YAZARLARIMIZ
Evren Özmen
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilirkişi
evrenozmen@ozmconsultancy.com
www.ozmconsultancy.com



Şirketin Fonda Parası Kaldı! Ne Yapacağız?

Şirketimizin nakdini yatırım fonunda değerlendiriyorduk. Fonun alım-satımı durdu veya tasfiye süreci başladı. Yatırım hesabında para hâlâ görünüyor ancak banka hesabına alamıyoruz.

Şimdi ne olacak?

Öncelikle iki konuyu birbirinden ayırmak gerekiyor.

Fonun bugün nakde çevrilemiyor olması, şirketin yatırımını tamamen kaybettiği anlamına gelmiyor. Ancak birkaç gün önce günlük likit kabul edilen bir yatırımın artık aynı likiditeye sahip olmadığı da net.

Fon satılamıyorsa hemen zarar mı yazacağız?

Hayır. Diyelim ki şirket yatırım fonunu 10 milyon TL bedelle aldı ve fon daha sonra tasfiye sürecine girdi. Sadece bugün satış yapılamadığı gerekçesiyle;

“10 milyon TL zarar oluştu.”

şeklinde bir sonuç çıkarmak mümkün değil.

Tasfiye sırasında fon portföyünde bulunan varlıklar nakde çevrilecek ve yatırımcılara tek seferde veya aşamalı olarak ödeme yapılabilecek. Örnek olarak şirket tasfiye sonunda toplam 9,5 milyon TL tahsil ederse ekonomik kayıp 500 bin TL olacak veya toplam tahsilat 7 milyon TL'de kalırsa kayıp 3 milyon TL olacak.

Yani yazının başındaki konu likidite kaybıdır. Vergisel anlamda gerçekleşmiş zararın bulunup bulunmadığı veya bir şey yapılması gerekip gerekmediği konusu ise tasfiye süreci ilerledikçe ayrıca belirlenecektir.

DurumŞirket Açısından AnlamıVergi Açısından İlk Değerlendirme
Fon normal şekilde satılabiliyorLikit finansal yatırımNormal değerleme hükümleri uygulanır
Fonun alım-satımı durdurulduLikidite sorunu oluşurTek başına zarar doğurmaz
Fon tasfiyeye alındıTahsil edilecek tutar belirsizleşebilirTasfiye kararı tek başına nihai zararı belirlemez
Ara ödeme yapıldıYatırımın bir kısmı nakde dönmüştürKalan hakların durumu ayrıca izlenir
Tasfiye tamamlandıNihai tahsilat belirlenirGerçekleşen zararın vergisel niteliği değerlendirilir

Bilançoda hangi değeri göstereceğiz ve nerede duracak?

Vergi açısından burada Vergi Usul Kanunu'nun 279'uncu maddesi devreye girmektedir. Bilindiği üzere VUK 279'a göre, fon portföyünün en az yüzde 51'i Türkiye'de kurulmuş şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma payları alış bedeliyle değerleniyor. Bunun dışında kalan menkul kıymetlerde ise maddede yer alan diğer değerleme ölçülerine bakılması gerekiyor.

Gelir İdaresinin 25 Mayıs 2023 tarihli bir özelgesi de burada önem taşımaktadır. Söz konusu özelgede, borsada işlem görmeyen yabancı hisse senedi ağırlıklı bir serbest fon için fon tarafından hesaplanıp ilan edilen ve değerleme gününde geçerli olan katılma payı değerinin dikkate alınması gerektiği belirtilmişti.

Normal piyasa koşullarında konu son derece net ama fonun alım-satımı durmuşsa veya tasfiye süreci başlamışsa, ekranda görünen son değer ile yatırımcının fiilen tahsil edebileceği değer birbirinden maalesef çok farklı olabilir. Bu nedenle de son dönemde SPK'nın fon değerlemelerine ilişkin yaptığı açıklamalar da ekonomik gerçekliği yansıtan değerleme ihtiyacını yeniden gündeme getirdi.

Bu noktada vergi değeri, bilançodaki değer ve tahsil edilebilir değer aynı rakam olmak zorunda değil.

Gerçekten para kaybedilirse ne olacak?

Vergi açısından asıl mesele aslında tam olarak bu; mesela şirketin maliyeti 10 milyon TL olan fon yatırımı için tasfiye sonucunda toplam 7 milyon TL tahsil edildiğini varsayalım. Ekonomik açıdan artık 3 milyon TL'lik kayıp somutlaşmıştır.

Ancak bunun kurumlar vergisi matrahındaki sonucu belirlenirken yalnızca 10 milyon ile 7 milyon arasındaki farkı hesaplamak yeterli olmayabilir.

Fonun tabi olduğu vergileme rejiminin de incelenmesi gerekir.

Özellikle kurumlar vergisinden istisna edilen fon kazançları bakımından Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5'inci maddesinin üçüncü fıkrası önemlidir. İstisna kapsamındaki kazançlara ilişkin giderlerin ve bu faaliyetlerden doğan zararların, vergiye tabi diğer kurum kazançlarından indirilmesine ilişkin sınırlama bulunmaktadır.

Bu nedenle; “Fondan 3 milyon TL kaybettik, şirketin diğer faaliyet kârından doğrudan düşeriz.” şeklinde genel bir kuraldan söz etmek doğru olmaz.

Örnek olarak;

Şirketin durumu aşağıdaki gibi olsun:

Tutar
Fonun şirkete maliyeti10.000.000 TL
Son görünen fon değeri12.000.000 TL
Tasfiye sırasında tahmini tahsilat7.000.000 TL
Tasfiye sonunda kesinleşen toplam tahsilat7.000.000 TL
Ekonomik kayıp3.000.000 TL

Tasfiye devam ederken 7 milyon TL yalnızca bir tahminse, 3 milyon TL zararın tamamının o tarihte kesinleştiğini söylemek mümkün değildir. Fon portföyünde henüz satılmamış varlıklar bulunabilir. Şirkete ilave ara ödeme gelebilir. Tasfiye bakiyesi henüz belli olmayabilir.

Buna karşılık tasfiye tamamlanmış ve şirketin toplam tahsilatının 7 milyon TL olduğu kesinleşmişse artık farklı bir noktada olduğumuz için bu aşamada ekonomik zarar belirginleşmiştir; vergisel olarak indirilebilir olup olmadığı ise fonun kendi vergi rejimiyle birlikte değerlendirilmelidir.

Karşılık ayırmak gerekli mi?

Finansal raporlama açısından değer düşüklüğü gündeme gelse de muhasebe kayıtlarında karşılık ayrılması, aynı tutarın vergi matrahından indirilebileceği anlamına gelmediği için bunu yapmak ne kadar anlamlı olur tartışılır. Vergi Usul Kanunu'nda da menkul kıymetlerde ortaya çıkan her değer kaybı için kullanılabilecek genel bir değer düşüklüğü karşılığı düzenlemesi bulunmamaktadır.

Aynı nedenle yatırım fonu katılma payını doğrudan “şüpheli alacak” olarak değerlendirmek de bana göre doğru değil çünkü bu bir müşteriden doğan ticari alacak değil, bir sermaye piyasası aracıdır. Varlığın hukuki niteliği değişmeden yalnızca tahsilatın gecikmesinden hareketle VUK 323 hükümlerine geçilmesi oldukça tartışmalı olacaktır.

Sonuç olarak Şirketin fon için bilançosunda gösterdiği değer ile tasfiye sonunda gerçekten tahsil ettiği tutar farklılaşırsa, bu fark hangi dönemde ve hangi vergi rejimi altında dikkate alınacaktır?

Kaynaklar

  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, md. 279
  • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, md. 5
  • 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu
  • Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1)
  • İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 25.05.2023 tarih ve E-11395140-105[VUK-3-24708]-574629 sayılı özelgesi
  • Sermaye Piyasası Kurulu, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber Düzenleme Süreci Açıklaması, 18.09.2026

21.09.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Bu makalenin en fazla %20'si, kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)


>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM