YAZARLARIMIZ
Haldun Güler
Yeminli Mali Müşavir
haldunguler06@hotmail.com



Mali Yapısı Bozulan Şirketlere Yeni Can Simidi “Konkordato Müessesesi” ve Konkordato Müessesesinin Uygulamasında Yaşanan Sorunlar ( 2 )

İlk bölümde konkordato müessesesinin tanımı ve geçici mühlete ilişkin bilgi verdiğimiz makalemizin 2. Bölümünde kesin mühleti ve sonuçları ile kesin mühlet süresinde alacaklılar ile ilgili yapılacakları açıklamaya çalışacağız.

2-3) Kesin Mühlet               :

Geçici mühletin bitmesini müteakip kesin mühlet süresi işlemeye başlar. Mühlet kararı verildiği anda sonuçlarını ve etkilerini; doğurmaya başlar.

2-3-1) Kesin Mühlete İlişkin Yargılama            :

Mahkemenin kesin mühlet kararını vermek için duruşma yapması zorunludur. Söz konusu duruşmadan önce komiser ya da komiserler mahkemeye kesin mühletin verilmesi ya da verilmemesi hususunda bir rapor düzenler. Duruşmada hâkim borçluyu ve gerek görürse komiser ya da komiserleri dinler, itirazlar hakkında karar verir ve sonuç olarak kesin mühlet talebinin reddine ya da kabulüne karar verir.

Konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali olduğuna mahkemenin kanaat getirmesi halinde borçluya bir yıllık kesin süre verilir. Mahkemenin kanaat getirmesini sağlayacak olan ise komiserlerin vereceği rapordur. Kesin mühlet talebinin kabulü ve mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.

Ancak kesin mühlet talebinin reddine karar verildi ise geçici mühleti talep eden borçlu veya hukuki yararı olmak kaydıyla alacaklı kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde istinaf kanun yoluna başvurabilir. Bu konuda bölge adliye mahkemesinin vereceği karar kesindir.

2-3-2) Komiser Tayini ve Kesin Mühlet Kararının İlanı        :

Kesin mühlet verilirken geçici mühlette olduğu gibi aynı zamanda bir ya da birden fazla komiser atanır. Uygulamada, geçici mühlet süresinde görevli komiserler geçici mühletteki süre içerisinde borçluyu tanıdıkları için genellikle tekrar görevlendirilmektedirler. Tek komiserin olduğu durumlarda zaman – zaman kesin mühlette bir komiser daha görevlendirilebilmektedir.

Kesin mühlet süresi içerisinde komiser konkordato sürecini konkordatonun tasdikine hazırlar. Geçici mühlette olduğu gibi, kesin mühlet süresinde de borçlu tasarruf yetkisini kısmen veya tamamen komiserin nezaretinde kullanır ve komiserin kontrolü altında faaliyetine devam edebilir.

 Kesin mühlet kararı da geçici mühlet kararının ilan edildiği yerlerde derhal ilan edilir ve aynı şekilde geçici mühlet kararının bildirildiği kurum ve kuruluşlara bildirilir.

2-3-3) Kesin Mühlet Süresi           :

Kesin mühlet süresi olarak borçluya bir yıllık süre verilir. Bu süre mahkeme tarafından daha uzun ya da daha kısa şekilde verilemez. Bu süre bir defaya mahsus olmak kaydıyla altı aya kadar uzatılabilir.

Ancak, 1 yıllık normal süre ve 6 aylık uzatma süresi olmak üzere toplam 18 aylık sürenin sonunda İİK’nun 304. Maddesine göre, konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı aydan fazla olamaz. Bu maddedeki hükmün de uygulanması halinde, kesin mühletin toplam süresi, 1 yıllık normal süre ve altışar aylık iki kez uzatılan normal sürelerde olmak üzere toplam 24 ay olmaktadır.

Böylece, toplamda geçici mühlet için 3 + 2 = 5 ve kesin mühlet 24 ay olmak üzere konkordato mühlet süresi toplam da 29 aylık süreye kadar uzayabilecektir.

2-3-4) Kesin Mühletin Sonuçları :

            Kesin mühletin İİK’nun 294. Maddesine göre alacaklılar için, 297. Maddesine göre borçlular için doğurduğu sonuçlar, geçici mühlet için de geçerlidir.

2-3-4-1) Kararın Alacaklılar Bakımından Sonuçları   :

Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçlarını düzenleyen İİK 294. Madde geçici mühlet içinde geçerli olup, söz konusu madde doğrultusunda;

1- Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

2- 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı ;

  • İşçilerin ihbar ve kıdem tazminatları,
  • İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları
  • İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.

 Olmak üzere imtiyazlı alacaklar için ; haciz yoluyla takip yapılabilir. Ancak, haczedilen malların satışı yapılamaz.

3- Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.

4- Takas bu Kanunun 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır.

5- Hacizli mallar hakkında niteliğine uygun düştüğü ölçüde 186 ncı madde hükmü uygulanır.

6- Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür.

7- Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilir. Şu kadar ki borçlu, komiserin onayıyla taahhüdün aynen ifasını üstlenmekte serbesttir

8) Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.

2-3-4-2) Kararın Borçlu Bakımından Sonuçları           :

 Kesin mühletin borçlu bakımından sonuçlarını düzenleyen ve geçici mühlet içinde uygulanacak olan 297.maddeye göre;

Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir.

Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır.

Borçlu bu hükme yahut komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme, borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir veya 292 nci madde çerçevesinde karar verir.

Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında alınan kararlar 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.

2-3-4-3) Kesin Mühletin Sözleşmeler Bakımından Sonuçları         :

 ÎÎK 296.maddesine göre, yapılan sözleşmenin diğer tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmemesine bakılmaksızın, borçlunun konkordato sürecine başlamasının bu sözleşmeler açısından bir haklı fesih sebebi sayıldığı ve sözleşmeye göre ödemelerin muacceliyet kesbedeceği (istenebilir olacağı) ve de bu sözleşmenin devam etmesinin borçlunun faaliyetinin devamı açısından elzem olduğu sözleşmelerde bu hükümler geçersiz sayılacaktır. Ayrıca sözleşmenin diğer tarafı böyle bir hüküm sözleşmede bulunmasa dahi borçlunun konkordato sürecine başlaması sebebiyle sözleşmeyi feshedemez ve sonlandıramaz.

Bu hükümle, sözleşmenin feshedilmesinin önüne geçilerek, borçlunun işletmesini devam ettirerek borçlarını ödemesi sağlanmaya çalışılmaktadır.

            Sonuç olarak kesin mühlette ;

  • Rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi duracak ve

geçici mühlet kararı ile alacaklıların alacakları karar tarihindeki tutarları ile donacak ve borçluya haciz uygulanamayacaktır.

  • 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar yani,

rehinli banka borçları için haciz yoluyla takip yapılabilecek, ancak, haciz uygulanan malların satışı yapılamayacaktır ki , buda fiilen haciz yapamamak anlamına gelmektedir.

  • Bir diğer sonuç ta, iflas erteleme de , uygulanabilen ihtiyati tedbir ve

ihtiyati haciz kararlarının da uygulanamamasıdır.

  • Konkordato süresinden sonra uygulanacak olan alacağın devri (temlik)

sözleşmeleri de geçici mühlette geçerli olmayacaktır.

  • Sadece işçi alacakları ve nafaka alacakları için haciz yapılabilecektir.

Özetlediğimiz bu hükümler aynı zamanda geçici mühlet için de geçerli olacaktır.

2-3-5) Kesin Mühlet Süresi İçerisinde Komiser Tarafından Alacaklılara İlişkin ve Diğer Konularda Yapılacak İşlemler     :

Geçici mühlete ilişkin açıklamalarımızda da belirttiğimiz gibi, tayin edilen komiser ya da komiserlerin geçici mühletteki görevi, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığını incelemektir.

Geçici mühlet içerisinde komiser tarafından alacaklılar ile ilgili olarak herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Komiser ya da komiserler geçici mühlet içerisinde hazırlayacağı raporla, kesin mühlet kararının verilip verilmeyeceğine yön verecektir.

  • Geçici mühlette olduğu gibi, kesin mühlet süresi içinde de borçlu,

komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir.

  • Komiser, atanmasını müteakip borçlunun bütün mallarının envanterini

çıkarır ve bu malların kıymetini belirler. Özellikle rehinli mallarda takdir etmiş olduğu kıymeti borçluya ve rehin alacaklısına tebliğ eder. Borçlu ya da rehin alacaklısı, masraflarını karşılamak sureti ile on gün içinde rehinli malın kıymetinin yeniden takdir edilmesini talep edebilir.

  • Komiser ya da komiserler bir ilanla alacaklıları alacaklarını bildirmeleri

için davet eder. Alacaklılar ilan veya posta yoluyla bildirimden itibaren 15 (on beş) gün içerisinde alacaklarını bildirmek zorundadır.

  • Koşulların gerektirmesi halinde bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir.

Alacaklılar kurulu, oluşturmak her zaman zorunlu değildir. Aşağıdaki durumlarda alacaklılar kurulu oluşturmak zorunludur.

            *** En az üç alacaklı sınıfının bulunması ve alacaklı sayısının alacak miktarına bakılmaksızın 250 kişiyi geçmesi,

            *** En az üç alacaklı sınıfının bulunması ve alacak miktarının 100 milyonu geçmesi.

Bu iki durumun dışında alacaklılar kurulu oluşturmak zorunlu değildir. Mahkeme alacaklıların sayısını, alacak miktarını, işletmenin büyüklüğünü ve alacak çeşitliliğini de dikkate alarak bir alacaklılar kurulu teşkil edebilir yada etmez.

  • İlanda belirtilen sürenin dolmasından sonra alacak bildirimlerini alan komiser bildirilen alacaklar konusunda görüş bildirmek için borçluyu davet eder. Borçlunun kısmen veya tamamen kabul etmediği alacaklar çekişmeli alacak kabul edilir. Komiser borçlunun da görüşünü aldıktan sonra mahkemeye şüpheli alacaklar hakkındaki görüşünü bildirir. Bu hususta karar verme yetkisi mahkemenindir.
  • Konkordato projesi borçlunun da dahli ile hazırlandıktan sonra komiser projeyi müzakere etmek üzere bir toplantı düzenler ve alacaklıları toplantıya çağırır. Alacaklılar toplantısına komiser başkanlık eder. Toplantıda bir yeter sayı belirlenmemiştir. Alacaklılar kurulunun toplantı gün, yer ve saatini komiser belirler ve alacaklılar kurulunda görev yapan temsilcilere bildirir. Ancak alacaklıların salt çoğunluğunun sağlanması halinde, alacaklılar da bir toplantı düzenlenmesini talep edebilir. Toplantı neticesinde bir tutanak tutulur, tutulan tutanağa alınan kararlar yazılır ve bu tutanak toplantıda bulunanlar tarafından imza altına alınır. Toplantıya katılanların oy çokluğu ile karar alınır.
  • Konkordato projesinin oylanmasında konkordatodan etkilenen alacaklılar oy kullanacaktır. Alacakları rehin ile temin edilmiş olan alacaklılar ve borçlunun yakınları oy kullanamaz ve tasdike ilişkin meblağın hesabında bu alacaklıların alacak miktarı dikkate alınmaz. Toplantıda ret oyu vermiş olan alacaklılar toplantıdan itibaren yedi gün içerisinde oylarını değiştirebilir ve konkordatonun tasdikini kabul edebilir.
  • Konkordato ancak iki durumda tasdik edilebilir ;

            *** Kabul oylarının kaydedilmiş olan alacaklıların ve bu alacaklıların alacaklarının borçlunun tüm borcunun yarısını aşması,            

            *** Kabul oylarının kaydedilmiş alacaklıların dörtte biri ve bu dörtte bir alacaklıların alacağının borçlunun tüm borçlarının toplamının üçte ikisini aşması.

Komiser ya da komiserler bu toplantının neticesinde konkordatonun tasdikine ya da reddine ilişkin görüşlerini içeren bir rapor hazırlayarak mahkemeye sunar.

2-3-6) Konkordatonun Tasdiki    :

Konkordatoya ilişkin aşağıda yazılı şartların tamamını yerine getiren borçlunun konkordatonun tasdiki talebi kabul edilecektir. Eğer kanunda yazılı tüm şartlar yerine getirildi ise mahkemenin konkordatoyu tasdik etmek konusunda bir takdir yetkisi bulunmamaktadır.

2-3-6-1) Konkordatonun Tasdikine İlişkin Yargılama :

Konkordatonun tasdikinin kabulü ya da reddine ilişkin kararı verecek olan mahkeme geçici ve kesin mühlet kararını veren asliye ticaret mahkemesidir. Komiser konkordato karar nisabı sağlanamamış olsa bile kesin müddet içerisinde dosyayı mutlaka mahkemeye sunmak zorundadır.

