BASINDAN YAZILAR
Türkiye'nin Dev Sorunu Devreden KDV / Rahmi Ak - MuhasebeTR

Türkiye'nin Dev Sorunu Devreden KDV / Rahmi Ak

191 milyar liralık devreden KDV'nin ne kadarı kayıtdışı satıştan?

Vergi Konseyi 134'ünci genel kurulunu geçen hafta yaptı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın da katıldığı genel kurulda mükellef hakları, Kurumlar Vergisi,vergi cezaları, kayıtdışı ekonomi, dijital ekonomi ve KDV alanlarında çalışma gruplarının sunumları yer aldı. En önemli konu ise yine toplantıda 191 milyar liraya ulaştığı belirtilen bir süre önce nakit ödenmesi planlanan ancak sonra vazgeçilen Devreden KDV sorunu oldu. KDV konusunda önemli önerilerin yer aldığı çalışmanın ardından Kurul Üyesi Sakıp Şeker Devreden KDV'nin bu kadar şişmesinde hem stok afları hem de faturasız satılan mallar nedeniyle biriken KDV kaynaklı artışlara dikkat çekti. Şeker,fiili envanter yapılmadan yapılacak KDV ödemesinin vergiden kaçanları iki kez ödüllendirmek olduğunu belirtti. Rahim Ak'ın yazısı

Türkiye'de şimdiye kadar bir çok vergi düzenlemesinde danışman oluşum olarak imzası olan Vergi Konseyi geçen hafta 134'üncü genel kurulunu yaptı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın katılımı ile toplanan Konsey'de yine Türkiye'nin en önemli vergi sorunları ele alındı.  Genel kurulda mükellef hakları, Kurumlar Vergisi,vergi cezaları, kayıtdışı ekonomi, dijital ekonomi ve KDV alanlarında çalışma gruplarının sunumları yer aldı. Her bir çalışma alt çalışma gruplarında enine boyuna değerlendirilip Konsey'e sunulurken Türkiye'nin son dönemlerde en önemli gündem maddelerinden birisi olan Devreden KDV konusunda ilginç tespit ve görüşler dile getirildi. Tutarı her geçen gün çığ gibi büyüyen ve toplantının açış konuşmasında Bakan Albayrak'ın da mutlaka çözüleceğini söylediği Devreden KDV tutarının 191 milyar liraya ulaştığı dile getirildi. Türkiye'nin en önemli finans sorunlarından birisi haline gelen Devreden KDV'nin bu kadar yüksek hızda büyümesine de dikkat çekildi.

KATLANARAK BÜYÜYOR

Öncelikle Devreden KDV'nin ne olduğuna bakalım. Devreden KDV işletmelerde bir dönemde indirilemeyen ve gelecek döneme devredilen katma değer vergisinin takip edildiği hesap olarak tanımlanabilir.  Yani işletme satın aldığı ürüne ödediği KDV eğer sattığı üründen aldığı KDV'den büyükse bu durumda devreden KDV doğuyor. Tutarı 191 milyar liraya ulaşan Devreden KDV'nin geçen yıl işletmelere nakden ödeneceği bizzat yetkili ağızlardan ifade edildi ancak bu gerçekleşmedi. İşte Vergi Konseyi'nde gerçekleşen tartışmalara (fikir alışverişi anlamında) bakıldığında bu tutarın neden nakden ödenmediği de daha net şekilde ortaya çıkıyor.

STOK AFLARI VE AF BEKLENTİSİ BÜYÜTTÜ  

Katma Değer Vergisi çalışmasını Kurul Üyesi Niyazi Çömez sunarken Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Sakıp Şeker Devreden KDV ile ilgili önemli bir tespitte bulundu. Şeker'in tespitine göre Devreden KDV'nin 5 ana nedeni var. Bunlar, ihracat, yatırımlar, zararalar, indirimli oran (konut, ekmek, sağlık, eğitim) ve son olarak da stoklar. Yatırımları ve ihracattan kaynaklanan Devreden KDV herkesin malumu. İşletme yatırım ve üretim yaparken üstelendiği KDV'yi sonraki yıllarda üretip satış yapana kadar KDV'yi üstünde taşıyor. Zararları da bu kategoride sayabiliriz. Ancak Şeker'e göre en önemli neden ise stoklar. Daha çok da faturasız (kayıtdışı) satılan mallar nedeniyle aslında stokta bulunmayan ancak varmış gibi gösterilen ve Devreden KDV tutarı şişiyor.  

ÇARE ENVANTER SAYIMI 

Şeker son dönemde 4 kez yapılan stok affına dikkat çekerek bu afların da Devreden KDV'nin şişirilmesinde etkili olduğunu söylüyor. Nasıl mı? Stok aflarında her defasında fiilen olmadığı halde kayıtlarda görülen mallar için faturalar kesildi. Ancak hangi mal için ne kadar fiyattan kesildiğini kimse kontrol etmedi. 100 liralık stok karşılığında 10 liralık fatura kesildiğinde 90 liralık KDV işletmede kaldı. Oysa gerçekte ne stokta böyle bir mal kalmış ne de gerçekte öyle bir KDV taşınıyor. Şeker, "Devreden KDV'nin yatırımdan mı yoksa fiktif stoklardan mı kaynaklandığı iyi irdelenmeli. Ben büyük bir kısmının fiktif stoklardan kaynaklandığını düşünüyorum" diyor. Af nedeniyle artan KDV'nin kısmen düzeltildiğini ifade eden Şeker, "Ancak aftan faydalanmayan stokları fiilen duran bir çok işletmenin varlığını da biliyoruz. Getirilen afların yarattığı kayıt dışılığı meşrulaştıran bir ortam yaratılmış durumda " dedi.  

VERGİ KAÇIRANA İKİNCİ BİR ÖDÜL VERİLMEMELİ

Söylenen aslında açık. Eğer Maliye Devreden KDV kaynaklı alacakları işletmelere inceleme yapmadan öderse vergiden kaçan kayıtdışı çalışan ve aflardan yararlanan işletmelerin cebine asılnda hak etmediği parayı koyacak. Vergi kaçıran ikinci kez ödüllendirilecek. Yapılması gereken ise aslında oldukça basit. Gelir İdaresi'nin her afta veya eğer Devreden KDv'nin işletmelere ödenmesi düşünülüyorsa işletmelerde fiili envanter yapması lazım. 

İADELER 5 YILDA 10 PUAN ARTTI

Niyazi Çömez önderliğinde yapılan KDV İade çalışmasında özellikle iade edilen KDV’nin toplam KDV tahsilatına oranının arttığı vurgulanarak 2013'de iade edilen KDV'nin toplanan KDV'ye oranı yüzde 22.9'ken bu oranın 2017'de yüzde 32.75'e çıktığının altı çizildi. KDV iadesine dayanak oluşturan istisna ve indirimli orana tabi işlemlerin sayısının zaman içerisinde çok arttığı ifade edildi.  İstisna ve indirimli orana tabi işlemlerin KDV sistematiği gözetilmeden belirlenmesinin KDV hasılatının azalmasına yol açtığı gibi yıldan yıla artan iadelerin ve bu iadelerin yönetim maliyetini de artırdığı, karmaşık bir sistem yaratarak KDV’yi verimli bir vergi olmaktan çıkardığı dile getirildi. 

İŞTE VERGİ KONSEYİ ÇALIŞMA GRUBUNUN KDV İADESİNE YÖNELİK TESPİT VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ: 

TESPİTLER:

-KDV iadesine dayanak oluşturan istisna ve indirimli orana tabi işlemlerin sayısı zaman içerisinde çok artmış, iade sistematiğini bozar hale gelmiştir.

-1985 yılından bugüne kadar üç farklı gruptaki istisnalara (Madde 13, 14 ve 17) 55 ilave yapılmış, ayrıca 35 adet geçici istisna maddesi getirilmiştir.

-İki ayrı indirimli oran (%1 ve %8) ve genel oran (%18) uygulanmaktadır. Bazı teslimlere uygulanan indirimli oran geçici sürelidir.

-Dört farklı esasta iade uygulaması yapılmaktadır: (a) ihraç kayıtlı teslimler, (b) indirimli oran (iade hakkı olan ve olmayan),(c)tam istisna, (d) KDV tevkifatı kaynaklı olanlar.

-KDV iadesine yol açan istisna ve indirimli orana tabi işlemler iadeye yol açmayacak veya en az yol açacak şekilde ve ihracatı teşvik etmeye öncelik vererek yeniden belirlenmelidir.

-KDV sisteminin özelliği gereği indirimli oran ve istisnadan yararlanan teslimlerin maliyeti, KDV’nin konusuna girmeyen veya indirimli orana ve istisnaya tabi olan alımlardan oluşmadığı sürece devir KDV birikimine yol açmaktadır.

-İstisna ve indirimli orana tabi işlemler KDV sistematiği gözetilmeden belirlendiği takdirde vergi idaresinin KDV hasılatının azalmasına yol açtığı gibi yıldan yıla artan iadeler ve bu iadelerin yönetim maliyetini de artırmakta, karmaşık bir sistem yaratarak KDV’yi verimli bir vergi olmaktan çıkarmaktadır.

-Vergi idaresince iade edilen KDV’nin toplam KDV tahsilatına oranı artmaktadır: 2013 – 2017 (sırasıyla): % 22.9, % 27.3, % 27.0, % 29.0, % 32.75.

-Bu artışın bir kısmı, vergi idaresinin KDV iade uygulamalarındaki iadeyi hızlandıran yöntemleri (ihtisas vergi daireleri, teknolojik altyapı, İTUS, ATUS vb. uygulamalar) yürürlüğe koymasıyla açıklanabilmekle birlikte istisna ve indirimli orana tabi işlemlerin sayısındaki artışın da etkisi vardır.

PEKİ NE YAPILMALI?

-Türkiye işlem (istisna veya indirimli oran) bazında yüklenilen KDV esaslı hesaplamadan hareketle iade uygulaması yaparken AB ülkeleri işlemsel ayırım gözetmeksizin indirimle giderilemeyen KDV’yi iade etmektedir.

-Ülkemizdeki iade uygulaması özellikle imalatçılar bakımından hazırlanması çok zaman alan, karmaşık bir hesaplama mekanizması içeren ve doğruluğu tartışmalı olan yüklenim KDV listeleri hazırlanmasını gerektirmektedir.

-Büyük ölçekli imalatçılar ihraç kayıtlı teslim (tecil-terkin) uygulamasını grup şirketleri aracılığıyla kullanarak yüklenim KDV listesine gerek kalmadan iade alabilirken imalatçı-ihracatçı KOBİ’ler bu imkandan mahrum kalmaktadır.

-Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamındaki eşdeğer eşya uygulaması nedeniyle KDV ödenerek yapılan imalattan ihracat ile bu belgeye sahip olmayan ihracatçıların benzer şekilde yaptıkları ihracatın KDV iadesi uygulaması birincisi aleyhine farklılaştırılmıştır.

-DİİB kapsamındaki işlemlerle ilgili sorun ihraç kayıtlı mal alanlara iade edilecek KDV bakımından da geçerlidir.

*İstisna veya İndirimli Oran Uygulaması Kaynaklı KDV İadesi Yerine Devir KDV İadesi Uygulamasına Geçilmelidir:

-Hakkında sahte belge düzenlediği tespitinde bulunanlardan yapılan alıma ilişkin KDV’nin iadesi, bu alımın sahteliğine yönelik ayrıca bir tespit yapılmadan reddedilmektedir.

-İndirimli orana tabi konut teslimlerine ilişkin KDV iadesi uygulamasında sosyal donatı ve beyaz/kahverengi eşya için yapılan harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV iade edilmemektedir.

-İndirimli oran KDV iadesinde hesaplama kümülatif yapılarak hesaplanan KDV’nin yüklenim KDV’den yüksek çıktığı aya ilişkin negatif fark diğer ayların iade tutarından düşülmektedir.

-İade hakkı doğuran işlemler nedeniyle iadesi talep edilen tutarın kısmen iade kısmen indirim yoluyla giderilmesine izin verilmemiştir.

-İthalatta gözetim uygulaması (referans fiyat) nedeniyle Gümrük İdaresine ödenen fark KDV iadeye konu olmayan devir KDV yaratmaktadır.

 

 SÜRELER AZA İNDİRİLMELİ

-Teşvik belgesine bağlı yatırım olma koşulu aranmaksızın ve sektör ayırımı yapılmaksızın genel olarak yatırım malları nedeniyle yüklenilen ve indirimle giderilemeyen KDV iade edilmelidir. Bu bağlamda, KDVK Geçici Madde 30 ve 37 sürekli madde haline getirilip, sektörel ayırım kaldırılmalıdır.

-İhracatçılara iade edilecek KDV’nin ihracat bedelinin belirli bir oranı esas alınarak belirlenmesine yönelik yetkinin sektörel ayırım gözetilmeden kullanılması ihracatçı KOBİ’leri de uygulamaya dahil edecektir.

-İthalatta gözetim uygulaması nedeniyle Gümrük İdaresine fark KDV ödenmesi yerine başka bir benzeri etkisi olan uygulamaya gidilmesi veya fark KDV tutarının indirim konusu yapılmadan malın maliyetine eklenmesine yönelik düzenleme yapılması devir KDV sorununu çözecektir.

-İndirimli orana tabi işlemlerle ilgili iade taleplerinin 1 yıl, diğerlerinde 2 yıl olarak belirlenen hak kaybı doğurucu sürede yapılmasına yönelik düzenlemedeki sürelerin en az 2 ve 3 yıl olarak değiştirilmesi uygun olacaktır.

-İşlem bazında yüklenim KDV esaslı iadesi uygulaması yerine AB ülkelerinde olduğu gibi işletme bazında devir KDV’nin iadesine geçilmelidir.

-Birbirini izleyen vergilendirme dönemlerinde (örneğin 12 ay) devir KDV üreten işletmelere uygulanmak ve stok emtiaya ilişkin devir KDV hariç olmak üzere devir KDV iade edilmelidir.

-Genel vergi oranı ile istisna nedeniyle hesaplanmayan vergi veya indirimli oran arasındaki fark (mahrum kalınan/tahsil edilmeyen) KDV, devir KDV tutarını aşmamak üzere iade edilecek KDV olarak belirlenmelidir.

-Devir KDV’de iade sistemine sektörel veya hacimsel ayırıma dayalı pilot bir uygulama yapılıp sonuçları görüldükten sonra kademeli olarak yaygınlaştırılmak suretiyle geçilebilir.

 DEVREDEN KDV ERİTİLMELİDİR

-Mevcut Ba ve Bs formu bildirimi uygulamasının da içinde bulunduğu gelişmiş teknolojik altyapısı sayesinde vergi idaresi sahte belge kullanımını tespite yönelik güçlü bir kontrol ve denetim mekanizmasına sahiptir.

-İade başvurularıyla ilgili istatistiki veriler denetim ve kontrol mekanizmasının etkin çalıştığını göstermektedir. 2017 verilerine göre iade talebi başına tenzil edilen (kabul edilmeyen) KDV iadesi tutarı 2.820 TL, mükellef başına ise 18.000 TL’dir.

-Önerilen sisteme geçildiği takdirde istisna ve indirimli orana bağlı iade işlemlerinden kaynaklanan sorunlar çözülmüş olacaktır.

-Mükellefler üzerinde ciddi finansman yükü yaratan birikmiş devir KDV Hazine’yi zorda bırakmayacak çerçevede eritilmelidir.

-Yaygın ve çok sayıda istisna ve indirimli orana tabi işlemler ile büyük ölçekli sabit yatırımlar ve stoklardan kaynaklanan devir KDV mükelleflerin vergi idaresinden olan alacağı niteliğindedir.

-Devir KDV’nin uzlaşma yoluyla belirli bir kısmından (örn: 5 yıllık zaman aşımı süresinden öncesine ait olanlardan)vazgeçilmesi, kalan devir KDV tutarının kamuya olan borçlara mahsup ve diğer yollarla iadesi yapılabilir.

-Belirli bir tarih milat kabul edilerek, yeni uygulamaya geçişi izleyen bütün beyannamelerde çıkan ödenecek KDV devir KDV stok değerinden mahsup edilebilir.

-Sadece kamuya olan borçların ödenmesinde kullanılabilir olmak kaydıyla devir KDV stokunun likidite kazanması amacıyla mükellefler arasında alacak olarak temlik edilmesi düzenlemesi yapılabilir.

-Önerilen şekilde likidite kazandırılan devir KDV stok tutarının alacak olarak  sermaye şirketlerine ayni sermaye konmasına ilişkin düzenleme yapılabilir.

-Benzer şekilde devir KDV stoku kaynaklı alacak banka kredilerinde teminat olarak gösterilme imkanına kavuşacaktır.

-Sabit kıymet ve yatırım malları alımlarından kaynaklanan devir KDV stokunun öncelikli olarak iadesi yapılabilir.

-İthalatta gözetim uygulaması kaynaklı fark KDV ilgili olduğu malın maliyetine eklenerek veya gider yazılarak devir KDV stokundan düşülebilir.

-Grup şirketleri için tek (konsolide) KDV beyannamesi uygulamasına geçilerek devir KDV stoku eritilebilir.

-Grup şirketleri arasında devir KDV stokunun indirim şeklinde kullanılmak üzere temlikine/aktarılması suretiyle eritilmesi öngörülebilir.

-Devir KDV stokunun ithalat vergilerine veya ithalde alınan KDV’ye mahsubuna izin verilebilir.

-İhtiyari olarak dileyen mükellefler için devir KDV stok tutarının belirli bir sürede gider yazılmasına yönelik düzenleme yapılabilir.

(Haber Türk | 05.03.2019)

GÜNDEM