Gürel ERCAN
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
gurelercan@mynet.com
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır.)
VERGİ HUKUKUNDA
SORUMLULUK İŞLEYİŞİ
Tarih: 26.02.2010
Vergi
hukukunda sorumluluk müessesi vergi yasalarında doğmakla beraber Maliye
Bakanlığına VUK ‘da sorumluluk getirilmesi konusunda yetki verilmiştir. Vergi
hukukunda sorumlulukları altı açıdan değerlendirebiliriz.
1) Kanuni
Temsilcilerin Sorumluluğu
Kanuni
temsilcilerin sorumluluğu VUK 10. md. hüküm altına alınmıştır. Buna göre A:
Tüzel kişilerle, küçüklerin, kısıtların; vakıflar ve cemaatler gibi tüzel
kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde
kanuni temsilciler veya tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenlerin
temsilcileri veya Türkiye’de bulunmayan mükelleflerin Türkiye’deki temsilcileri
kanuni temsilci hükmündedir.
B: Kanuni
temsilcilerin amma alacağının takibi açısından AATUHK’nun 35. md.
düzenlenmiştir. Buna göre amma alacağından aşağıdaki kişilerin veya
temsilcilerin sorumluluğu bulunmaktadır.
B.1.1:
Kamu alacağının doğduğu veya ödenmesi gerektiği zamanlarda farklı kişilerin
kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenler olması halinde söz konusu kişiler
kamu alacağından MÜTESELSİLEN SORUMLUDURLAR. Sorumlulukları gereği ödedikleri
kamu alacağı için asıl mükellefe rücu etme hakkı bulunmaktadır.
B.1.2:
Tüzel kişiliklerin tasfiyeye girmiş olmaları veya tasfiye edilmiş olmaları
kanuni temsilcilerinin veya teşekkülü idare edenlerin tasfiyeye giriş tarihinden
önceki sorumluklarını ortadan kaldırmaz. Kamu alacağının doğduğu veya ödendiği
dönemlerdeki FARKLI KİŞİLERİN kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenler
olması halinde söz konusu kişiler kamu alacağından müteselsilen sorumludurlar.
Bu müteselsil sorumluluk takibi 6183 sy. AATUHK. Mükerrer 35. maddesine göre
müteselsil sorumlu tutularak takip edilmesi imkanı verilmektedir.
2)
(Limited Şirketlerin) Ortaklarının Sorumluluğu
6183 sy.
AATUH 35. md. göre şirket ortakları (kanuni temsilci dışındaki) hisseleri
oranında amma borçlusundan sorumlu tutulmuşlardır. Bu uygulamayla limited şirket
ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil
edilmeyeceği anlaşılan amma alacağından şirketteki SERMAYE HİSSELERİ ORANINDA
doğrudan doğruya sorumludur. Ortağın şirketteki payını devretmesi halinde payı
devreden ve devralan şahıslar veya tüzel kişilikler devir öncesine ait amma
alacağından müteselsilen sorumludurlar. Burada da amma alacağının doğduğu veya
ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar veya tüzel
kişilik olmaları halinde bu kişiler amma alacağının ödenmesinden müteselsilen
sorumludurlar. Söz konusu kişilerin veya tüzel kişiliklerin amma alacağından
müteselsil olarak sorumlu tutulmaları sermaye hisseleri oranında amma alacağı
takibatı yapılır.
Kısa bir
açıklama Anonim şirketlerinde kurucu ortaklar sözleşmeyle hak alan diğer
ortaklarda genelde Limited şirketleri ortakları hükümleri uygulanmaktadır.
Fakat Anonim şirket yönetim kurulları kanuni temsilciye ait hükümleri
kapsamaktadır. Eğer mali açıdan sözleşmede ve genel kurulda kararla tek bir
sorumlu atanmadıysa.
3)
Birleşme , Devir , Bölünme ve Şekil Değiştirmede Sorumluluk
-
Devir halinde
devir alan tüzel kişilik
-
Birleşme halinde
yeni kurulan tüzel kişilik
-
Bölünme halinde
bölünen tüzel kişiliklerin varlıklarını devralan tüzel kişilikler
-
Tüzel kişiliğin
veya kişiliklerin şekil değiştirmesi halinde yeni oluşan tüzel kişilikler
Amma alacağına karşı sorumlu
olmaktadır.
4)
Mirasçıların Sorumluluğu
Ölüm
halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup(atanmış
mirasçı) mirasçılarına geçer. Mirasın kabul edilmesi halinde mirasçıların her
biri ölenin vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar Ancak
Mirasçıların sorumluluğu miras hisseleri nispetinde olduğundan murisin mal
varlığı amma alacağını karşılamazsa mirasçı miras hissesi nispetinde kendi mal
varlığından ödemek zorundadır.
5)
Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu
6183
sayılı AATUHK’nun 32. md. gereği kamu alacağının takibinde tasfiye memurlarının
tüzel kişiliği olmayan ortaklıklarla, yabancı kurumların Türkiye’deki şube ajans
ve mümessilliklerinin tasfiyesinde bunların kanuni temsilci sorumluluğu
tasfiyeye ye yürütenlere geçmektedir. AATUHK 33. md. gereği kamu idarelerinin
her türlü Amma alacaklarını ödemeden veya ödemek üzere ayırmadan önce tasfiye
sonucunda elde edileni dağıtamazlar veya bunlar üzerinde herhangi bir tasarrufta
bulunamazlar. Aksine hareket etmeleri halinde tasfiye memurları veya tasfiyeyi
yürütenler tahakkuk etmiş ve edecek kamu alacaklarından şahsen ve müteselsilen
sorumlu olurlar, hükmü bulunmaktadır ayrıca
5520
sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 17. md. uyarınca tasfiye memurları,
* Tasfiye
beyannamelerine göre hesaplanan vergiler ve diğer itirazlı tarhiyatlar için 2004
sy. icra iflas kanunun 207 md. göre uygun bir karşılık ayırmadan 206. md. 4.
sırasındaki yazılı alacaklılara ve ortaklara paylaştırma yapamazlar. Aksi
takdirde bu vergilerin aslı ve gecikme zamları ile vergi cezalarından şahsen ve
müteselsilen sorumlu olurlar.Bu hüküm ile tasfiye edilerek tüzel kişiliğe
ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin.
* Tasfiye
öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden
* *Tasfiye
dönemi için ise tasfiye memurlarından herhangi bir adına
her türlü
vergi tarhiyatı veya kesilecek cezalardan müteselsilen sorumlu olacaklardır.
Tasfiye
Halinde ;
-
Tasfiye memurlarının sorumluluğu tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlı
bulunmaktadır.(Dağıtılan tasfiye bedeliyle)
Yalnız bu
düzenleme kanun gereği sadece kurumlar vergisi mükellefleri için geçerlidir.
Kurumlar vergisi mükellefi olmayan Kollektif, adi komandit şirketler adı
ortaklıklar veya iş ortaklıkları açısında 5904 sayılı. Kurumlar Vergisi kanunu
17. maddesi hükmü uygulanmaması gerekir.
6) Vergi
Kesenlerin Sorumluluğu
Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar verginin
tam olarak kesilip ödenmesinden sorumludurlar. Bu sorumluluğunu yerine
getirmedikleri zaman verginin ödenmesinden
- Alın
satıma taraf olanlar
-
Hizmetten yararlananlar
-
Aralarında doğrudan ve hısımlık nedeniyle ya da sermaye; organizasyona veya
yönetime veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu
tespit olunanlar hepsi müteselsilen sorumlu kılınmıştır. Bu müteselsil
sorumluluk mal üreten çiftçiler ile nihai tüketiciler için söz konusu
değildir. V.U.K. 11
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır.)