Borçlunun veya komiserin duruşmada hazır bulunmasına dair bir zorunluluk yoktur. Ancak hâkim komiserin yada borçlunun duruşmada hazır bulunmasına karar verebilir. Konkordatoya ilişkin yargılamada kendiliğinden araştırma ilkesi geçerli olduğu için borçlu gelmese de mahkeme yargılamaya devam eder.

İİK m. 307 uyarınca rehnin paraya çevrilmesinin ya da finansal kiralama konusu malların tesliminin bir yıl erteleneceği hususunda karar verilmesi yahut komiserin bu hususta görüş bildirmesi halinde mahkemece ilgili alacaklılar da duruşmaya çağrılır. Konkordatoya itiraz eden alacaklılar, duruşma tarihinden en az üç gün önce itiraz dilekçesi vermek koşuluyla duruşmada hazır bulunabilir.

Konkordatonun tasdikine ilişkin olarak itirazda bulunmuş alacaklılar, İÎK m. 308/a hükmü gereğince konkordato hakkında verilen karara karşı kanun yoluna da başvurabilir. Diğer alacaklıların konkordato talebi neticesinde verilen karara karşı kanun yoluna başvurma hakkı yoktur.

2-3-6-2) Konkordatonun Tasdikini İçin Gerekli Şartlar        :

Alacaklıların yukarıdaki iki şıktan biri ile konkordato teklifini kabul etmesi konkordatonun tasdiki için yeterli değildir. Konkordatonun tasdiki için İİK madde 305’ e göre aşağıda sayılan beş şartın gerçekleşmesi gereklidir.

  • Konkordato projesiyle alacaklılara ödenmesi teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçecek muhtemel miktardan fazla olduğunun anlaşılması gereklidir.
  • Proje ile teklif edilen tutar borçlunun kaynaklarıyla orantılı olmalıdır.
  • Konkordato projesi İİK m. 302’deki karar nisaplarından biriyle alacaklılarca kabul edilmelidir.
  • İİK m. 206’ nın birinci sırasında sayılan imtiyazlı alacakların yani, işçi alacakları ve nafaka alacaklarının tam olarak ödenmiş ve mühlet içerisinde komiserin onayıyla akdedilmiş borçlar teminata bağlanmış olmalıdır.
  • Borçlu, konkordatonun tasdikinin görüşüleceği duruşmadan önce konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan bedel üzerinden alınacak harcı mahkeme veznesine yatırmış olmalıdır.

Konkordato tasdik edilirse, tasdike ilişkin karar, IİK m. 306/3 uyarınca ÎİK m. 288’e istinaden ilan edilir ve ilgili yerlere bildirilir. Ayrıca adresi belli alacaklılara da tebliğ edilir.

2-3-7) Konkordatonun Tasdikinin Sonuçları :

Konkordatonun tasdikinin Alacaklılar ve Borçlu açısından doğuracağı sonuçlar aşağıdaki gibidir.

2-3-7-1) Konkordatonun Tasdikinin Alacaklılar Açısından Sonuçları      :

Konkordatonun tasdiki kararı, konkordatoya olumlu, olumsuz oy veren tüm alacaklıları, hatta borçlunun konkordato talep ettiğinden ve konkordato sürecinden haberdar olmayan alacaklılar için de bağlayıcıdır. Tasdikin alacaklılar açısından sonuçları madde-madde aşağıdaki gibidir.

