YAZARLARIMIZ
Fatih Çoşkun
Sosyal Güvenlik Denetmeni
fatihsgk.uzman@hotmail.com



Uzun Süren Hastalık Nedeniyle İş Akdinin Feshi

Bazı zamanlar iş sözleşmesinin feshi süreci sancılı olmakla birlikte yanlış yapılan işlemler yüzünden yargı organlarına durum intikal etmekte bu da haliyle işverenin canını sıkmaktadır. İşe iade davaları, fesih geçersizlikleri vb. iş davaları bir de bunların istinaf ile Yargıtay aşaması da dikkate alındığında işyeri hem ciddi maliyetlerle karşılaşılıyor hem de yargılama aşamasının stresini çekiyor. Bu gibi durumlar ile karşılaşmamak için işe alım sürecinden iş sözleşmesinin feshine kadar yürürlükteki mevzuat, gerekli prosedürler, yargı kararları iyi takip edilmeli ve tüm işlemler yazılı yapılmaya çalışılmalıdır.

Hayatın normal akışı içerisinde her insan gibi sizin de işçiniz hastalanabilir, işe gelemeyebilir, sık sık rapor alıyor olabilir ya da çok uzun süreli raporlar getirebilir. Bu ve benzeri vakalarla karşılaştığınızda hangi durum da geçerli fesih hangi durumda haklı fesih ve bunlarla beraber işçiden savunma almanın gerekli olup olmadığını bilmeniz gerekiyor. İşveren tarafından sağlık nedeniyle fesih hakkı İş Kanunu’nun 25. Maddesinin (1) numaralı alt bendinde açıklanmıştır. Söz konusu maddenin (b) alt bendinde işçinin uzun süreli rapor almasının 17. maddedeki bildirim sürelerine altı hafta eklenmek suretiyle bulunacak zamandan daha fazla sürmesinin işverene iş akdini haklı fesih imkanı doğuracağına hükmetmiştir. Sık sık rapor alan işçi ile uzun süreli rapor alan işçiyi birbirine karıştırmamak gereklidir, sık sık rapor alan işçi için haklı fesih nedeni Kanunda düzenlenmemiş olup söz konusu durum işyerinde olumsuzluklara neden oluyorsa ancak geçerli fesih nedeni olabilir.

Yargıtay uzun süreli raporlarda savunma almanın gerekli olup olmadığı ile ilgili olarak farklı karar vermeye 2015 yılında 9. Hukuk Dairesinin 24/11/2015 tarihli 2015/23385 sayılı kararı ile başlamıştır. Günümüze kadar Hukuk daireleri farklı görüşlere varmış, birbirinden farklı kararlar vermeye başlamış olup bu durum akademik çevrelerde tartışılmıştır.

İşçinin savunmasının alınması gerektiği sonucuna varan düşünce, 4857 Sayılı İş Kanunun 19.maddesinin ikinci fıkrasında; “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.” hükmüne istinaden sigortalının sadece (II) numaralı alt bendi gereğince iş akdinin feshinde savunmasının alınmayacağı hususunun Kanunla talimatlandırıldığını söylemektedir. Bu düşünce uzun süreli hastalık başka bent altında düzenlendiğinden savunma almanın gerekli olduğunu, savunma almadan yapılan feshin ise geçersiz olduğunu söyler.

Diğer düşünce ise işçinin savunmasının alınma amacının feshin haksız sonlanmasının önüne geçmek amacıyla işçiye savunma hakkı vermek, hatalarını düzeltmek veya varsa mazeretini öğrenmek ve bu sonuca göre feshi tekrar değerlendirmektir. Uzun süreli hastalık raporlarında ise iş sözleşmesinin feshi sonucunun işçinin savunmasına bağlı olmadığı, her ne kadar savunma almak gerekse de bunun şekil şartlarını sağlamadan öte gitmeyeceği ve Kanunda belirtilen savunma hakkı hususunun sadece lafzi olarak düşünülmemesi, amaçlanmak istenene odaklanılması düşünülerek savunma almanın iş akdi feshi sonucunu değiştirmeyeceği görüşü ile savunma almanın gerekli olmadığı sonucuna varılmıştır.

19/10/2018 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu Kararında; “4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince almış olduğu sağlık raporları nedeniyle derhal fesihlerde, işçiden savunma alınmasının gerekmediğine 19/10/2018 günlü ilk oturumda esas hakkında üçte ikiyi aşan oy çokluğu ile karar verilmiştir.” denilmiştir.

Örneğin; 400 gün çalışması olan bir işçinin Kanunun 25. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince rapor aldığını düşünelim. Öncelikle Kanunun 17. maddesindeki bildirim süresi bu kişi için dört haftadır. Bu dört haftalık süreye Kanunun 25. Maddesinde belirtilen altı haftalık süreyi eklediğimizde toplam on hafta yapmakla birlikte bu süre dolduktan sonra iş akdini savunma almadan fesh etme hakkını elde edebilirsiniz.

18.07.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM