DÖNEM SONU İŞLEMLERİ
Tarih: 30/01/2006
1
I)
GENEL OLARAK
2005 yılı tüm meslek
mensupları için son derece hareketli geçti. Özellikle yılın ilk aylarında, 2004
yılı sonuçları ile uğraşmak yerine, önce 2003 ve 2004 yılları enflasyon
düzeltmesi işlemleri yapıldı, 2004 yılı mali tabloları bu işlemlerden sonra
oluşturuldu. Sonra da, salt 2004 yılına özgü bir uygulama yapılarak, TL bazında
hazırlanan mali tablolar, YTL bazına çevrildi.
2005 yılının her geçici vergi dönemi,
yeniden enflasyon düzeltmesinin başlatılması olasılığının yarattığı helecanlarla
geçirildi, sonuçta 2005 yılı mali tablolarının hazırlanması aşamasına gelindi.
Her yılın sonunda yapıldığı
gibi, bu yılın sonunda da, bir yandan yıl sonu işlemlerine yönelik çok sayıda
seminer çalışmaları yapıldı, bir yandan da Oda Bülteni için özel sayı
hazırlanıyor.
Bu çalışma bir monografi
üzerinde işlem yapılacak biçimde programlanmadı. Dönem sonunda yapılması gerekli
çeşitli işlemlerin muhasebe kayıtlarına örnekler sunma ve dolayısıyla yapılması
gerekli işlemleri anımsatma amacı güdüldü. Bu arada tüm hesaplar değil, sadece
değerlemesinde dikkat edilmesi gereken noktalar olan hesaplar ele alındı.
Yapılması gereken işlemleri kısaca
özetlersek, karşımıza şöyle bir tablo çıkmaktadır;
·
31.12.2005 için gerekli
günlük kayıtlar tamamlandıktan sonra genel geçici mizanın alınması
·
Mizanda yer alan tüm
hesapların elden geçirilmesi, banka hesaplarının, alıcı – satıcı, verilen –
alınan çeklerin ve alacak ve borç senetlerinin mutabakatlarının yapılması,
·
VUK değerleme
hükümlerine göre değerlenecek tüm hesapların tek tek ele alınarak değerlemelerin
yapılması,
·
Bu değerlemeler
yapılırken, tüm giderler ve bazı gelirler için ödemenin değil, tahakkukun esas
alınması gerektiğinin göz önünde tutulması,
·
Öncelikle 7 grubu
hesaplarını etkileyecek kalemlerin ele alınması ve dönemsellik kavramı da göz
önünde tutularak değerleme ve aktarmaların yapılması,
·
7 grubu hesaplarına
aktarımlar tamamlandıktan ve artık bu gruba eklenecek bir tutar olmadığı
kesinleştikten sonra, bu gruptaki tutarların ilgili bilanço ve gelir tablosu
hesaplarına yansıtılması,
·
Bu yansıtmalar
sırasında, yansıtma hesaplarının (düzeltme işlemleri hariç) ana hesaplarla
karşılıklı kapatılma öncesinde hiçbir zaman borçlanmayacağının unutulmaması,
·
Yıllara yaygın inşaat
ve onarma işleri yapan işletmelerde, yansıtma işlemleri yapılmadan önce ortak
giderlerin dağılımının (740 hesabın borcuna karşılık ilgili gider hesaplarının
alacağı kullanılarak) yapılması, dağıtım anahtarı olarak yapılan giderlerin
kullanılması,
·
7 grubu hesaplarının
yansıtılması işleminden sonra, 6 grubundaki doğrudan kayıt yapılabilecek gider
ve tün gelir hesaplarına eklenecek işlem bulunup bulunmadığının kontrolünün
yapılması
·
Bu işlemler
tamamlandıktan sonra, 600 – 689 hesaplar arası bir mizan alınarak, dönem ticari
karının elde edilmesi,
·
Yapılan tüm bu
işlemlerin kontrolü, dönem ticari karının kesinleştirilmesi,
·
Sadece Kurumlar Vergisi
ödevlileri için, dönem ticari karının kesinleştirilmesinden sonra, gerekli
ekleme ve çıkartmaların yapılmasıyla dönem matrahının bulunması ve vergi
karşılıklarının hesaplanması, (Bu işlem gelir vergisi ödevlileri için yapılmaz)
·
Elde edilen ve
bilançoya esas olacak son mizanda önemlilik kavramı uyarınca açılması gereken
yeni hesap olup olmadığının araştırılması, gerek varsa bu hesapların açılması,
·
Mali Tabloların
oluşturulması.
Ancak, 2005 yılı dönem sonu işlemlerine
girmeden önce, önemli bazı hususları göz önünde tutmakta yarar var.
1) Öncelikle, 2004 yılı enflasyon
düzeltmesinin ve bu düzeltmeler sonrasında ortaya çıkan bazı ihmallerin bu güne
yansıyan sonuçları düzeltilmelidir.
1-A) Bazı işletmelerde, 2003 ve
2004 bilançolarının düzeltilmesinde ortaya çıkan ve 580 hesaba alınan önceki
dönem zararları ile, öz sermaye kalemlerinde (502, 540, 541, 542, 549 v.b.)
ortaya çıkan enflasyon düzeltme farklarının karşılıklı mahsubunun yapılmadığı ve
bu tutarların 2005 yılı kayıtlarına aktarılmış olduğu görülmektedir. 2004 yılı
sonu itibariyle yapılmamış olan bu mahsup işlemi, en geç 2005 yılı sonu
itibariyle yapılmalıdır. Bilançonun sadeleştirilmesine yönelik bu işlem
yapılırken, öz sermaye kalemlerinde oluşan enflasyon düzeltmesi (ED) farkları,
549 hesaptan başlayarak yukarı doğru yapılması önerilir.
Örnek: 1
580
hesapta oluşan önceki
dönem zararı 100.000 YTL,
502 hesapta oluşan Sermaye
Düzeltmesi Olumlu Farkları 115.000 YTL,
540 hesapta oluşan Yasal
Yedekler ED Farkı 12.000 YTL,
542 hesapta oluşan Olağanüstü
Yedekler ED Farkı 11.000 YTL,
549 hesapta oluşan Özel Fonlar
ED Farkı 5.000 YTL olsun.
Mahsup işlemlerini yaparken,
(bana göre) öncelikle 549 hesaptan başlayarak, yukarıya doğru gidilmeli, sona
kalan tutar 502 hesaptan mahsup edilmelidir.
549 99 ÖZEL FONLAR ED FARKI
5.000
542 99 OLAĞANÜSTÜ YD. ED
FARKI 11.000
540 99 YASAL YEDEKLER ED
FARKI 12.000
502 SERM.DÜZ.OL.FARKLARI
72.000
580
GEÇMİŞ YILLAR ZARARLARI 100.000
Aslında 2004 yılı sonu
itibariyle yapılmış olması gereken bu işlem, 2004 yılında yapılmadıysa, 2005
yılında mutlaka yapılmalıdır. İşlemin gecikmesinin yasal bir yaptırımı yoktur,
ancak özellikle sermaye artırımları sırasında karşılaşılan sıkıntılar,
kendiliğinden yaptırım oluşturmaktadır.
1-B)
Enflasyon düzeltmesi sonucunda, varlık kalemlerinin
bir çoğunda maliyet artışı ortaya çıkmıştır.
Maliyet değeri düzeltme
sonucunda yükselen bu varlıkların bir kısmı, 2005 yılında elden çıkartılmıştır.
Bu konu, amortismana tabi olmayan varlıkların, enflasyon düzeltmesi sonucunda
ulaşılan değerin altında bir bedelle elden çıkarılmış olması halinde önem
kazanmaktadır. Amortismana tabi tutulan varlıklar hangi bedelle satılırsa
satılsın, ulaşılan değer vergisel yönden de maliyet kabul edilir. Ama,
amortismana tabi olmayan varlık kalemlerinin, özellikle stok kalemlerinin
satılmasında bu konuda dikkatli olunmalıdır. Çünkü, amortismana tabi olmayan
varlıklarda, enflasyon düzeltmesinden doğan ve satış bedelinin üstünde kalan
maliyet kısmı, Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak işlem görecektir.
Stoklar, toplulaştırılmış
yöntemlerle düzeltildiyse ve 2005 yılındaki stok devir hızı (1) den fazla ise,
sorun yoktur. 2004 yılından devreden stok enflasyon düzeltme farkları da,
devreden tüm stokun elden çıkarılmış olduğu kabul edildiğine göre, satış
maliyetine gönderilecektir. Dolayısıyla, özellikle toplulaştırılmış yöntemle
stok değerlemesi yapılan işletmelerde, (stok devir hızı (1) in üzerinde kabul
edilerek) 2005 yılı sonu itibariyle, stok tutarlarında ED Farkı ortadan kalkmış
olacaktır.
Ancak, stoklarını gerçek
yöntemle değerlemiş olan işletmelerde, satılmamış kalemlerde bu farklar doğal
olarak devam edecek, satılan mallarda da eğer satış bedeli enflasyon düzeltmesi
sonucunda ulaşılan değerin altında kaldıysa, ortaya bir KKEG olgusu çıkacaktır.
Örnek 2
Devreden stok maliyet değeri
(A malı)
30.000 YTL
Gerçek yöntemle oluşan ED
Farkı
15.000 YTL
Devreden toplam maliyet
45.000 YTL
Satış
bedeli 40.000 YTL
Bu durumda, 45.000 YTL tutarlı
toplam maliyet, bütünüyle 621- Satılan Ticari Mallar Maliyeti hesabına
aktarılmalı, ancak ED Farkının, satış bedelinin altında kalan 5.000 YTL lık
kısmı için KKEG işlemi yapılmalıdır.
120- ALICILAR
HESABI 47.200
600-YURTİÇİ SATIŞLAR 40.000
391-
HSP. KDV 7.200
----------------
----------------------
621- SATILAN TİCARİ MALLAR
MLYT.
45.000
153-
TİCARİ MALLAR 45.000
----------------
-----------------------
950 01 KKEG 5.000
951 01
KKEG KARŞILIĞI 5.000
----------------
-----------------------
2)
Dönem sonu işlemlerine ilişkin olarak başvurulan
kaynaklarda sıkça rastlanan “gider yazılamaz” deyimini doğru algılamak
gerekir. Kullanılan bu deyimin asıl anlamı, “matrahtan indirilemez”
biçimindedir. İşletme kişiliğine göre gider oluşturan tüm kalemler, ilgili gider
hesaplarına gider olarak yazılmalı, bu giderlerin içerisinde KKEG niteliğinde
olanlar matrah hesaplanması sırasında göz önünde tutulmalıdır. (Ödenmeyen SSK
primleri, kıdem tazminat karşılıkları, özel iletişim vergileri v.b.)
Bu uygulamanın sağlıklı
biçimde yürütülebilmesi için çeşitli yöntemler vardır, ancak en sağlıklı ve
pratik yöntemin Nazım Hesaplar yöntemi olduğu açıktır.
Tekdüzen Muhasebe Sistemi (TDMS), dönem sonunda elde edilecek temel mali
tabloların, gerek “Muhasebenin Temel Kavramları” gerekse “Temel Mali Tabloların
Düzenlenme İlkeleri” ile tam uyumlu olması gereğini öngörür. Bundaki temel amaç,
mali tablolarda yer alan bilgilerin karar vericiler tarafından en iyi şekilde ve
süratle kullanılabilmesi için bu tabloların anlaşılabilir, gereksinimlere uygun,
doğru ve güvenilir, karşılaştırılabilir olmasıdır. Bu bağlamda, mali tabloların,
işletmenin rapor tarihindeki gerçek durumunu tüm açıklığı ile ortaya koyması
gerekir.
Oysa, TDMS’nin bir aracı olan Tekdüzen Hesap Planı, mevcut hesaplarıyla
işletmeye ait tüm bilgileri kapsayamamaktadır. Bu da çok doğaldır. İşletmenin
çeşitli taahhütlerden doğan riskleri, (örn. Teminat mektupları, verdiği
kefaletler, pasifte yer almayan taahhütler gibi..) işletmenin edindiği
referansları (alınan kefaletler gibi), çeşitli şekillerde işletmeye tanınan
avantajlar (örn. yatırım indirimine ilişkin bilgiler) gibi gerekli bazı
bilgiler, bilanço hesapları içerisinde yer almamaktadır. Bu nedenle, sırf
bilanço hesaplarından oluşan bir mali tabloda, bu tür bilgiler eksik
kalmaktadır. Bu nedenle, bu tür bilgilerin mali tablo dip notlarında açıklanması
zorunluluğu doğmaktadır.
Ayrıca, bilindiği gibi, mali tablo dip notlarında işletmenin katlandığı
risklere ilişkin bilgilerin yanı sıra, “aktif değerlerin toplam sigorta
tutarları v.b.” gibi bilgiler araştırılmaktadır. İşte, Nazım Hesaplar, bu tür
bilgilerin dönem içerisinde depolandığı bir not defteri gibi de kullanılabilir
ve dönem sonunda dip notların hazırlanmasında zaman kaybını önleyebilir.
Öte
yandan, TDMS’ne göre; ”Bu düzenleme kapsamında bulunan işletmeler, muhasebe
sistemlerini bu tebliğ ve ekinde öngörülen kurallara uygun olarak
yürüteceklerdir. Ancak, vergiye tabi karın tespiti aşamasında vergi kanunlarında
yer alan özel hükümleri göz önünde tutmak zorundadırlar.”
Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nin (MSUGT), "V"inci bölümünde de
belirtildiği gibi, (TDMS) muhasebeden artık sadece "Doğru Matrah" değil "Doğru
Kar" ya da "Doğru Sonuç" istemektedir. Bu istem, "Kişilik Kavramı" ve "Tam
Açıklama Kavramı" ile birlikte düşünüldüğü zaman uygulamaya çok büyük
değişiklikler getirecek niteliktedir. Özellikle gerçekte "İşletme Kişiliği"
açısından gider ya da gelir olan, ancak matrah saptanmasında eklenmesi ya da
indirilmesi kabul edilmeyen (matrah hesaplanmasında göz önüne alınmaması
gereken) çeşitli işlemlerin kaydedilmesinde (ki bunların hepsinin kaydedilmesi
artık zorunludur.) değişik ve amaca uygun yöntemlerin seçilmesi ve bu
yöntemlerin iyi, doğru kullanılması gerekmektedir.
Her üç durumda da, TDMS’nin gereklerine göre mali tablo oluşturmak
için, sürekli “Nazım Hesap” kullanımını neredeyse zorunlu hale
gelmektedir. Konuya derinlemesine girildiğinde, Nazım Hesap sisteminin, ana
hesap sisteminden neredeyse daha önemli hale gelmiş olacağı açıkça görülecektir.
Kısaca, (TDMS) ile yürürlükteki vergi mevzuatının uyumunu sağlamanın yanı
sıra, bilanço hesaplarında yer alamayan önemli bilgilerin açıklanmasında,
neredeyse tek “altın anahtar” NAZIM HESAPLAR’dır. Ve bütün bunlar göz önüne
alındığında, Nazım Hesaplar’ın en az üç ayrı biçimde kullanım alanı olduğu
ortaya çıkıyor;
·
Dönem Karı veya
Zararı’ndan Matraha geçiş anahtarı oluşturan Nazım Hesaplar:
Genellikle “950-951” ve “960-961” olarak kullanımı
yaygınlaşan bu hesaplar, yıllara yaygın inşaat ve onarım işi yapan işletmeler
dışında kalan tüm işletmelerde, dönem sonlarında vergi karşılıklarının (ya da
matrahın) hesaplanmasından sonra kapatılır ve bilançoda yer almaz. Sadece
yıllara yaygın inşaat ve onarım işi yapan işletmelerde, doğrudan yıllara yaygın
işlere ait olan KKEG ve dağılıma tabi tutulan ortak giderler içindeki KKEG
payları, o işlerin bitiminde matraha eklenmek üzere kapatılmaz, bilançoda “Nazım
Hesaplar” toplamının içerisinde yer alır.
·
Mevcut hesaplarla
belirtilemeyen işletme risklerinin ve referanslarının not edildiği Nazım
Hesaplar:
İşletmenin karşı karşıya olduğu, ancak ana hesap
sisteminde yer almayan çeşitli risklerin ve referansların izlendiği Nazım
Hesaplar, bu risk ve referansların devam ettiği sürece ertesi dönemlere
aktarılmak üzere bilançoda yer alırlar. Alınan - verilen teminat mektupları,
alınan - verilen kefaletler v.b.
·
Dip notlarda yer alması
gereken bazı bilgilerin not edildiği Nazım Hesaplar.
Dip notlarda yer alması gereken bilgilerin
toparlandığı Nazım Hesaplar, gerekli bilgi aktarım fonksiyonlarını tamamladıktan
sonra, dönem sonunda kapatılırlar ve bilançoda yer almazlar. Gerekli
açıklamalar, dip notlarda yapılır. Aktifler üzerindeki sigorta teminatları
toplamı gibi..
Yukarıda sözü edilen “gider yazılamaz”
söylemi ile ilgili konuyu (açık bir tanımla KKEG konusunu) daha iyi açabilmek ve
yine yukarıda tanımlanan Nazım Hesapların kullanımını daha iyi kavramak için,
“Muhasebenin Temel Kavramları” arasında, 2. ve 9. sıralarda yer alan “Kişilik
Kavramı” ve “Tam Açıklama Kavramları” na da değinmek uygun olacaktır.
2-A) Kişilik Kavramı:
<Tebliğ metni>
Bu kavram; işletmenin sahip veya sahiplerinden, yöneticilerinden, personelinden
ve diğer ilgililerden ayrı bir kişiliğe sahip olduğunu ve işletmenin muhasebe
işlemlerinin sadece bu kişilik adına yürütülmesi gereğini öngörür.
Bu kavrama göre, işletmenin
türü ne olursa olsun, işletme sahibi ya da ortağı, işletmeden ayrı bir kişidir.
Bu nedenle tüm muhasebe işlemleri de bu <işletme kişiliği> adına
yürütülmelidir. Her işletmede faaliyet sonucu oluşan kar, bütünü ile işletme
kişiliğine aittir. Ortağa veya işletme sahibine bu kardan sadece bir pay, bir
temettü düşer.
Bu
noktada, "Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler" ve "Matrahtan İndirilmesi
Gereken Gelirler" konularını da iyice açmak gerekiyor. Zira yasalarda var
olmasına karşın, artık (TDMS)'nde ve eskiden beri öğretide, kabul edilmeyen
gider yoktur. Muhasebe sistemi ile vergi sistemi arasındaki bu iki zıt olgunun
bir “aracı işlem”le uzlaştırılması gerekmektedir.
<İşletme
Kişiliği> açısından gider olduğu halde, matrah saptanmasında yasanın gider kabul
etmediği giderler "Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler" olarak tanımlanmaktadır.
"Kişilik Kavramı" gereği, bu tür giderler (MSUG) Tebliği'nin V. bölümü hükmüne
göre, "İşletme Kişiliği" açısından gider olarak kaydedilecek, böylece işletmenin
gerçek karına ulaşılacaktır. Ancak vergiye tabi karın (matrah) saptanması
aşamasında, vergi yasalarınca kabul edilmeyen bu tutarlar "Gerçek Kar" a
ekleneceklerdir. Bu olgu açısından kurum ile şahıs işletmeleri arasında hiç bir
fark gözetilmeden aynı uygulama yürütülecektir.
Çünkü "Kişilik Kavramı" hem kurumları hem de şahıs işletmelerini kapsamaktadır.
Aynı durum, matraha eklenmeyecek belli gelir türleri için de geçerlidir.
Diğer
taraftan, özellikle "Gelir Tablosu İlkeleri'nin amaçları" dikkatlice gözden
geçirildiğinde, TDMS’ne göre tüm giderlerin gerek 7’li "Maliyet Hesapları" ana
hesap sınıfında, gerekse gelir hesaplarıyla birlikte 6’lı "Gelir Tablosu
Hesapları" ana hesap sınıfında sınıflandırılmış ve gerçeğe uygun olarak
gösterilmesi gerektiği açıkça ortaya çıkmaktadır.
Bu
durumda, TDMS öncesindeki yaygın uygulamaya son vermek ve bu tür giderleri,
"6" lı ya da "7" li gider hesapları arasında açılan tek bir "Kanunen Kabul
Edilmeyen Giderler" hesabında toplamaktan kaçınmak gerekiyor. "İşletme Kişiliği"
açısından gider olan her harcama, ilgili gider hesabı hangisi ise ona
kaydedilmeli, eğer bu gider "Kanunen Kabul Edilmeyen Gider" ise, aynı anda bu
amaçla açılmış Nazım Hesaba da kaydedilmeli ve orada izlenmelidir. Dönem sonunda
da, Nazım Hesapta toplanan bu tutar, TDMS kurallarına göre saptanan ve 690
hesapta oluşan "Ticari Kar" tutarına eklenerek, matraha ulaşılmalıdır.
"Matrahtan indirilmesi gereken gelirler" kavramına gelince, bu da "kanunen
kabul edilmeyen giderler" kavramının tam tersine işleyecek bir kavramdır. Bir
kısım gelirler, <işletme kişiliği> açısından gelir oluşturduğu halde, matrah
hesaplanmasında göz önüne alınmaz. Bunun yanı sıra, işletmede, bir dönem önce
"İşletme Kişiliği" açısından gider olup, yasa gereği "Kanunen Kabul Edilmeyen
Gider" olarak kaydedilen, ancak bir sonraki dönemde de "İşletme Kişiliği"
açısından gelir haline gelen işlemler mevcuttur. VUK'nca kabul edilmeyen ama
MSUG Tebliği gereği aktiflerdeki değer düşüklükleri için ayrılan karşılıklardan
ya da önceki dönemlerde ayrılan kıdem tazminat karşılıklarından iptaller
gibi... İşte bu tür gelirleri de dönem matrahından indirebilmek (ya da matraha
eklenmesini önlemek) amacıyla yine bir Nazım Hesap çiftinde izlemek gerekir.
Her iki uygulama için bu güne kadar üzerinde anlaşma sağlanan ve
çoğunlukla kullanılan hesaplar;
"950- Kanunen Kabul
Edilmeyen Giderler ve
951- Kanunen Kabul
Edilmeyen Giderler Karşılığı
960- Diğer İndirimler
Karşılığı ve
961- Diğer
İndirimler" hesaplarıydı.
Ancak,
uygulamada geçen yıllar ve son dönemlerde vergi yasalarındaki değerleme
hükümlerinde ve bunların yorumlarında yapılan değişiklikler, bu iki Nazım Hesap
çiftinin bu şekliyle amaca hizmette yetersiz kaldığını, gereksinimi
karşılayamadığını göstermiştir. Kanunen kabul edilmeyen giderler, sonuçta birer
gider kalemidir, ilgili gider yerine gider yazılır, sonra kara eklenerek matraha
ulaşılır. Oysa, geçen zaman içerisinde gider olmadığı halde matraha eklenen
unsurlar ve gelir olmadığı halde matrahtan indirilecek unsurlar da olduğu
görülmüştür. Son yasa değişikliklerinden önce, önceki dönemde gelire
eklendiği halde matraha eklenmemiş mevduat faizlerinin, tahsil edildiği dönemde
gelir yazılmaksızın matraha eklenmesi, ya da önceki dönemde ödenmediği için
matrahtan indirilmemiş olan, ama cari dönemde ödendiği için gider yazılmaksızın
matrahtan indirilmesi gereken SSK primleri gibi..
Bunları göz önüne aldığımız zaman, 950 - 951 ve 960 - 961 Nazım
Hesapların, yukarıda belirtildiği gibi değil de, aşağıda listelenen şekilde
kullanılmasının daha doğru olacağı ortaya çıkmaktadır.
950- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR
950 01- KANUNEN KABUL
EDİLMEYEN GİDERLER
950 02- MATRAHA
EKLENECEK DİĞER UNSURLAR
951- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR KARŞILIĞI
951 01- KANUNEN KABUL
EDİLMEYEN GİDERLER KARŞILIĞI
951 02- MATRAHA
EKLENECEK DİĞER UNSURLAR KARŞILIĞI
960- MATRAHTAN
İNDİRİLECEK UNSURLAR KARŞILIĞI
960 01- MATRAHTAN
İNDİRİLECEK GELİRLER KARŞILIĞI
960 02- MATRAHTAN
İNDİRİLECEK DİĞER UNSURLAR KARŞILIĞI
961- MATRAHTAN
İNDİRİLECEK UNSURLAR
961 01- MATRAHTAN
İNDİRİLECEK GELİRLER
961 02- MATRAHTAN
İNDİRİLECEK DİĞER UNSURLAR
Burada önemli
nokta, Nazım Hesap sisteminin kullanılış şeklidir. Bir nazım hesap hiçbir
şekilde tek başına kullanılmaz. Daima çift çift kullanılır. Konuyu giderler
açısından ele alırsak, bir gider kalemi, önce ilgili gider hesabına alınır.
Ardından gelen mahsup fişinde de ilgili Nazım Hesap çiftine ayrıca kayıt
yapılır.
Örnek: 3
İşletmede her hangi bir
dönemde gelen telefon faturası ile ilgili bilgiler aşağıdaki gibi olsun;
Fatura
toplamı 37,75
Toplam
tutarın içindeki;
KDV
tutarı 5.09
Ö.İletişim V.
tutarı 4.25
Haberleşme
gideri tutarı 28.41
Bu kalemlerin son ikisi,
“İŞLETME KİŞİLİĞİ” açısından birer giderdir. Ama, bunların arasında Özel
İletişim Vergisi (ÖİV), aynı zamanda bir Kanunen Kabul Edilmeyen Gider
kalemidir. Buna göre, önce tahakkuk işlemini kayda alalım;
770- GENEL
YÖNETİM GİDERLERİ 32.66
770 0?- HABERLEŞME GİDERLERİ 32.66
770 0? 0? Telefon giderleri 28.41
770 0? 0? Özel İletişim Vergisi Gid. 4.25
191- İND. KDV
5.09
320- SATICILAR HESABI
320 0?- T.TELEKOM AŞ. 37.75
----------------
----------------------
Bu tahakkuk maddesinin
ardından, ÖİV’nin dönem sonu matrah hesaplanması sırasında KKEG olarak göz önüne
alınabilmesi için, yukarıda alt detayları verilmiş olan 950 – 951 Nazım Hesap
çiftine de kaydedilmesi gerekir
------------------ --------------------
950- MATRAHA
EKLENECEK UNSURLAR 4.25
950 01- KAN. KABUL
EDLM. GİDERLER 4.25
951- MATRAHA
EKLENECEK UNSURLAR KARŞILIĞI 4.25
951 01- KAN.
KABUL EDLM. GİD. KARŞILIĞI 4.25
---------------- -----------------------
2-B) Tam Açıklama Kavramı:
<Tebliğ metni>
Tam
açıklama kavramı; mali tabloların, bu tablolardan yararlanacak kişi ve
kuruluşların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve
anlaşılır olmasını ifade eder.
Mali tablolarda finansal bilgilerin tam olarak açıklanması yanında, mali tablo
kalemleri kapsamında yer almayan ancak alınacak kararları etkileyebilecek,
gerçekleşmesi muhtemel olaylara da yer verilmesi bu kavramın gereğidir.
Bu kavram (ilke) bir bakıma tutarlılık kavramı (ilkesi) ile
bütünleşmektedir. Bir önceki dönem mali tabloları ile kıyaslanabilir nitelikte
olan mali tablolar, karar verme durumunda olan kişilere, işletme ile ilgili
bilgileri tam ve açık olarak sunabilmelidir.
Mali
tabloların içerdiği bilgilere girmesi mümkün olmayan ama ilgililerin sağlıklı ve
doğru karar vermeleri için gerekli olan bilgiler, mali tabloların ayrılmaz
parçası olan dipnotlarda belirtilir. Buna karşın mali tablolarda belirtilen
bilgilerin belirtilme sistemi de önemlidir. Mali tabloların düzenlenmesinde tam
açıklama ilkesine en uygun örnek, (Mali tablo içeriğindeki bilgiler açısından)
"36" grubu olarak gösterilebilir. Bilindiği gibi, bilançoda, "36" grubundaki
"360- ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR" ve "361- ÖDENECEK SOSYAL GÜVENLİK KESİNTİLERİ"
hesaplarında sadece tahakkuk etmiş ancak henüz ödeme günü gelmemiş borçlar
yer alabilir. Eğer mali tabloda yer alan "360" ve "361" hesaplarda vadesi
geçtiği halde ödenmemiş borçlar yer alıyorsa, bu mali tablonun üretiminde hem
açıklık ilkesine, hem sosyal sorumluluk ilkesine uyulmamış olma durumu ortaya
çıkar. Doğru düzenlenmiş bir mali tabloda, bu tür borçlar "360" ve "361"
hesaplarda yer alamaz. Bunlar, dönemin sonunda "368- VADESİ GELMİŞ ERTELENMİŞ
VEYA TAKSİTLENDİRİLMİŞ VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER" hesabına aktarılmalı, mali
tablo tarihi itibariyle oluşmuş gecikme zamları da tahakkuk ettirilerek "369-
ÖDENECEK DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER" hesabında gösterilmelidir.
Örnek: 4
İşletmede, 31.12.2005 tarihli mizanda görünen 361 hesap bakiyesinin dağılımı
aşağıdaki gibi olsun;
Ekim
2005 SSK primi 255.25
Kasım
2005 SSK primi 255.25
Aralık 2005 SSK Primi 255.25
Toplam 765.75
31.12.2005 itibariyle bu listeye bakıldığında, Ekim 2005 prim tutarının ödeme
vadesinin geçtiği görülmektedir. Kasım primi de henüz ödenmemiş durumdadır ama,
31.12.2005 tarihi hafta sonu tatiline denk geldiği için, henüz ödeme vadesi
geçmiş değildir.
Bu
durumda, vadesi geçtiği halde ödenmemiş olan Ekim 2005 prim borcunun, 31.12.2005
tarihli bilançoda, 361 hesap içerisinde değil, 368 hesapta yer alması gerekir.
Bu aktarma işlemini yaparken de, daha önce tahakkuk sırasında ilgili gider
yerine yazılmış olan bu tutarın, giderden silinmeksizin matrahtan indirilmesini
önlemek gerekmektedir.
Yapılması gereken kayıtlar aşağıdaki gibidir;
----------------
----------------------
361-
ÖDN. SOSYAL GÜV. KES.
255.25
368-VD.GEÇ.ERT.TAKS.VER.VE DİĞ.YÜK.
255.25
----------------
----------------------
950-
MATRAHA EKLENECEK UNSURLAR 255.25
950 01- KAN. KABUL EDLM.
GİDERLER 255.25
951- MATRAHA
EKLENECEK UNS. KARŞ. 255.25
951 01- KAN.
KABUL EDLM. GİD. KARŞ. 255.25
----------------
----------------------
Ödenmemiş olan bu primin
31.12.2005 itibariyle oluşan gecikme zammı tutarı da 42.37 YTL olsun. Bu tutarın
da, dönemsellik kavramı gereği dönem giderleri içerisinde, yabancı kaynaklara
ilişkin ilkeler gereğince de, bilançoda borçlar arasında yer alması gerekir.
Bunu sağlamak için de, aşağıdaki kayıt yeterlidir;
----------------
----------------------
770- GENEL YÖNETİM
GİDERLERİ 42.37
770 0?
GECİKME ZAMMI GİDERLERİ 42.37
369- ÖDENECEK DİĞER YÜK.LER
42.37
----------------
----------------------
950- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR 42.37
950 01- KAN. KABUL EDLM.
GİDERLER 42.37
951- MATRAHA
EKLENECEK UNSURLAR KARŞILIĞI 42.37
951 01- KAN.
KABUL EDLM. GİD. KARŞILIĞI 42.37
----------------
----------------------
2-C) Dipnotlara Yönelik Bilgiler
Nazım
Hesapların, yukarıda belirtilen alanlar dışında da geçici kullanım alanı vardır.
Bilindiği gibi, dipnotlar temel mali tabloların ayrılmaz parçalarıdır.
Dipnotlardaki bazı bilgilerin, beyanname dönemlerindeki zaman sıkışıklığı
içerisinde kolaylıkla toparlanabilmesi, yine Nazım Hesap kullanımıyla oldukça
kolaylaşmaktadır. Dönem içerisinde işlem oluştuğu zaman Nazım Hesap
sistemine konulacak küçük notlar, mali tablo düzenlenmesi ve beyanname hazırlığı
sırasında büyük zaman kazancı sağlamaktadır.
Örneğin, bilanço dipnotlarında, “Aktif değerlerin toplam sigorta tutarları”
sorulmaktadır. Eğer daha önce Nazım Hesap sistemi bu konuda kullanılmadıysa, bu
sorunun yanıtlanması için bütün geçerli sigorta poliçelerinin, o sıkışık dönemde
tek tek elden geçirilmesi gerekecektir ki, bu azımsanmayacak bir zaman kaybı
doğuracaktır. Oysa, örneğin bir kasko poliçesi giderleştirilirken, aynı mahsupta
ilgili Nazım Hesap çiftine de kayıt düşülmüş olsa, sorunun yanıtını bulmak,
birkaç saniyeden fazla zaman almayacaktır.
Örnek: 5
İşletme, 25.000 YTL teminatla aktifindeki bir taşıta kasko sigortası yaptırmış,
toplam 120 YTL prim borçlanmıştır. Poliçe geçerlik tarihleri, 05.11.2005 –
04.11.2006 arasıdır. (Taşıt genel yönetim hizmetlerinde kullanılmaktadır.)
Buna
göre, 2005 yılı Kasım ve Aralık aylarına düşen gider payı 57 gün için 18.74
YTL’dır. 2006 yılına düşen gider payını ise Geçici Vergi dönemlerine göre
giderleşecek şekilde paylaştırırsak, 1.döneme 90 gün üzerinden 29.59 YTL, 2.
döneme 91 gün üzerinden 29.92 YTL, 3. döneme 92 gün üzerinden 30.25 YTL ve 4.
döneme 35 gün üzerinden 11.50 YTL. düşmektedir. Buna göre poliçenin prim
tutarının kaydını aşağıdaki biçimde yapabiliriz;
770-
GENEL YÖNETİM GİDERLERİ
770
05- ÇEŞİTLİ GİDERLER
770 05
04- Sigorta Giderleri 18.74
180-
Gelecek Aylara Ait Giderler
180
03- Sigorta Giderleri
180 03
05- Gel. Yıl 1. Dönem Sig. Gid. 29.59
180 03
06- Gel. Yıl 2. Dönem Sig. Gid. 29.92
180 03
07- Gel. Yıl 3. Dönem Sig. Gid. 30.25
180 03
08- Gel. Yıl 4. Dönem Sig. Gid. 11.50
320- SATICILAR
320 0?- .... Sigorta Ltd. Şti.
120
Bu
işlem, sigorta poliçesi için borçlanılan prim tutarının kayda alınması için
yeterlidir.
Ama, yukarıda sözü geçen
dip not sorusunun yanıtlanmasına yeterli değildir. 25.000 YTL. tutarındaki
teminat tutarının da, bir Nazım Hesap çifti kanalıyla not edilmesi, dip notların
hazırlığı sırasında kolaylık sağlayacaktır. (Bir işletmenin aktifinde, birden
fazla sigortalı varlık olacağını, hatta bu sayının bazı işletmelerde 10’larca
sayıya ulaşabildiğini düşünürsek, aşağıdaki kaydın sağlayacağı zaman kazancı
daha iyi anlaşılır.)
940- VARLIKLAR
SİGORTA TEMİNATLARI 25.000
941- VARLIKLAR SG. TEM. KARŞ. 25.000
Dönem
sonunda sadece matraha ve sadece mali tablo dipnotlarına yönelik bilgiler
taşıyan Nazım Hesaplar, birbirleri ile karşılaştırılarak kapatılır ve mali
tablolarda yer almazlar. (Yıllara yaygın inşaat ve onarım işi yapan
işletmelerin, devreden taahhütlerine ait KKEG tutarları hariç) Buna karşılık,
işletmenin taahhütleri ve doğabilecek rizikolarına ait Nazım Hesaplar ve yatırım
indirimlerini belirten Nazım Hesaplar, “Tam Açıklama Kavramı” uyarınca bilançoda
yer alır ve dipnotlarda açıklanır.
Bu bilgiler çerçevesinde, bir
işletmede kullanılması önerilebilecek Nazım Hesap örnekleri aşağıda
listelenmiştir.
90- NAZIM HESAPLAR
900- TEMİNAT MEKTUBU
ALACAKLARI
901- TEMİNAT MEKTUBU BORÇLARI
(Mektup alınan bankalara göre
bölümlenmelidir.)
910- ALINAN YATIRIM İNDİRİMİ
911- ALINAN YATIRIM İNDİRİMİ
KARŞILIĞI
920- KULLANILAN YATIRIM
İNDİRİMİ
921- KULLANILAN YATIRIM
İNDİRİMİ KARŞILIĞI
930- VERİLEN EMANET DEĞERLER
931- VERİLEN EMANET DEĞERLER
KARŞILIĞI
940- VARLIKLAR SİGORTA
TEMİNATLARI
941- VARLIKLAR SİGORTA
TEMİNATLARI KARŞILIĞI
950- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR
950 01- KANUNEN KABUL
EDİLMEYEN GİDERLER
950 02- MATRAHA EKLENECEK
DİĞER UNSURLAR
951- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR KARŞILIĞI
951 01- KANUNEN KABUL
EDİLMEYEN GİDERLER KARŞILIĞI
951 02- MATRAHA EKLENECEK
DİĞER UNSURLAR KARŞILIĞI
960- MATRAHTAN İNDİRİLECEK
UNSURLAR KARŞILIĞI
960 01- MATRAHTAN İNDİRİLECEK
GELİRLER KARŞILIĞI
960 02- MATRAHTAN İNDİRİLECEK
DİĞER UNSURLAR KARŞILIĞI
961- MATRAHTAN İNDİRİLECEK
UNSURLAR
961 01- MATRAHTAN İNDİRİLECEK
GELİRLER
961 02- MATRAHTAN İNDİRİLECEK
DİĞER UNSURLAR
970- ALINAN KEFALETLER
KARŞILIĞI
971- ALINAN KEFALETLER
980- VERİLEN KEFALETLER
981- VERİLEN KEFALETLER
KARŞILIĞI
gibi...
II)
BİLANÇO KALEMLERİNDE
DEĞERLEME
II-A) KASA HESABI :
Özelliği gereği, YTL ve yabancı para cinsinden tüm
nakitleri içermektedir. Öncelikle fiili envanter yapılır. Fiili envanter ile
kaydi envanter arasında fark yoksa, yabancı paralar için 31.12.2005 TCMB
efektif alış kuru esas alınarak değerleme yapılır. Değerleme sonucunda
ortaya çıkan olumlu kur farkları “646- KAMBİYO KARLARI” hesabına, olumsuz kur
farkları “656- KAMBİYO ZARARLARI” hesabına kaydedilir.
Örnek: 6
İşletme kasasında mevcut 500 USD nın
maliyet kuru 1.3426 YTL dır. 31.12.2005 TCMB efektif alış kuru ise,
1.3409 YTL dır. Bu durumda, (1.3426 x 500 = ) 671.30 YTL tutarlı yabancı para,
değerleme sonucunda (1.3409 x 500 =) 670.45 YTL na azalmış olup, 0.85 YTL
kambiyo zararı oluşmuştur.
Bu durumun kayıt altına alınması;
----------------
----------------------
656- KAMBİYO
ZARARLARI 0,85
100- KASA
HESABI 0,85
----------------
----------------------
Fiili envanterle kaydi envanter
arasında fark varsa, bu fark, incelenmek ve nedeni araştırılmak üzere, eksiklik
halinde “197- SAYIM VE TESELLÜM NOKSANLARI”, fazlalık halinde ise “397- SAYIM VE
TESELLÜM FAZLALARI” hesabına aktarılır. Konu incelenip, farkın nedeni
bulunduğunda bulunan nedene göre düzeltme yapılır.
Neden bulunamadığı takdirde, eksiklik,
“689- DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR” hesabına aktarılır. Ama aynı zamanda
da “950 01 – 951 01” Nazım Hesaplara kaydedilerek, bu gider için KKEG işlemi
yapılmalıdır. Nedeni bulunamayan fazlalık ise, “679- DİĞER OLAĞANDIŞI GELİR VE
KARLAR” hesabına aktarılır.
Örnek: 7
31.12.2005 günü
kasa sayımında 100 YTL eksiklik olduğunu varsayalım. Günlük işlemlerle ilgili
kayıtlar yapılırken, bu fark “197” hesaba alınır, böylece kasa denkliği
sağlanır.
----------------
----------------------
197- SAYIM VE TESELLÜM
NOKSANLARI 100
100- KASA
HESABI 100
----------------
----------------------
Araştırmalar sonucunda farkın
gerekçesi bulunursa, buna göre işlem yapılır. Örneğin, farkın veznedarın
sorumluluğunu gerektiren bir nedenle oluştuğu ortaya çıkarsa, fark veznedara
zimmetlenerek 197 hesap kapatılır.
----------------
----------------------
136- DİĞER ÇEŞİTLİ
ALACAKLAR 100
197- SAYIM VE TESELLÜM
NOKS. 100
----------------
----------------------
Ya da, farkın sebebi ve
sorumlusu bulunamamışsa, fark, yukarıda da belirtildiği gibi, 689 hesaba
aktarılarak kapatılır. Aynı zamanda bu gidere, KKEG işlemi yapılır.
----------------
----------------------
689- DİĞER OLĞ.DIŞI GİD.VE
ZARARLAR 100
197- SAYIM VE TESELLÜM
NOKS. 100
----------------
----------------------
950- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR 100
950 01- KAN. KABUL EDLM.
GİDERLER 100
951- MATRAHA
EKLENECEK UNSURLAR KARŞILIĞI 100
951 01- KAN.
KABUL EDLM. GİD. KARŞILIĞI 100
---------------- ----------------------
II-B) ALINAN – VERİLEN ÇEKLER İLE
ALACAK – BORÇ SENETLERİ DEĞERLEME VE REESKONTU:
Önce fiili envanter yapılır, kaydi envanterle
karşılaştırılır. Fark varsa, kasa farklarında uygulanan işlemler yapılır.
Yabancı paralarla düzenlenen alınan
çekler ve alacak senetleri, nakit varlıklar gibi 31.12.2005 TCMB efektif
alış kuru esas alınarak değerlenir. Yabancı paralarla düzenlenen verilen
çekler ve borç senetleri ise, 31.12.2005 TCMB döviz alış kuru
esas alınarak değerlenir. Ortaya çıkan kambiyo farkları, kasa ile aynı
uygulamaya tabi tutulur. Bu arada vadesi 2006’ya sarkan verilen çekler, özün
önceliği kavramı uyarınca “321- BORÇ SENETLERİ” hesabına aktarılır, vadesi 2005
olup, yıl sonu itibariyle hamilince henüz bankadan çekilmemiş olan çekler ise,
tutarı ne olursa olsun, “103” hesapta bırakılır. (Hazır değerler toplamı eksiye
dönse dahi)
Tüm çekler ve senetler için, değerleme
işlemleri yapıldıktan sonra, ayrıca dönemsellik kavramı gereği reeskont
yapılmalı, çeklerle ilgili reeskont gider ve gelirleri aynı zamanda Nazım
Hesaplara alınmalıdır. Reeskont yapılırken, senet üzerinde bir faiz oranı
belirtilmişse bu oran, belirtilmemişse (ki genelde belirtilmemektedir)
20.12.2005 tarihinde açıklanan TCMB avans işlemleri faiz oranı olan %
25 oranı kullanılacaktır.
Reeskont formülü : Senet Bedeli X
Faiz X Gün biçimindedir.
36000 + (Faiz X Gün)
Örnek: 8
09.02.2006 vadeli 10.000 YTL tutarlı bir belgeyi ele alalım, bu
belgenin, alacak veya borç senedi ya da alınan veya verilen çek olmasına göre
reeskont kayıtlarını oluşturalım.
Reeskont Tutarı : 10.000 x 25 x 40 10.000.000 =
270.27
36.000+(25x40) 37.000
Bulunan bu 270.27 YTL tutarındaki
reeskont için, değişik belge türlerine göre 2005 yılı sonundaki ve 2006 yılı
başındaki kayıtları yapalım;
a)
Belge ALACAK senedi
ise;
2005 yılı sonunda;
----------------
----------------------
657- REESKONT FAİZ
GİDERLERİ 270.27
122- ALACAK SENETLERİ REESK.
270.27
----------------
----------------------
2006 yılı başında;
----------------
----------------------
122- ALACAK SENETLERİ REESK.
270.27
647- REESKONT FAİZ
GELİRLERİ 270.27
----------------
----------------------
b)
Belge BORÇ senedi ise;
2005 yılı sonunda;
----------------
----------------------
322- BORÇ SENETLERİ REESK.
270.27
647- REESKONT FAİZ
GELİRLERİ 270.27
----------------
----------------------
2006 yılı başında;
----------------
----------------------
657- REESKONT FAİZ
GİDERLERİ 270.27
322- BORÇ SENETLERİ REESK.
270.27
----------------
----------------------
c)
Belge ALINAN ÇEK ise;
2005 yılı sonunda;
----------------
----------------------
657- REESKONT FAİZ
GİDERLERİ 270.27
122- ALACAK SENETLERİ REESK.
270.27
----------------
----------------------
950- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR 270.27
950 01- KAN. KABUL EDLM.
GİDERLER 270.27
951- MATRAHA
EKLENECEK UNS. KARŞ, 270.27
951 01- KAN.
KABUL EDLM. GİD. KARŞILIĞI 270.27
---------------- ----------------------
2006 yılı başında;
----------------
----------------------
122- ALACAK SENETLERİ REESK.
270.27
647- REESKONT FAİZ
GELİRLERİ 270.27
----------------
----------------------
960- MATRAHTAN İNDİRİLECEK UNS.KARŞ.
270.27
960 01- MATRAHTAN İND.
GELİRLER KARŞILIĞI 270.27
961- MATRAHTAN İNDİRİLECEK
UNSURLAR 270.27
961 01- MATRAHTAN İND.
GELİRLER 270.27
----------------
----------------------
d)
Belge VERİLEN ÇEK ise;
2005 yılı sonunda;
----------------
----------------------
322- BORÇ SENETLERİ REESK.
270.27
647- REESKONT FAİZ
GELİRLERİ 270.27
----------------
----------------------
960- MATRAHTAN İNDİRİLECEK UNS.KARŞ.
270.27
960 01- MATRAHTAN İND.
GELİRLER KARŞILIĞI 270.27
961- MATRAHTAN İNDİRİLECEK
UNSURLAR 270.27
961 01- MATRAHTAN İND.
GELİRLER 270.27
----------------
----------------------
2006 yılı başında;
----------------
----------------------
657- REESKONT FAİZ
GİDERLERİ 270.27
322- BORÇ SENETLERİ REESK.
270.27
----------------
----------------------
950- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR 270.27
950 01- KAN. KABUL EDLM.
GİDERLER 270.27
951- MATRAHA
EKLENECEK UNS. KARŞ, 270.27
951 01- KAN.
KABUL EDLM. GİD. KARŞILIĞI 270.27
---------------- ----------------------
II-C) BANKALAR VE BANKA KREDİLERİ :
Envanteri, defter kayıtları ile ilgili banka
ekstreleri karşılaştırılarak yapılır. Farklar, belgelere göre düzeltilir.
Yabancı para mevduatının değerlemesinde
yine 31.12.2005 TCMB efektif alış kuru esas alınır. Oluşan olumlu
farklar, kambiyo karı, olumsuz farklar ise kambiyo zararı olarak kayda alınır.
Yabancı paraya dayalı kredi
hesaplarının değerlenmesinde ise, 31.12.2005 TCMB döviz alış kuru
esas alınır. Değerleme sonucu oluşan borç azalması, kambiyo karları hesabına
alınır. Değerleme sonrası oluşan borç
artışı ise, kambiyo zararı olarak değil, finansman gideri olarak
muhasebeleştirilir.
Vadeli mevduatlarda, dönemsellik
ilkesini göz önüne alarak VUK 281/1. ve 285/1. maddelerini değiştiren 5228
sayılı Yasa uyarınca, dönem sonu itibariyle mutlaka faiz gelir tahakkuku, banka
kredileri için de yine dönem sonu itibariyle faiz gider tahakkuku yapılmalıdır.
Repo işlemlerinin de vadeli mevduat sayıldığı, 102 hesapta izlenmesi gerektiği,
repo için de 31.12.2005 itibariyle faiz gelir tahakkuku yapılması gerektiği
unutulmamalıdır.
Örnek: 9
Vadeli mevduat için faiz gelir tahakkuku;
---------------- ----------------------
181- GELİR TAHAKKUKLARI
XXXX
642- FAİZ
GELİRLERİ XXXX
---------------- ----------------------
Bu tutara ait stopaj tutarının mahsubu,
faizin tahsil tarihine bağlıdır. Eğer, söz konusu faiz beyanname verilmeden önce
tahsil edilir ve kesinti belgelenebilirse, 2005 yılı beyannamesinden, tahsilat
beyanname verildikten sonraki döneme kalırsa, 2006 yılı beyannamesinden
yapılabilecektir.
Banka kredileri için faiz gider tahakkuku;
---------------- ----------------------
780- FİNANSMAN
GİDERLERİ XXXX
381- GİDER
TAHAKKUKLARI XXXX
---------------- ----------------------
II-D) MENKUL DEĞERLER :
VUK 279. maddesinde sayılan menkul değerler (Hisse
senetleri, portföyünün en az % 51’i Türkiye’de kurulmuş bulunan şirketlerin
hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri, kar zarar ortaklığı
belgeleri, gelir ortaklığı senetleri, geçici ilmühaberler) alış bedeli
ile değerlenir. Bu sayılan menkul değerler dışında kalanlar ise, borsa
rayici ile değerlenir. Borsa rayici bulunmayan, ya da bu rayicin oluşmasında
muvazaa olduğu anlaşılan menkul değerler için değerlemeye esas bedel, alış
bedeline vadede elde edilecek bedelin değerleme gününe kadar geçen süreye isabet
eden kısmın eklenmesiyle bulunur.
II-E) TİCARİ ALACAKLAR ve KARŞILIKLAR
:
İşletmenin
ticari işlemlerinden doğan senetli ve senetsiz alacakları bu (12 ve 22)
gruplarda yer alan hesaplarda gösterilir. Bu gruplarda yer alan yabancı paraya
dayalı tüm alacaklar, 31.12.2005 TCMB
döviz alış kuru ile değerlendirilir.
Senet ve çeke bağlanmış alacaklar için envanter, kur değerlemesi ve
reeskont işlemlerine yukarıda (II-B) bölümünde değinilmiştir.
İşletmenin ana faaliyet dalı çerçevesindeki senetsiz ticari
alacakları tahsilat beklentilerine göre, 120 veya 220 hesaplarda, yine ana
faaliyet dalı çerçevesindeki senetli ticari alacakları ise, vadelerine göre
121 veya 221 hesapta yer alırlar.
İşletmenin ana faaliyet dalı dışında kalan ama ticari nitelik
taşıyan senetli ya da senetsiz alacakları ise, 127 hesapta yer alır.
Örneğin; duran varlık satışından doğan senetli ya da senetsiz alacaklar bu
hesaba kayıtlanır.
Şüpheli hale gelmiş alacaklar “128- Şüpheli Ticari Alacaklar”
hesabına aktarılmalı ve bunlar için karşılık ayrılmalıdır. Bu alacakların
içerisinde KDV’nin de olması bir sorun doğurmamaktadır.
Örnek: 10
---------------- ----------------------
128- ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR
XXX
121- ALACAK
SENETLERİ XXX
---------------- ----------------------
654- KARŞILIK
GİDERLERİ XXX
129- ŞÜPH. TİC. ALC.
KARŞILIĞI XXX
---------------- ----------------------
Gelecek dönemlerde şüpheli alacak
kısmen ya da tamamen tahsil edildiğinde;
---------------- ----------------------
100/102 – KASA /
BANKA XXX
128- ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR
XXX
---------------- ----------------------
129- ŞÜPH. TİC. ALC.
KARŞILIĞI XXX
644- KONUSU KALMAYAN KARŞ.
XXX
----------------
----------------------
Ya da tahsil umudunun kalmadığı belgelendiğinde;
---------------- ----------------------
129- ŞÜPH. TİC. ALC.
KARŞILIĞI XXX
128- ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR
XXX
---------------- ----------------------
II-F) DİĞER ALACAKLAR ve KARŞILIKLAR :
İşletmenin ticari olmayan işlemleri
sonucunda aktifine giren ve 13 – 23 gruplarında izlenen senetli ve senetsiz
alacakları için de, reeskont ve şüpheli alacak işlemleri yapılır. Ancak, bu tür
alacakların ticari olmaması, doğuşunun gelirlerle ilgisi olmaması nedeniyle, bu
işlemlerden doğacak gider ve gelirlerin matrahla bağlantısı kesilmelidir. Bu
konuda da en uygun yöntem, Nazım Hesaplar yöntemidir.
II-G) STOKLAR:
İşletmenin bir yıllık süreç içerisinde paraya
çevirebileceğini, üretime sevk edeceğini ya da tüketeceğini düşündüğü stoklar,
15 grubu hesaplarında yer alır.
Buna karşın, tedbirli davranma sonucu
bir yıllık gereksinimden fazla satın alma veya üretme ya da stok devir hızı
düşüklüğü nedeniyle bir yıldan daha fazla sürede elden çıkarılacağı veya
kullanılacağı düşünülen stoklar ise, “293- GELECEK YILLAR İHTİYACI STOKLAR”
hesabında izlenir. Bunlar, dönemi geldiğinde 15 grubundaki ilgili hesaplara
aktarılır.
Çeşitli nedenlerle kullanılma veya
hemen elden çıkarılma olanağını yitiren stoklar ise, “294- ELDEN ÇIKARILACAK
STOKLAR VE MADDİ DURAN VARLIKLAR” hesabına aktarılır.
Stokların değerlemesi kural olarak
maliyet değeri ile yapılır. Yapılan fiili sayım ile kaydi envanter
karşılaştırılır. Fark görüldüğünde, olumsuz farklar “197- SAYIM VE TESELLÜM
NOKSANLARI” hesabına, olumlu farklar ise “397- SAYIM VE TESELLÜM FAZLALARI”
hesabına kaydedilir. Farkların nedeni bulunamazsa, kasa hesabında görülen
farklarla aynı işleme tabi tutulur.
Stoklarda bir değer düşüklüğü
belirlendiğinde, karşılık ayrılır. Ayrılacak karşılık tutarının belirlenmesi
sırasında takdir komisyonu kararı alınması halinde, oluşan karşılık
gideri matrahtan indirilir. Aksi halde, bu tutar Nazım Hesaplara da
kaydedilerek, karşılık giderinin matrahtan indirilmesi önlenmelidir.
Örnek: 11
a) Takdir komisyonu kararı varsa
---------------- ----------------------
654- KARŞILIK
GİDERLERİ XXX
158- STOK DEĞER DÜŞ.LÜĞÜ
KARŞ. XXX
---------------- ----------------------
b) Takdir komisyonu kararı yoksa
---------------- ----------------------
654- KARŞILIK
GİDERLERİ XXX
158- STOK DEĞER DÜŞ.LÜĞÜ
KARŞ. XXX
---------------- ----------------------
950- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR XXX
950 01- KAN. KABUL EDLM.
GİDERLER XXX
951- MATRAHA
EKLENECEK UNS. KARŞ, XXX
951 01- KAN.
KABUL EDLM. GİD. KARŞILIĞI XXX
---------------- ----------------------
Stoklarla ilgili olarak değinilmesi
gereken bir önemli konu da, “157- DİĞER STOKLAR” hesabının genellikle hatalı
kullanımıdır.
Bir kısım işletmelerin, özellikle
tüketim için topluca aldıkları stok kalemlerini “150- İLK MADDE VE MALZEME”
hesabında izlemeleri gerekirken, “157” hesapta izledikleri görülmektedir.
Oysa, “157” hesap, bir yıl içerisinde
elden çıkarılacağı ya da tüketileceği düşünülen defolu ürünler, yan ürünler,
artık, hurda gibi kalemlerin izlenmesi için kullanılmalıdır. Bu tür
kalemlerin bir yıldan uzun süreçte elden çıkartılabileceği düşünülüyorsa,
bunlar, yukarıda da sözü geçen “294” hesapta izlenmelidir.
II-H) DÖNEMSELLİK KAVRAMI, 18 ve 28
GRUPLARI :
Bu gruplardaki hesaplar, dönemsellik kavramının
bilanço aktifindeki uygulama alanını oluştururlar.
Bu gruplarda yer alan hesaplardan,
özellikle “180- GELECEK AYLARA AİT GİDERLER” ve “280- GELECEK YILLARA AİT
GİDERLER” hesaplarının uygulamada hatalı kullanıldığı sıklıkla görülmektedir.
“180- GELECEK AYLARA AİT GİDERLER”
hesabı, Dönen Varlıklar ana hesap grubunda yer alan bir hesaptır. Hesabın
açıklaması da çok nettir; “Peşin ödenen (veya borçlanılan) ve cari dönem
içerisinde ilgili gider hesaplarına kaydedilmemesi gereken, gelecek döneme
ait giderleri izlemek için kullanılır.
2005 yılı için gelecek dönem, 2006
yılıdır. O halde, 2005 yılında doğan, (ödenen veya borçlanılan) ama 2006 yılında
giderleşecek olan tutarlar, sadece “180” hesapta yer almalıdır.
Buna karşın, 2005 yılında yaptırılan
bir sigorta poliçesinin 2006 yılına ait bölümünü, “180” hesap yerine “280”
hesapta izleyen işletmeler mevcuttur.
Oysa, “280- GELECEK YILLARA AİT
GİDERLER” hesabının kullanım alanı çok kısıtlıdır. Bu hesap çok az işletmede
kullanılabilir. Örneğin, ancak birkaç yıllık peşin kira ödemesi ya da üretim
işletmelerinin üç – dört yıllık periyodik büyük bakım giderleri gibi yıllara
dağıtılması gereken ender olaylar için “280” hesap kullanılabilir.
Öte yandan, “180” hesaba alınarak,
gelecek döneme aktarılması gereken bazı giderlerin, uygulamada “770” hesaba
alınarak doğrudan giderleştirildiği de görülmektedir. Örneğin, her yılın aralık
ayında satın alınan ve onaylattırılan, ama aslında ertesi yıl kullanılacak olan
defterlere ait noter ve satın alma giderlerinin “180” hesaba kaydedilmesi ve
giderin ertesi yıla aktarılması gerekirken, doğrudan “770” hesaba alınarak, aynı
yıla gider kaydedildiği görülmektedir. Bu uygulama dönemsellik kavramına
aykırıdır, tüm giderler ait oldukları (yararlanıldıkları) dönemde gider
yazılmalıdır.
Bir diğer hatalı kullanım örneği, “Örnek
4” te adı geçen “ödenmeyen (dönem sonu itibariyle ödenmemiş) SSK primleri”
konusunda görülmektedir. Anılan örnekteki ödenmemiş olan Ekim 2005 SSK primi,
bazı işletmelerde kaydedildiği gider hesabından çıkartılarak “180” hesaba
aktarılmakta, bu uygulama ile dönemsellik kavramı açıkça yok edilmektedir. Ekim
2005 gideri, ekim 2005’de değil de, ödemenin yapıldığı örneğin, Mayıs 2006’da
giderleşmiş olmaktadır. Oysa, doğru uygulama gidere hiç dokunmadan, matrah
hesaplamalarının yapılmasıdır.
Konuyu, ödeme işlemini de içerecek
biçimde daha iyi açıklayabilmek için, söz konusu örneği tekrar irdelemekte yarar
vardır.
Örnek: 12
a) SSK priminin ödenmediği dönemdeki kayıtlar;
İşletmede, 31.12.2005 tarihli mizanda görünen 361 hesap bakiyesinin dağılımı
aşağıdaki gibi olsun;
Ekim
2005 SSK primi
255.25
Kasım
2005 SSK primi 255.25
Aralık 2005 SSK Primi
255.25
Toplam 765.75
31.12.2005 itibariyle bu listeye bakıldığında, Ekim 2005 prim tutarının ödeme
vadesinin geçtiği görülmektedir. Kasım primi de henüz ödenmemiş durumdadır ama,
31.12.2005 tarihi hafta sonu tatiline denk geldiği için, henüz ödeme vadesi
geçmiş değildir.
Bu
durumda, vadesi geçtiği halde ödenmemiş olan Ekim 2005 prim borcunun, 31.12.2005
tarihli bilançoda, 361 hesap içerisinde değil, 368 hesapta yer alması gerekir.
Bu aktarma işlemini yaparken de, daha önce tahakkuk sırasında ilgili gider
yerine yazılmış olan bu tutarın, giderden silinmeksizin matrahtan indirilmesini
önlemek gerekmektedir.
Yapılması gereken kayıtlar aşağıdaki gibidir;
----------------
----------------------
361-
ÖDN. SOSYAL GÜV. KES. 255.25
368-VD.GEÇ.ERT.TAKS.VER.VE DİĞ.YÜK.
255.25
----------------
----------------------
950- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR 255.25
950 01- KAN. KABUL EDLM.
GİDERLER 255.25
951- MATRAHA
EKLENECEK UNS. KARŞ. 255.25
951 01- KAN.
KABUL EDLM. GİD. KARŞ. 255.25
----------------
----------------------
Ödenmemiş olan bu primin
31.12.2005 itibariyle oluşan gecikme zammı tutarı da 42.37 YTL olsun. Bu tutarın
da, dönemsellik kavramı gereği dönem giderleri içerisinde, yabancı kaynaklara
ilişkin ilkeler gereğince de, bilançoda borçlar arasında yer alması gerekir.
Bunu sağlamak için de, aşağıdaki kayıt yeterlidir;
----------------
----------------------
770- GENEL YÖNETİM
GİDERLERİ 42.37
770 0?
GECİKME ZAMMI GİDERLERİ 42.37
369- ÖDENECEK DİĞER YÜK.LER
42.37
----------------
----------------------
950- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR 42.37
950 01- KAN. KABUL EDLM.
GİDERLER 42.37
951- MATRAHA
EKLENECEK UNS. KARŞ. 42.37
951 01- KAN.
KABUL EDLM. GİD. KARŞ. 42.37
----------------
----------------------
b) Ekim 2005 SSK priminin ödendiği dönemdeki kayıtlar;
Ödemenin Şubat
2006 da yapıldığını ve toplam 65 YTL gecikme zammı ödendiğini varsayalım,
----------------
----------------------
368-VD.GEÇ.ERT.TAKS.VER.VE
DİĞ.YÜK. 255.25
369-
ÖDENECEK DİĞER YÜK.LER 42.37
770-
GENEL YÖN. GİD.
22.63
100 / 102 KASA ya
da BANKA
320.25
---------------- ----------------------
Ekim 2005 SSK priminin ödendiği dönemde
tekrar giderleştirilmeden matrahtan indirilmesi için;
----------------
----------------------
960- MATRAHTAN İNDİRİLECEK UNS.KARŞ.
255.25
960 02- MATRAHTAN İND. DİĞER
UNS. KARŞILIĞI 255.25
961- MATRAHTAN İNDİRİLECEK
UNSURLAR 255.25
961 02- MATRAHTAN İND. DİĞ.
UNSURLAR 255.25
----------------
----------------------
Şubat 2006 da giderleşen gecikme zammı
için;
---------------- ----------------------
950- MATRAHA EKLENECEK UNSURLAR 22.63
950 01- KAN. KABUL EDLM.
GİDERLER 22.63
951- MATRAHA
EKLENECEK UNS. KARŞ. 22.63
951 01- KAN.
KABUL EDLM. GİD. KARŞ. 22.63
----------------
----------------------
Sonuç olarak, 2005 yılında 950 – 951
Nazım Hesap çifti kullanılarak, Ekim 2005 de doğan giderin, yine Ekim 2005 de
yani doğduğu dönemde gider kaydedilmesi ama matrahtan indirilmemesi
sağlanmış, ödendiği Şubat 2006 döneminde ise, bu kez 960 – 961 Nazım Hesap çifti
kullanılarak, primin ödendiği dönemde gider kaydedilmeksizin matrahtan
indirilmesi sağlanmıştır.
II-İ) DÖNEMSELLİK KAVRAMI, 38 – 48
GRUPLARI :
İçinde bulunulan dönemde ortaya çıkan
ama, gelecek dönemlere ait olan gelirler ile, faaliyet dönemine ait olup,
kesinleşmesi gelecek dönemlerde yapılacak olan giderler bu gruplardaki
hesaplarda yer alır.
Örneğin, 2005 yılında 3 yıllık peşin
kira tahsilatı yapılması halinde, 2005 yılına ait olan gelir, 2005 yılında gelir
tablosundaki ilgili hesaba aktarılır, 2006 yılına ait olan bölüm, “380- GELECEK
AYLARA AİT GELİRLER” hesabına, 2006 yılından sonraki döneme sarkan bölüm ise,
“480- GELECEK YILLARA AİT GELİRLER” hesabına alınır.
Bu grupta yer alan “381- GİDER TAHAKKUKLARI” hesabına,
önceki bölümlerde, faiz gelir tahakkukları nedeniyle değinilmiştir.
Buna ek olarak, dönem sonunda cari
dönem gider kayıtlarına girmesi açısından dikkat edilmesi gereken bazı noktalar
daha vardır;
Aralık 2005 telefon faturaları Ocak
2006 da gelmekte ve ödenmektedir. Eğer, telefon sabit telefon ise, Türk Telekom
A.Ş. bu faturaları 31.12.2005 tarihi itibariyle düzenlemektedir. Bu tür
faturaların 2005 yılında giderleşmesi sırasında, alacaklı hesap, fatura
tarihinin 31.12.2005 olması nedeniyle, “320- SATICILAR” hesabı olmalıdır. KDV
indirimi de Aralık 2005 de yapılmalıdır.
Buna karşın, Aralık 2005 dönemine ait
olup, Ocak 2006 da ödenmesi gereken telefon faturası, bir cep telefonuna ait
faturanın düzenlenme tarihi genellikle Ocak 2006 içerisinde olmaktadır. Bu
durumda ise, bu faturanın sadece gider bölümü, “381- GİDER TAHAKKUKLARI”
hesabının alacağı karşılığında kayda alınmalı, “320” hesap burada
kullanılmamalıdır. KDV indirimi de, faturanın düzenlendiği dönemde, yani Ocak
2006 da yapılmalıdır.
II-J) DÖNEMSELLİK KAVRAMI, GELİR
TABLOSU ve YABANCI KAYNAKLARA İLİŞKİN İLKELER, KIDEM TAZMİNAT KARŞILIKLARI :
Yabancı Kaynaklara İlişkin Bilanço İlkeleri
uyarınca, bilanço tarihi itibariyle
işletmenin var olan, doğmuş olan tüm borçları tespit edilmeli ve mutlaka
bilançoda gösterilmelidir.
Gelir tablosu ilkeleri ve özellikle
dönemsellik kavramına göre, işletmenin
dönem içerisinde doğan tüm giderleri tespit edilmeli ve dönem giderleri
içerisinde yer almalıdır.
Bu kavram ve ilkeler ışığında bakıldığında,
işletmelerin dönem sonu itibariyle oluşan kıdem tazminat karşılık gideri
tutarlarının mutlaka hesaplanması, bir yandan bilançoda UVYK olarak yer alması,
öte yandan da dönem giderlerine kaydedilmiş olması gerekmektedir.
Bu arada, söz konusu kıdem tazminatı
karşılık giderlerinin KKEG olarak işlem görmesi için, 950 01 – 951 01 Nazım
Hesap çiftine de kaydedilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Öte yandan, 2005 yılında ilk kez kıdem
tazminat karşılığı ayıran işletmeler, 2005 yılına düşen kıdem tazminatı
karşılığını cari dönem giderlerine kaydederken, 2005 yılı öncesi dönemlere düşen
karşılık tutarını da “681- ÖNCEKİ DÖNEM GİDER ve ZARARLARI” hesabına
almalıdırlar.
Örnek: 13
a) İlk
kez 2005 yılında kıdem tazminat karşılığı ayıran bir işletmede 31.12.2004
itibariyle 1.500 YTL ve 31.12.2005 itibariyle de 2000 YTL kıdem tazminat
karşılık tutarı hesaplanmış olsun. Bu tutarlara bakıldığında, toplam 2.000 YTL
tutarındaki karşılığın 1.500 YTL lık kısmının 2005 yılı öncesine, 500 YTL lık
kısmının da 2005 yılında doğduğu görülmektedir. (Personelin genel yönetim
hizmetlerinde çalıştığı varsayılmıştır.)
Buna göre;
----------------
----------------------
770- GENEL YÖNETİM GİD.
500
770 0?- KID.TAZM.KARŞ.GİD.
500
681- ÖNC. DÖNEM GİDER VE
ZARARLARI 1.500
472- KIDEM TAZMİNATI
KARŞILIĞI 2.000
----------------
----------------------
950- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR 2.000
950 01- KAN. KABUL EDLM.
GİDERLER 2.000
951- MATRAHA
EKLENECEK UNS. KARŞ. 2.000
951 01- KAN.
KABUL EDLM. GİD. KARŞ. 2.000
----------------
----------------------
b)
Önceki dönemlerde de karşılık ayırmış olan bir
işletmede, 2005 yılı için yine 500 YTL karşılık hesaplandığında;
----------------
----------------------
770- GENEL YÖNETİM GİD.
500
770 0?- KID.TAZM.KARŞ.GİD.
500
472- KIDEM TAZMİNATI
KARŞILIĞI 500
----------------
----------------------
950- MATRAHA EKLENECEK
UNSURLAR 500
950 01- KAN. KABUL EDLM.
GİDERLER 500
951- MATRAHA
EKLENECEK UNS. KARŞ. 500
951 01- KAN.
KABUL EDLM. GİD. KARŞ. 500
----------------
----------------------
c) 472
hesapta, 2004 yılından 1.500 YTL birikmiş kıdem tazminatı devreden bir
personelin 2005 yılında ayrılması hali;
ca) Ayrılan
personelin ayrılma tarihi itibariyle 1.700 YTL na hak kazanması;
Öncelikle,
önceki dönemde ayrılan karşılık tutarı ödemeye hazırlık olmak üzere, 472
hesaptan 372 hesaba aktarılır. Bu arada önceki dönemde giderleştirilmiş ama
matrahtan indirilmemiş olan bu tutarın, ödeme döneminde giderleştirilmeden
matrahtan indirilmesi için gerekli önlem alınır; (Bu aktarmanın nedeni
açıktır, 4 ana hesap sınıfı hesaplarından doğrudan ödeme yapılamaz.)
----------------
----------------------
472- KIDEM
TAZMİNAT KARŞILIĞI 1.500
372- KIDEM TAZMİNAT KARŞILIĞI 1.500
----------------
----------------------
960- MATRAHTAN İNDİRİLECEK UNS.KARŞ.
1.500
960 02- MATRAHTAN İND. DİĞER
UNS. KARŞILIĞI 1.500
961- MATRAHTAN İNDİRİLECEK
UNSURLAR 1.500
961 02- MATRAHTAN İND. DİĞ.
UNSURLAR 1.500
----------------
----------------------
Sonra, 2005
yılında oluşan karşılık giderleştirilir. Bu işlem ödeme için yapılacağından,
giderleşme sonucu matrah azalmasının önlenmesi gereği yoktur.
---------------- ----------------------
770- GENEL YÖNETİM GİD.
200
770 0?- KID.TAZM.KARŞ.GİD.
200
372- KIDEM TAZMİNATI
KARŞILIĞI 200
----------------
----------------------
Bu işlemden sonra, “372”
hesapta ödenmesi gereken karşılık birikmiş durumdadır. Gerekli kesintiler
yapılarak, ödeme “372” hesaptan yapılır.
cb)
Personelin kıdem tazminatı almaya hak kazanmadan ayrılması hali;
Böyle bir
durumda, tazminat almadan ayrılan personel için önceki dönemlerde ayrılmış ve
472 hesapta birikmiş olan 1.500 YTL, artık ödenmeyeceğine göre, işletme için bir
gelir oluşacaktır. Bir borç ortadan kalkmış durumdadır.
Bu 1.500 YTL tutarlı karşılık, önceki
dönemde ayrılırken giderleştirilmiş, ancak Nazım Hesaplar yardımı ile,
giderleşen bu tutarların matrahtan indirilmesi önlenmişti.
Bu kez, ödenmeyeceği belli olan ve
işletme için gelir oluşturan bu tutarın gelire alınması, ancak bu gelirin
matraha eklenmesi önlenmelidir.
---------------- ----------------------
472- KIDEM TAZMİNATI
KARŞILIĞI 1.500
679- DİĞER O.DIŞI GELİR VE
KARLAR 1.500
----------------
----------------------
960- MATRAHTAN İNDİRİLECEK UNS.KARŞ.
1.500
960 01- MATRAHTAN İND.
GELİRLER KARŞILIĞI 1.500
961- MATRAHTAN İNDİRİLECEK
UNSURLAR 1.500
961 01- MATRAHTAN İND.
GELİRLER 1.500
----------------
----------------------
III)
YANSITMALAR ve TİCARİ
KAR,
Bütün bu işlemlerin
tamamlanmasından ve 6 ve 7 grubu hesaplarına alınacak başka bir işlem
kalmadığından emin olduktan sonra, sıra önce yansıtmaların yapılmasına, sonra da
dönem ticari karının hesaplanmasına gelir.
Yansıtma işlemi çok basit,
ancak dikkat edilmesi gereken bir işlemdir. Eğer yıl içerisinde zaman zaman
mali tablo alınmışsa, yansıtma işlemlerinin bir kısmı da yıl içinde yapılmış
demektir. Bu durumda, yıl sonunda 7 grubu hesaplarında kalan farklar
yansıtılacak demektir. Yansıtma işlemi bittiğinde 7 grubundaki asıl gider
hesaplarıyla yansıtma hesaplarının bakiyelerinin eşit olması gerekir. Eşitlik
yoksa, o hesabın yansıtmasında bir hata var demektir.
Yansıtma işlemi tamamlandıktan
sonra, bakiyeleri eşit olan asıl hesap ve yansıtma hesabı ters çevrilerek
karşılıklı kapatılır.
Örnek: 14
a)
Yansıtma örnekleri;
----------------
----------------------
151- YARI
MAMULLER XXX
711-
DİREKT İLK MD.VE MLZ.YANS.HS. XXX
721-
DİREKT İŞÇİLİK GİD.YANS.HS. XXX
731-
GENEL ÜRETİM GİD. YANS. HS. XXX
----------------
----------------------
622- SATILAN HİZMET
MALİYETİ XXX
741-
HİZMET ÜRETİM MLYT. YANS.HS. XXX
(Normal hizmet üreten
işletmelerde veya dönem içinde başlayıp biten inşaat taahhüt işlerinde)
----------------
----------------------
170- A İNŞAATI
MALİYETLERİ XXX
171- B İNŞAATI
MALİYETLERİ XXX
172- C İNŞAATI
MALİYETLERİ XXX
741-
HİZMET ÜRETİM MLYT. YANS.HS. XXX
(Yıllara yaygın inşaat işi
yapan işletmelerde..)
----------------
----------------------
631- PAZ. SAT. VE DAĞ.
GİDERLERİ XXX
761-
PAZ. SAT. VE DAĞ.GİD. YANS. HS. XXX
----------------
----------------------
632- GENEL YÖNETİM
GİDERLERİ XXX
771-
GENEL YÖN. GİD. YANS. HS. XXX
----------------
----------------------
660- KISA VADELİ BORÇL. GİD.
XXX
661- UZUN VADELİ BORÇL. GİD.
XXX
781-
FİNANSMAN GİN. YANS.HS. XXX
----------------
----------------------
b)
Yansıtma Sonrası 7
Grubu Hesaplarının Karşılıklı Kapatılması;
Bu aşamada, asıl hesaplarla
yansıtma hesaplarının, örneğin 710 hesapla 711 hesabın ya da 770 hesapla 771
hesabın bakiyelerinin eşit olması gerekir. Eşitlik olmaması, yansıtma
işlemlerinde bir hata olduğunu gösterir.
Karşılıklı kapatma işlemi
aşağıda toplu olarak yapılmıştır. Ama, işletmelerimizde, asıl hesaplar çok
sayıda alt hesap da içerdiğinden, bu karşılıklı kapatma işleminin ayrı ayrı
yapılması daha uygundur.
----------------
----------------------
711- DİREKT İLK MD.VE MLZ.YANS.HS.
XXX
721- DİREKT İŞÇİLİK GİD.YANS.HS.
XXX
731- GENEL ÜRETİM GİD. YANS.
HS. XXX
741- HİZMET ÜRETİM MLYT. YANS.HS.
XXX
761- PAZ. SAT. VE DAĞ.GİD.
YANS. HS. XXX
771- GENEL YÖN. GİD. YANS. HS.
XXX
781- FİNANSMAN GİN. YANS.HS.
XXX
710-
DİREKT İLK MD. VE MLZ. GİD. XXX
720-
DİREKT İŞÇİLİK GİDERLERİ XXX
730-
GENEL ÜRETİM GİDERLERİ XXX
740-
HİZMET ÜRETİM MALİYETİ XXX
760-
PAZ. SAT. VE DAĞ. GİDERLERİ XXX
770-
GENEL YÖNETİM GİDERLERİ XXX
780-
FİNANSMAN GİDERLERİ XXX
----------------
----------------------
Bu işlemden sonra, 7 grubu
hesapları bütünüyle kapatılmış durumdadır, geriye bilanço hesapları dışında
sadece 6 grubu hesapları kalmıştır.
Bu aşamada, 600 – 689 hesaplar
arası bir mizan alındığında, mizanın borç – alacak sütunlarındaki fark dönem
ticari kar veya zararını ortaya çıkartacaktır.
Mizan alınıp, ticari kar
tutarı belirlenip son kontrolleri yapıldıktan sonra, 6 grubundaki tüm gelir ve
gider hesaplarının 690 hesaba devri ile, 6 grubu hesapları da vergi karşılığı
ayrılması dışında kapatılmış olacaktır.
Bilanço usulüne tabi şahıs
işletmelerinde, bu aşamada mali tablolar hemen alınabilir. Çünkü, şahıs
işletmelerinde vergi işletme karından hesaplanan matrahın değil, şahıslara düşen
kar payının vergisidir, bu nedenle vergi karşılığı ayrılmaz.
Kurumlarda ise, vergi, işletme
dönem karından hesaplanan matrahın vergisidir, işletmenin bir borcunu oluşturur.
Bu nedenle de hesaplanıp, mali tablolarda açıkça gösterilmesi gerekir.
Sözü edilen 600- 689 hesaplar
arası mizan ticari kar ya da zarar tutarını verecektir. Bu matraha ulaşmak,
eğer dönem içerisinde matrahı etkileyecek bilgiler düzenli olarak Nazım
Hesaplara alındıysa, son derece basittir.
Bulunan ticari kar (690 hesap
bakiyesi) üzerine dönem içerisinde 950 hesapta biriken tutarlar (yıllara yaygın
inşaat işi yapan işletmelerde bu taahhüt işine ilişkin tutarlar hariç)
eklenmeli, 961 hesapta birikenler de indirilmelidir. Bu işlemden sonra, varsa
yatırım indirimi v.b. indirimler hariç, matrah ortaya çıkacaktır.
Örnek: 15
Matraha Eklenecek Unsurlar “950 hesap bakiyesi” + XXXXX
Toplam
XXXXX
Matrahtan İndirilecek Unsurlar
“961 hesap bakiyesi” - XXXXX
Dönem Matrahı (Yat. İnd. V.b.
ind.öncesi) XXXXX
Matrah belirlendikten sonra
artık bir fonksiyonu kalmayan “950 – 951” ve “960 – 961” Nazım Hesaplar, ters
çevrilerek kapatılmalıdır. Bu hesaplar bilançoda (yıllara yaygın inşaat ve
onarım işi yapan işletmelerin devreden taahhütlerine ait olanlar hariç) yer
almazlar.
IV)
VERGİ KARŞILIKLARI
Matrah belirlendikten sonra,
kurumlarda mali tabloların düzenlenmesinden önceki son adım
dönem
karı
vergi ve yasal yükümlülük
karşılıklarının ayrılması aşamasıdır.
Bulunan matraha göre, vergi
tutarı hesaplanır. Bu tutar için karşılık ayrılması işleminde gerekli muhasebe
kayıtları, çeşitli olasılıklara göre aşağıda örneklenmiştir.
VI-A)
HESAPLANAN KURUMLAR VERGİSİ KARŞILIK TUTARININ TİCARİ KAR TUTARINI AŞMAMASI
HALİ;
Örnek: 16
İşletmede dönem sonunda ortaya çıkan
ticari kar ve hesaplanan vergi karşılığı aşağıdaki gibi olsun; (193 hesapta
da 300.000 YTL geçici vergi olduğunu kabul edelim.)
690- DÖNEM KARI VEYA ZARARI ...........................................
400.000
950- MATRAHA EKLENECEK UNSURLAR....................................
+ 800.000
961- MATRAHTAN İNDİRİLECEK UNSURLAR.............................
- 100.000
(Matrahtan indirilecek gelirler ve
önceki dönem giderleşen ancak matrahtan
indirilmeyen, bu dönem gelirleşen tutarlar)
----------
MATRAH 1.100.000
% 30 KURUMLAR VERGİSİ KARŞILIĞI
330.000
Buna göre yapılacak kayıtlar;
----------------
----------------------
691- DNM.KARI VERGİ VE DİĞ.YAS.YÜK.KARŞ.LARI
330.000
691 01- DNM.KARI
KUR.VERGİSİ KARŞILIĞI 330.000
370- DNM.KARI VERGİ VE DİĞ.YAS.YÜK.KARŞ.LARI
330.000
370 01- DNM.KARI KUR.VERGİSİ KARŞILIĞI
330.000
----------------
----------------------
690- DÖNEM
KARI VEYA ZARARI
400.000
692- DÖNEM NET KARI VEYA ZARARI
70.000
691- DNM.KARI VERGİ VE DİĞ.YAS.YÜK.KARŞ.LARI
330.000
691 01- DNM.KARI KUR.VERGİSİ KARŞILIĞI
330.000
----------------
----------------------
691- DÖNEM
NET KARI VEYA ZARARI
70.000
590- DÖNEM NET KARI VEYA ZARARI
70.000
----------------
----------------------
371- DNM.KARININ PEŞ.ÖD.VER.VE DİĞ.YÜK.
300.000
193- PEŞİN ÖDN. VERGİLER VE
FONLAR 300.000
----------------
----------------------
VI-B)
HESAPLANAN KURUMLAR VERGİSİ KARŞILIK TUTARININ TİCARİ KAR TUTARINI AŞMASI HALİ;
Örnek: 17
İşletmede dönem sonunda ortaya çıkan
ticari kar ve hesaplanan vergi karşılığı aşağıdaki gibi olsun; (193 hesapta
da 300.000 YTL geçici vergi olduğunu kabul edelim.)
690- DÖNEM KARI VEYA ZARARI ..................................
400.000
950- MATRAHA EKLENECEK UNSURLAR............................
+ 1.200.000
961- MATRAHTAN İNDİRİLECEK UNSURLAR.......................
- 100.000
(Matrahtan indirilecek gelirler ve
önceki dönem giderleşen ancak matrahtan
indirilmeyen, bu dönem gelirleşen tutarlar)
----------
MATRAH
1.500.000
% 30 KURUMLAR VERGİSİ KARŞILIĞI
450.000
Bu örnekte görüldüğü gibi,
dönem karı 400.000 YTL olduğu halde, matraha göre hesaplanan vergi karşılığı
450.000 YTL ile kar tutarından büyük bir tutara ulaşmıştır. Bu durumda, vergi
öncesi kar oluştuğu halde, vergi sonrasında zarar ortaya çıkmaktadır.
Buna göre yapılacak kayıtlar;
----------------
---------------------
691- DNM.KARI VERGİ
VE DİĞ.YAS.YÜK.KARŞ.LARI
450.000
691 01- DNM.KARI
KUR.VERGİSİ KARŞILIĞI 450.000
370- DNM.KARI VERGİ VE DİĞ.YAS.YÜK.KARŞ.LARI
450.000
----------------
----------------------
690- DÖNEM KARI
VEYA ZARARI
400.000
692- DÖNEM NET KARI VEYA
ZARARI
50.000
691- DNM.KARI VERGİ VE DİĞ.YAS.YÜK.KARŞ.LARI
450.000
691 01- DNM.KARI KUR.VERGİSİ KARŞILIĞI
450.000
---------------- ----------------------
591- DÖNEM NET ZARARI
50.000
692- DÖNEM NET KARI VEYA ZARARI
50.000
---------------- ----------------------
371- DNM.KARININ
PEŞ.ÖD.VER.VE DİĞ.YÜK. 300.000
193-
PEŞİN ÖDN. VERGİLER VE FONLAR
300.000
----------------
----------------------
Oluşan bu
zararın tamamı vergi nedeniyle oluştuğundan beyannamede görülmeyecektir. Ama
bilançoda zarar olarak devredecektir.
Bu zarar, bir
sonraki dönemin vergi matrahından mahsup edilmeyecek bir zarardır. Ancak,
gelecek dönemde vergi karşılıkları ayrıldıktan sonra 570 hesapta ortaklara
dağıtılacak bir kar kalanı varsa, bu kalandan önce devreden ve matrahtan
indirilemeyen zarar tutarı indirilecek, sonra kalan karın dağılımı yapılacaktır.
VI-C) TİCARİ ZARAR DOĞDUĞU
HALDE, AYNI ZAMANDA MATRAH OLUŞMASI HALİ;
Örnek: 18
İşletmede dönem sonunda ortaya çıkan
ticari kar ve hesaplanan vergi karşılığı aşağıdaki gibi olsun; (193 hesapta
da 200.000 YTL geçici vergi olduğunu kabul edelim.)
690- DÖNEM KARI VEYA ZARARI ...................................
(400.000)
950- MATRAHA EKLENECEK UNSURLAR............................
+ 1.200.000
961- MATRAHTAN İNDİRİLECEK UNSURLAR......................
- 100.000
(Matrahtan indirilecek gelirler ve
önceki dönem giderleşen ancak matrahtan
indirilmeyen, bu dönem gelirleşen tutarlar)
----------
MATRAH
700.000
% 30 KURUMLAR VERGİSİ KARŞILIĞI
210.000
Bu örnekte görüldüğü gibi,
400.000 YTL dönem zararı olduğu halde, 210.000 YTL vergi karşılığı oluşmuştur.
Bu durumda, vergi öncesi zarar, vergi sonrasında daha da büyüyecektir.
Buna göre yapılacak kayıtlar;
----------------
----------------------
691- DNM.KARI VERGİ VE DİĞ.YAS.YÜK.KARŞ.LARI
210.000
691 01- DNM.KARI KUR.VERGİSİ
KARŞILIĞI 210.000
370-
DNM.KARI VERGİ VE DİĞ.YAS.YÜK.KARŞ.LARI 210.000
370 01- DNM.KARI KUR.VERGİSİ KARŞILIĞI 210.000
----------------
----------------------
692- DÖNEM NET KARI VEYA
ZARARI 610.000
690- DÖNEM KARI VEYA
ZARARI
400.000
691- DNM.KARI VERGİ VE DİĞ.YAS.YÜK.KARŞ.LARI
210.000
691
01- DNM.KARI KUR.VERGİSİ KARŞILIĞI 210.000
----------------
----------------------
591- DÖNEM NET
ZARARI
610.000
692- DÖNEM NET KARI VEYA ZARARI
610.000
----------------
----------------------
371- DNM.KARININ
PEŞ.ÖD.VER.VE DİĞ.YÜK. 200.000
193- PEŞİN ÖDN. VERGİLER VE
FONLAR 200.000
----------------
----------------------
Oluşan bu zarara
rağmen Matraha Eklenecek Unsurlar nedeniyle matrah ve vergi oluşmuştur. Zarar
beyannamede görülmeyecektir. Ama bilançoda zarar olarak devredecektir.
Bu zarar da, bir
sonraki dönemin vergi matrahından mahsup edilmeyecek bir zarardır. Ancak,
gelecek dönemde vergi karşılıkları ayrıldıktan sonra 570 hesapta ortaklara
dağıtılacak bir kar kalanı varsa, bu kalandan önce devreden ve matrahtan
indirilemeyen zarar tutarı indirilecek, sonra kalan karın dağılımı yapılacaktır.
VI-D) TİCARİ ZARAR DOĞMASI
AMA MATRAH OLUŞMAMASI HALİ;
Örnek: 19
İşletmede dönem sonunda ortaya çıkan
ticari kar ve hesaplanan vergi karşılığı aşağıdaki gibi olsun; (193 hesapta
geçici vergi olmadığı kabul edilsin.)
690- DÖNEM KARI VEYA ZARARI ...................................
(400.000)
950- MATRAHA EKLENECEK UNSURLAR............................
+ 200.000
961- MATRAHTAN İNDİRİLECEK UNSURLAR......................
- 100.000
(Matrahtan indirilecek gelirler ve
önceki dönem giderleşen ancak matrahtan
indirilmeyen, bu dönem gelirleşen tutarlar)
---------
MATRAH (ZARAR) (300.000)
% 30 KURUMLAR VERGİSİ KARŞILIĞI
YOK
Buna göre yapılacak kayıtlar;
----------------
----------------------
692- DÖNEM NET KARI VEYA
ZARARI 400.000
690- DÖNEM KARI VEYA ZARARI 400.000
----------------
----------------------
591- DÖNEM NET
ZARARI 400.000
692- DÖNEM NET KARI VEYA ZARARI 400.000
----------------
----------------------
Oluşan ticari
zararın tamamı bilançoda 591 hesapta (400.000 YTL olarak) görülecektir. Ancak
beyannamede bu 400.000 YTL zarar, 300.000 YTL olarak ertesi yıla
devredilecektir. Dolayısıyla bilançoda devreden zarar ile beyannamede devreden
zarar arasında bir fark oluşacaktır. Kişilik kavramı uyarınca muhasebe yapıldığı
ve tablo düzenlendiği için bu son derece doğal bir sonuçtur.
Oluşan bu iki tip
zarardan, beyannamede hesaplanan 300.000 YTL tutarındaki zarar, bir sonraki
yılın matrahından indirilebilecektir.
Geriye kalan 100.000 YTL zarar ise, matrahtan indirilemeyecek zarardır.
Ancak, her iki
kalem de sonuçta, kar doğması halinde 2006 yılı vergi karşılıklarının
ayrılmasından sonra kalan ve 2007 yılına devrederek 570 hesapta yer alacak olan
net kar tutarından mahsup edilerek kapatılacaktır.
V)
SON UYARILAR
Bilindiği gibi 2004 yılı
başından bu yana amortisman sistemi değişmiştir. 2004 öncesinde alınan
amortismana tabi varlıklara eski sistemin uygulanmasına devam edilecek, ama
01.01.2004 tarihinden itibaren edinilen amortismana tabi varlıklar için yeni
sistem uygulanacaktır.
Bu arada, istendiği zaman
amortisman ayırmamak türünden bir tercih, ayrılmamış amortismanların ayrılmış
gibi kabul edilmesi kuralı uyarınca artık söz konusu olmamalıdır.