  •  İİK m. 308/c-3 uyarınca ÎİK m. 206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklılar, rehinli alacaklılar ve 6183 sayılı AATUHK kapsamındaki alacaklar konkordatoda belirtilen ödeme oranı ve vadesi ile bağlı olmayacaktır.
  • 6183 sayılı AATUHK kapsamındaki alacaklar için duran takipler konkordatonun tasdikiyle devam edebilecektir.
  • Mahkemece aksine alınmış bir karar yok ise rehinli mallar paraya çevrilebilecektir.
  • Mühlet süresi kapsamında komiserin onayıyla yapılmış sözleşmelere ilişkin ödemeler tasdikten etkilenmeyecektir.
  • İİK m. 308/ç hükmü gereğince konkordato geçici mühlet kararı verilmeden önce başlatılmış takiplere istinaden konulmuş ve paraya çevirme işlemi henüz tamamlanmamış hacizler hükümden düşecektir.
  • Geçici ve kesin mühlet süreleri içerisinde rehinli alacaklılar için durmuş olan rehinin paraya çevrilmesi işlemleri için tasdik kararından sonra takip başlatabilir yada başlamış takiplere devam edebilir. Ancak, İÎK m. 307’de yer alan ; rehinli malın, işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve paraya çevrilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğine ve diğer şartların varlığı halinde konkordatonun tasdikine karar veren mahkeme muhafaza ve satış işlemlerini konkordatonun tasdiki kararından itibaren bir yıl süre ile erteleyebilir.
  • Yabancı para alacakları tasdik kararı ile TL’ye çevrilecektir. Ancak, bu çevirmenin hangi tarihte yapılacağı konusunda hüküm yoktur. Konkordato geçici mühlet karar tarihinin mi, konkordato tasdik tarihinin mi çevirmeye esas alınacağı belirsizdir.

2-3-7-2) Konkordatonun Tasdikinin Borçlu Açısından Sonuçları :

Konkordatonun tasdiki ile borçlu, alacaklılarının büyük bir çoğunluğu ile karşılıklı olarak anlaşmış olur. Borçlu, kabul edilen teklifine göre yapacağı ödemeleri aksatmadığı ve hileli davranışlarda bulunmadığı sürece anlaşma devam eder. Alacaklılarca kabul edilen süre zarfında borçlarını normal yada azaltılmış miktarları üzerinden öder. Bu süre içerisinde konkordato talebinden önceki sürece ilişkin olarak borçluya karşı herhangi bir icra takibi yapılmaz.

Özellikle dürüst borçlular konkordato taleplerinin tasdiki ile iflas etmekten kurtulur. Ancak tekrar iflas etmemeleri taahhütlerine uymaları ve hileli davranışlardan kaçınmalarına bağlıdır. Borçlu konkordato sürecinin başlamasıyla alacaklılarla ve icra dosyalarıyla uğraşmaktan kurtulur. Kendini işine vererek verimli bir süreç geçirir ve borçlarını öder.

2-3-8) Konkordatonun Feshi :

Konkordatonun kısmi ve tamamen feshi söz konusu olabilir. Kısmi fesih, İİK Md. 308/E’ de düzenlenmiştir. Buna göre sadece bir alacaklının kendisine karşı konkordatonun şartlarının miktar yönünden ya da zaman açısından ifa edilmemesi sebebiyle başvurduğu ve sonuçlarının da sadece bu alacaklı açısından sonuç doğurduğu fesih türüdür. Kısmi fesih ile alacaklı açısından konkordatonun etkileri ortadan kalkar. Ancak diğer alacaklılar açısından konkordato etkilerini sürdürmeye devam eder

Konkordatonun Tamamen Feshi ise, İÎK m. 308/f’ de düzenlenmiştir. Tasdik olunan konkordato kötü niyetle sakatlanırsa, tasdik kararının verilmesinden itibaren her zaman tamamen feshedilebilir. İcra ve İflas Kanunu’nun konkordatoya ilişkin düzenlemelerinin borçlunun dürüstlük ilkesine aykırı hareketlerinin konkordatonun feshine sebep olabileceği sonucuna ulaşılmaktadır.

Dürüstlük kuralının genel bir tanımı bulunmamaktadır. Ancak genel olarak dürüstlük kuralı, bir kimseden namuslu, dürüst ve makul bir insan olarak beklenen davranışlarını ifade eder. Dürüstlük kuralının borçlu açısından ihlal edilip – edilmediğine konkordato kararını veren mahkeme karar verecektir.

Konkordatonun tamamen feshi halinde tamamen feshin sonuçlarından konkordatoya alacaklılar toplantısında olumlu ya da olumsuz oy vermiş tüm alacaklılar ile konkordatodan etkilenmeyen tüm alacaklılar ve ilgili tüm üçüncü kişiler etkilenir. Konkordato bu kişiler için de feshedilmiş sayılır. Konkordatonun tamamen feshiyle, alacaklıların konkordato ile elde ettiği hakları muhafaza etmeleri de mümkün değildir. Konkordatonun tamamen feshi halinde borçlunun iflası da gündeme gelebilecektir.

09.11.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM