Fehmi YAĞLI
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
www.muhasebe.gen.tr
fyagli@muhasebe.gen.tr
KAYIT DIŞI EKONOMİDEN NASIL KURTULURUZ?
Tarih: 19/12/2006
Ülkemizin kayıt dışı
ekonomisinin büyüklüğü ve vergi kaçırma cenneti oluşunun sebeplerini iyi tahlil
etmeden bu alanda çözüm üretmek imkansızdır.
Ülkemizde ki esnaf ve kobi kesimi dediğimiz ticaret erbabı insanlar yeterince ;
çiftçiler,sanayiciler ve memurlar kadar devlet tarafından destek görmediler.
Çiftçilere ürün desteği,sanayicilere yatırım desteği,memurlara ücret artışı
desteği gibi yollarla devlet destek çıkmış esnaf ve kobiler kendi imkanlarıyla
ticari hayatlarını sürdürmenin mücadelesini vermişlerdir bu güne kadar. Kefalet
kooperatifleri ve bankalar kanalıyla yüksek faizli kredilerle finans sorunlarını
gidermişler. Bu kredi kaynaklarından da kefillik ve ipotek sorunlarını çözebilen
yararlanmış,bu imkanlardan mahrum olanlar yararlanamamışlardır.Yüksek oran ve
bol çeşit vergiler karşısında kayıt dışı işlemlerle bu güne kadar ayakta kalmış
ve büyümüşlerdir.
Ticaret erbabı bu güne kadar kayıt dışı işlemlerine tevessül etmesinin tek
sebebi bol çeşit ve yüksek oran vergilerdir. Tam istihdama ulaşmamış ülkemizde
ticaret erbabı olan esnaf ve kobi kesimi karşısına ne zaman ve hangi şartlarda
çıkacağını bilemediği vergi ve sigorta incelemeleri korkusuyla sürekli
işlemlerini kayıt dışında tutmuştur. Bu kesim bilinçli olarak tespit edildiğinde
ödeyeceği paraları düşünerek bu yolu seçmiştir. Bugün de kayıt dışı ekonomi
devasa boyutlarda karşımıza çıkmış çözülmesi zor bir sorun haline gelmiştir.
Artık ülkemizde kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alma zamanı gelmiş gecmektedir.
Bunun için esnafın ve kobilerin basit anlaşılabilir ve gelecekte nelerle
karşılaşabileceğini somut bileceği bir sistem önlerine koymamız gerekmektedir.
Aslında devletimizin uygulayacağı basit bir finansal teşvik sistemiyle hem bu
kesimin finans sıkıntısına çözüm getirilmiş olacak hem de kayıt dışı işlemleri
ticaret erbabının kendi isteği ve arzusuyla iktisadi faaliyetinin tamamını kayıt
altına almasına sebep olacaktır. Şöyle ki: Merkez Bankası esnaf ve kobilerin
yıllık bilançolarını ve gelir tablolarını veya işletme hesabı hülasalarını
dikkate alarak bu kesime otomatik adlarına bankada mal alım faturası
karşılığında faizsiz kredi açacak. Açılacak bu kredide ki kıstas işletmenin
hasılatıyla yıl sonu envanteri arasında ki fark kadar olacaktır. Ticaret erbabı
yıl içerisinde işletmesine alacağı ticari mal veya hammadde girdilerin
karşılığında fatura ibrazı yöntemiyle Merkez Bankasının açacağı bu faizsiz
krediyi yıl sonunda kapatacak şekilde kullanabilecektir. Burada ki amaç işletme
sermayesi sıkıntısı çeken esnaf ve kobilere bu sıkıntılarını giderecek şekilde
finansal destek vermek suretiyle ticaret erbabını kayıt dışı ekonomiden
kurtarmak olacaktır. Ticaret erbabı otomatik olarak kendi adına açılacak bu
faizsiz krediden yararlanmak için yıl içerisinde yaptığı tüm ticari faaliyetleri
belgelendirecektir. Aksi halde gelir tablosuna ve bilançoya veya işletme hesabı
hülasasına yansımayan her türlü rakam aleyhine olacaktır. Merkez Bankası da
ülkenin iş hacmine göre para basacağı için karşılıksız para basma söz konusu
olmayacaktır. Emisyon artışı bilimsel verilere dayanacağından herhangi bir
enflasyonist ortam oluşturmayacaktır. Günümüz modern ekonomik anlayışında Merkez
Bankaları tarafından takip edilen emisyon hacmi ülkenin iş hacmine göre
ayarlanmaktadır.
Bu sistemde ticaret erbabı Merkez Bankasıyla yapacağı bürokratik işlemlerde her
türlü harç damga resim ve vergiden muaf olması gerekmektedir.Açılacak faizsiz
kredinin karşılığı işletmenin kendisi olacaktır. Geçiş sürecinde kefil veya
ipotek gibi banka sisteminde ki uygulamalar bürokratik işlemlere boğmadan
uygulanabilir.
Devlet Mali Müşavirlere bu sistemde yerinde denetim ve takip yetkisiyle
görevlendirecektir.Düzenledikleri hesap tablolarından sorumlu olacaklardır.
Hayali düzenlenecek hesap tablolarından dolayı ağır cezai müeyyideler
getirilecektir. Bu sistemde inceleme ve cezai işlem gerektiren tebligatlar yıl
boyu geçerli olacaktır. Ticaret erbabı üç sene sonra beş sene sonra
tebligatlarla karşılaşmayacağını bilecektir. Sigorta dokuz sene, vergi dairesi
beş sene sonra mükelleften pirim borcunu veya yatırmadığı vergiyi isteyebiliyor.
Şayet mükellef arşivinde makbuzu kaybetmeden saklamışsa kurtuluyor aksi halde
memurun ihmalini tekrar dokuz sene aradan sonra çekebiliyor. Bilgisayar çağında
yaşıyoruz ilgili memur her yıl tebligatını tekrarlamadığı alacaklarından sorumlu
olmalı ve devletin kaybı ilgili memurdan tanzim edilmeli. Veya bu konuda
Muhasebeciler yetkilendirilmeli ve sorumlu kılınmalıdır. Esnaf ve kobiler
gelecekte ne tür vergi veya sigorta cezalarıyla veya denetimiyle karşılaşacağım
korkusundan kurtulması gerekmektedir.
Bu sistemin akabinde esnaf ve kobileri çok çeşit ve yüksek oranda vergi
sisteminden yalın anlaşılabilir ve doğrudan ticaret erbabının kabul edebileceği
bir sisteme geçmek gerekir kanaatindeyim. Ayrı bir konu başlığı olan bu hususta
örneğin ticari erbabı için başka hiçbir vergiye muhatap etmeksizin sadece
“Devlet Payı” adı altında düşük oranlı işletme vergisi düşünülebilir.
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)