YAZARLARIMIZ
İlker Boz
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
ilkerboz75@hotmail.com



Yurtdışı Hizmet Kazançlarında Vergi Avantajı

Değerli okurlar, Türkiye’deki mukim işletmeler tarafından, Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişiler ile işyeri, kanuni ve iş merkezleri yurt dışında bulunanlara verilen hizmetler karşılığında elde edilen gelirlerin ne şekilde vergilendirileceği makalemizin konusunu oluşturmaktadır.               

I. HİZMET İHRACATININ GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ

6322 sayılı Kanunla, KVK’nın 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına eklenen ğ bendi ve aynı Kanun ile GVK’nın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının 13 numaralı bendi ile hizmet ihracatının özendirilmesi, istihdamın artırılması, katma değer yaratılması için bazı meslek gruplarına yeni bir teşvik unsuru getirilmiş;  09.08.2016 tarihinde yayımlanan 6728 sayılı Kanun düzenlenmesi ile genişletilmiştir.

Söz konusu düzenlemeyle, ‘’Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye'de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50’sinin ’’  beyan edilen kurum kazancı veya gelir kazancından indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Bahse konu indirimden faydalanabilmek için bu işletmelerin kazançlarının yukarıda belirtilen faaliyetler dâhilinde olması şarttır.

Mesleki eğitim hizmetleri ile ilgili Maliye Bakanlığının belirleme yetkisi olduğundan işletmelerin benzer her türlü faaliyetler için, bakanlıktan görüş alarak işlemlerini bu doğrultuda yapılmaları kendi faydalarına olacaktır.

İşletmelerin GVK’nın 89/13 ve KVK’nın 10/1-ğ maddelerinde yer alan indirimden faydalanabilmeleri için kazançlarını yukarıda belirtilen faaliyetlerden elde etmiş olmalarının yanı sıra, aşağıda belirtilen şartları da yerine getirmeleri gerekmektedir.

  • Hizmet Türkiye’de, yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olmalıdır.
  • Fatura veya benzeri belge yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmiş olmalıdır.
  • Hizmetten yurt dışında yararlanılmalıdır.
  • İşletmelerin ana sözleşmelerinde faaliyet konularının yukarıdaki yazılı hususlar dâhilinde olmasına özen göstermeleri gerekmektedir.

A. Hizmet Türkiye’de yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olmalıdır.

Makalemize konu olan hizmetlerin Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere verilmesi gerekmektedir. 3065 sayılı KDV Kanunumuzda ‘’Yurt dışındaki müşteri’’ tabiri; ikametgâhı, kanuni ve iş merkezi yurtdışında olan alıcılar ile yurt dışında kendi adına müstakilen (bağımsız)  faaliyet gösteren şubelerini ifade eder.

Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura veya serbest meslek makbuzu ile tevsik edilir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus ise, kanuni ve iş merkezi yurtdışında olan firma, Türkiye’de şube açtığında, bu şubeye verilen hizmetler, Türkiye’de verilmesinden dolayı, yurtiçi hizmet olarak kabul edilmektedir.

Örnek:Yurt içinde yerleşik X Mühendislik firması, yurtdışındaki mukim firmaya yaptığı mühendislik hizmeti veya bir başka Türk firmasının yurt dışındaki şubesine mühendislik hizmeti verdiğinde, yurt dışındaki müşteriye hizmet ihraç etmiş sayılır.

Ancak Türkiye’de taahhüt alan bir yabancı firmaya yapılan bu mühendislik faaliyeti için ihracat istisnası söz konusu olmaz.

B. Fatura veya benzeri belge yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmiş olmalıdır.

Verilen hizmete ilişkin fatura veya serbest meslek makbuzu, yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum adına düzenlenmesi durumunda indirim söz konusu olacaktır.

Kanunda verilen hizmet bedelinin döviz olarak getirileceğine dair hüküm bulunmamakla birlikte, KDV iade taleplerinde hizmet ihracatından doğan iadeler için dövizin Türkiye’ye getirildiğini tevsik eden bir belge istenecektir.

