EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
SON YAZILAR
YAZARLARIMIZ
Ömer Yürek
Vergi Müfettişi
Örtülü Sermaye, Transfer Fiyatlandırması ve Yurtdışı Kazançlar Grup Başkanlığı
omer_yurek@hotmail.com



Yurtdışı Mukimi Ortaktan Temin Edilen Bedelsiz Kredilerde (Borçlanmalarda) KDV Tevkifatına Dikkat

1-Giriş

Merkezi yurtdışında bulunan çok uluslu firmaların Türkiye’de faaliyette bulunan şirketlerine sermaye koymak yerine bedelsiz kredi olarak borç vermeleri uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Esasında kredinin bedelsiz olmasının nedenlerinden biri de verilen kredinin,  Türkiye’de bulunan yavru şirketin özkaynaklarının eksi bakiye vermesi ya da düşük olmasından dolayı Kurumlar Vergisi Kanununun 12. maddesi uyarınca örtülü sermaye kapsamında kalması ve faiz ödense dahi söz konusu tutarın gider yazılma imkanının bulunmamasıdır. Kullandırılan paralar karşılığında herhangi bir faiz ödenmemiş olması gibi bir durumda vergisel olarak yapılacak herhangi bir işlem olmadığı mantıklı gelebilir. Ancak aşağıda belirtildiği üzere durumun böyle olmadığı ve KDV yönünden tevkifat konusu gündeme geldiği görülecektir.

2- Yurtdışı Bedelsiz Kredi İşleminin KDV Karşısındaki Durumu

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun (KDVK) 1/1’inci maddesi uyarınca; Türkiye’de ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir.

Verginin konusunu teşkil eden işlemlerden biri olan hizmet, Mezkur Kanunun 4 üncü maddesinde “teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerdir” şeklinde tanımlanmıştır. Bu işlemler; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebilir.

Maddede hizmet dolaylı bir şekilde tanımlanmış, hizmet sayılan bazı işlemler belirtilmiş ve bunlara benzeyen işlemlerin de hizmet sayılacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenle hizmet, belli bir tanım ve bilinen bazı işlemlerle sınırlandırılmamıştır. İleride değişik şekillerde ortaya çıkması muhtemel işlemler de genel tanım ve verilen örneklere nitelik ve mahiyet itibarıyla hizmet olarak değerlendirilebilir.

KDVK’nın 5’inci maddesine göre, vergiye tabi bir hizmetten işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılması da hizmet sayılarak vergiye tabi tutulur.

Ayrıca mezkur Kanunun 6’ıncı maddesinde, hangi işlemlerin Türkiye'de yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre;

- Mal teslimlerinde malların teslim anında Türkiye'de bulunması,

- Hizmet ifalarında ise hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması,

hallerinde işlemler Türkiye'de yapılmış sayılır.

Hizmet ifalarında işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için, KDVK’nın (6/b) maddesine göre hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması gerekir.

Hizmetin Türkiye'de yapılmış sayılması için belirtilen iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmez. Şartlardan herhangi birisinin oluşması halinde hizmet, Türkiye'de yapılmış sayılır. Bir diğer ifade ile hizmet Türkiye'de yapılmışsa, hizmetten hangi ülkede faydalanılırsa faydalanılsın işlem Türkiye'de yapılmış sayılır ve vergiye tabi olur. Hizmetin başka bir ülkede yapılması halinde bu hizmetten Türkiye'de faydalanılmış ise işlem yine Türkiye'de yapılmış sayılır.

Yapılan açıklamalar uyarınca yurtdışından yurtiçine sağlanan krediler açısından hizmetten Türkiye’de faydalanma şartı, kredinin Türkiye’deki işletme faaliyetlerinde kullanmasından dolayı gerçekleşmektedir.

3- Yurtdışı Bedelsiz Kredi İşlemininde KDV Matrahın Belirlenmesi

KDV Genel Uygulama Tebliği “C.2.1.2. İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş Merkezi Türkiye’de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler” bölümünde, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanların Türkiye’de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye’de faydalanılan hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,  bu gibi hizmet ifalarında mükellefin, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV’nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödeneceği belirtilmiştir.

KDVK’nın 20/1’inci maddesinde teslim ve hizmet işlemlerinde matrah, bu işlemlerin karşılığını oluşturan bedel olarak hüküm altına alınmıştır. Bedel deyimi, kendisine hizmet yapılan veyahut adına hareket edenlerden bu işlem karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade eder.

Öte yandan, KDVK’nın 27’nci maddesinin 1’inci fıkrasında bedeli bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi paradan başka değerler olması halinde matrahın, işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti olacağı hükme bağlanmıştır. Mezkûr maddenin 2’nci fıkrasında, bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hallerde de, matrah olarak emsal bedeli veya emsal ücretinin esas alınacağı; 3’üncü fıkrasında ise emsal bedelin veya emsal ücretin VUK hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. (Emsal faiz oranının nasıl tespit edileceğine yönelik yazıma http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/omeryurek/001/ adresinden ulaşılabilir)

Yukarıda yer verilen açıklamalara göre yurtdışındaki şirket tarafından yurtiçindeki şirkete verilen finansman hizmetleri KDV’ye tabi olmakta ve yurtiçindeki şirket tarafından (hizmetten faydalanan) KDV’nin tamamının sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.

4- Kurumlar Vergisi Tevifatı Yönünden Değerlendirme

Kurumlar Vergisi Kanununun 30. maddesine göre kurumlar vergisi tevkifatı yapılması nakden veya hesaben ödeme yada tahakkuk ettirilme şartına bağlıdır. Yurtdışından temin edilen bedelsiz kredi işlemlerinde herhangi bir faiz tahakkuk ettirilip yurtdışındaki şirkete nakden veya hesaben ödenmediğinden kurumlar vergisi tevkifatı yapılması gerekmemektedir.

5-Sonuç

Sonuç olarak yurtdışından bedelsiz olarak kullanılan krediler ile ilgili yurtiçindeki şirket tarafından emsal faiz bedeli üzerinden kurumlar vergisi tevkifatı yapılmasına gerek olmayıp, KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir. Aksi bir durum olası vergi incelemelerinde eleştiri konusu yapılarak cezalı tarhiyat yapılmasına sebep olabilecektir.

11.02.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM