Hasan Ali ARSLANALP
Yeminli Mali Müşavir
hasanarslanalp@ttnet.net.tr
KURUMLAR VERGİSİ
KANUNU GAYRİMENKUL ve İŞTİRAK SATIŞ KAZANCI İSTİSNASI UYGULAMASI, DEĞİŞİKLİKLER
ve MUHASEBESİ - 1
Tarih:
23.08.2007
Tam mükellefiyete tabi
kurumların (sermaye) mali bünyelerini güçlendirmek ve aktiflerinde atıl duran
değerleri ekonomiye kazandırmak amacıyla bu değerlerin satışından doğan
kazançlar bazı şartlarla kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
1994 yılından beri kurumlar
vergisi kanunda geçici 23, geçici 28 maddelerinde geçici istisna,
8.12.maddesi son olarak 5.1.e maddesi hükümleri ile
sürekli istisna olarak uygulanmaktadır. Konuyla bağlantılı olarak KDV ve diger
yasalarda da düzenlemeler yapılmıştır.
2006 yılında Kurumlar Vergisi
Kanunu sadeleştirilip yeniden yazıldı ve 5520 sayılı (yeni) numara ile
21,06,2006 tarihinde 26205 sayılı resmi gazetede yayınlanarak (birkaç maddesi
hariç) bu tarihte yürürlüğe girdi.
Yeni kanunda bu konudaki
kurumlar vergisi istisna kazancı hükümleri 5.1.maddesinin e
fıkrasında düzenlen miştir.
5422 sayılı (eski) Kurumlar
Vergisi Kanunu’ nun da ise 8. 12. maddesinde düzenlenmiştir.
21.06.2006 tarihine kadar
yapılan satış sonucu doğan kazanç istisnalarında 5422 sayılı KVK nun 8.12.md.
fıkrası hükümleri , bu tarihten sonra yapılan satış sonucu doğan kazanç
istisnalarında ise 5520 sayılı yeni Kurumlar vergisi kanununun 5.1. e
maddesi hükümleri uygulanacaktır.
yeni uygulama
açıklamaları,örnekler ve eski uygulama ile benzerlikler - farklılıklar yazı
konumuzu oluşturmaktadır.
5520 Sy. Kvk nun İstisnalar
Baslıklı 5.1. Md. e . Bendi Yasal düzenlemesi aşağıdaki gibidir.
(1) Aşağıda belirtilen
kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır:
e)
Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve
iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa
senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75'lik kısmı.
Bu istisna, satışın yapıldığı
dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın
yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında
tutulur. Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim
yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen
satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen
vergiler ziyaa uğramış sayılır.
İstisna edilen kazançtan beş
yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba
nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze
aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin
tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) halinde de bu hüküm
uygulanır.
Bedelsiz olarak veya rüçhan
hakkı kullanılmak suretiyle itibarî değeriyle elde edilen hisse senetlerinin
elde edilme tarihi olarak, sahip olunan eski hisse senetlerinin elde edilme
tarihi esas alınır.
Devir veya bölünme suretiyle
devralınan taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri
ile rüçhan haklarının satışında iki yıllık sürenin hesabında, devir olunan veya
bölünen kurumda geçen süreler de dikkate alınır.
Menkul kıymet veya taşınmaz
ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde
bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı
dışındadır.
Kurumların istisna hükmünden
yararlanabilmesi için;
-
Satış konusunun
Gayrimenkul, İştirak hissesi, kurucu senetleri ,intifa senetleri, rüçhan
hakkı olması,
-
Satış konusu mal ve
hakların iktisap tarihinden itibaren iki tam yıl ( 730 Gün ) süreyle
şirket aktifinde bulunması, kurumun bu değerlere iki tam yıl süreyle bilfiil
sahip
olması
(Bedelsiz olarak veya rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibari
değerleriyle elde edilen hisse senetlerinin iktisap tarihi olarak sahip
olunan eski hisse senetlerinin elde edilme tarihi,
KVK na göre devir, tam ve
kısmi bölünme hallerinde, devir veya bölünme suretiyle
devralınan taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa
senetleri ile rüçhan haklarının iktisap tarihi olarak, devir alınan veya
bölünen kurumdaki iktisap tarihi esas alınır.)
-
Kurumun esas faaliyet
konusunun gayri menkul ticareti veya kiralanması olmaması,
(Satışa konu gayrimenkulün kendi faaliyetlerinde kullanılan gayrimenkul
olması hariç)
-
Şatış işlemi sonucu kar
oluşması,
-
Satış kazancının
istisnaya isabet eden % 75 ‘ lik kısmı Satışın yapıldığı dönemde Şirket
bilançosunun pasifinde Özel bir Fon hesabına alınmış olması,
-
Satışın yapıldığı hesap
dönemini izleyen takvim yılından itibaren Pasifte Fon hesabına alınmış olan
tutarın 5 yıl süre ile bu fonda tutulması,
-
Satışın vadeli yapılması
halinde , satış bedelinin tamamının , satışın yapıldığı yılı izleyen
ikinci yılın sonuna kadar tahsil edilmiş olması,
Hallerinin birlikte gerçekleşmesi şarttır.
--- Herhangi bir tahsilat yapılmış olmasa da satıştan elde edilen
kazanç İstisnanın doğduğu yılda uygulanması zorunludur.
--- Zarar ya da başka bir nedenle matrah oluşmaması veya oluşan
matrahı istisnadan daha düşük olması durumunda yararlanamayan istisna sonraki
yıllara devr edilemez..
Fon hesabındaki İstisna Satış
Kazancından 5 Yıllık Süre İçinde
( Kurum Sermayesine İlave
Edilmesi Hariç ) ;
---
Her hangi bir şekilde
başka bir hesaba nakledilen,
--- İşletmeden
çekilen,
--- Dar mükellef kurumlar tarafından yurt dışına transfer edilen kısım için
uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa
uğramış sayılır.
KVK ‘na göre yapılan devir ve bölünmeler hariç aynı süre içinde işletmenin
Tasfiyesi halinde de bu hüküm uygulanır.
Menkul kıymet veya taşınmaz
ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde
bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı
dışındadır.
--- Bankalara veya Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu’na borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin
ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazların, iştirak hisselerinin, kurucu
senetlerinin, intifa senetlerinin ve rüçhan haklarının satışında iki yıllık süre
(730 gün) şartı aranmaz.( bu tur iktisaplar dışındakilerde aranır.)
Yeni ve Eski Uygulamanın
Benzerlikleri;
-
Uygulamadan, Tam ve Dar
mükellefler yararlanabilmektedir.
-
Satışa konu edilecek
gayrimenkul ve diğer değerlerin en az iki tam yıl (730 Gün) süreyle aktifte
bulundurulması ,
-
Bedelsiz olarak veya rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibari değerleriyle
elde edilen hisse senetlerinin elde edilme tarihi olarak sahip olunan eski
hisse senetlerinin elde edilme tarihi esas alınması,
-
Menkul kıymet ve
gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde
bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna
kapsamı dışında kalması,
-
Satış bedelinin satışın
yapıldığı yılı izleyen 2. takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi,
Bu süre içerisinde tahsil
edilmeyen (sermayeye eklenmeyen-Fonda tutulan ) kazanç kısmı için satış bedeline
isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa
uğramış sayılması,
Yeni Uygulamanın Farklılıkları;
-
Satış kazancının tamamının değil, ancak % 75’inin
kurumlar vergisinden istisna edilmesi,
Satış kazancının % 25’lik kısmı vergiye tabi tutularak İstisna oranı
daraltılması,
-
Gayrimenkuller ve İştirak hisselerinin satışından doğan kazançlar istisnadan
yararlanabilirken, kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan
haklarının satışından doğan kazançlar da istisna kapsamına dahil
edilmiş bulunması,
-
Tam mükellef kurumların
İstisnadan faydalanabilmek için, satışın yapıldığı yılı izleyen 2. yılın
sonuna kadar satış kazancının sermayeye ilave edilmesi şartı yerine;
Satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen
5. yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulması
zorunluluğu getirilmesi,
-
İstisna edilen kazancın
(satışı takip eden takvim yılından itibaren ) 5 yıl içinde kurum sermayesine
ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya
işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısmı
için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen
vergilerin ziyaa uğramış sayılması,
Bu süre içinde işletmenin tasfiyesi (KVK na göre yapılan devir ve bölünmeler
hariç) halinde de bu hüküm uygulanır.
Sermayeye eklenen kazancın işletmeden çekilebilmesi için sermaye azaltılması
veya tasfiye halinin gerçekleşmiş olması gerekir.
-
Vadeli satış halinde
satışın yapıldığı dönemi takip eden 2. hesap döneminin sonuna kadar tahsil
edilen ve sermaye eklenen kazanç tutarı ilgili döneme ait kurum kazancından
indirilmekte iken,
Tahsilat yapılmasa dahi İstisnanın sadece satışın yapıldığı dönemde
uygulanabilmesi,
Diğer Vergi Kanunlarındaki Avantajlar;
5520 syl.KVK.nun geçicici 1./
5. md ile “Diğer kanunlarla eski KVK na yapılmış atıflar, ilgili olduğu
maddeler itibariyle bu Kanun’a yapılmış sayılır.” hükmü ile bu işlemler
dolayısıyla lehe alınan paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden;
düzenlenen kağıtlar damga vergisinden; teslimler de (KDVK nun 17. 4.r bendi )
katma değer vergisinden istisna dır.
Taşınmaz satışları tapu ve
kadastro harcı istisnası yoktur.
Satış kazancının
hesaplanmasında enflasyon düzeltmesi yapılmışsa VUK. Mük.298. md “.Enflasyon
düzeltmesine tâbi tutulan değerlerin elden çıkarılması halinde, bunlara ilişkin
enflasyon düzeltme farkları maliyet addolunur. Amortismanlar ve itfa payları,
düzeltilmiş değerler üzerinden hesaplanır. “ hükümleri dikkate alınır.
Vergi avantajları için;
Satışa ait kurum yönetim kurulunun oluşacak satış kazancının KVK nun 5,1,e
bendi hükümleri kapsamında istisna kazanç olarak Bilanço pasifinde Özel fon
hesabına alınacağına ilişkin ( noter tasdikli ) karar almasında fayda vardır. “Neden
karar aldınız demezler , neden almadınız derler.”
Özellik Arzeden Diğer Detay Hususlar;
İstisnanın uygulanmasına konu
olacak iktisadi kıymetler
Türk Medeni Kanununun 704 üncü maddesinde;
--- Arazi,
--- Tapu siciline ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız
ve sürekli haklar,
--- Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız
bölümler olarak sayılmıştır.
TMK 705.md. göre kurum adına
tapuya tescil edilmemiş binanın satışından doğan kazanca istisna uygulanmaz.
Cins tashihinin kurum adına
tapuya tescilinin yapılmasında çeşitli nedenlerle gecikmeler olması halinde
taşınmazın işletme aktifinde iki yıl süreyle bulunup bulunmadığının tespitinde,
işletmede iki yıldan fazla süreyle sahip olunarak fiilen kullanıldığının, yapı
inşaatı ruhsatı, vergi dairesi tespiti veya resmi kurum kayıtlarından ( elektrik
su aboneliği, fiili ikamet vb) birisi ile tevsik edilebilmesi gerekir.
Taşınmazın bütünleyici
parçası istisna kapsamındadır.
TMK.nun 684.md,“Bir şeye
malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. Bütünleyici
parça, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok
edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan
ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Eklenti, TMK.686 ncı md.
“asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez." şeklinde
tanımlanmıştır. Bina ile birlikte bir bütün oluşturan ve birbirinden ayrılmaları
halinde istenilen faydayı sağlamayacak durumda olan makineler de binanın
bütünleyici parçasıdır. Bunlara örnek olarak transformatörler, kazanlar, zemine
raptedilen türbinler sayılabilir.
-- İşletmenin sınai olma
vasfını değiştirmeyen ve üretimi de aksatmayan bağımsız olarak satılabilen
makine ve benzeri aletler bütünleyici parça niteliğinde
değerlendirilemeyeceğinden bunların satışından doğan kazanç, istisnadan
yararlanamaz.
-- İnşaatı henüz
tamamlanmayan, fiilen kullanma imkanı bulunmayan binaların satılması halinde;
kurum aktifinde iki tam yıl kayıtlı olması koşuluyla, sadece binanın arsasının
satış kazancına tekabül eden kısım kazancı istisnadan yararlanır.
Arsa üzerinde inşa edilen ve
aktife kaydedilen binanın, kurum adına tapuya tescil edilerek satılması halinde,
satılan binanın iki yıllık aktifte bulundurulma süresinin başlangıç tarihi
olarak, inşaatın tamamlandığı ve bina olarak kullanılmaya başlandığı tarih esas
alınır.
--- Bir inşaat şirketinin
şirket merkezi olarak kullanılmak üzere inşa etmiş olduğu bir binayı, en az iki
tam yıl süre ile kullandıktan sonra satması halinde, bu satıştan doğan kazanç
için istisna uygulanır. Şirketin satmak amacıyla aldığı arsa veya inşa etmiş
olduğu ,satın aldığı binaların satışından elde ettiği kazançlar için istisna
uygulanmaz.
--- Esas faaliyeti taşınmaz
ticareti ve kiralaması olmayan bir şirketin, atıl olarak durmakta olan bir
taşınmazını kiraya verdikten iki tam yıl sonra satması halinde taşınmazın elden
çıkarılmasından doğan kazancın istisnadan yararlanabilir.
--- Yapı kooperatifleri konu
kapsamında istisnadan yararlanabilir.
Ancak, istisna edilen
kazancın özel bir fon hesabında tutulması, hiç bir şekilde ortaklara
dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda kullanılması şarttır.
Bu şartlarda diğer
kooperatifler de yapacakları bu tür işlemlerden doğan kazançlar da kurumlar
vergisinden istisna olabilir.
---Kooperatiflerin amaçlarını
gerçekleştirdikten sonra kalan fazla arsa veya konutu elden çıkarmaları halinde
de doğan kazanç istisnaya konu olabilir.
İştirak
hisseleri,
menkul değerler portföyüne dahil hisse senetleri ile ortaklık paylarını ifade
etmektedir. Bunlar;
- Anonim şirketlerin hisse
senetleri,
- Limited şirketlere ait
iştirak payları,
- Eshamlı komandit
şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık payları,
- İş ortaklıkları ile adi
ortaklıklara ait paylardır.
--- Kurumlar vergisi
mükelleflerinin, aynı kuruma ait değişik tarihler itibarıyla iktisap ettikleri
iştirak hisselerinin bir kısmını satmaları durumunda, söz konusu iştirak
hisselerinin iki tam yıl aktifte yer alma şartını sağlayıp sağlamadığının
tespitinde ilk giren ilk çıkar (FİFO) yönteminin kullanılır.
---Menkul kıymet ticareti ile
uğraşan mükelleflerin, iştirak amaçlı olmayıp ticari amaçla elde tuttukları
iştirak hisselerinin satışından elde edilen kazançlar elde tutulma süresine
bakılmaksızın istisna dan yararlanamaz,
---Türk Ticaret Kanununa
göre, gayesi esas itibarıyla başka işletmelere iştirakten ibaret olan holding
şirketlerin (aktiflerinde iştirak amacıyla iktisap edildiği ve elde tutulduğu
ispat ve tevsik edilen iştirak hisseleri hariç olmak üzere) iştirak hisselerinin
satışından doğan kazançlar için istisna uygulanması söz konusu olmaz.
Ancak, holding şirketlerin
"24-Mali Duran Varlıklar" grubundaki hesaplarda izlemesi gereken iştirak
hisselerinin satışından doğan kazançların ise diğer şartların da sağlanmış
olması halinde, sözü edilen istisnadan yararlanabilmesi mümkündür.
--- Holding şirketlerin esas
faaliyeti taşınmaz ticareti olmadığından bu şirketlerin aktifinde yer alan
taşınmazların satışından elde edilen kazançları dolayısıyla istisnadan
yararlanmaları mümkündür.
--- İstisna uygulanabilmesi
için taşınmazlar ile iştirak hisselerinin satılması ve bu işlemden bir kazanç
elde edilerek, satan kurumun mali yapısında bir iyileşmenin olması gerekir.
aktif kalemlerin para karşılığı olmaksızın devir ve temliki, trampası (kat
karşılığı arsa devri dahil) gibi işlemler istisna kapsamı dışındadır.
--- Bu kıymetlerin mevcut
borçlar karşılığında rızaen veya icra yoluyla devredilmesi işlemleri ile
kamulaştırma işlemleri ise
kurumların finansman olanaklarını artıracağından istisna uygulaması kapsamında
değerlendirilir.
---İstisna uygulamasında, her
şeyden önce satış bedelinin nakit olarak tahsil edilmesi gerekmektedir. Nakit
olarak tahsil edilmese de her an nakde dönüştürülmesi kolay altın, Devlet
tahvili, Hazine bonosu, Toplu Konut İdaresince çıkarılan veya İMKB’de işlem
gören hisse senetleri, tahvil ve bonolar ile de tahsil edilebilmesi mümkündür.
Ancak, bu kıymetlerin en geç iki yıllık tahsil süresinin sonuna kadar nakde
dönüştürülmesi gerekir.
