YAZARLARIMIZ
Gülşah Yeşiloğlu Çoban
Avukat
Bilim Uzmanı
avukat@gulsahyesiloglu.av.tr



Ticari Davalarda Dava Açılmadan Önce Arabuluculuğa Başvurma Zorunluluğu

7155 sayılı Kanun 19.12.2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 7155 sayılı Kanunun 20. maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesi gereğince 01.01.2019 tarihinden itibaren ticari uyuşmazlıklar bakımından dava şartı olarak arabulucuya başvuru şartı getirilmiştir.

7155 sayılı Kanunun 20. Maddesi- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“3. Dava şartı olarak arabuluculuk

MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.”.

Yapılan düzenlemede uyuşmazlıklar tek tek belirtilmemiş, atıf yapılmak suretiyle Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olma şartı getirilmiştir. Buna göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar, dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında sayılan ve dava şartı arabuluculuk kapsamında olan mutlak ticari davalar ise, şunlardır:

1) Türk Ticaret Kanununda,

2) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,

3) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun,

  • Malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203,
  • Rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,  
  • Yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501,
  • Kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519,
  • Komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545,
  • Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554,
  • Havale hakkındaki 555 ilâ 560,
  • Saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,

4) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,

5) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,

6) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları,

her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirip ilgilendirmediğine ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğundan açılmadan önce, arabulucuya başvurulması şarttır.

TTK dışındaki kanunlardaki ticari davalar için de dava şartı arabuluculuk getirilmiştir. Diğer bazı kanunlarda belirtilen ticari davaları, konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin olması şartıyla şu şekilde sıralayabiliriz:

a. Kooperatifler Kanunu'nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları,

b. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 154 vd. maddelerinde yer alan iflasa ilişkin davalar,

c. 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 10. maddesine göre “üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında Kanun’un uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklar”dan belli miktarı aşanlar,

d. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 62. maddesinden kaynaklanan davalar.

Arabulucu, adliyelerde bulunan Arabululuk büroları tarafından Arabuluculuk siciline kayıtlı listeden belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu da görevlendirilebilinir.

Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. Uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de müzakerelerde hazır bulundurulabilir.

Arabuluculuk görüşmelerine taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin katılmaması ciddi sonuçlar doğurur. Bu halde toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine de hükmedilmez.

Arabuluculuk görüşmesi sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

Sonuç itibariyle, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren alacak ve tazminata ilişkin ticari uyuşmazlıklar bakımından öncelikle arabulucuya başvurmak zorunlu hale gelmiştir. Ticari uyuşmazlıkları sebebiyle dava açmak isteyenlerin, arabuluculuk sürecini bu alanda deneyimli ve uzman kişilerden hukuki destek alarak yerine getirmeleri, uyuşmazlıkların davaya açılmasına gerek kalmaksızın çözüme kavuşmasında önem arz etmektedir.

12.02.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM