Hakan KATIRCIOĞLU
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
hkatircioglu@gmail.com
10 SORUDA BASEL-II KARARLARI ve REEL SEKTÖRE ETKİSİ
Tarih:
03/10/2006
1-BASEL KOMİTESİ NEDİR?
Basel Bankacılık Denetim Komitesi, İsviçre’ nin Basel Kentinde yerleşik
Uluslararası Ödemeler Bankası bünyesinde faaliyet gösteren, gelişmiş ülkelerin
merkez bankaları ve bankacılık denetim otoritelerinden yetkililerin katılımıyla
oluşturulan ve bankacılık konusunda iştişari mahiyetli olarak uluslararası
standartları yayımlayan komitedir.
2-BASEL-I KARARLARI NELERDİR?
Uluslararası Ödemeler Bankası bünyesindeki Basel Bankacılık Gözetim ve
Denetim Komitesi 1988’ de yayımladığı "Capital Accord" (Sermaye Uyumu)
adlı kararla, ülkeler arasındaki farklılıkları önlemek üzere sermaye
yeterliliğinde uluslararası düzeyde standartları belirlemiştir. Karar, banka
sermayesine tanımlar getirmiş, banka aktiflerini risk ağırlıklarına göre dört
grupta toplamış, sermayenin risk ağırlıklı toplam aktiflere oranına yüzde 8 alt
sınırını getirmiştir.
Sermaye yeterliliği = Özkaynaklar / Risk Ağırlıklı Varlıklar + Gayri
Nakdi Krediler = %8
3-BASEL-II KARARLARI NELERDİR?
Zamanla piyasaların gelişip karmaşıklaşması ile Basel-I standartları
yetersiz kalmaya başlamış ve peşisıra Basel-I standartlarına yöneltilen
eleştiriler de artmıştır. Basel-I’ de ele alınan kredi riskinin yanısıra, piyasa
riski ve operasyonel risk kavramları da Bankacılık riskleri arasına dahil
olmuştur. Yeni metin üç sac ayağına dayanmaktadır. Bunlar; 1-asgari sermaye
yeterliliği, 2-sermaye yeterliliğinin denetimi ve 3-piyasa disiplini’dir. Bu sac
ayakları komite tarafından birinci, ikinci ve üçüncü yapısal bloklar olarak
adlandırılmıştır.
Birinci yapısal blok diğer deyişle asgari sermaye yeterliliği bankanın
risklerine karşı elinde bulundurması gereken minimum sermaye miktarına
ilişkindir. Basel-II’ de de Basel-I’ deki gibi asgari sermaye yeterliliği %8
olarak belirlenmiştir. Yani bankalar, her 100 liralık nakit kredinin geri
ödenmemesi riskine karşı, 8 lira sermaye tutacaklardır. İkinci yapısal blok -
Sermaye yeterliliğinin denetimi - ise bankanın risk yönetimi yaklaşımının
denetim otoritesinin incelemesi sürecini tanımlamaktadır. Üçüncü yapısal blok -
piyasa disiplininin amacı asgari sermaye yükümlülüklerini (Birinci Yapısal Blok)
ve denetim otoritesinin incelemesi sürecini (İkinci Yapısal Blok) tamamlamaktır.
Kredi fiyatı belirlemesi Basel-II ile birlikte iki unsura
endekslenmiştir. Birincisi firmanın risk derecesi ikincisi ise kredinin risk
derecesi. Kredi talep eden firmanın risk derecesi yüksekse, bankanın riskli
aktiflere yaptığı yatırım artacak dolayısıyla bankanın ayırması gereken sermaye
miktarı da artacaktır. Bu da otomatik olarak bankanın uygulayacağı kredi
fiyatını artıracaktır.
Sermaye Yeterliliği = Özkaynaklar / KR + PR + OR >= %8
4-KREDİ, PİYASA, OPERASYONEL
RİSK KAVRAMLARI NEDİR?
Kredi Riski: Bankaların kısa ve orta vadede verdikleri kredilerin ya
hiç ödenmemesi ya da zamanında ödenememesi sonucunda bankanın uğrayacağı zararı
ifade eder.
Piyasa Riski: Finansal piyasaların faiz oranları ve döviz kurlarındaki
değişmeler sonucunda, bankanın zarar etme veya sermaye kaybetme riski olarak
tanımlanmaktadır.
Operasyonel Risk: Bir bankanın işlemeyen ya da uygun olmayan iç
süreçler, insanlar ve sistemler yada dış etkenler nedeniyle ortaya çıkabilecek
zarara uğrama olasılığına operasyonel risk denir.
5-BASEL-II KARARLARI FİRMALARI
NASIL ETKİLEYECEK?
Basel-II
ile birlikte firmalar iki farklı derecelendirmeye tabi tutulacaklar. Birincisi
bağımsız dış derecelendirme kuruluşları tarafından, ikincisi ise bankalar
tarafından bankaların kendi içsel derecelendirme yöntemleri ile. Ancak şu an
uygulamada bunlardan hangisinin geçerli olacağı, sadece bankaların
derecelendirmelerinin yeterli olup olmayacağı ya da her ikisinin birden
uygulamada olup olmayacağı netlik kazanmış değil.

Firmalar derecelendirmeye tabi tutulurken sahip oldukları rating notuna
göre farklı risk ağırlıklarına sahip olacaklar. Bu durum da firmanın kullanacağı
kredinin fiyatını doğrudan etkileyecek.
Ülkelerden,
Bankalardan ve Firmalardan Alacaklar Risk Ağırlıkları
|
|
Kredi
Notu Aralığı |
|
Alacaklar |
AAA/AA- |
A+/A- |
BBB+/BBB- |
BB+/B- |
CCC+/D |
NOTSUZ |
|
Ülkerden |
%0 |
%20 |
%50 |
%100 |
%150 |
%100 |
|
Bankalardan |
%20 |
%50 |
%100 |
%100 |
%150 |
%100 |
|
|
AAA/AA- |
A+/A- |
BBB+/BB- |
B+/D |
NOTSUZ |
|
|
Firmalardan |
20 |
50 |
100 |
150 |
100 |
|
Firmanın kullanacağı kredi notunun yanı sıra, banka riskli olan firmaya
kredi verdiği taktirde bulundurması gereken sermaye miktarınıda artırması
gerekecek.
Örneğin, benzer iki bankanın, A ve B bankaları, aktif toplamları
1.000.000 YTL olsun. Her iki bankanın da 400.000 YTL’ lik benzer aktiflere
(sabit kıymetlere) yatırım yaptığını kabul edelim. A bankası, kalan 600.000 YTL’
nin 500.000 YTL’ sini hazine bonosuna yatırsın ve 100.000 YTL ile kredi versin.
B bankası ise, 500.000 YTL’ sini kredilere ve 100.000 YTL’ sini hazine bonosuna
yatırsın. Bu iki bankadan, daha çok kredi (default) riskine açık olan B
bankasının daha çok özsermaye ile çalışması gerekecektir.
A ve B Bankaları İçin Riske Dayalı Sermaye Yeterliliği
|
Aktifler |
Risk Ağırlığı |
Defter Değeri |
Riske Dayalı Aktifin Değeri |
|
|
|
A |
B |
A |
B |
|
Hazine Bonosu |
%0 |
500.000 |
100.000 |
0 |
0 |
|
Krediler |
%100 |
100.000 |
500.000 |
100.000 |
500.000 |
|
Sabit Kıymetler |
%100 |
400.000 |
400.000 |
400.000 |
400.000 |
|
Toplam Aktifler |
|
1.000.000 |
1.000.000 |
500.000 |
900.000 |
Eğer riske dayalı sermaye yeterliliği %8 ise, A bankası için yeterli
özsermaye (500.000x%8 = 40.000 YTL) ve B bankası için yeterli özsermaye (900.000
YTL x %8 = 72.000 YTL) dir.
Bu yeni sisteme göre, rating kuruluşlarından derecelendirme notu
alanlar, bu notun değeriyle orantılı olarak faiz ödeyecekler. Yeni düzenle
birlikte, bilançosu daha güçlü, mali yapısı iyi ve sermayesi daha kuvvetli olan
dolayısıyla kredi derecelendirme notu yüksek olan firmalar daha ucuz kredi
kullanabilecek.
6-FİRMALARIN DİKKAT ETMESİ
GEREKEN HUSUSLAR NELER?
Yeni dönemde firmaların şu noktalara dikkat etmeleri gerekiyor.
1.
Esas konularında
faaliyet göstermek
2.
Faaliyetlerden
doğan riskleri yönetecek finansal enstrümanları kullanmak
3.
BASEL II’nin
öngördüğü teminat yapısına uyum sağlamak
4.
Bağımsız
derecelendirme kuruluşlarından ve bankalardan derecelendirme notu almaya hazır
olmak.
5.
İyi not
alabilmek için sermaye yapısını güçlendirmek.
6.
Uluslar arası
anlamda kabul görmüş standartlarda ve güvenilir mali tablolar üretmek.
7.
Kurumsal yönetim
kültürünü geliştirmek.
8.
Nitelikli insan
kaynağına yatırım yapmak.
9.
Karar almada her
türlü riskin dikkate alınmasını sağlayan bir sistem kurmak.
10.
Değişime ayak
uydurmak.
7-BASEL II KAPSAMINDA KABUL
EDİLECEK TEMİNATLAR NELER?
Piyasada ağırlıklı olarak kullanılan teminatlardan müşteri çek ve
senetleri ile ortak ve grup şirketi kefaletleri yerine
1.
Nakit para
2.
Altın
3.
Ana endeksteki
hisse senetleri
4.
Mevduat ve
mevduat sertifikası
5.
Yatırım fonları
6.
Borçlanma
senetleri (değerlendirme notuna göre, değerlendirme notu yoksa; nakit ve
bankalarca çıkartılmış).
7.
Ana endeks
dışında fakat düzenlenmiş piyasalarda işlem gören senetler
8.
Ana endeks
dışında, fakat düzenlenmiş piyasalarda işlem gören senetleri de barındıran
fonlar.
9.
Gayrimenkul
ipoteği
8-FİRMA DERECELENDİRMESİNDE
NELERE DİKKAT EDİLECEK?
Basel kararlarının uygulamaya geçmesiyle birlikte firmaların
kredibilitesi sorgulanırken sadece finansal verilerine bakmakla yetinilmeyecek.
Firmanın yönetici profili (profesyonel yöneticiler mi – aile bireyleri mi),
yöneticilerin deneyimi, talep edilen krediye teminat gösterilecek enstrümanların
Basel standartlarına göre geçerliliği, mali tabloların uluslar arası kabul
görmüş ilkelere uyumu, sermaye yeterliliği, sektörel durum vd. hususlar ön plana
çıkacak.
İşletmeler açısından Basel-II ile birlikte riskin ölçümü iki ana unsura
dayanacaktır. Bunlar, kredi kullanan firmanın risk seviyesi (rating ile
ölçülecek) ve kredi işleminin risk seviyesidir (işlem çeşidi, teminat, vade,
para birimi vb.).
Faaliyet riski olarak da adlandırılan firma riski iki açıdan
değerlendirilmektedir. Bunlardan birincisini firmanın finansal verileri
oluşturmaktadır. Bu veriler firmanın;
1.
Bilançosu,
2.
Gelir tablosu,
3.
Nakit akış
tablosu,
4.
Diğer finansal
tablolar ve,
5.
Finansal
tabloların açıklayıcı notları aracılığıyla temin edilmektedir.
Bu finansal verilerin mutlak surette UFRS ile uyumlu olması
istenmektedir. Aksi durumdaki finansal verilerin değerlendirmeye alınmayacağı
açıktır.
Faaliyet riskini ölçümleyen diğer husus ise firmanın niteliksel
faktörleridir. Bunlar;
1.
Yönetici ve
ortakların geçmişi,
2.
Yönetim ve
organizasyon yapısı,
3.
Ürün ve hizmet
gelişimi,
4.
İthalat ve
ihracat durumu
5.
İç kontrol
yapısı,
6.
Pazar payı gibi
faktörleri içermektedir.
Firmaların en az iki yıllık finansal ve niteliksel verilerinin
değerlendirilmesi sonucunda bankalar ve diğer finansal kuruluşlar tarafından
“firma derecelendirme notu” tesbit edilecektir. Kredi işleminin riski ise borçlu
firmanın yükümlülüklerini yerine getirip getirmemesine ilişkin risk derecesini
tesbit etmeye yöneliktir. Kredi riski;
1.
İşlemin türü,
2.
Kredinin vadesi,
3.
Kredi için
verilen teminatın türü,
4.
Para birimi,
5.
Firmanın
finansal yapısı,
6.
Firmanın geçmiş
yükümlülüklerini yerine getirme sadakati dikkate alınarak değerlendirilecek ve
“az riskli” veya “çok riskli” olmak üzere bir derecelendirme yapılacaktır.
Basel-II standartlarının uygulanması ile birlikte firmaların
derecelendirilen risk seviyeleri, kullanılacak kredi maliyetlerini
etkileyecektir. Kredi verilen firmanın derecelendirme notu düştükçe bankalar
daha çok risk alacak ve ilave sermaye kaynaklarını daha çok kullanmak zorunda
kalacaktır. Bu durum bankalara ek finansal maliyetler getireceğinden, yüklenilen
bu maliyetler firmalara aynen yansıtılacaktır. Dolayısıyla risk
derecelendirmesinde “çok riskli” gruba giren firmaların kredi maliyetleri “az
riskli” gruba giren firmalara nazaran oldukça yüksek olacaktır.
Basel-II standartları açısından ülkemizde yoğun olarak kullanılan
müşteri çek ve senetleri ile ortak ve grup şirketi kefaletleri bir teminat
unsuru olarak dikkate alınmamaktadır. Bu yüzden, risk ağırlığı derecesiz olarak
değerlendirilerek %100 uygulanacak ve firmaya kullandırılan kredinin maliyeti
artacaktır.
9-UFRS NEDİR?
Öncelikle tarihsel gelişime göz atacak olursak; Uluslararası Muhasebe
Standartları Komitesi (IASC) 1973 yılında kurulmuştur. 2001 yılında IASC,
yeniden yapılanarak bir vakıf haline dönüştürülmüştür. Bu vakıf, uluslararası
muhasebe standartlarını yayımlamak üzere bir kurul oluşturmuştur. Bu kurulun adı
Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (International Accounting Standards
Board - IASB) olarak bilinmektedir. Bu tarihden sonra yayımlanan uluslararası
muhasebe standartları, UFRS (Uluslar arası Finansal Raporlama Standartları)
olarak yayımlanmaya başlanmıştır. UFRS aynı zamanda Avrupa Birliği (AB)
ülkelerinin de resmi muhasebe standardını oluşturur. AB parlementosu 2002
yılında yaptığı bir düzenlemeyle, 2005 yılı başından itibaren sermaye
piyasalarında faaliyet gösteren grup şirketler tarafından yayımlanacak finansal
tabloların UFRS ile tam olarak uyumlu olmasını zorunlu kılmıştır.
Bugün, IASB tarafından yayımlanmış olan 31 adet Uluslararası Muhasebe
Sandardı ve 7 adet UFRS bulunmaktadır. Bu standartların tamamı Türkiye Muhasebe
Standartları Kurulu (TMSK) tarafından Türkçe’ ye çevrilmiş ve 2006 yılının
başında bir set halinde yayımlanmıştır.
