EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
SON YAZILAR
YAZARLARIMIZ
Aytaç Aygün
E.Vergi Müfettişi
aytac.a@yontemymm.com.tr



KDV İadesi Mahsubuyla Ödenen Geçici Vergi Nakden İade Alınabilir mi?

Yılın ilk dönemlerinde ödenmesi gereken geçici vergileri bulunan mükellefler; sonraki aylarda karın azalması, istisna ve indirim uygulamaları ya da yatırım teşvik belgesi kaynaklı indirimli kurumlar vergisi gibi nedenlerle kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan vergileri, geçici vergi dönemlerinde hesaplanan vergilerden daha düşük olması nedeniyle aradaki farkın iadesini talep etmektedirler.

Kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi ve iade tutarının belli olmasıyla 2018 yılına ait iade talepleri de bu dönemde başlamıştır.

252 Seri No.lu Gelir Vergisi Tebliğine göre, geçici verginin iadesi diğer vergi borçlarına mahsup yoluyla veya nakit olarak yapılmaktadır.

Tevkif suretiyle ödenen vergiyle kıyaslandığında nispeten daha kolay iade alınan geçici verginin, gerek mahsuben gerekse de nakden iadesinde herhangi bir tutar sınırı bulunmamakta olup, yeminli mali müşavir raporu, vergi inceleme raporu veya teminat şartı da aranmamaktadır.

Ancak bunun için hesaplanan geçici verginin ödenmiş olması gerekmektedir.

KDV iadesi mahsubuyla ödenen geçici verginin iadesine ilişkin düzenlemeler:

Bilindiği gibi, KDV Genel Uygulama Tebliğine göre KDV iadesinin geçici vergi borçlarına mahsubu mümkündür. Bu nedenle ihracat veya indirimli orana tabi teslimler gibi işlemler dolayısıyla mükellefler KDV iadesi alacaklarını ödenmesi gereken geçici vergiye mahsup etmektedirler.

Konuya ilişkin 262 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 3’üncü bölümünde aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır:

“Katma değer vergisi iade alacağının geçici vergi borçlarına mahsup edilmesi ve mahsup yoluyla ödenmiş bu geçici verginin de yıllık gelir/kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir/kurumlar vergisine mahsubundan sonra kalan tutarın nakden iadesinin talep edilmesi durumunda, söz konusu iade taleplerinin asıl kaynağının katma değer vergisi alacağı olması nedeniyle bu tür iade talepleri, nakden iade şartları ile iade usul ve esaslarının belirlendiği Katma Değer Vergisi Genel Tebliğleri çerçevesinde yerine getirilecektir.”

Konuyla ilgili bu düzenlemenin en önemli noktası “söz konusu iade taleplerinin asıl kaynağının KDV alacağı olması nedeniyle bu tür iade talepleri KDV Genel Tebliğleri çerçevesinde yerine getirilecektir” bölümüdür.

Yani, Maliye Bakanlığı bu Tebliğle her ne kadar iadesi gereken vergi geçici vergi olsa da, KDV mahsubu yoluyla ödendikleri için nitelik olarak katma değer vergisi iade alacağı olduğunu açıklamıştır.

Bu nedenle iade edilmesi gereken geçici verginin asıl kaynağının katma değer vergisi olması nedeniyle de bunların KDV Genel Tebliğindeki açıklamalar doğrultusunda yerine getirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yani, KDV mahsubuyla ödenen geçici verginin iadesi talep edilmişse, bu geçici verginin KDV iadesi alacağı olarak dikkate alınıp buna göre işlem yapılması gerekmektedir.

Bu durum, KDV iadesi hangi işlemden doğuyorsa (ihracat teslimleri, indirimli orana tabi teslimler gibi), KDV Genel Uygulama Tebliğinin o işlem türüne ilişkin bölümündeki açıklamalara göre iadenin talep edilmesi gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Örneğin, 2018 yılının birinci geçici vergilendirme döneminde mükellef şirketin hesaplanan 100.000 TL geçici vergi borcunu ihracattan doğan KDV iadesi alacağını mahsup ederek ödediğini, indirimli kurumlar vergisi dolayısıyla da yıllık kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan verginin sıfır olduğunu varsayalım.

Ödenen 100.000 TL’lik geçici vergi KDV iadesi mahsubuyla ödendiği için, geçici verginin iadesi 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Tebliğine göre değil 262 Seri No.lu Tebliğe göre yerine getirilecektir.

Yani bu tutarın geçici vergi olarak değil; hala KDV iadesi alacağı olarak dikkate alınması gerekmektedir. Örnekte de KDV iadesi alacağının ihracat teslimleri dolayısıyla doğduğu belirtildiğinden, KDV Genel Uygulama Tebliğinin ihracat teslimleri kaynaklı işlemlerin iadesine ilişkin bölümündeki açıklamalar doğrultusunda iadenin talep edilmesi gerekmektedir.

KDV Genel Uygulama Tebliği’nin ilgili bölümde aşağıdaki açıklamalar mevcuttur:

1.1.4.1. Mahsuben İade

Mükelleflerin mal ihracından kaynaklanan mahsuben iade talepleri, yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.

1.1.4.2. Nakden İade

Mükelleflerin mal ihracından kaynaklanan ve 5.000 TL’yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 5.000 TL’yi aşması halinde, aşan kısmın iadesi vergi inceleme raporu veya YMM tasdik raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde, mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.

Bu açıklamalara göre, KDV iadesi mahsup yoluyla ödenen 100.000 TL’lik geçici verginin mahsup yoluyla iade edilmesi için 1.1.4.1 bölümünün, nakden iade edilmesi için 1.1.4.2 bölümünün dikkate alınması sonucu doğmaktadır.

Mal ihracından kaynaklı KDV iadesinin 5.000 TL’yi aşması durumunda nakit olarak talep edilebilmesi için vergi inceleme raporu veya YMM raporu aranması nedeniyle, söz konusu geçici verginin iadesini nakit talep etmek için bu şartların yerine getirilmesi gerekmektedir.

Eğer mahsup kaynaklı iade talebi ihracat tesliminden değil, indirimli orana tabi teslimlerden kaynaklansaydı, Tebliğin indirimli orana tabi teslimlere ilişkin bölümündeki açıklamaların dikkate alınması gerekecekti.

13.05.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM