RSS | Sitene Ekle | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Asgari Ücret 2014 | 2014 Asgari Geçim İndirimi | Reklam | Bize Ulaşın    


YMM Cevdet Akçakoca
Torba (Af) Yasası
(22.07.2014)
Kuyumculuk Muhasebesi ve İşlemleri

MUHASEBECİLERE VE MALİ MÜŞAVİRLERE ÖZEL İNTERNET SİTESİ DETAYLAR İÇİN TIKLAYINIZ

ÜCRETSİZ ÜYELİK

Ücretsiz üye olun,
güncel bilgiler e-posta adresinize gelsin.

 
E-Posta Adresiniz:

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Asgari Ücret 2014
Asgari Geçim İndirimi 2014
Basından Yazılar
E-Kitaplar
İstirahatli / Raporlu İşçinin Bildirimi
Fazla Mesai Ücreti Hesaplama
Kıdem Tazminatı Fonu
Pratik Bilgiler 2014
Güncel Mevzuat
Soru-Cevap
Tek Düzen Hesap
    Planı
Vergi Takvimi 2014
Videolu Soru-Cevap
    (Yeni)
Yazarlarımız

 SON YAZILAR
  Muhtasar Beyannamede Önemli Değişiklik!

  Torba (Af) Yasası

  50 Yaşında 3.600 Günle Emekli Olma İhtimali Var Mı?

  Gurbetçilere Kötü Haber Bizdendi, Müjde de Bizden Olsun

  Sözleşme Bitmeden İşten Ayrılanlar

  10 Günlük İzin Yasal Hak Kabul Etmeyene Ceza Var

  Motorlu Taşıtlar Vergisinin Giderleştirilmesi

  Hangi Kurumdan Daha Erken Emekli Olabilirim?

  Brüt Şok

  Mali Tatil Temyiz Süresini Etkilemez

  Geçmişe Yönelik Mükellefiyet Tesis Edilerek Usulsüzlük Cezası Kesilebilir Mi?

  Bankayla Ödeme Yapılan Agiler İspat Edilir/Okur Sorularına Cevaplar

  Memur Çocuğunun Sağlık Yardımı Hakkı Yaz Tatilinde Çalıştı Diye Kesilmez

  Günü Gününe Emeklilik Tarihiniz


BASINDAN YAZILAR
Garsona verilen bahşiş gider yazılabilir mi / Veysi Seviğ - Bumin Doğrusöz » Muhasebe TR


30.06.2010

SORU: Gerek yurtiçinde ve gerekse yurtdışında yönetim elemanlarının yapmış olduğu gezilerde ve özellikle yurtdışından gelen misafirlerimizin Türkiye'de ağırlanması sırasında yemek ve gezilerde vermiş olduğumuz "bahşiş"leri nasıl giderleştirebiliriz.
Bilindiği üzere mevcut örf ve âdet çerçevesinde söz konusu ödemeler yapılabilmekte ve özellikle ağırladığımız misafirlerimize daha iyi servis yapılabilmesi için bir anlamda bahşiş verilmesi de zorunlu olmaktadır. Bu bahşişlerin giderleştirilmesi konusunda doğan tereddütlerimizi giderebilir misiniz?

YANIT: Bilindiği üzere Gelir Vergisi Yasası'nın 40'ıncı maddesinde "safi kazancın tespit edilmesi için" yapılan ve sözü edilen yasa maddesinde sayılmak suretiyle belirtilmiş bulunan gider ve harcamaların belgelendirilmesi koşuluyla indirim konusu yapılması mümkündür. Bu hüküm kurumlar vergisi mükellefleri için de geçerli bulunmaktadır.
Diğer yandan Vergi Usul Yasası'nın 228'inci maddesi uyarınca "Aşağıdaki giderler için ispat edici kâğıt aranmaz.
* Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi mutat olmayan müteferrik giderler,
* Vesikanın teminine imkân olmayan giderler,
* Vergi kanunlarına göre götürü olarak tespit edilen giderler,"
Yasal düzenleme gereği örf ve teamüle göre bir vesikaya bağlanamayan giderler ile vesikanın teminine imkân bulunmayan giderlerin gerçek miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun olması gerekmektedir.
Kural olarak bir giderin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için söz konusu giderin elde edilen kazançla doğrudan ilişkili olduğunun da ayrıca kanıtlanması gerekmektedir.
Konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın vermiş olduğu bir özelgeye göre "genel idare giderlerinin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesini sağlamak amacıyla yapılması ve belgelendirilmek kaydıyla kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Dolayısıyla değişik yerlerde ürün tanıtımı ve pazarlaması yapan şirket personelinin bu mekânlarda işle ilgili olarak yapılan ödemeler dışında, buralarda çalışan garson, kâhya, barmen vb. gibi kişilere isteğe bağlı olarak vermiş oldukları bahşişlerin (belgelendirilse dahi) ticari kazancın elde edilmesi ve devamı için yapılmış bir genel gider olarak kabul edilmeyeceğinden, söz konusu harcamaların gider kayıt edilmesi mümkün değildir." (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 03.03.2006 gün ve VUK-B.07.1.GİB.4.34.19.02/1649 sayılı özelgesi)
Bahşiş hizmetten önce verilebileceği gibi, hizmetten sonra da verilebilmektedir. Ancak söz konusu ödemelerin yapılması hizmetin alımı veyahut da hizmetten yararlanılması için zorunlu değildir. Daha açıkçası hizmetten yararlananların takdirine göre miktarı belirlenmiş bulunan bir ödeme niteliğindedir. Bu nedenle vergi idaresi bahşişle ilgili ödemeleri gider olarak kabul etmemektedir. (V. Seviğ)

LİMİTED ŞİRKET ORTAKLIĞINDAN ÇIKMA

SORU: Ben ve diğer bir başka ortak olarak bizim limited şirketteki payımız yüzde altmıştır. Diğer ortakla uyumlu bir çalışmamız olmuyor. Onun şirket sermayesindeki payı ise yüzde kırk. Şirketi tasfiye isteğimizi devamlı reddediyor. Biz ya şirketten çıkmayı veyahut da şirketin feshedilmesini istiyoruz. Bunu yapamıyoruz. Bu konuda başvurabileceğimiz bir hukuki yol yok mu?

YANIT: Türk Ticaret Kanunu'nun 549'uncu maddesi uyarınca bir limited şirketin infisah edilmesi için aşağıdaki hallerden birinin oluşması gerekir.
* Şirket mukavelesinde yazılı sebeplerin varlığı,
* Mukavelede aksine açık hüküm olmadıkça, esas sermayenin dörtte üçüne sahip ortakların dörtte üçünü teşkil eden bir ekseriyet tarafından şirketin feshine karar verilmesi,
* Şirketin iflasına karar verilmesi,
* Ortaklardan birinin istemi üzerine ve geçerli nedenlerden dolayı mahkeme kararı ile,
* Kanunda yazılı diğer nedenlerin bulunması halinde,
Diğer yandan Türk Ticaret Kanunu'nun 522'nci maddesi uyarınca ortaklardan birinin iflası halinde iflas idaresi en az altı ay önce ihbar etmek şartıyla şirketin feshini isteyebilir. Bu bağlamda da ortaklardan birinin alacaklısının şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebilmesi için borçlu ortağın payının haczettirilmiş olması gerekir.
Uygulamada limited şirketin fesih ve tasfiyesinde şirketin tüm ortaklarının davada davacı ve davalı olarak bulunmaları gerekmektedir.
Ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun 551'inci maddesinde hükme bağlandığı üzere "Şirket mukavelesiyle, ortaklara şirketten çıkma hakkı verilebileceği gibi, bu hakkın kullanılması belli koşullara da tabi tutulabilmektedir."
Yasal düzenleme gereği her ortak, haklı nedenlere dayanmak suretiyle şirketten çıkmasına müsaade edilmesini veya şirketin feshini mahkemeden talep edebilir.
Bir ortağın şirketten çıkması veya çıkarılması ancak ana sermayenin azaltılması hakkındaki hükümlere uyulması koşuluyla geçerlidir.
Ortak tarafından açılan ortaklıktan çıkma davalarında çıkmanın mahkemece kabulü yenilik doğurur niteliktedir. Çıkan ortağa ödenen sermaye payı Türk Ticaret Kanunu'nun 551'inci maddesinde belirtilen usullerle karşılanıyorsa sermaye azaltılmasına gerek bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklamış olduğumuz üzere, mahkemeye başvurarak şirketten ayrılma isteminizi ve/veya şirketin tasfiyesini karara bağlatmanız gerekmektedir. (V. Seviğ)

TAHSİL EDİLEMEYEN ALACAK DEĞERSİZDİR

SORU: Kolektif şirket olarak faaliyet gösteriyoruz. Ancak iş ilişkisinde bulunduğumuz bir anonim şirketten alacağımızı tahsil edemiyoruz. Bu konuda yapmış olduğumuz tüm girişimler olumsuz sonuç verdi. Sonuçta infisah eden bu anonim şirketten alacağımızı tahsil edemediğimizi gösteren mahkeme kararı var. İflas eden ve ortakları bulunamayan bu anonim şirketten olan alacağımızı kayıtlarımızda zarar olarak gösterebilir miyiz? Eğer bunu kayıtlarımızda zarar olarak gösterirsek 2010 yılında bu zarardan payımıza düşen kısmı diğer gelirlerimizden düşebilir miyiz?

YANIT: Vergi Usul Yasası'nın 322'nci maddesi hükmü gereği olarak "Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline imkân kalmayan alacaklar değersiz alacaktır."
Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet değerleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. Dolayısıyla bir alacağın değersiz alacak olarak kabul edilebilmesi için söz konusu alacağın tahsilinin imkânsız hale geldiğine dair bir yargı kararının bulunması veya kanaat verici bir vesikanın varlığı gerekmektedir.
Danıştay 13'üncü Dairesi'nin geçmişte vermiş olduğu bir karara göre de "İflas eden anonim şirketteki alacağını tahsil edemeyen kolektif şirket, bu tutarı zarar kaydedebilir. Zarar kaydedilen bu meblağ dolayısıyla dönem faaliyetinin de zararla sonuçlandırılması halinde, kolektif şirket ortağı payına düşen bu zararı diğer gelirlerinden mahsup edebilir." (Danıştay 13. Daire E.No:1974/1630, K.No:1975/2985, Karar için bakınız; Bıyık, Recep-Kıratlı, Aydın ‘Giderler ve İndirimler' Güncelleştirilmiş 6. Baskı, 2010, PWC School, Sf:642) (V. Seviğ)



TEMMUZ AYI MALİ TAKVİMİ
9 TEMMUZ
* 16-30 Haziran 2010 dönemine ait noterlerce yapılan makbuz karşılığı ödemelere ait bildirimlerin verilmesi ve ödenmesi

12 TEMMUZ
* 16–30 Haziran 2010 dönemi petrol ve doğalgaz ürünlerine ilişkin özel tüketim vergisinin beyanı ve ödemesi

15 TEMMUZ
* Haziran 2010 dönemi kolalı gazozlar, alkollü içecekler ve tütün mamullerine ilişkin özel tüketim vergisi beyanı ve ödemesi
* Haziran 2010 dönemi motorlu taşıt araçlarına ilişkin (tescile tabi olmayanlar) özel tüketim vergisi beyanı ve ödemesi
* Haziran 2010 dönemi dayanıklı tüketim malları ve diğer mallara ilişkin özel tüketim vergisinin beyanı ve ödemesi
* Haziran 2010 dönemi BSMV beyanı ve ödemesi
* Haziran 2010 dönemi özel iletişim vergisi beyanı ve ödemesi
* Haziran 2010 dönemi KKDF kesintilerinin bildirim ve ödemesi