C. Hizmetten yurt dışında yararlanılmalıdır.

Hizmetten yurt dışında yararlanılmasındaki kasıt,  Türkiye’de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye’deki faaliyetleri ile ilgisinin bulunmamasıdır.

D. İşletmelerin ana sözleşmelerinde faaliyet konularının yukarıdaki yazılı hususlar dâhilinde olmasına özen göstermeleri gerekmektedir.

İşletmelerin ana sözleşmesinde yazılı faaliyet konularının arasında mimarlık, mühendislik, yazılım, tasarım, muhasebe kaydı tutma, tıbbi raporlama, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri işleme, veri saklama, veri analiz hizmetleri, Maliye Bakanlığının görüşünü almak kaydıyla belirlenen mesleki eğitim hizmetleri, Bakanlığın izni ve denetime tabi olan eğitim ve sağlık hizmetleri sunmak olmalıdır. Söz konusu hizmetlerin sadece birisi verilebileceği gibi birden fazlası da verilebilir.

II. HİZMET İHRACATI KAZANÇLARININ İNDİRİM TUTARININ TESPİTİ VE KAYITLARDA İZLENMESİ

Makalemiz kapsamında yer alan faaliyetten elde edilen hâsılattan bu faaliyetler dolayısıyla katlanılan gider ve maliyetlerin düşülmesi sonucu bulunacak kazancın %50 si, kurumlar vergisi beyannamesinin ’Kazancın bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler’’ gelir vergisi beyannamesinde ‘’Beyan Edilecek Gelirlerden İndirim’’ sütununda gösterilerek indirim konusu yapılabilir.

Yurt dışı hizmet ihracının zararla sonuçlanmasına karşın, işletmelerin diğer faaliyetlerinin kar ile sonuçlanması halinde, vergiye tabi kazancın hesaplanmasında ortaya çıkan zarar dikkate alınabilecektir.

Diğer yandan indirim konusu yapılamayan tutar izleyen dönemlere devredilemeyecektir.

Örn: X İşletmesi yurt dışı yazılım faaliyetinden 1.000.000- TL hasılat elde etmiş, yazılım faaliyetine ilişkin 500.000-TL gider ve maliyete katlanmıştır. İşletmenin vergi matrahı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır. 

 

 

KANUN ÖNCESİ HESAPLANAN

VERGİ MATRAHI

KANUN SONRASI HESAPLANAN

VERGİ MATRAHI

Hasılat

1.000.000-TL

1.000.000-TL

Gider ve Maliyet

500.000-TL

500.000-TL

Vergi İndirim Tutarı

0

500.000/2 =250.000-TL

Vergi Matrahı

500.000-TL

500.000 – 250.000 = 250.000-TL

İndirime konu olan faaliyetler ile bu kapsamda değerlendirilmeyen faaliyetlerin bir arada yapılması halinde, kurumlar vergisi tespiti açısından indirim uygulanacak kazanca ait hâsılat, gider ve maliyet ayrı ayrı olarak tespit edilmesi indirime konu kazancın doğru tespiti açısından önem arz etmektedir.

Gider ve maliyet unsurlarının ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespitin mümkün olmadığı durumlarda ise müşterek genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan hâsılatın toplam hâsılata oranı esas alınarak dağıtılacaktır.

Diğer taraftan işletmelerin esas faaliyet konusu dışındaki işlemlerden doğan gelirler ile olağandışı gelirleri indirim kapsamında değerlendirilmez. Bunlar kur farkları, faiz gelirleri, iktisadi kıymetlerin satışından doğan gelirlerdir.

SONUÇ: Ülkemize döviz kazandırmak amacıyla yayımlanmış vergi indirimi içeren bu kanunun hem işletmeler hem ülkemiz açısından faydalı olacağı muhakkaktır. Bununla birlikte yukarıda belirlenmiş sektörlere yeni sektörlerin de dâhil edilerek teşvik kapsamının genişletilmesi, kanunun ülke ekonomimize sağlayacağı katkıyı artıracaktır.

Yararlanılan Kaynaklar: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununu

                                               193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

                                               Kurumlar Vergisi Genel Tebliği

28.11.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM