YAZARLARIMIZ
Cem Çelik
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
cemcelik@atadenetim.com.tr



5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun ve Görüşlerimiz

Dünyadaki mali krizin Ülkemize yapacağı etkiyi azaltabilmek ve Ülkemizdeki ekonomik daralmayı engelleyebilmek için her devlette olduğu gibi ülkemizde de hem vatandaşlar hem de hükümet ve diğer kurumlar bir takım tedbirler almaya devam etmektedirler. Bu çalışmalar kapsamında hükümetin teklifi sonucunda TMMM tarafından 13.11.2008 tarih ve 5811 sayılı “Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun” çıkarılmıştır, ancak henüz yasalaşmamıştır. 

Ne tesadüf ki 5811 sayılı (Varlık Barışı Kanunu) kanunun bundan 5 yıl önce çıkan 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu ile kanun numaraları çok uyumludur. Ancak içerik bakımından aynı uyumdan bahsetmek pek mümkün değildir. 

5811 sayılı kanunun ilk maddesi kanunun amacını ve kapsamını ortaya koymaktadır. Ana amaç; “gerçek ve tüzel kişilere ait olup yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının ekonomiye kazandırılması ve taşınmazların kayda alınması ile yurt içinde bulunan ancak işletmelerin özkaynakları içinde yer almayan bu türden varlıkların sermaye olarak konulmak suretiyle işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamaktır.” Şeklindedir. 

Amacı, işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamak olan her kanunu, içinde bulunduğumuz ekonomik ortamda işçisi işvereni herkes olumlu karşılayacaktır.  

TBMM’ce kabul edilen 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun’un kabulü ile ilgili dikkat çekmek istediğimiz bazı noktaları aşağıdaki gibidir. 

Tasarı Halindeyken 3. maddesinin 5. fıkrası aşağıdaki gibidir. 

“…beyan edilen varlıklar nedeniyle 01/01/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Ancak, diğer nedenlerle bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle devam eden veya bu tarihten sonra başlayan 01/01/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilerek tarhiyat yapılır.” 
 

TBMM’de kabul edilen şekli ise; 
 

“…beyan edilen varlıklar nedeniyle 01/01/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Ancak, diğer nedenlerle bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan 01/01/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, bu Kanun kapsamında beyan edilen tutarlar mahsup edilerek tarhiyat yapılır.”

 

Yine TBMM’de kabul edilen 5811 sayılı kanunda, tasarı halindeyken yer almasına rağmen, aşağıdaki düzenleme yer almamıştır. Kanun tasarı halindeyken 3. maddenin 6. fıkrasında yer alan düzenlemedir.

 

“…. Kanundan yararlananlar hakkında 2499 sayılı kanun, 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile düzenlenen suçlar ve kabahatler ile bu süçlardan kaynaklanan mal varlığı değerleriyle ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282. maddesinde gösterilen suç yönünden soruşturma veya kovuşturma yapılmaz, idari para cezası verilmez.” 

5811 sayılı kanun ile, haklarında vergi incelemesi başlatılan ve başlatılmayan mükellefler arasında ayrım yapılmaktadır. Hakkında vergi incelemesi başlayan ve başlamayan mükelleflerin ticari faaliyetleri aynıdır ve devam etmektedir. Bu faaliyetlerine devam ederken devletin tasarrufu ile hakkında işlem başlamış olan mükellefin, çıkan yasa kapsamı dışında bırakılması, anayasamızın 10. maddesinde yer alan “EŞİTLİK” ilkesine aykırıdır.  

Yasa çıkarılırken, “hakkında vergi incelemesi başlatılan mükellefler suçludur” kanaati etkili olmuştur. Oysaki hakkında vergi incelemesi başlatılmasında tasarrufu olmayan, incelemesi sonuçlanmayan veya yargısal süreci devam eden mükellefler; yine anayasamızın 38. maddesinde yer alan “MASUMİYET” ilkesine aykırı olarak yasa kapsamı dışında bırakılmışlardır. Anayasamızın 38. maddesi “suçluluğu sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” şeklindedir.  

Bir diğer değişiklik de kanun tasarı halindeyken 3. maddenin 6. fıkrasında yer alan düzenlemedir. Yukarıda da bahsettiğimiz metin, TBMM’de kabul edilen kanun metninden tamamen çıkarılmıştır. Yapılan bu düzenleme sonucunda aşağıdakine benzer bir durumla karşılaşmak mümkün olabilecektir. 

Kanundan yararlanmak suretiyle yurtdışından para ve altın getiren bir mükellefin 2004 yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda mükellef aleyhine matrah farkı bulunduğunda, mükellef 5811 sayılı kanun gereği getirdiği bedeli matrah farkına mahsup ettirebilecektir. Bu işlem sonucunda matrah farkından ve vergi cezasından kurtulacaktır. Ancak, vergi inceleme elemanı bu matrah da suç unsuru var diyorsa, Vergi Usul Kanunu 359. maddesine göre (kaçakçılık suçu) ve Türk Ceza Kanunu 282. maddesine göre (Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama) soruşturma ve kovuşturma açılabilecektir. 

5811 sayılı kanun TBMM’de kabul edildiği şekli ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nca imzalanır ve resmi gazetede yayınlanırsa kendisinden istenilen amacı gerçekleştirmekte zorlanacaktır, amacından uzaklaşacaktır, etkisiz ve ilgiden uzak olacaktır. Bu kanun ile işletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlanamayacaktır. İşletmelerin sermaye yapılarının güçlendirilmesini sağlamak için, daha geniş ve tüm mükellefler tarafından kabul edilebilir, katılınabilir düzenlemelere ihtiyaç vardır. 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu mükelleflere güven veren bir kanundu, 5811 sayılı kanun güvenden çok uzaktır. Maliye Bakanlığımız hastanın ateşini düşürmek yerine hastalıkları gideren düzenlemelerin ve tekliflerin arkasında olmalıdır.

19.11.2008

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.


GÜNDEM