Erkan AKTÜRK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
erkanakturk2@hotmail.com
HUKUKSAL BİR KONU: İŞE İADE DAVASI
Tarih:
15/05/2006
I - GİRİŞ:
Gelişmekte olan ülkelerin başlıca sorunlarından bir tanesi
de işsizlik sorunudur. Ülkemizde de işsizlik sorunu,
kronik bir hastalık halini almış görünmektedir. Her
hükümet döneminde istihdam sorunu ile ilgili umutlar
verilir ama maalesef köklü çözümler üretilmediği için
adeta bir işsizler ordusu ortaya çıkmıştır. İşsizliğin
temel sorun olduğu ülkelerde, iş güvencesinin önemi de
artmaktadır. Bugünlerde basında tartışılan konulardan biri
de işe iade davalarıdır. 27.04.2006 tarihinde Sosyal
Sigortalar Kurumu Başkanlığı’nın 16-370 ek sayılı
genelgesi yayınlandı. Bu genelgede işe iade davası açan
işçilerin davayı kazanmaları durumunda işverenin
yükümlülükleri, yapılması gereken işlemler izah
edilmiştir. Biz de bu yazımızda 16-370 ek genelgedeki bazı
hususlara değinmek istiyoruz.
II-
HUKUKİ SÜRECİN BAŞLATILMASI:
4857
sayılı İş Kanun’umuz işçi ve işveren yükümlülüklerini
belirtirken işçi ile işveren arasında ortaya çıkabilecek
ihtilaflarda, iş sözleşmesinin işveren tarafından
feshedilmesinde geçerli veya geçersiz neden olabilecek
durumlar da belirtilmiştir. İş kanunumuzun 18. maddesinde
belirtilen geçersiz neden olarak kabul edilecek durumlar
şunlardır:
a)
Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya
işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal
faaliyetlere katılmak.
b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak.
c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip için
işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya
bu hususta başlatılmış sürece katılmak.
d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri,
hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler.
e) 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin
çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek.
f) Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I)
numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme
süresinde işe geçici devamsızlık.
1960
Anayasası ile birlikte sendika, çalışma hayatımıza girmiş
yarım asır kadar bir süre geçmesine rağmen işverenlerimiz
için bir paranoyak halini almıştır. İşe iade davası açan
işçilerimizin büyük bir çoğunluğunun sendika
faaliyetlerine karıştıkları, sendika temsilciliği
yaptıkları için iş sözleşmelerinin feshedildiğini iddia
etmektedirler. Yukarıda belirtilen nedenlerden biri
yüzünden iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilen
sigortalı, bir ay içinde iş mahkemesine dava açma hakkına
sahiptir. İş sözleşmesi geçerli bir nedene dayandırılmadan
feshedilen bir sigortalının işe iade davası açabilmesi
için en az altı aylık kıdeminin bulunması ve çalıştığı
işyerinde en az otuz sigortalının çalışıyor olması
gerekmektedir.
İşçi,
iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesine götüren
nedenin işçinin işyerinde bireysel davranışlarından, iş
sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden kaynaklanmadığını,
İşveren de bunun asılsız
olduğunu, ispat etmekle yükümlüdürler.
III- KARAR:
4857 sayılı iş
kanunun 21. maddesinde geçersiz bir nedenle yapılan iş
sözleşmesi feshinin sonuçları şu şekilde ifade
edilmektedir. “İşverence
geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin
geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından
tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde,
işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır.
İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe
başlatmaz ise, işçiye en az dört
aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat
ödemekle yükümlü olur.”
Denilmektedir.
İşe iade
davasında dikkatimizi çeken bazı hususlar
şunlardır:
a) İşveren,
işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı iş kanununda
belirtilen nedenlerden birinin varlığı söz konusu olmadan
yasanın geçersiz nedenler olarak kabul ettiği bir nedenle
feshetmiştir.
b) İşçi, ya işinin kendisine yeniden iade edilmesini, ya
da iş güvencesi tazminatından faydalanmak için bu davayı
açmıştır.
c) işveren işçinin her türlü yasal haklarını ödemişse(
ihbar+kıdem tazminatı) bile işçinin işe iade davası
açmasına engel değildir.
d) İşe iade davasının açılabilmesi için işçinin altı aylık
kıdeminin bulunması ve çalıştığı işyerinde ya da aynı
işverene bağlı işyerlerinde en az otuz sigortalının
çalışıyor olması şarttır.
İşe iade
davasının işçi lehine sonuçlanması durumunda işçi, mahkeme
kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 işgünü içinde
işe başlamak istediğini işverene bildirmek zorundadır. Bu
10 günlük süre işçi için bir hak düşürücü süredir. İşçi 10
işgünü içinde bu şartı yerine getirmediği taktirde iş
mahkemesinin veya özel hakemin lehine verdiği karar da 10.
iş günün sonunda hükümsüz olacaktır. Mahkeme veya özel
hakem işçi lehine karar verirken işverenin işçiyi işe
başlatmaması durumunda işçiye ödenecek tazminat miktarını
da belirler.
IV- İŞVERENİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ:
İşveren, 4857
sayılı yasa da tanımı yapılan gerçek veya tüzel kişidir.
İşveren, işçiyi çalıştıran kişi olmakla beraber keyfi
davranışlarla işçinin işine son verme ya da iş kanunun
geçersiz saydığı nedenlerle işçinin işine son verme
hakkına sahip değildir. Tarafların özgür iradeleri ile
oluşturulan sözleşmeler karşılıklı hak ve yükümlülükleri
içerir. Bu sözleşmede belirtilen hükümlere aksi
davranışlar söz konusu olması halinde iş sözleşmesini
ihlal eden taraf, mağdur olan tarafın zararını tazmin
etmekle yükümlüdür.
İşe iade
davasının işveren aleyhine doğurduğu sonuçlar şunlardır:
a)
işçinin iş
sözleşmesini tek taraflı olarak fesheden işverenin
mazereti, mahkeme veya özel hakem tarafından geçerli bir
neden olarak kabul edilmemiştir.
b)
İşveren, 10
işgünü içinde kendisine müracaat eden işçinin isteğine
otuz gün içinde cevap vermek zorundadır. Ya işçiyi işe
alması gerekiyor ya da mahkemenin belirlediği iş güvencesi
tazminatı ile birlikte mahkeme kararınının kesinleştiği
tarihe kadar işçinin çalıştırılamadığı en çok dört aylık
ücret ve diğer haklarını da ödemek durumunda kalacaktır.
c)
Sigortalı, kesinleşen mahkeme
kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 işgünü içinde
işe başlamak için işverene başvurmuş olması koşuluyla
işçinin işe başlatılması veya başlatılmamasına
bakılmaksızın en çok dört aya kadar ücret ve diğer
haklarından iş kazaları ve meslek hastalıkları ile
işsizlik sigortası primleri de dahil olmak üzere tüm
sigorta kolları üzerinden prime tabi tutulacak ve bu
süreler hizmetten sayılacaktır.(1)
d)
İşçinin
mahkeme kararını işverene bildirmesi halinde işveren
mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren
işçinin işe başlatılması ya da başlatılmamasına
bakılmaksızın 10.işgünün içinde bulunduğu ayı takip eden
ayın sonuna kadar en çok dört ay için ek prim bildirgesi
düzenleyip kuruma vermesi gerekmektedir. İşveren bu yasal
süre içinde ek prim bildirgesini düzenleyip kuruma vermesi
halinde idari para cezası uygulanmayacaktır. İşveren
geriye dönük ek prim bildirgesi ile birlikte ek muhtasar
beyanname de düzenlemesi gerekecektir.
e)
İşveren,
işçinin isteğini yerine getirmezse; mahkemenin
belirleyeceği en az dört en çok sekiz aylık maaşı kadar iş
güvencesi tazminatı ödemek zorunda kalacaktır.
f)
Sigortalı,
mahkeme kararı üzerine işverene herhangi bir bildirmde
bulunmamışsa ya da işverenin işe başlama davetini kabul
etmemişse, işverenin tüm yükümlülükleri ( ek prim
bildirgesi düzenleme, iş güvencesi tazminatı ödeme)
ortadan kalkacak, herhangi bir işlem yapmasına gerek
kalmayacaktır.
V- SONUÇ:
Yukarıda ifade
ettiğimiz gibi işveren işçisinin kıdem+ihbar
tazminatlarını ödemiş olsa bile sigortalı, iş
sözleşmesinin geçerli bir nedene dayanmadan feshedildiğini
iddia ediyorsa işe iade davası açma hakkına sahiptir. İşe
iade davasının işçi lehine sonuçlanması halinde iki durum
söz konusu olacaktır. İşçi, mahkeme kararının kendisine
tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 işgünü içinde
işverene işe başlamak istediğini bildirmezse; işverenin
herhangi bir işlem yapmasına gerek kalmayacak, mahkemenin
belirlediği tazminatı ödeme yükümlülüğü de ortadan
kalkacaktır. Kimi işverenlerimiz işe iade davasının işçi
lehine sonuçlanması halinde aldıkları karardan geri adım
atmamak için işe iade talebini kabullenmedikleri, kimi
işverenlerimizin de işe iade talebini kabullenmekle
beraber işçiyi insafsızca çalıştırdıklarını duymaktayız.
İşe iade davasını kazanan işçilerimizin dikkat etmeleri
gereken bir husus 10 işgünü içinde işverene müracaat etme
süresine dikkat etmeleri gerekiyor. Bu süre içinde
işverene herhangi bir bildirim yapmazsa iş güvencesi
tazminatı ve çalıştırılamadığı süreler için (bu
çalıştırılamayan süre en çok dört ay olarak dikkate
alınacaktır.) kendisine ödenecek ücret ve diğer haklarını
da kaybedecektir.
YARARLANILAN KAYNAKLAR:
1.
16-370 EK
SAYILI GENELGE,
2.
16-330 EK
SAYILI GENELGE
3.
4857 SAYILI İŞ
KANUNU