--- Taşınmazlarda, mülkiyetin
devri tapuya tescil ile gerçekleşeceğinden satış vaadi sözleşmeleri ile tahsil
olunan bedeller dolayısıyla istisna uygulanmaz.
--- Grup şirketlerinin her
birinin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğundan, her bir şirket söz konusu
istisnadan yararlanabilir.
Ancak, satış işleminin
istisnanın amacına aykırı olarak işletmeye nakit girişi olmaksızın
gerçekleştirilmemesi gerekir.
--- İstisna kazancın
hesaplanmasında, muvazaa hali ve örtülü kazanç dağıtımı hükümleri saklı kalmak
kaydıyla, fiili satış bedeli esas alınır.
--- Satış kazancı, satış
işlemi ile birlikte oluşacağından İstisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır.
--- İstisna, satış kazancının
%75’ine uygulandığından, sadece istisnadan yararlanan kazanç kısmının fon
hesabına alınması yeterlidir.
--- İstisnadan kısmen
yararlanılması halinde, yararlanılmayan kazanç tutarı için sonraki yıllarda
istisnadan yararlanılamaz.
--- istisna uygulamasında
satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar tasfiyeye girilmiş
olması halinde, fon hesabında tutulması gereken kazancın işletmeden çekildiği
kabul edilir.
--- Fon hesabında tutulan
kazancın beş yıl içinde veya beş yıl geçtikten sonra işletmeden çekilmesi kâr
dağıtımı sayılır.
--- İstisna kapsamındaki
değerlerin satışından kaynaklanan alacaklar için alınan faiz, komisyon ve
benzeri gelirler, ile satış bedelinin döviz cinsinden belirlenmesi durumunda
(yabancı paraların değerlenmesi vb ) ortaya çıkan kur farkları da istisna
kazancın tespitinde dikkate alınmaz.
Örnek;
(A ) şirketi 28.04.2005 tarihinde 300.000.-YTL maliyet bedeli ile iktisab
ederek aktifleştirdiği Arsayı 07.07.2007 tarihinde 1.200.ooo.-YTL ye vadeli
satmıştır. Satış karşılığı hasılat Temmuz 2007 de 700.000.00. –YTL , Nisan 2008
de 500.000.00 YTL , olarak yapılmıştır. Boş arsa ve arazi olduğu için
amortisman amortisman ayrılmamıştır. Kurum yetkilileri bu satış için KVK ‘nun
5.1.e md. ile KDVK 17.4.r md. hükümlerinden faydalanmaktadır.
Şirketin ana faaliyet konusu
inşaat değil, Satış konusu arsa , aktifinde iki tam yıl 730 gün den fazla
(28.04.2005 – 07.07.2007 tarihleri arası 830 gün) bulunduğundan bu satış
kazancı için yasa kapsamından yararlanabilir.
Satış Kazancının Tesbiti ;
Satış
bedeli 1.200.000.--
Arsa
Maliyeti 300.000.--
Satış
Kazancı 900.000.—
Uygulanacak KV istisna
Tutarı 675.000.—
( 900.000. X % 75 )
Muhasebe Kayıtları
-----------
28.04.2007----------------
250
ARSALAR 300.000.—
102
BANKALAR 300.000.—
-----------
07.07.2007----------------
102
BANKALAR 700.000.--
101 ALINAN ÇEKLER
500.000.--
250
ARSALAR 300.000.—
679 OLAGAN DISI
KARLAR 900.000.—
---------- 07.07.2007
----------------
679 OLAGAN DISI
KARLAR 675.000.--
549 ÖZEL FONLAR ( gmsk
istisnası) 675.000.—
------------------------------------------
Yukarıdaki örnek KVK yasası
ve 1 nolu KVK genel tebliği açıklamaları çerçevesindeki uygulamaya yönelik
olarak verilmiştir.
Konunun Gelir tablosu ( Diğer
faaliyetler nedeniyle oluşacak kar veya zararlarla şirket dönem kazancı
tutarının farklılığı) ve Bilanço ilkeleri (dönem nektarı/ zararının farklılığı )
ile TTK nun (geçmiş yıl karlarının sermayeye eklenmesi) kural ve hükümler
karşısındaki durumu ile ilgili detaylı örnek çeşitlendirmeleri
yapılabilir.Tartışma ve yorum farklılıkları oluşturabilecek bu durumlar ancak
başka bir yazı konusunu oluşturabilir.