10-SONUÇ
Ülkemizde 2008 yılında yürürlüğe girmesi planlanan Basel-II kararları
ile kredi talebinde bulunan firmaların finansal verileri, yönetici - ortakların
geçmişi, organizasyon yapısı, ithalat-ihracat pazar payı ve firmanın
derecelendirme notuna bakılacaktır. Ayrıca ülkemizde yoğunlukla kullanılan
müşteri çek ve senetleri ile ortak ve grup şirketi kefaletleri yerine mevduat
sertifikası, altın, borçlanma senetleri, yatırım fonları, ana endeksteki hisse
senetleri gibi daha güçlü teminatlar istenecektir. Derecelendirilmemiş
firmaların risk ağırlığı %100 olarak alınacak ve ülke risk ağırlığından daha iyi
olamayacaktır. Eğer firmanın rating notu varsa ülke risk ağırlığından daha iyi
bir risk ağırlığına sahip olabilecektir. Şu anda ülkemizin risk ağırlığı %100’
dür. Dolayısıyla derecelendirilmemiş firmalar yarışa otomatik olarak bir adım
geriden başlayacaklardır. Derecelendirilen firmalarda ise firmanın
derecelendirme notu düştükçe, banka hem daha çok risk alacak, hem de daha yüksek
karşılık ayırmak zorunda kalacaktır. Bu da otomatikman kredi miktarına ve
maliyetlere yansıyacaktır. Ratingi düşük, sermayesi zayıf, mali tabloları
uluslar ararası standartlara uymayan (UFRS ile uyumlu olmayan), kayıtdışı oranı
yüksek firmalar daha yüksek kredi maliyetleri ile karşı karşıya kalacaktır.
Basel-II kararlarına ivedilikle uyum gösterme açısından çalışmalara başlaması
gereken firmalar öncelikle uluslar arası piyasalarda faaliyet gösteren ve
uluslar arası piyasalardan borçlanma ihtiyacı içinde olan firmalardır. Bu
firmaların peşi sıra sermaye piyasında halka açılmış ya da açılma isteğinde olan
firmalar da vakit kaybetmeden uyum hazırlıklarına başlamalıdırlar. Yurt içinde
faaliyet gösteren ve finansman ihtiyacını yurt içi kredi kurumlarından karşılama
niyetinde olan firmalar içinse, bu süreç daha geniş bir zamana yayılabilecektir.
Yaralanılan Kaynaklar:
Suat
TEKER, Örnek Olaylarla Banka Yönetimi, İstanbul: T.B.B. Eğitim ve Tanıtım Grubu
Seminer Notları, 1-2 Haziran 2000, s. 19
BDDK, 10
Soruda Yeni Basel Sermaye Uzlaşısı (Basel-II), Ocak 2005, s.1,
http://www.bddk.org.tr/turkce/basel/basel/10_Soruda_Basel-II.pdf, 26
Eylül 2005.
TBB,
BIS'in Yeni Sermaye Yeterliliği Konusunda Türkiye Bankalar Birliği Çalışmaları,
http://www.tbb.org.tr/turkce/arastirmalar/sermaye.doc, 28 Ocak 2006
Münir
YAYLA ve Yasemin Türker KAYA, Basel-II, Ekonomik Yansımaları ve Geçiş Süreci,
BDDK, ARD Çalışma Raporları: 2005/3, Araştırma Dairesi Mayıs 2005, s.:11,
http://www.bddk.org.tr/turkce/basel/basel/calismaraporu_2005_3.pdf, 26 Eylül
2005
BDDK,
Sermaye Ölçümünün ve Sermaye Standartlarının Uluslararası Düzeyde Birbiriyle
Uyumlaştırılması-Üçüncü Yapısal Blok Piyasa Disiplini, Haziran 2004, s. 1,
http://www.bddk.org.tr/turkce/basel/basel/Pillar3-TR.pdf, 26 Eylül 2005.
Yerel
Kalkınma Bülteni, Basel-II Kobileri Zorlayacak, Sayı:8, s.3,
http://www.ekonomistler.com/arsiv/yerelkalkinma/Yerel_Kalkinma_Bulteni_Sayi_8.pdf,
22 Aralık 2005.
Mustafa
ATİKER, Basel-I ve Basel-II, Konya Ticaret OdasıEtüd Araştırma Servisi,
2005-41/08 Bilgi Raporu, 04 Temmuz 2005.
İsmail
Ufuk MISIRLIOĞLU, UFRS ve Basel-II’ nin İşletme Faaliyetleri Üzerindeki
Etkileri, İSMMMO Mali Çözüm Yayınları, Sayı:76, Haziran – Temmuz 2006.
TBB, Risk
Yönetimi ve Basel-II’ nin Kobi’ lere Etkileri, Eylül 2004, http://www.ebso.org.tr/tr/Konferans_KOBI_Kitapcigi.pdf,
22 Aralık 2005
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)