YAZARLARIMIZ
Vedat Erdem
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
vedaterdem1@gmail.com



Çifte Huzur Hakkı Alan Şirket Ortaklarının Bordrolarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Günümüz iş dünyasında birçok girişimci ve yatırımcı, birden fazla şirketin yönetiminde aktif rol oynayarak bu işletmelerden “huzur hakkı” adı altında ücret niteliğinde ödemeler almaktadır. Şirket ortakları için hem bir emek karşılığı hem de vergisel açıdan avantajlı bir model olan huzur hakkı, konu bordrolama ve vergilendirmeye geldiğinde ise adeta bir mayın tarlasına dönüşebilmektedir. Özellikle asgari ücret kadar olan kısma uygulanan vergi istisnaları ve artan oranlı vergi dilimleri (kümülatif matrah), birden fazla şirketten ödeme alan ortaklar için süreci çok daha karmaşık hale getirmektedir. Uygulamada, mevzuatın gözden kaçan detayları nedeniyle hem şirketleri ciddi vergi cezalarıyla karşı karşıya bırakan hem de ortakların şahsen geriye dönük vergi borçlarıyla karşılaşmasına yol açan çok kritik hatalar yapılmaktadır. Bu çalışmamızda çifte huzur hakkı alan şirket ortaklarının bordro süreçlerinde dikkat edilmesi gereken hususları mercek altına alıyoruz.

Konu ile ilgili olarak 27.1.2022 tarihli ve 31732 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 319 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar ve uygulamaya ilişkin örneklere yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğin “İstisnanın kapsamı ve uygulaması” başlıklı 4’üncü maddesinde, “(5) Ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde, maaş ödemesinin yanı sıra aynı dönemde yapılan ve ücret olarak değerlendirilen prim, ikramiye, huzur hakkı, mesai ücreti, döner sermaye ücreti, ek ders ücreti gibi ödemeler de dikkate alınmak suretiyle kümülatif matrah esas alınarak vergilendirme yapılmaktadır. İlgili dönemlerde uygulanan indirim ve istisnalar bu ödemelerin toplamına bir kez uygulanmaktadır. Dolayısıyla ilgili ayda yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerin toplamına anılan istisnanın bir kez uygulanması gerekmektedir.

(6) 193 sayılı Kanunun 61’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, bu Kanunun uygulamasında ücret sayılan ödemeler düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 62’nci maddesinde, işverenler hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları kapsamında çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler olarak tanımlanmış ve 61’inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ücret sayılan ödemeleri yapanlar da bu Kanunda yazılan ödevleri yerine getirmek bakımından işveren olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla, yönetim ve denetim kurulu üyelerine ödenen huzur hakkı, bilirkişilere, resmi arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine, sporculara yapılan ödemeler gibi ücret sayılan ödemelerin vergilendirilmesinde, Kanunun 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde düzenlenen istisnanın uygulanması mümkündür.”

Aynı Tebliğin “Birden fazla işverenden ücret alınması durumunda istisnanın uygulanması” başlıklı 7’nci maddesinde, “(1) Aynı zamanda birden fazla işverenden ücret alınması halinde, istisna uygulaması, sadece en yüksek ücretin elde edildiği işveren tarafından gerçekleştirilecektir. Söz konusu işverene bu durumu bildirme yükümlülüğü hizmet erbabına aittir. Birden fazla işverenden aynı tutarda ücret alındığı durumda, istisnayı uygulayacak olan işvereni hizmet erbabı kendisi belirleyecektir. İstisnadan faydalanılan işverende, istisnanın tamamından faydalanılamaması durumunda kalan tutar için diğer işverende istisnadan faydalanılması mümkün değildir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

311 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin “Özel sektör işyerlerinde birden fazla işverenin yanında çalışanların durumu” başlıklı 21’inci maddesinde ise;

(1) Aşağıdaki hallerde, hizmet erbabının ücretlerinin birden fazla işverenden elde edildiği kabul edilir:

a) Bir özel sektör işvereninin yanında çalışan hizmet erbabının, yıl içerisinde bu işverenden elde ettiği ücretinin yanı sıra,  başka bir özel sektör işvereninden ya da kamu kurum veya kuruluşundan da elde ettiği ücret gelirleri.

b) Aynı takvim yılı içinde bir özel sektör işvereninin yanında çalışmakta iken, işten ayrılarak başka bir özel sektör işvereninin yanında ya da kamu kurum veya kuruluşunda çalışmaya başlanılması nedeniyle elde ettiği ücret gelirleri.

c) Aynı takvim yılı içinde, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yanında çalışan hizmet erbabının, söz konusu mükelleflerin ortağı oldukları iş ortaklığı veya adi ortaklıklar bünyesinde çalışmaya başlamaları halinde elde ettikleri ücret gelirleri.

(2) Hizmet erbabının birden fazla işverenden ücret geliri elde etmesi durumunda her bir işverenden elde edilen ücret ayrı ayrı vergilendirilecek olup ücret matrahları birbiri ile ilişkilendirilmeyecektir. Hizmet erbabının işveren değişikliği yapması durumunda, yeni işverenden alınacak ücret, eski işverenden aldığı ücret matrahı ile ilişkilendirilmeden sıfır matrah esas alınmak suretiyle vergilendirilecektir.

(3) Aşağıdaki hallerde, hizmet erbabının ücretlerinin tek işverenden elde edildiği kabul edilir:

a) İki ayrı özel sektör firmasının birleşmesi (devir, nev’i değişikliği ve bölünme halleri dâhil).

b) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulan yerlerde çalışan hizmet erbabının, yıl içinde alt işvereninin değişmesi.

c) Ortaklık halinde faaliyette bulunan işyerlerinde, ortaklardan herhangi birinin değişmesi.

(4) Aynı takvim yılı içinde tek işverenden elde edildiği kabul edilen ücretler, kümülatif matrah esas alınmak suretiyle vergilendirilecektir.

(5) Yıl içerisinde işveren değiştiren hizmet erbabı, ücret gelirine ilişkin gelir vergisi matrahını yeni işverenine bildirmek suretiyle ücretinin gelir vergisi tarifesine göre kümülatif olarak vergilendirilmesini talep edebilir. Bu durumda yeni işveren kümülatif matrahı dikkate alarak tevkifat yapar. (321 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile eklenen cümle) Hizmet erbabının talep etmesi ve işverenlerin de kabul etmesi kaydıyla, yıl içerisinde aynı anda birden fazla işverenden alınan ücret gelirleri de kümülatif matrah dikkate alınarak tevkifata tabi tutulabilir. Yıl içinde birden fazla işverenden elde ettiği ücret gelirleri kümülatif matrah dikkate alınarak vergilenen hizmet erbabının bu gelirlerini yıllık beyannameyle beyan etme yükümlülüğü bulunması durumunda, yıllık beyannamede bildirilen matrah üzerinden hesaplanan gelir vergisinden kümülatif matrah dikkate alınmak suretiyle tevkif suretiyle ödenen vergiler mahsup edilebilecektir.”

Örnek: Bayan Ada, ortağı olduğu her iki şirketten de net 100.000 TL huzur hakkı aldığını varsayalım.

A Firmasındaki Huzur Hakkı Bordrosu

TOPLAM KAZANÇ

SSK MATRAH

SSK PRİMİ

İŞSİZLİK PRİMİ

G.V.M.  (AYLIK)

GELİR VERGİSİ

ASGARİ GEÇ.İND.

KALAN G.VER.

DAMGA VERGİSİ

ÖZEL KESİNTİ

AGI Hariç Ücret

113.410,30

0,00

0,00

0,00

113.410,30

12.800,22

0,00

12.800,22

610,08

0,00

100.000,00

A firmasındaki bordro incelendiğinde hesaplanan vergiden (113.410,30 * 0,15 = 17.011,55) asgari ücret gelir vergisi istisnasının (4.211,33) uygulanması suretiyle ödenecek olan vergi 12.800,22 TL hesaplanmıştır.

B Firmasındaki Huzur Hakkı Bordrosu

TOPLAM KAZANÇ

SSK MATRAH

SSK PRİMİ

İŞSİZLİK PRİMİ

G.V.M.  (AYLIK)

GELİR VERGİSİ

ASGARİ GEÇ.İND.

KALAN G.VER.

DAMGA VERGİSİ

ÖZEL KESİNTİ

AGI Hariç Ücret

121.364,59

0,00

0,00

0,00

121.364,59

20.443,43

0,00

20.443,43

921,16

0,00

100.000,00

B firmasındaki bordro incelendiğinde ise A firmasındaki bordroda yer alan gelir vergisi matrahı (113.410,30) B firmasına taşınmış ve kümülatif olarak vergilendirme yapılmıştır. Tarifeye* bakıldığında;

A firmasındaki vergi matrahı ile B firmasındaki vergi matrahı toplamı 190.000 TL’yi geçtiği için B firmasındaki huzur hakkının bir kısmı %15, bir kısmı ise %20 üzerinden vergilendirilecektir. Şöyle ki;

B firmasındaki aylık vergi matrahı olan 121.364,59 TL’nin bir kısmı (kümülatif vergilemede toplam matrah 113.410,30 + 121.364,59 = 234.774,89 2’nci vergi dilimi olan 190.000 TL’yi aşmış olup, aşan kısım olan 44.774,89 TL (234.774,89 – 190.000)) %20’den, kalan 76.589,70 TL ise (121.364,59 – 44.774,89) %15 üzerinden vergilendirildiğinde toplam 20.443,43 TL hesaplandığı görülmektedir. Ayrıca B firmasındaki bordroda gelir vergisi istisnası da mevzuat gereği uygulanmamıştır.

Özetle şirket ortaklarına yapılan huzur hakkı ödemelerinde;

1-Asgari ücret vergi istisnası sadece en yüksek huzur hakkı geliri elde edilen bordroda uygulanır. Örneğimizde huzur hakkı gelirleri eşit olduğu için istisna A firmasındaki bordroya uygulanmıştır. Bunun yanı sıra aylık brüt asgari ücrete isabet eden kısım için de damga vergisi istisnasının uygulanması mümkündür.

2-Hizmet erbabının talep etmesi ve işverenlerin de kabul etmesi kaydıyla, yıl içerisinde aynı anda birden fazla işverenden alınan ücret gelirleri (huzur hakkı) de kümülatif matrah dikkate alınarak tevkifata tabi tutulabilir. Böylelikle ortakların bu gelirlerini yıllık beyannameyle beyan etme yükümlülüğünün bulunması halinde, yıllık beyannamede bildirilen matrah üzerinden hesaplanan gelir vergisinden kümülatif matrah dikkate alınmak suretiyle tevkif edilerek ödenen vergiler mahsup edildiğinde yıllık beyannamede ödemekle yükümlü olacağı bir vergi oluşmayacaktır.

*193 sayılı Kanunun 103’üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 2026 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde uygulanmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.

190.000 TL'ye kadar %15

400.000 TL'nin 190.000 TL'si için 28.500 TL, fazlası % 20

KAYNAKLAR

319 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği

311 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği

E-62030549-125-562790 sayılı 22.05.2023 tarihli özelge

15.09.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Bu makalenin en fazla %20'si, kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)


>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM