortalı
çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir işverene
devrolunması veya intikal etmesi halinde de, yeni
işveren bildirge vermekle yükümlüdür. Bu işlerde çalışan
sigortalıların sigorta hak ve yükümleri devam eder.”
hükümlere göre hareket edilir.
Ticaret Sicili Gazetesinde ilânlar yayımlandıktan sonra
ferdi işletmenin bağlı bulunduğu meslek odasına Ticaret
Sicili Gazetesi ile beraber müracaat edilerek, ferdi
işletme ile ilgili kayıtların kapatılması sağlanır.
Meslek odası kaydı kapatırken, ferdi işletmenin başka
bir şirket içinde yok olduğu notunu alır.
Ferdi işletmenin aktifinde tapu ve trafik sicili gibi
sicillere tescili gerektiren nakil vasıtası, gayrimenkul
gibi tescili gerektiren varlıklar var ise ilân gazetesi
ile tescilin yapılacağı trafik ve tapu gibi yetkili
devlet dairelerine müracaat edilerek yeni şirket adına
gereken tesciller yaptırılmalıdır. Ayrıca limited
şirkete devrolan ferdi bir işletmenin bilânçosunda yer
alan ve devralan kurumun bilânçosuna nakledilen
gayrimenkullerin mülkiyet devirleri yapılırken tapuda
devralan şirket adına tescil edilmesi esnasında harç
ödenmeyecektir.
Türk Ticaret Yasasının ilgili hükümleri ferdi işletmenin
bütün borç ve alacaklarının yeni şirket tarafından
üstlenileceğini hüküm altına almıştır. Bu hükme göre
tescil işlemi gerçekleştiği andan itibaren ferdi
işletmenin bütün borç ve alacağı yeni şirketin
olmuştur.
Ferdi işletmenin defterleri Vergi Yasalarındaki ve SSK
Mevzuatındaki saklama hükümlerine göre 5 yıl muhafaza
edilir.
Yeni şirketin kullanacağı yasal defter şirketin tescil
edildiği tarih itibariyle yeni olarak tasdik ettirilerek
kullanmayı başlanılır
Muhasebe İşlemleri
Devir alınan ferdi işletmenin muhasebesinde, tescil
tarihindeki hali ile sonuç hesapları çıkartılır. Kapama
işlemleri yapılır. Kapanış ile oluşan bilanço yeni
kurulan şirkete aynen devir olur.
Yeni kurulan şirkete katılan ferdi işletme bütün varlığı
ile gelmektedir. Konuya bu açıdan bakıldığında ferdi
işletmenin bilançosu anasözleşmenin tecil ve ilân
edildiği tarihteki durumu ile yeni şirkete aktif ve
pasifi ile aynen uyumlanacaktır.