Prof. Dr. Necdet Sağlam
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül 2026 tarihli kararları ve yayımlanan 2026/59 sayılı Haftalık Bülteni ile finansal piyasalarda sistemik riski önlemek ve yatırımcı haklarını korumak adına tarihi adımlardan birini atmıştır. Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmeler doğrultusunda 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 96. maddesi uyarınca 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören tüm yatırım fonları alım-satım yönünde işleme kapatılmış; bu kuruculara ait toplam 130 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verilmiştir.
Tasfiye kararı verilen 130 yatırım fonunun toplam büyüklüğü yaklaşık 826 milyar TL (yaklaşık 17 milyar dolar) seviyesine ulaşmakta ve bu fonlarda 514 binin üzerinde yatırımcı bulunmaktadır. Türkiye sermaye piyasaları tarihinin en geniş kapsamlı müdahalelerinden biri olan bu karar; piyasada olası bir temerrüt zincirini engellemeyi, likidite krizlerinin önüne geçmeyi ve yatırımcı haklarını güvence altına almayı hedeflemektedir. Nitekim SPK, 18 Eylül 2026 tarihli ek düzenlemesiyle tasfiye süreçlerinin koordinasyonu için Türkiye İş Bankası A.Ş. ve T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'yi saklayıcı ve tasfiye yürütücüsü bankalar olarak görevlendirirken, piyasadaki satış baskısını yumuşatmak amacıyla kredili işlemlerdeki öz kaynak koruma oranını da geçici olarak %35'ten %20'ye esnetmiştir. Milyarlarca liralık devasa bir varlık kütlesini ilgilendiren bu tarihi gelişme; kolektif yatırım kuruluşlarının hukuki yapısını, muhasebe standartlarını, değerleme esaslarını ve hepsinden önemlisi "İnançlı Mülkiyet" ilkesini yeniden finans gündeminin merkezine taşımıştır.
Yıllar önce akademide kaleme aldığımız "Yatırım Fonları ve Muhasebeleştirilmesi" başlıklı makalemizde de incelediğimiz üzere; yatırım fonları tüzel kişiliği olmayan, ancak mal varlığı kurucunun ve portföy yöneticisinin kendi mal varlığından kesin çizgilerle ayrılmış bağımsız varlık kütleleridir.
Fon mekanizmasının hukuki omurgasını "İnançlı Mülkiyet Esası" oluşturur:
İnanan (Katılma Belgesi Sahibi): Tasarruf sahibi, birikimlerini fon yönetimine devrederken mülkiyet ve tasarruf yetkisini "basiretli bir tacir gibi hareket edilmesi" ve "riskin dağıtılması" kaydıyla devreder.
İnanılan (Kurucu / Portföy Yönetim Şirketi): Toplanan kaynakları fon içtüzüğüne, mevzuata ve inançlı mülkiyet esaslarına sadık kalarak yönetmekle yükümlüdür.
Sermaye piyasasında güvenin sarsılması, yöneticilerin bu inançlı mülkiyet yükümlülüğünü (fiduciary duty) zedeleyecek kaldıraç, likidite veya bağlı taraf işlemlerine girmeleriyle başlar.
Bir yatırım fonunun sağlıklı işleyişi, her iş günü sonu itibarıyla doğru ve şeffaf bir biçimde hesaplanan Fon Pay Değeri ile mümkündür. Fon portföyündeki varlıkların gerçeğe uygun değer (fair value) tespiti doğrudan katılma belgesi sahibinin hakkını belirler.
SPK'nın kararıyla kapatılan fonlar ve başlatılan tasfiye süreci doğrultusunda ön plana çıkan kritik muhasebe ve değerleme hususları şunlardır:
Toplam büyüklüğü 826 milyar TL'yi bulan 130 fonun portföyündeki hisse senedi, borçlanma aracı ve diğer varlıkların piyasa fiyatını bozmadan ve yatırımcı kaybına yol açmadan nakde dönüştürülmesi gerekmektedir. Görevlendirilen saklayıcı bankaların muhasebe ve takas süreçlerini şeffaf bir takvimle yönetmesi şarttır.
Fonların kendi aralarında veya grup şirketleriyle yaptıkları pay repo ve kaldıraçlı işlemlerin şeffaf muhasebeleştirilmesi, likidite sıkışıklığının tespiti açısından kilit rol oynar.
Kapatılan fonlar krizi, kolektif yatırım kuruluşlarında bağımsız denetimin yalnızca dönem sonlarında sunulan standart bir onay mekanizması olmadığını, piyasa bütünlüğünü koruyan aktif bir "güvence kalkanı" olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Fon portföylerinde yer alan varlıkların değerlemesi, likidite durumları, grup içi işlemler ve kaldıraç oranları doğrudan bağımsız denetçilerin odak noktasında yer almalıdır.
Türkiye Denetim Standartları (BDS) çerçevesinde bağımsız denetçilerin bu süreçte üstlendiği ve üstlenmesi gereken kritik sorumluluklar şunlardır:
Denetçiler, özellikle sığ piyasalarda işlem gören veya tescilli borsası bulunmayan varlıkların fon bilançolarındaki değerleme modellerini (fair value measurement) titizlikle sorgulamalıdır. Fon pay değerini suni olarak yüksek gösteren veya likiditesi kaybolmuş varlıkların makul değer kurgularına karşı muhafazakar bir denetim yaklaşımı sergilenmelidir.
Portföy yönetim şirketlerinin yönettiği farklı fonlar arasındaki varlık transferleri, aynı gruba ait şirketlerin hisse/borçlanma araçlarına yapılan yatırımlar veya örtülü repo işlemleri bağımsız denetçiler tarafından özel risk alanı olarak tanımlanmalıdır. İnançlı mülkiyet ilkesine aykırı düşebilecek çıkar çatışmaları denetim raporlarında şeffaflıkla ifşa edilmelidir.
Fonların günlük alım-satım yükümlülüklerini karşılayamama (likidite riski) ve temerrüde düşme ihtimalleri denetçiler tarafından sürekli değerlendirilmelidir. Risklerin tespiti halinde denetim raporlarında kilit denetim konuları (KDK) açıkça vurgulanmalı, regülatör otoriteler (SPK ve KGK) zamanında bilgilendirilmelidir.
Geleneksel dönem sonu denetimlerinin piyasa hızına yetişmekte yetersiz kaldığı bu tür kriz dönemlerinde teknolojik altyapının önemi daha da artmaktadır.
SPK’nın 2026/59 sayılı Bültendeki müdahalesi, piyasada oluşabilecek daha büyük temerrüt zincirlerinin önüne geçilmesi ve 500 binden fazla yatırımcının haklarının korunması adına kritik bir adımdır. Kapatılan 130 fon için yürütülecek tasfiye sürecinin şeffaf ve yatırımcı menfaatlerini koruyarak tamamlanması güvenin yeniden tesisi için şarttır.
Yatırım fonları; küçük tasarrufları sermaye piyasalarına kazandıran en önemli kitlesel finansman araçlarıdır. Bu mekanizmanın sürdürülebilirliği ise ilkelere bağlı fon muhasebesi, bağımsız denetimin mesleki şüphecilikle yürütülmesi, teknoloji destekli gözetim ve "inançlı mülkiyet" ilkesine tam sadakatten geçmektedir.
21.09.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Bu makalenin en fazla %20'si, kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.