20 TEMMUZ
* Haziran 2010 dönemine ait petrol ve doğalgaz ürünlerine ilişkin Ek:4 No'lu ÖTV bildirim formu
* Haziran 2010 dönemine ait kolalı gazozlara ilişkin Ek:7 No'lu ÖTV bildirim formu
* Haziran 2010 dönemine ait alkollü içeceklere ilişkin Ek:8 No'lu ÖTV bildirim formu
* Haziran 2010 dönemine ait tütün mamullerine ilişkin Ek:9 No'lu ÖTV bildirim formu
* Haziran 2010 dönemine ait dayanıklı tüketim ve diğer mallara ilişkin Ek:10 No'lu ÖTV bildirim formu
* Haziran 2010 dönemi ilan ve reklam vergisi beyanı ve ödemesi
* Haziran 2010 dönemine ait şans oyunları vergisinin beyanı ve ödemesi
* Haziran 2010 dönemi müşterek bahislere ait eğlence vergi beyan ve ödemesi
* Haziran 2010 dönemine ait yangın sigortası vergisi beyanı ve ödemesi
* Haziran 2010 dönemine ait elektrik ve havagazı tüketimi vergisi beyanı ve ödemesi

26 TEMMUZ
* 1-15 Temmuz 2010 dönemine ait noterlerce yapılan makbuz karşılığı ödemelere ait bildirimlerin verilmesi ve ödenmesi
* 1-15 Temmuz 2010 dönemi petrol ve doğalgaz ürünlerine ilişkin özel tüketim vergisinin beyanı ve ödemesi

27 TEMMUZ
* Haziran 2010 dönemine ait yarışma ve çekiliş ile futbol müsabakalarına ve at yarışlarına ait intikal vergisi beyanı ve ödemesi
* Haziran 2010 dönemine ait kurumlar vergisi stopajının muhtasar beyanname ile beyanı
* Haziran 2010 dönemine ait gelir vergisi stopajının muhtasar beyanname ile beyanı
* Haziran 2010 dönemine ait istihkaktan kesinti suretiyle tahsil edilen damga vergisi ile sürekli mükellefiyeti bulunanlar için makbuz karşılığı ödenmesi gereken damga vergisinin beyanı
* Haziran 2010 dönemi katma değer vergisinin beyanı
* Nisan-mayıs-haziran 2010 dönemi gelir vergisi stopajının muhtasar beyanname ile beyanı
* Nisan-mayıs-haziran 2109 GVK'nın geçici 67. maddesine istinaden yapılan tevkifatların muhtasar beyanname ile beyanı
* Nisan-mayıs-haziran 2010 dönemi katma değer vergisinin beyanı

30 TEMMUZ
* Haziran 2010 dönemine ait kurumlar vergisi stopajının ödenmesi
* Haziran 2010 dönemine ait gelir vergisi stopajının ödenmesi
* Haziran 2010 dönemine ait istihkaktan kesinti suretiyle tahsil edilen damga vergisi ile sürekli mükellefiyeti bulunanlar için makbuz karşılığı ödenmesi gereken damga vergisinin ödenmesi
* Haziran 2010 dönemi katma değer vergisinin ödenmesi
* Nisan-mayıs-haziran 2010 dönemi gelir vergisi stopajının ödenmesi
* Nisan-mayıs-haziran 2010 GVK'nın geçici 67. maddesine istinaden yapılan tevkifatların ödenmesi
* Nisan-mayıs-haziran 2010 dönemi katma değer vergisinin ödenmesi

2 AĞUSTOS
* Haziran 2010 dönemine ait haberleşme vergisinin beyanı ve ödemesi
* Haziran 2010 dönemi SSK sigorta primlerinin ödemesi
* Bağ-Kur sigortalılarının Temmuz 2010 sigorta primi ve sağlık sigorta primlerinin ödemesi
* Motorlu taşıtlar vergisi 2. taksit ödemesi
* 2009 yılı gelir vergisinin 2. taksit ödemesi
* Haziran 2010 dönemine ait mal/hizmet alım ve satımlarına ilişkin bildirim formlarının (Form Ba, Form Bs) ibrazı


ÖZELGELERDE

KURUMLAR VERGİSİ

1. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 13.3.2009 tarih ve 5901 sayılı özelgesi
"KVK'nın 5/1-e maddesi hükümlerine göre, kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75'lik kısmı maddede sayılan şartları taşımak kaydıyla kurumlar vergisinden müstesna olup, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satılmasından elde edilen kazançların bu hükme göre istisna uygulamasından yararlanması mümkün değildir. Ancak, taşınmaz ticareti ile uğraşan mükelleflerin faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis ettikleri taşınmazların satışından elde ettikleri kazançlara istisna uygulanabilecektir. Bu durumda, Finansal Kiralama Kanunu kapsamında faaliyet gösteren mükellefin finansal kiralamaya konu gayrimenkulü elden çıkarılmasından elde edeceği kazancın diğer şartlara haiz olsa dahi KVK'nın 5/1-e kapsamında kurumlar vergisi istisnasına konu edilmesi mümkün değildir."
2. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 13.3.2009 tarih ve 5901 sayılı özelgesi
"KVK'nın safi kurum kazancına ilişkin 6. maddesinde kurum kazancının tespitinde GVK'nın ticari kazancın tespitine ilişkin hükümlere atıf yapılmıştır. Vergiye tabi safi ticari kazancın tespitinde indirilecek giderlerin sayıldığı 40. maddesinin 1. bendinde ‘Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin', 4. bendinde ise, ‘İşle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile mütenasip seyahat ve ikamet giderlerinin' ticari kazancın tespitinde gider olarak indirileceği hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere göre, işleri takip edecek olan personelin ikamet etmesi için kiralanan konuta yapılacak ödemelerin, yürütülen iş süresiyle sınırlı olması şartıyla safi kurum kazancınızın tespitinde indirilebilecek gider olarak dikkate alınması mümkündür."
5. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nın Aralık 2008 tarihli özelgesi
"Limited şirket iken nev'i değiştirerek anonim şirkete dönüşen ve hukuki varlığı sona eren şirketin bilançosu aktif ve pasifiyle kül halinde AŞ'ye geçeceğinden, Limited Şirketin 2005 ve 2006 yılları kurumlar vergisi beyannamelerindeki gösterdiği tevkif suretiyle kesilen vergilerden doğan iade alacakları eski şirketin devamı niteliğinde olan anonim şirkete intikal edecektir. Şirketin bilançosunun aktif ve pasifiyle kül halinde anonim şirkete devrolması halinde ise söz konusu şirketin nevi değişikliği yapmadan önceki 2005 ve 2006 yılları kurumlar vergisi beyannamelerindeki tevkif suretiyle kesilen vergilerden doğan iade alacaklarının, anonim şirketin borçlarına mahsuben iade işlemleri 252 seri No'lu GVK Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde yerine getirilir. Söz konusu Tebliği'nin "Mahsup Yoluyla İade" başlıklı bölümünde ise, tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyannamedeki mahsuplar sonunda kalan kısmının diğer vergi borçlarına mahsup talebi tutarına bakılmaksızın, inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine getirileceği, mahsup talebinin dilekçe ile yapılması ve yıl içinde yapılan tevkifatlara ilişkin tablonun dilekçe ekinde yer alması gerektiği, tablonun daha önce yıllık beyanname ekinde yer almış olması halinde, mahsup dilekçesinin yeterli olacağı, mahsup dilekçesi ve ilgili tablonun ibraz edilmiş olması kaydıyla, mükelleflerin vergi borçlarına ilişkin mahsup talepleri yıllık beyannamenin verildiği tarih esas alınarak yerine getirileceği açıklamalarına yer verilmiştir. Bu konudaki taleplerin bu esaslar doğrultusunda yerine getirileceği tabiidir."

Kaynak: Referans Gazetesi