YAZARLARIMIZ
Fedai Aydın
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
fedai.aydin@everestymm.com



Hasılat Esaslı Kazanç Tespitine Yönelik Düzenleme TBMM’ye Sunuldu

Bilindiği üzere 7104 sayılı Kanunun 12’nci maddesiyle 3065 sayılı KDV Kanununun yeniden düzenlenen 38’inci maddesiyle; ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek grupları kapsamında yer alanların, talep etmeleri halinde vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden (katma değer vergisi dâhil) bedel üzerinden, Kanunun 28’inci maddesi uyarınca belirlenen en yüksek oranı geçmemek üzere, Cumhurbaşkanınca ilgili sektör veya meslek grubu için belirlenen oran uygulanmak suretiyle hesapladıkları katma değer vergisini, indirilecek katma değer vergisi ile ilişkilendirmeksizin beyan ederek ödemelerine imkan tanınmıştı.

06/02/2019 tarihli ve 718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belediyeler tarafından ruhsat verilen, toplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma hizmetinin hizmet satın alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti sunan ve gelirlerinin tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil eden otobüs işletmelerinin (belediyelerin otobüs işletmeleri ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin %51 veya daha fazlası belediyelere ait şirketler hariç) münhasıran il sınırları içinde, otobüsle (sürücüsü dâhil en az on sekiz oturma yeri olan) yapmış oldukları toplu taşıma faaliyetlerine ilişkin 3065 sayılı Kanunun 38’inci maddesinde yer alan hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre hasılatlarına uygulayacakları vergi oranı %1,5 olarak tespit edilmiş, uygulamanın usul ve esasları 25 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile belirlenmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına 08/07/2019 tarihinde sunulan Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin  1’inci maddesi ile KDV’dekine benzer şekilde, vergi uygulamalarının basitleştirilmesi, mükelleflerin vergiye uyum maliyetlerinin azaltılması amacıyla kazanç üzerinden alınan vergilerde de hasılat esaslı kazanç tespitinin uygulanması amacıyla 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 113’üncü maddesinin başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmesi öngörülmüştür.

“Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti

Madde 113- Ticari kazancı basit usulde, işletme hesabı veya bilanço esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek gruplarında faaliyette bulunanların, talep etmeleri halinde belirlenen faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dahil tutarın) yüzde 10'u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.

Belirlenen faaliyetlere ilişkin kazançları birinci fıkra kapsamında tespit edilenlerin;

  1. Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz.
  2. Bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde uygulanmaz.
  3.  İki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir.

Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.

Cumhurbaşkanı, hasılatlarını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde edenleri taleplerine bakılmaksızın ilgili faaliyetleri itibarıyla bu madde kapsamına almaya, birinci fıkrada yer alan oranı 5 katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye, bu sınırlar dahilinde sektör, meslek grupları ve faaliyet alanları veya bölgeler ya da iller itibarıyla farklı oranlar tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

Yukarıda yer verilen madde metninden anlaşılacağı üzere, uygulamadan ticari kazancı basit usulde, işletme hesabı veya bilanço esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek sektör ve meslek gruplarında faaliyette bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri talep etmeleri halinde yararlanacaktır.

Bu kapsamda vergilendirmeyi talep edenlerin gayrisafi hasılatlarının yüzde 10'u, (Cumhurbaşkanı tarafından farklı bir oran belirlenmesi durumunda belirlenen oran) bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınacaktır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmayacak ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmayacaktır.

Belirlenen faaliyetlere ilişkin kazançları bu uygulama kapsamında tespit edilenlerin; bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmayacak, bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde uygulanmayacak, iki yıl geçmedikçe bu usulden vazgeçmeleri mümkün olmayacaktır.

Uygulamadan yararlanmak ihtiyari olmakla birlikte Cumhurbaşkanı, hasılatlarını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde edenleri taleplerine bakılmaksızın ilgili faaliyetleri itibarıyla bu düzenleme kapsamına almaya yetkilidir. Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecektir.

Örnek: (X) Ltd. Şti.’nin 2019 yılı gayrisafi hasılatı 100.000-TL, bu hasılatı elde etmek için katlandığı gider ve maliyetler ise 75.000-TL’dir. Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen bu şirketin vergiye tabi kurum kazancı mer’i mevzuat uyarınca 25.000-TL olacak ve bu tutar üzerinden %22 oranında kurumlar vergisi hesaplanacaktır.

 Ancak (X) Ltd. Şti.’nin, maddenin yürürlüğe girmesini müteakip, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek sektörlerden birinde faaliyette bulunması, mükellefin faaliyet gösterdiği sektör için Cumhurbaşkanı tarafından hasılat esaslı kazanç tespiti için gayrisafi hasılata uygulanacak oranın %5 olarak belirlenmesi ve mükellefin talep etmesi halinde, vergiye tabi kurum kazancı 5.000-TL olarak belirlenecektir. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmayacak ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmayacaktır. Bu şekilde tespit edilen matrah üzerinden %22 oranında kurumlar vergisi hesaplanacaktır.

Hem 3065 sayılı KDV Kanununun yeniden düzenlenen 38’inci maddesi, hem de TBMM’ye sunulan Teklifin yasalaşması halinde 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun yeniden düzenlenen 113’üncü maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme kapsamına giren mükelleflerin, gider veya maliyetleri şişirmek (özel harcamalar vs.) veya sahte belge kullanmak gibi yollara başvurmaları engellenmiş olacak, KDV dahil gayrisafi hasılatları üzerinden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek oran uygulanarak vergiye tabi gelir veya kurum kazancı tespit edilecek ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen oranda KDV hesaplanacaktır. Vergi uygulamalarının basitleştirilmesi, mükelleflerin vergiye uyum maliyetlerinin azaltılması amacıyla yapılan bu düzenlemeler, kayıt dışı alış ve satışların artmasına neden olabilir. Bu nedenle uygulama kapsamına alınan mükelleflerin hasılatlarının doğru bir şekilde tespit edilmesini sağlamaya yönelik olarak, tahsilat ve ödemelerin tamamının banka veya benzeri finans kuruluşları aracılığıyla yapılması ya da elektronik ücret toplama sistemleri vb. kullanma zorunluluğu getirilmesi gayrisafi hasılatın doğru doğru bir şekilde tespiti ve vergilendirilmesi açısından son derece önemlidir.

10.07.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM