YAZARLARIMIZ
Cahit Durak
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
cahitdurak@hotmail.com



Boşanma Sonrası Gayrimenkul Devirlerinde Vergilendirme

Boşanma sürecinde eşler arasında malvarlığının paylaşılması, yalnızca aile hukuku açısından değil, vergisel açıdan da önemli sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle boşanma protokolü kapsamında bir eş adına kayıtlı gayrimenkulün diğer eşe devredilmesi ve söz konusu gayrimenkulün daha sonra satılması hâlinde, işlemin veraset ve intikal vergisi, tapu harcı ve gelir vergisi yönünden değer artış kazancı bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Boşanma Nedeniyle Yapılan Gayrimenkul Devri Veraset ve İntikal Vergisine Tabi midir?

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun temel yaklaşımı, verginin veraset yoluyla veya ivazsız, yani karşılıksız olarak gerçekleşen mal intikallerinde uygulanmasıdır. Dolayısıyla bir malın boşanma protokolü kapsamında diğer eşe devredilmesi, tek başına veraset ve intikal vergisi doğduğu anlamına gelmemektedir.

Eski adıyla, Maliye Bakanlığı - Gelirler Genel Müdürlüğü’nün 02.09.1998 tarih ve B.07.0.GEL.0.60/6026-107-31476 sayılı özelgesinde, boşanma karşılığında tazminat olarak intikal eden menkul ve gayrimenkullerin veraset ve intikal vergisinin konusuna girmeyeceği belirtilmiştir.

İdarenin yaklaşımında, boşanma protokolü kapsamında gerçekleştirilen bu tür devirlerde bir maddi karşılık unsurunun bulunduğu kabul edilmekte ve işlem ivazlı intikal olarak değerlendirilmektedir. Maddi bir menfaat karşılığında gerçekleştirilen devirler, bu yönüyle veraset ve intikal vergisinin konusu dışında değerlendirilmektedir.

Burada temel ayrım önem taşımaktadır:

Karşılıksız veya bağış niteliğindeki devirlerBoşanma tazminatı veya mal paylaşımı karşılığında gerçekleştirilen devirler
Veraset ve intikal vergisi gündeme gelebilir.Veraset ve intikal vergisi kapsamında değerlendirilmeyebilir.

Bu nedenle, somut olayda gerçekleştirilen devrin hukuki ve ekonomik niteliğinin ayrıca ortaya konulması önem taşımaktadır.

Evlilik Birliği İçinde Alınan Gayrimenkulün Boşanma Sonrasında Diğer Eşe Devri ve Vergisel Sorumluluk nasıl oluşacaktır?

Evlilik birliği içerisinde edinilmiş bir gayrimenkulün, boşanma sonucunda eşlerden birinin mülkiyetine bırakılması, vergisel açıdan da bazı sonuçlar doğurabilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80. maddesi uyarınca, belirli şartları taşıyan gayrimenkullerin edinme tarihinden itibaren beş yıl içerisinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar, değer artışı kazancı olarak gelir vergisine tabi tutulmaktadır. Bu nedenle, boşanma sonrasında gayrimenkulü devralan eşin söz konusu taşınmazı daha sonra elden çıkarması hâlinde, devrin vergisel açıdan hangi tarihte gerçekleşmiş sayılacağı önem kazanmaktadır.

Gayrimenkule Sahip Olan Eş Evi Satmak İsterse Ne Olur?

Gayrimenkulün satın alım tarihi ile vergisel açıdan dikkate alınan edinme tarihi her zaman aynı olmayabilmektedir. Özellikle boşanma sonrasında gerçekleştirilen devirlerde, taşınmazın yeni malik açısından hangi tarihte edinilmiş sayılacağı, değer artış kazancı yönünden önem arz etmektedir.

Bunu bir örnek üzerinden açıklayalım:

Gayrimenkulü evlilik birliği içerisinde 11.05.2019 tarihinde edindiniz. 04.03.2025 tarihinde, yani edinim tarihinden beş yıldan fazla bir süre sonra boşanma kararı aldınız. Boşanma protokolünün mahkemece onaylanmasının ardından, taşınmazın diğer eşe devri amacıyla tapuya başvurdunuz.

İşte bu noktada vergisel açıdan önemli bir husus ortaya çıkmaktadır. Taşınmazın diğer eşe devredilmesiyle birlikte, devralan eş bakımından yeni bir edinme tarihinin dikkate alınması söz konusu olabilmektedir. Başka bir ifadeyle, taşınmazın mahkeme kararı doğrultusunda devralan eş adına tescil edildiği tarih, değer artış kazancı bakımından beş yıllık sürenin başlangıcı olarak değerlendirilebilmektedir.

Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Defterdarlığı tarafından verilen 02.05.2024 tarih ve E-38418978-120[M80-2022/5-İ]-237490 sayılı özelge de bu konuda dikkat çekici bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Söz konusu özelgede, anlaşmalı boşanma kapsamında eşinden gayrimenkul devralan kişinin, taşınmazı beş yıllık süre içerisinde satması hâlinde değer artış kazancı yönünden vergilendirme yapılabileceği değerlendirilmiştir.

Bu nedenle, boşanma kapsamında gayrimenkulü devralan eşin söz konusu taşınmazı daha sonra satması hâlinde, satışın devralma tarihinden itibaren beş yıllık süre içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.Diğer şartların da gerçekleşmesi hâlinde, satıştan elde edilen kazanç değer artışı kazancı olarak gelir vergisine tabi tutulabilecektir.

Boşanma Protokolünün İçeriği Vergisel Sonucu Değiştirir mi?

Boşanma protokolü hazırlanırken yalnızca mal paylaşımının nasıl gerçekleştirileceğinin değil, ileride ortaya çıkabilecek vergisel sonuçların da dikkate alınması gerekir.

Bu noktada önemli olan yalnızca;

“….. adresinde kayıtlı …. mesken davalıya/davacıya devredilecektir.”

şeklinde bir hükme yer verilmesi değildir.

Devrin;

  • mal rejiminin tasfiyesi,
  • maddi veya manevi tazminat,
  • boşanma karşılığında kararlaştırılan bir edim veya
  • gerçek anlamda bağış

niteliğinde olup olmadığı, işlemin hukuki ve ekonomik niteliğini ortaya koyacak şekilde açıkça belirlenmelidir.

Örneğin, boşanma protokolü kapsamında bir eşin diğer eşe tazminat karşılığında gayrimenkul devretmesi ile boşanmayla herhangi bir bağlantısı bulunmaksızın gayrimenkulün karşılıksız olarak diğer eşe bağışlanması, vergisel açıdan aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.

Neticede, gayrimenkulün devrinde, yalnızca tapu işleminin şekli değil, işlemin gerçek hukuki ve ekonomik niteliği de önem taşımaktadır. İşlemin niteliğine göre veraset ve intikal vergisi, tapu harcı ve gelir vergisi bakımından farklı vergisel sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.

Sonuç,

Boşanma sonrasında gerçekleştirilen gayrimenkul devirleri, aile hukuku bakımından bir mal paylaşımının sonucu olsa da vergisel açıdan ayrıca değerlendirilmesi gereken işlemlerdir.

Özellikle gayrimenkulün boşanma protokolü kapsamında diğer eşe devredilmesi ve daha sonra satılması hâlinde; devrin karşılıklı bir edime dayanıp dayanmadığı, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında olup olmadığı, işlemin bağış niteliği taşıyıp taşımadığı ve devralan eş bakımından edinme tarihinin hangi tarih olarak kabul edileceği önem kazanmaktadır.

Bu nedenle boşanma protokolü hazırlanırken, yalnızca tarafların malvarlığının nasıl paylaşılacağı değil, bu paylaşımın ileride doğurabileceği vergisel sonuçların da dikkate alınması önem arz etmektedir.

Kaynakça

  • 02.05.2024 tarih, E-38418978-120[M80-2022/5-İ]-237490 sayılı özelge.
  • 02.09.1998 tarih, B.07.0.GEL.0.60/6026-107-31476 sayılı özelge.
  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, mükerrer 80. madde.

30.09.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Bu makalenin en fazla %20'si, kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)


>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM