BASINDAN YAZILAR
Promosyon ürünler için vergi indirimi mümkün / Veysi Seviğ - Bumin Doğrusöz - MuhasebeTR

Promosyon ürünler için vergi indirimi mümkün / Veysi Seviğ - Bumin Doğrusöz

SORU: Damacana su dağıtımında abone müşterilerimize her altı damacana su alımlarında promosyon olarak bir adet cam sürahiyle bir cam bardak veriyoruz. Bunun için 1000 adet cam sürahi ve 1000 adet cam bardak satın alarak 2.750 TL, bu miktar üzerinden de (2.750 x 0.18=) 495 TL KDV olarak toplam (2.750+495=) 3.250 TL ödedik. Söz konusu ödemeyi gider olarak kayıtlarımıza intikal ettirebilir miyiz? Ayrıca ödediğimiz Katma Değer Vergisi'ni de indirim konusu yapabilir miyiz?

YANIT: Ticari yaşamda, yapılan mallara olan talebin arttırılması amacıyla, birtakım pazarlama teknikleri geliştirilmekte, satışı yapılan malın yanında başka bir malın ayrıca bedelsiz olarak verilmesi de sıkça karşılaşılan bir pazarlama tekniği olarak öne çıkmaktadır. Bir malın tasarruf hakkının malik veya adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devri olarak tanımlanan teslim hükümleri çerçevesinde ticari bir işletmenin yaptığı bedelsiz teslimler de Katma Değer Vergisi'ne konu olmaktadır.
Ancak, firmaların iktisadi faaliyetini genişletme, emsal işletmelerle rekabet edebilme, üretim veya satışını yaptıkları mallara olan talebi koruma veya arttırma amacıyla bir malın yanında başka bir mal verilmesi şeklinde gerçekleşen işlemlerde, promosyon ürünü açısından bir bedelsiz teslim söz konusu olmamaktadır. Çünkü firmanın genişleyen faaliyetiyle bağlantılı olarak işletmede yaratılan katma değer artmaktadır. Bu bağlamda piyasadan satın alınan veya ithal edilen malların promosyon ürünü olarak müşterilere verilmesi, mükellefler açısından pazarlama gideri nitelinde olmakta ve bu malların alış bedelleri Gelir Vergisi Yasası'nın 40'ıncı maddesinin (1) numaralı bendine göre gider kaydedilebilmektedir.
Bu nedenle; firmanın yarattığı katma değer içersinde vergilenen promosyon mallarının müşterilere verilmesi sırasında katma değer vergisi hesaplamasına gerek bulunmamakta ve bu ürünler için yüklenilen katma değer vergisinin ise ilke olarak indirim konusu yapılması gerekmektedir.
Bu durum, katma değer vergisi sistemindeki farklı oran uygulaması nedeniyle bazı sorunları beraberinde getirmekte ve düşük oranda vergiye tabi bir malın yanında yüksek oranda vergiye tabi bir malın promosyon ürünü olarak verildiği hallerde, promosyon olarak verilen malların ticaretini yapan firmalar açısından haksız rekabet sorunu ortaya çıkmaktadır.
Katma Değer Vergisi Yasası'nın 29/4'üncü maddesi uyarınca vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, Katma Değer Vergisi Yasası'nın ana ilkelerine uygun olarak giderme ve indirimle ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi Maliye Bakanlığına ait bulunmaktadır. Maliye Bakanlığı bu yetkisini kullanarak yayımlamış bulunduğu 50 eseri numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğ ile yapmış bulunduğu yönlendirmeler;
• Satışı yapılan mala ait katma değer vergisi oranına eşit veya daha düşük olması halinde promosyon ürünü için yüklenilen katma değer vergisinin tamamının indirim konusu yapılması,
• Satışı yapılan malın tabi olduğu katma değer vergisi oranında yüksek olması halinde ise promosyon ürünü için yüklenilen katma değer vergisinden, satışı yapılan malın tabi olduğu orana isabet eden kısmın indirim konusu yapılması, kalan kısmın gelir veya kurumlar vergisi açısından gider olarak veya maliyet olarak dikkate alınmasını uygun görmüştür.
Buna göre promosyon ürünü için yüklenilen vergiden indirim konusu yapılacak kısım:
Promosyon ürünü için yüklenilen vergi tutarı X satışı yapılan tabi olduğu oran promosyon ürününün tabi olduğu oran formülüne göre hesaplanacaktır.
Bu formüle göre damacana depozitolu su teslimlerinin % 8, promosyon ürün tesliminizin % 18 Katma Değer Vergisi'ne tabi olduğu varsayımına göre (495x8/18=) 220 TL indirim konusu yapılması (495 – 220=) 275 TL'nin de gider olarak kayıtlara intikal ettirilmesi gerekmektedir (V. Seviğ).

KANUNEN KABUL EDİLMEYEN FİNANSMAN GİDERLERİ
SORU: Şirketimizin kullanmış bulunduğu krediler nedeniyle, denetimimizi yapan kuruluş tarafından zaman zaman eleştiri yapılmaktadır. Bu arada biz de finansman giderlerinin kaydı sırasında da kendi aramızda tartışıyoruz. Giderleştirilmesi mümkün olmayan, daha açıkçası kanunen kabul edilmeyen gider olarak kabul edilen finansman giderleri neler olabilmektedir?

YANIT: Genel olarak "Finansman giderleri, işletmelerin kredi kullanımı, borçlanma, vadeli mal ve amortismana tabi iktisadi kıymet alımı gibi nedenlerle ödenen faiz, vade farkı ve kur farkı gibi giderlerle teminat mektubu komisyonları ve benzeri giderlerdir."
Diğer yandan finansman giderlerinin gider olarak kayıtlara intikal ettirilebilmesi için;
• Kullanılan kredinin işle ilgili olması gerekmektedir.
Gelir Vergisi Yasası'nın 40'ıncı maddesinin birinci bendi hükmü gereği olarak ticari kazancın tespitinde dikkate alınabilecek giderler şarta bağlı giderlerdir. Bu bağlamda da ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olduğu yükümlü tarafından kanıtlanamayan giderler ticari kazancın tespitinde dikkate alınmamaktadır.
İşle ilgili olmayan;
• İşletme sahiplerinin veya ortaklarının kişisel borçlarıyla ilgili kredi faizleri,
• Karşılıksız düzenlenen borç senetleri (hatır senetleri) nedeniyle katlanılan faiz ve benzeri giderler,
• Ticari işle ilgili olmayan veyahut da ticari amaçla kullanılmayan kredi faizleri,
• Ticari işle ilgisi olmayan şahsi kefalet nedeniyle ödenen finansman giderler, ticari kazancın tespitinde gider olarak kabul edilemez.
• Ticari işletme dışı kullanılan kredi giderleri kayıtlara indirilecek giderler olarak intikal ettirilemez.
• Yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa edilmek üzere yatırım maiyetine eklenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda işletme dönemine ait olanların ise, ilgili bulundukları yıllarda doğrudan giderleştirilmesi veyahut da maliyete intikali konusunda mükellefe seçimlik hak tanınmıştır.
• Döviz kredisi kullanılarak yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi veyahut da edinilmesi halinde veya sonradan bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından, sabit kıymetlerin iktisap edildiği dönem sonuna kadar olanların, kıymetin maliyetine eklenmesi zorunludur. Aynı kıymetlerle ilgili söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise, ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman konusu yapılması gerekmektedir.
• İştirak hissesi alımı ile ilgili ödenen finansman giderleri de kurum kazancının tespiti sırasında indirim konusu yapılabilmektedir.
• Kurumlar Vergisi Yasası'nın 12'inci maddesi uyarınca örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan kur farkı hariç, faiz ve benzeri tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi yasalarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kar payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılmış tutar sayılmaktadır (V. Seviğ).

TAŞITLARIN GİDERLERİ
SORU: Ticari işletmenin aktifinde bulunan taşıtlar için yapılan yedek parça, alımı ve tamir bakım giderlerinin taşıt giderleri hesabına yazılması mümkün müdür?


YANIT: İşletmeye dâhil bulunan taşıtların giderleri yasal düzenleme gereği kayıtlara intikal ettirilmekte ve safi kazancın tespiti sırasında indirim konusu yapılabilmektedir. Buna göre;
• Taşıtların kaporta, boya, döşeme ve elektrik donanımı giderlerinin,
• Taşıtların lastiğinin yenilenmesi için yapılan giderlerin,
• Yedek parça alımlarına ait giderlerin,
• Trafik cezası sonucu hasara uğrayan taşıtın tamir giderlerinin,
• Taşıtın eskiyen piston, gömlek ve benzeri parçalarının yerine yeni parçaların nalımı için yapılan giderlerin, doğrudan kayıtlara gider olarak intikal ettirilmesi mümkündür(V. Seviğ).


EKİM AYI MALİ TAKVİMİ

TARİH KONU
11 Ekim 2010 16-30 Eylül Dönemine Ait Noterlerce Yapılan Makbuz Karşılığı Ödemelere Ait Bildirimlerin Verilmesi Ve Ödenmesi
11 Ekim 2010 16-30 Eylül Dönemi Petrol Ve Doğalgaz Ürünlerine İlişkin Özel Tüketim Vergisinin Beyanı Ve Ödemesi
15 Ekim 2010 Eylül Dönemi Kolalı Gazozlar, Alkollü İçecekler Ve Tütün Mamullerine İlişkin Özel Tüketim Vergisi Beyanı Ve Ödemesi
15 Ekim 2010 Eylül Dönemi Motorlu Taşıt Araçlarına İlişkin (Tescile Tabi Olmayanlar) Özel Tüketim Vergisi Beyanı Ve Ödemesi
15 Ekim 2010 Eylül Dönemi Dayanıklı Tüketim Malları Ve Diğer Mallara İlişkin Özel Tüketim Vergisinin Beyanı Ve Ödemesi
15 Ekim 2010 Eylül Dönemi BSMV Beyanı Ve Ödemesi
15 Ekim 2010 Eylül Dönemi Özel İletişim Vergisi Beyanı Ve Ödemesi
15 Ekim 2010 Eylül Dönemi KKDF Kesintilerinin Bildirim Ve Ödemesi
20 Ekim 2010 Eylül Dönemine Ait Petrol Ve Doğalgaz Ürünlerine İlişkin Ek:4 No'lu ÖTV Bildirim Formu
20 Ekim 2010 Eylül Dönemine Ait Kolalı Gazozlara İlişkin Ek:7 No'lu ÖTV Bildirim Formu
20 Ekim 2010 Eylül Dönemine Ait Alkollü İçeceklere İlişkin Ek:8 No'lu ÖTV Bildirim Formu
20 Ekim 2010 Eylül Dönemine Ait Tütün Mamullerine İlişkin Ek:9 No'lu ÖTV Bildirim Formu
20 Ekim 2010 Eylül Dönemine Ait Dayanıklı Tüketim ve Diğer Mallarına İlişkin Ek:10 No'lu ÖTV Bildirim Formu
20 Ekim 2010 Eylül Dönemine Ait Yarışma Ve Çekiliş İle Futbol Müsabakalarına Ve At Yarışlarına Ait İntikal Vergisi Beyanı Ve Ödemesi
20 Ekim 2010 Eylül Dönemi İlan Ve Reklam Vergisi Beyanı Ve Ödemesi
20 Ekim 2010 Eylül Dönemine Ait Şans Oyunları Vergisinin Beyanı Ve Ödemesi
20 Ekim 2010 Eylül Dönemi Müşterek Bahislere Ait Eğlence Vergi Beyan Ve Ödemesi
20 Ekim 2010 Eylül Dönemine Ait Yangın Sigortası Vergisi Beyanı Ve Ödemesi
20 Ekim 2010 Eylül Dönemine Ait Elektrik Ve Havagazı Tüketimi Vergisi Beyanı Ve Ödemesi
25 Ekim 2010 Temmuz-Ağustos-Eylül Dönemi GVK'nın Geçici 67. Maddesine İstinaden Yapılan Tevkifatların Muhtasar Beyanname İle Beyanı
25 Ekim 2010 Temmuz-Ağustos-Eylül Dönemi Gelir Vergisi Stopajının Muhtasar Beyanname İle Beyanı
25 Ekim 2010 Eylül Dönemine ait Kurumlar Vergisi Stopajının Muhtasar Beyanname İle Beyanı
25 Ekim 2010 Eylül Dönemine Ait Gelir Vergisi Stopajının Muhtasar Beyanname İle Beyanı
25 Ekim 2010 Eylül dönemine ait istihkaktan kesinti suretiyle tahsil edilen damga vergisi ile sürekli mükellefiyeti bulunanlar için makbuz karşılığı ödenmesi gereken damga vergisinin beyanı
25 Ekim 2010 Temmuz-Ağustos-Eylül Dönemi Katma Değer Vergisinin Beyanı
25 Ekim 2010 Eylül Dönemi Katma Değer Vergisinin Beyanı
25 Ekim 2010 1-15 Ekim Dönemi Petrol Ve Doğalgaz Ürünlerine İlişkin Özel Tüketim Vergisinin Beyanı Ve Ödemesi
26 Ekim 2010 Eylül Dönemine ait Kurumlar Vergisi Stopajının Ödenmesi
26 Ekim 2010 Eylül Dönemine Ait Gelir Vergisi Stopajının Ödenmesi
26 Ekim 2010 Temmuz-Ağustos-Eylül Dönemi GVK'nın Geçici 67. Maddesine İstinaden Yapılan Tevkifatların Ödenmesi
26 Ekim 2010 Temmuz-Ağustos-Eylül Dönemi Gelir Vergisi Stopajının Ödenmesi
26 Ekim 2010 Eylül dönemine ait istihkaktan kesinti suretiyle tahsil edilen damga vergisi ile sürekli mükellefiyeti bulunanlar için makbuz karşılığı ödenmesi gereken damga vergisinin Ödenmesi
26 Ekim 2010 Eylül Dönemi Katma Değer Vergisinin Ödenmesi
26 Ekim 2010 Temmuz-Ağustos-Eylül Dönemi Katma Değer Vergisinin Ödenmesi
26 Ekim 2010 1-15 Ekim Dönemine Ait Noterlerce Yapılan Makbuz Karşılığı Ödemelere Ait Bildirimlerin Verilmesi Ve Ödenmesi
1 Kasım 2010 Eylül Dönemine Ait Haberleşme Vergisinin Beyanı Ve Ödemesi
1 Kasım 2010 Eylül Dönemi SSK Sigorta Primlerinin Ödemesi
1 Kasım 2010 Bağ-Kur Sigortalılarının Ekim Dönemi Sigorta Primi Ve Sağlık Sigorta Primlerinin Ödemesi
1 Kasım 2010 Eylül Dönemine ait mal/hizmet alım ve satımlarına ilişkin bildirim formlarının (Form Ba, Form Bs) ibrazı



ÖZELGELERDE
AMORTİSMANLAR
1. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 19.6.2007 tarih ve 32313 sayılı özelgesi
"İşletmede kullanılan makine, teçhizat, cihaz veya makinelerin arızalanması halinde yedek olarak kullanıma hazır bulundurmak için satın alınan iktisadi kıymetler için, VUK'un 320. maddesi gereğince, aktifleştirildikleri yıldan başlayarak söz konusu kıymet için belirlenmiş olan faydalı ömür ve amortisman oranları dikkate alınarak amortisman ayrılması gerekmekte olup, fiilen kullanma tarihinde itibaren amortisman ayrılmaya başlanması söz konusu değildir."

2. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 8.6.2007 tarih ve 4538 sayılı özelgesi
"İhale sonucu bir bütün olarak satın alınan otele ait iktisadi kıymetlerin bedellerinin her bir kıymet bazında bilinememesi nedeniyle (aktife alındığı 2005 yılında) amortisman ayrılamamış, sonraki dönemlerde usulüne uygun amortisman ayırabilmek için takdir komisyonuna başvurulmuştur. Takdir komisyonu kararı sonucunda otele ait her bir iktisadi kıymetin amortismana konu bedelinin belirlenmesinden sonra amortisman ayrılacak olmakla beraber, 2005 yılında ayrılamayan amortismanın sonraki dönemlerde ayrılıp ayrılamayacağı hususunda başkanlık görüşü talep edilmiştir. VUK'un 320. maddesinde, her yılın amortismanının ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabileceği ile amortismanın herhangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresinin uzatılamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, şirketin, özelleştirme sonucu satın aldığı otel binasının mütemmim cüzleri, yer üstü düzenleri ve demirbaşları ile birlikte iktisadi kıymetlerinin amortisman süresi, iktisadi kıymetlerin aktife alındığı 2005 yılında başladığından, 2005 yılında herhangi bir nedenle ayrılamayan amortismanların sonraki dönemlerde ayrılması mümkün bulunmamaktadır."

3. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 18.11.2009 tarih ve 9828 sayılı özelgesi
"KVK'nın 6. maddesi ve GVK'nın 40/5 ve 7. bentleri uyarınca, şirketin, satın almış olduğu binek otomobile ait giderlerini, şirket aktifine kayıtlı olması şartıyla, GVK'nın 40/5. maddesine ve araca ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanları da 40/7'nci maddesine istinaden kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapması mümkün bulunmaktadır.

4. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 19.6.2007 tarih ve 32313 sayılı özelgesi
"İşletmede kullanılan tesis, cihaz ve makinelerin arızalanması durumda yedek olarak kullanıma hazır halde bulunan iktisadi kıymetlerin, aktifleştirildikleri yıldan başlayarak iktisadi kıymet için belirlenen faydalı ömür ve amortisman oranları dikkate alınarak amortismana tabi tutulması gerekir."

5. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 2.1.2006 tarih ve 22 sayılı özelgesi
"Limitet şirketlerin nev'i değişimi ile anonim şirkete dönüşülmesi KVK hükümleri uyarınca devir hükmündedir. Bu hükümden hareketle, devir halinde, devrolunan limitet şirket, devir tarihinin içinde bulunduğu hesap döneminden devir tarihine kadar geçen süre için, devralan anonim şirket de devir tarihinden itibaren devir tarihinde içinde bulunduğu hesap döneminin sonuna kadar geçen süre için amortisman ayırabilir. Devir tarihinin 2.1.2006 tarihinde tescil edilmesi halinde ise kıst amortisman uygulanmaz, bu tarihin aşılması halinde istenirse kıst amortisman uygulanır."

(Kaynak: Referans Gazetesi | 06.10.2010)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.


GÜNDEM