Gökalp Öztürk
Hizmet ihracatına yönelik teşvik 29 Nisan 2026 tarihli ve 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 30.04.2026 tarihinde resmi gazetede yayınlanması ile yüzde 80’den 100’e çıkartılmıştır. Yurt dışına hizmet veren mükellefler açısından KDV istisnası ve yüzde 100 kazanç indirimi önemli vergi avantajları sağlamaktadır. Ancak yurt dışına kesilen her hizmet faturası bu avantajlardan yararlanma hakkı doğurmaz. Yapılan işin kapsamı, hizmetten nerede yararlanıldığı ve kazancın Türkiye’ye getirilmesine ilişkin şartlar ayrı ayrı incelenmelidir. Bu yazıda, söz konusu düzenlemelerin hangi durumlarda uygulanabileceği ve uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar ele alınmaktadır.
KDV istisnası ile gelir veya kurumlar vergisindeki kazanç indirimi farklı düzenlemelerdir. Bu nedenle bir hizmetin KDV’den istisna olması, aynı faaliyetten elde edilen kazanç için yüzde 100 indirim uygulanabileceği anlamına gelmez.
Kazanç indirimi kapsamında; mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme ve veri analizi gibi kanunda sayılan hizmetler bulunmaktadır. Mesleki eğitim, eğitim ve sağlık hizmetlerinde ise ilgili düzenlemelerdeki özel koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.
Genel danışmanlık, asistanlık veya aracılık faaliyetleri, yalnızca yurt dışındaki müşteriye sunulmaları nedeniyle bu kapsama girmez. Değerlendirme yapılırken faturada kullanılan ifadeden önce, fiilen gerçekleştirilen işin niteliği esas alınmalıdır.
Hizmetin yurt dışındaki müşteri için sunulduğu, sözleşme ve işlem belgelerinden anlaşılmalıdır. Müşterinin unvanı veya kimlik bilgileri, adresi, hizmetin kapsamı ve teslim edilecek çalışma açık biçimde tanımlanmalıdır.
Özellikle dijital platformlar üzerinden yürütülen faaliyetlerde, ödemeyi yapan kuruluş ile hizmetin gerçek alıcısı farklı olabilir. Bu durumda yalnızca banka dekontundaki gönderici bilgisine dayanılması yeterli değildir. Sözleşme ilişkisi, hizmetin kime sunulduğu ve hangi faaliyet için kullanıldığı birlikte incelenmelidir.
KDV istisnasının temel şartlarından biri, hizmetten yurt dışında faydalanılmasıdır. Hizmetin Türkiye’de hazırlanmış olması tek başına istisnaya engel değildir. Belirleyici olan, sunulan hizmetin müşterinin yurt dışındaki iş ve faaliyetleriyle ilgili olmasıdır.
Örneğin Türkiye’de geliştirilen bir yazılımın, İrlanda’daki müşterinin yalnızca İrlanda’da yürüttüğü depo faaliyetlerinde kullanılması, diğer şartların da sağlanması hâlinde hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık yabancı bir şirketin Türkiye’de satacağı ürünlere yönelik müşteri bulma veya Türkiye pazarı araştırması hizmetleri aynı kapsamda değildir.
Fatura veya benzeri belge yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmeli; hizmet açıklaması, yapılan işi anlaşılır biçimde yansıtmalıdır. Genel ifadeler yerine hizmetin türünü ve ilgili proje veya dönemi belirten açıklamalara yer verilmesi, işlemin değerlendirilmesini kolaylaştırır.
Sözleşme, proje çıktıları, teslim veya kabul kayıtları, müşteri yazışmaları ve kullanım bilgileri, hizmetin niteliğini ve faydalanma yerini destekleyen belgeler olarak birlikte izlenmelidir. Bu belgelerin kapsamı, sunulan hizmetin özelliklerine göre değişebilir.
Faturada “hizmet ihracatı” veya “yazılım hizmeti” açıklamasının bulunması tek başına yeterli değildir. Belgelendirme, işlemin gerçek mahiyetini ortaya koymalıdır.
Yüzde 100 kazanç indirimi, düzenlenen faturaların toplamına doğrudan uygulanmaz. İlgili faaliyetten elde edilen gelirden, bu gelirin elde edilmesiyle bağlantılı gider ve maliyetler düşülerek indirime esas kazanç belirlenir.
İndirim kapsamındaki faaliyetlerle diğer faaliyetlerin gelir ve giderleri ayrıştırılmalı; ortak giderler mevzuatta belirtilen esaslara göre dağıtılmalıdır. Personel, lisans, altyapı ve dışarıdan alınan hizmet giderlerinin faaliyet veya proje bazında takip edilmesi, hesaplamanın doğruluğunu destekler.
Örneğin kapsamdaki hizmet hasılatının 3.000.000 TL, ilgili gider ve maliyetlerin 1.000.000 TL olduğu bir işletmede, diğer vergi düzeltmeleri bulunmadığı varsayımıyla kazanç 2.000.000 TL’dir. Yüzde 100 indirim bu tutar üzerinden değerlendirilir. Fiilen kullanılabilecek indirim, diğer şartların yanında beyannamedeki indirim imkânıyla da sınırlıdır.
Kazanç indiriminden yararlanılabilmesi için ilgili kazancın tamamının, elde edildiği döneme ilişkin yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekir.
Kurumlar Vergisi Genel Tebliğindeki açıklamalara göre kazancın yalnızca bir kısmının süresinde transfer edilmesi durumunda, transfer edilen kısım dâhil indirimden yararlanılamaz. Bu nedenle transfer şartı, yıllık beyanname hazırlanırken ilk kez kontrol edilecek bir husus olarak görülmemelidir.
Yabancı banka, ödeme kuruluşu veya platform hesabında bakiye bulunması, Türkiye’ye transferin gerçekleştiğini tek başına göstermez.
Hizmet ihracı şartları sağlandığında, KDV istisnasının beyanı için hizmet bedelinin Türkiye’ye gelmesi beklenmez. Ancak bu işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iadesinin yerine getirilmesinde, hizmet bedelinin Türkiye’ye getirildiğinin tevsiki gerekir.
Bu noktada KDV iadesindeki hizmet bedeli ile kazanç indirimindeki kazancın transferi şartının farklı düzenlemelere dayandığı dikkate alınmalıdır.
Yüzde 100 kazanç indirimi, vergi yükünün her durumda sıfırlanacağı anlamına gelmez.
Kazanç indirimi, şartları sağlanarak gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmelidir. Kurumlar vergisi mükelleflerinde, genel hükümlere göre yapılan hesaplamanın yanında yurt içi asgari kurumlar vergisi yönünden de değerlendirme yapılması gerekir.
KVK 10/1-ğ kapsamındaki hizmet kazancı indirimi, yurt içi asgari kurumlar vergisi matrahından düşülebilen indirimler arasında değildir. Bununla birlikte ilk defa faaliyete başlayan kurumlara ilişkin üç hesap dönemi uygulaması ve kanunda öngörülen vergi indirimleri ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle her şirket için doğrudan sıfır vergi veya yüzde 10 vergi sonucu çıkarılması doğru değildir. Gelir vergisi mükellefleri ise yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulamasının kapsamında bulunmamaktadır.
Sonuç olarak;
Hizmet ihracatında vergi avantajının korunması, işlemin başlangıcından itibaren doğru yapılandırılmasına bağlıdır. Sözleşme, hizmetin kullanım yeri, fatura, tahsilat ve kazanç hesabı birbirini doğrulamalıdır. Mali müşavir ile işletme arasında zamanında bilgi paylaşımı sağlanması; hem yasal haklardan yararlanılması hem de vergi risklerinin yönetilmesi bakımından temel bir gerekliliktir.
30.09.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Bu makalenin en fazla %20'si, kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.