Güray ÖĞREDİK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
www.MuhasebeTR.com Site Başyazarı
gogredik@mazarsdenge.com.tr
MUHASEBECİ VE
DENETÇİLERİN DÖNEM SONU İŞLEMLERİNDE DİKKAT ETMELERİ GEREKEN İŞLEMLER
Tarih:
28.11.2007
1- GİRİŞ
Genel muhasebe öğretide
dönem içi işlemleri ve dönem sonu işlemleri olarak ikiye ayrılmaktadır.
Dönem sonu işlemleri envanter ve değerleme işlemleri olarak ta anılmaktadır.
Çalışmamızda, uzun yıllardır bir çok işletmenin dönem sonu işlemlerinin
incelenmesi sırasında edindiğimiz tecrübeler ve yaptığımız tespitler
doğrultusunda, uygulamaya dönük pratikte yapılması gerekenlere ve
önerilerimize yer vereceğiz.
Çalışmamızda, tekdüzen
hesap planında yer alan tüm hesapların ve dönem sonu işlemlerinin ayrı ayrı
incelenmesi değil
(ki, bilindiği üzere böyle bir çalışma başlı başına bir kitap kapsamında
ele alınacak kadar geniş mevzuudur), tamamıyla uygulamaya dönük bazı
hesap ve işlemler konusunda tespit, öneri ve düşüncelerimiz ile
uygulayıcılar açısından dikkat edilmesi gereken konular açıklanacaktır.
2- KASA HESABI VE ORTAKLAR
CARİ HESABINDA ADAT YÖNTEMİYLE FAİZ HESAPLANMASI
Dönem sonu işlemleri
aşamasında ve tabii ki dolayısıyla vergiye tabi kazancın tespiti
işlemlerinde özellikle kasa hesabına ve ortaklar cari hesabına dikkat
edilmelidir.
İşletmelerin mali
işlemlerinin vergisel açıdan denetlenmesinde, özellikle kasa hesabı
hareketleri ile kasada tutulan paranın miktarı ve işletmenin ilişkili olduğu
kişiler ve işletmelerle olan cari hesap hareketleri ile para transferleri
özellikle incelenmekte ve bu işlemlerde işletme kaynaklarının kayıt dışı bir
ortamda değerlendirildiği ya da kayıtlı olsa dahi emsaline nazaran düşük bir
fiyat veya faizden değerlendirildiği, kullandırıldığı..v.b. durumlar tespit
edilirse, söz konusu kaybın işletme kayıtlarına gelir olarak intikalinin
sağlanması ve bu yolla vergi matrahına dahil edilerek, vergi kaybının
telafisi edilmesinde uygulanan bir yöntemdir adat yöntemiyle faiz
hesabı.
2.1- Kasa
Hesabı
Ticari hayatın
bir gerçeği de, hiçbir işletmenin elinde atıl fon tutmayacağıdır. Gerçekten
ticari ilişkileri içerisinde, tabiri caiz ise bir kuruşunun dahi hesabını
yapan basiretli bir tüccar, kasasında asla normal ihtiyacı dışında bir
meblağ tutmayacak ve bu nakit fazlasını mutlaka çeşitli finansal araçlar
vasıtasıyla değerlendirecektir.
Uygulamada bir
çok küçük ve orta ölçekli işletmenin kasa hesabının günlük olağan
ihtiyaçlarının üzerinde olduğu görülebilecektir. Buradaki vergisel yaklaşım;
kasada fiilen yer almayan meblağın işletme sahipleri tarafından
işletmeden çekildiği ve kendi şahsi inisiyatiflerinde ve şahsi ihtiyaçları
için kullanıldığı şeklinde olacaktır.
Önerimiz;
kasanızın bilfiil alabileceğinden daha fazla bir nakdi asla hesaplarınızda
tutmayın(!)
Elbette bu
olaya mizahi bir yaklaşımdır. Olması gereken işletmenin olağan ihtiyaçları
kadar nakdin işletme kasasında bulunması ve nakit fazlasının banka
hesaplarında yer almasıdır.
Bilindiği gibi
Maliye Bakanlığı tarafından getirilen nakit hareketlerinde tevsik
(nakit hareketlerinin banka havalesi veya çek, PTT veya özel finans
kurumları vasıtasıyla ödenerek belgelenmesi) zorunluluğu sonrası
işletmeler, eskiden olduğu gibi sadece tahsilat veya tediye makbuzu (işletme
içinde düzenlenen ve işletmede kalan evraklardır bunlar ve genel kabul
görmüş denetim standartları açısından itibar edilmesi, kanıt nitelikleri en
az olan evraklar işletme içinde düzenlenen ve işletmede kalan evraklardır)
düzenleyerek, kendi inisiyatiflerinde oldukça yüksek tutarlı kasa nakit
hareketlerini aslında gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi
gösterememektedirler.
Bu kısıtlama
bazı işletmelerin yüksek tutarlı kasa bakiyelerinin de fiktif bir şekilde
azaltılması yolunu engellemiştir. Eskiden herhangi bir işletme yüksek
tutarlı kasa bakiyesini ortağa ödeme şeklinde gösterebilmekte ve azaltmakta
ya da tam tersini, kasa hesabında kayıt dışı işlemler nedeniyle oluşan ters
bakiye durumlarını ortaktan tahsilat şeklinde aslında olmayan işlemleri
kaydederek düzeltebilmekteydi. Bu açıdan bakılınca tevsik zorunluluğu
uygulaması çok isabetli bir düzenleme olmuştur ve bizce 8.000 YTL’lik üst
sınır daha aşağıya indirilmelidir.
2.1.1- Kasa
Hesabına Adat Yöntemiyle Faiz Hesabı
Bu noktada
adat kavramını açıklamak istiyoruz. Adat finansal literatürde (gün
x kredi tutarı) şeklinde açıklanabilmektedir. Dolayısıyla
bilindiği üzere klasik günlük faiz hesabı ise (gün x kredi tutarı x faiz
oranı) / 36.000 şeklinde olmaktadır. Vergisel açıdan yapılacak adat
yöntemiyle faiz hesabında buradaki kredi tutarı; kasa hesabı açısından
ticari hayatın gerekleri, işletme olağan nakit çıkışları üzerinde olduğu ve
işletmenin gelir hanesine girmeyen bir şekilde, işletme kayıtları dışında
değerlendirildiği kabul edilen tutardır.
Ancak dikkat
edilecek husus, kasa hesabı bakiyesinin tamamı faiz hesabında dikkate
alınmayacak, normal olarak kabul edilebilecek azami kasa tutarı (azami
bakiye) tespit edilecek ve asgari tutarın üzerinde kalan bakiyeler faiz
hesabında dikkat alınacaktır.
Aşağıda örnek
bir kasa adat faizi hesabı çalışmasına yer verilmiştir. İşletmenin örnek
olarak ocak 2006 dönemi kasa hareketleri listelenmiştir. İşletmenin olağan
kasa çıkışları dikkate alınarak bu işletmenin azami kasa bakiyesinin (kasada
bulundurması gereken, günlük nakit ihtiyacını karşılayacak maksimum nakit
tutarı) 5.000 YTL olması gerektiğine karar verilmiştir. Bu belirleme için
standart bir ölçüt yoktur. Kasa çıkışlarına göre (tabii tevsik zorunluluğuna
uygun bir şekilde) günlük kasa ödemeleri 20.000 YTL civarında seyreden bir
işletme içinde bu azami bakiye 20.000 YTL olabilecektir. Burada denetçinin
şahsi kanaati ön plana çıkmaktadır. Sonuçta bu tutarın az tespit edilmesi
kasa fazlası olarak tespit edilecek tutarı arttıracağından daha fazla bir
faiz hesabını gündeme getirecektir.
Örnek olarak
hesaplama mantığını izah etmek açısından sadece bir ay verilmiştir. Ancak bu
gibi durumlarda hesaplama 3, 6, 9 veya 12 aylık dönemler şeklinde
yapılmaktadır.
|
|
|
|
|
AZAMİ |
KASA |
|
|
|
TARİH |
GİRİŞLER |
ÇIKIŞLAR |
BAKİYE |
BAKİYE |
FAZLASI |
GÜN |
FAİZ
(%10) |
|
2005
Devir |
|
|
125.000 |
|
|
|
|
|
02.01.2006 |
5.000 |
3.000 |
127.000 |
5.000 |
122.000 |
1 |
33,89 |
|
03.01.2006 |
8.000 |
7.000 |
128.000 |
5.000 |
123.000 |
1 |
34,17 |
|
04.01.2006 |
1.000 |
5.500 |
123.500 |
5.000 |
118.500 |
1 |
32,92 |
|
05.01.2006 |
8.000 |
8.000 |
123.500 |
5.000 |
118.500 |
1 |
32,92 |
|
06.01.2006 |
8.000 |
4.500 |
127.000 |
5.000 |
122.000 |
3 |
101,66 |
|
09.01.2006 |
3.000 |
3.000 |
127.000 |
5.000 |
122.000 |
7 |
237,22 |
|
16.01.2006 |
8.000 |
6.000 |
129.000 |
5.000 |
124.000 |
1 |
34,44 |
|
17.01.2006 |
7.500 |
3.000 |
133.500 |
5.000 |
128.500 |
1 |
35,69 |
|
18.01.2006 |
3.500 |
6.500 |
130.500 |
5.000 |
125.500 |
1 |
34,86 |
|
19.01.2006 |
3.000 |
3.500 |
130.000 |
5.000 |
125.000 |
1 |
34,72 |
|
20.01.2006 |
1.000 |
4.200 |
126.800 |
5.000 |
121.800 |
3 |
101,50 |
|
23.01.2006 |
8.000 |
1.200 |
133.600 |
5.000 |
128.600 |
1 |
35,72 |
|
24.01.2006 |
3.200 |
3.250 |
133.550 |
5.000 |
128.550 |
1 |
35,71 |
|
25.01.2006 |
1.100 |
1.550 |
133.100 |
5.000 |
128.100 |
1 |
35,58 |
|
26.01.2006 |
5.000 |
3.000 |
135.100 |
5.000 |
130.100 |
1 |
36,14 |
|
27.01.2006 |
6.000 |
7.500 |