YAZARLARIMIZ
Cemal Kadan
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
Bilim Uzmanı
cemal.kadan@hotmail.com



Şüpheli Alacaklar: Muhasebe Kayıtları İle Tahsilinde Karşılaşılan Sorun ve Çözüm Önerileri

Bilindiği gibi, İşletmeler faaliyetleri yürütürlerken zaman zaman bir takım aksaklıklarla karşılaşmaktadırlar. Bunların en önemlilerinden olan “Alacakların Tahsil Edilememesi” diğer bir anlatımla “Şirketlerde Batak Verme” konusu bir hayli özellik arz etmektedir.

Türk Vergi Sistemi, ticari kazancın tespitini iki faktör üzerinden ele alınmaktadır. Birincisi dönemsellik ilkesi bir diğeri de tahakkuk esasıdır. Burada dönemsellikten kastedilen gelir ve giderlerin ilgili oldukları yıllarda dikkate alınması ve tahakkuk ilkesinin de fiilin meydana gelişiyle birlikte ele alınmasını öngörmektedir.

Vergi Usul Kanununda Ticari Alacakların Tahsil edilememesi durumu iki şekilde karşımıza çıkmaktadır. Birincisi Değersiz Alacaklar olup ki bu yazımızın konusunu teşkil etmemekte olup kısaca değinilecektir. Asıl önemlisi ise Şüpheli hale gelen alacaklarda hangi işlemlerin yapılacağı ve uygulamada nelere dikkat edileceği konuları üzerinde durulacaktır. Aslında Şüpheli Alacaklar Hesabı muhasebe sistemimizde en duruk, en değişmez ve yalın olan hesaplar arasındadır. Buna göre ;

Madde 322 – Değersiz Alacaklar

Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacaklar değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.

Madde 323- Şüpheli Alacaklar

“ Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; 

1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;

2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar, şüpheli alacak sayılır.

Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.

Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.

Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir.”

Şüpheli Alacak Karşılığının ayrılması belirli şartların oluşmasını bağlıdır.

  1. Alacak ticari kazancın elde edilmesi ve işletme faaliyetinin sürdürülmesi ile ilgili olmalıdır.
  2. Alacak zamanında tahsil edilmemiş olmalıdır.
  3. Bilanço Esasına göre defter tutulmalıdır.
  4. Alacak teminatsız olmalı veya teminat yetersiz olmalıdır.
  5. Şüpheli Alacaklar ilgili dönemde karşılık ayrılarak gelir tablosuna intikal ettirilmek zorundadır.
  6. Değerleme ise kayıtlı alacak değeri üzerinden yapılmak zorundadır.
  7. Tahsil Edilen Alacaklar ile teminat altına alınan alacaklar için ayrılan karşılıklar Gelir yazılır.

Şüpheli Alacak Muhasebe Kayıtları söyle yapılmalı;

--------------------------------------------/ -------------------------------------------

120 ALICILAR HESABI

                        600 YURTİÇİ SATIŞLAR HESABI

                        391 HESAPLANAN KDV HESABI

Alacağın Tahakkuk Kaydı.

--------------------------------------------/ -------------------------------------------

128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR HESABI

                        120 ALICILAR HESABI

Alacağın Ödenmemesi ve Şüpheli Hale Gelmesi

--------------------------------------------/ -------------------------------------------

654 KARŞILIK GİDERLERİ HESABI

                        129 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞI HESABI

Ticari Alacağa Karşılık Ayrılması

--------------------------------------------/ -------------------------------------------

129 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞI HESABI

                        128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR HESAB

Şüpheli Alacağın ACİZ vesikası yoluya Bilançoda Çıkarlması.

--------------------------------------------/ -------------------------------------------

100 KASA HESABI

                        128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR HESABI  

Şüpheli Hale Gelen Alacağın Tahsil Edilmesi Kaydı

-----------------------------------------------/-------------------------------------------

129 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞI HESABI

                        644 KONUSU KALMAYAN KARŞILIKLAR HESAB

Şüpheli Alacak Hesabının Gelir Yazılması Kaydı

-----------------------------------------------/-------------------------------------------

Burada dikkatlerden kaçırmayacağımız önemli konulardan biride, Dava ve İcra safhasındaki Alacakların tahsil edilmesi ve herhangi bir nedenle teminat altına alınması durumu biraz daha ehemmiyetli hale getirmektedir.

Şayet, alacak üzerinden daha önce bir karşılık ayrılmışsa yada dava takibi yapılmışsa veyahut ticari şartlar içinden kısmen ya da tamamen teminat altına alınmışsa, bu kısım kadar alacak için ayrılan karşılığın düzeltilerek Gelir hesabına intikali gerekmektedir. (Teminatlı Alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktarı inhisar eder.) Buda demek oluyor ki, özellikle şirket avukatlarının dosya üzerinden yaptığı işlemlerin dikkatlice incelenmesi ve takip edilmesi lüzum gelmektedir. Vergi inceleme sırasında bu kalem üzerinde hassasiyetle durulmaktadır. Şöyle ki, UYAP sistemi üzerinde dosya takip numaralarında bu tahkikat bir hayli kolaylıkla görülmektedir.

Bir diğer konu ise, şirket avukatlarının tahsil ettikleri bedeller üzerinden kendi vekalet ve harcamalarını düşüp bakiye kalanı şirkete teslim etmeleri de dosyanın tahsilinde yeni sorunlara neden olmaktadır. Daha kolay anlaşılması bakımından bir örnek üzerinden hareketle anlatmak son derece isabetli olacaktır.

Örneğin 10.000, TL alacak üzerinden bir takip açmış olalım, bununla ilgili yasal faiz vs diğer tüm ilave giderler ile alacak 15.000,00 TL sına ulaşmış olsun.

Avukat yaptığı 1.000,00 TL lik kısmi tahsilat için şirkete 800,00 TL vermiş ve kalanı da kendine almış olsun. Şirket, kasasına giren 800,00 TL yi Şüpheli Alacağın tahsili şeklinde karşılık hesabına gelir kaydetmektedir. Kalan 200,00 TL için gerek avukat gerekse şirket bir işlem yapmadığından dosyada sanki 200,00 TL lik kısım bakiye olarak devam etmektedir. Oysa Avukat tahsil ettiği 1.000,00 TL yi şirkete vermeli ve ayrıca şirkete 200,00 TL Serbest Meslek Makbuzu tanzim etmeli ve vekalet ücretini tahsil etmelidir. Bu durum mevcut sistemde sıklıkla karşılaşılan önemli konulardan biridir.

Sonuç olarak, Şüpheli Alacaklar her daim şirketlerin karşılaşmayı istemedikleri alacak kalemlerindendir. Fakat ticari hayatın olağan bir sonucudur batak vermek. Bu durumda takip için avukata verdiğiniz bir alacağınızın zaman içerisinde avukata para kazandıran bir dosyaya dönüşmesi kaçınılmaz olmakta, bunun yanı sıra dosya tahsilatında avukat-müvekkil şirket ve müşteri arasında ödemenin tutarında anlaşamamazlıklar olmakta, özellikle dosya içinden mahsup şeklinde tahsil edilen “avukatın ücreti” konusunda mali idare ve mükellef tarafında inceleme sırasında ihtilaf doğmaktadır.

Yararlanılan Kaynaklar:

  1. 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu
  2. Erdinç Ertürk, Şüpheli Alacak Uygulaması
  3. 334 Seri No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği
  4. Garip Ayaz, Şüpheli Alacaklar, Vergi Dünyası Aralık-2001-Sayı:244

06.11.2017

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

GÜNDEM