YAZARLARIMIZ
Yüksel Altun
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
Bilim Uzmanı
yukselaltun5506@gmail.com



İşçinin İş Yeri Dışında Suç İşlemesi Ve Tutuklanması

İş sözleşmesi işçi ve işveren arasında sürekli bir ilişki kurar. Bu ilişkide işçi iş görmek, işveren de ücret ödemek mecburiyetinde olmakla birlikte bazen hayatın olağan akışı içinde bu ilişki sekteye uğrayabilir.

İşçinin, iş yeri dışında işlediği bir suçtan dolayı tutuklanması ve iş görme borcunu ifa edememesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nda özel bir düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre işveren, işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17.maddedeki bildirim sürelerini aşması halinde iş sözleşmesini feshedebilir. (m.25/IV)

Kanun koyucu bu düzenleme ile işçinin tutuklanma sebebine ya da suçun niteliğine bir değer yüklememiş yalnızca işçinin tutukluluğu sebebiyle devamsızlığına vurgu yaparak işverenin fesih hakkını kullanmasını işçinin bu devamsızlığının ihbar sürelerini aşması şartına bağlamıştır.

İhbar sürelerinin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi vb. sözleşmeler ile artırılması halinde sözleşmelerdeki sürelerin dikkate alınması gerektiği yargıtay tarafından onanmıştır. (Yargıtay 9.HD. E.2009/12385, K.2011/12782, 02.05.2011)

İşveren; tutuklanan işçinin, işe devamsızlığının ihbar sürelerini aşması halinde ücret, fazla çalışma, yıllık izin ve kıdem tazminatı alacaklarını ödeyerek iş sözleşmesini feshedebilir.

Yargıtay, işçinin iş yeri dışında işlediği bir suç nedeniyle hapse girmesi sonucu işe devamsızlığını, iradesi dışında gerçekleşen bir durum olarak değerlendirmiş, işçinin ceza hukuku bakımından zaten cezalandırıldığını bir de kıdem tazminatından mahrum bırakılarak ikinci kez cezalandırılacağını bu nedenle kıdem tazminatının işçiye ödenmesi gerektiğine karar vermiştir. (Yargıtay 9.HD. E.1997/19376, K.1998/396, 21.01.1998)

Yüksek mahkeme başka bir kararında işçi, iş yeri dışında suç işledikten sonra tutuklanmadan kaçarsa diğer bir deyişle firar ederse henüz tutukluluk hali oluşmadığından devamsızlık nedenine dayanılarak iş sözleşmesinin tazminatsız feshedilebileceğini ve işçiye, kıdem ve ihbar tazminatı hakkı doğmayacağını kabul edilmiştir. (Yargıtay 9.HD. E.1998/6391, K.1998/8602, 11.05.1998)

İşçinin iş yeri dışında işlediği suça ilişkin kanunun tanıdığı kıdem tazminatı hakkı, iş yerinde işlenen ve haksız feshi gerektiren ahlak ve iyi kurallarına uymayan davranışlar nedeniyle fesih ile karıştırılmamalıdır. (m.25/II)

İhbar süresi devam ederken işçinin tutukluluğu sona ermişse işverenin haklı nedenle fesih hakkının ortadan kalktığını belirtmek gerekir.

Sonuç olarak işçinin tutuklu olması iş sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. İşveren, kanundaki bildirim sürelerinin aşılması halinde haklı nedenle derhal fesih hakkını kullanabilir. Ancak bu hak kullanılmadığı sürece iş sözleşmesi askıdadır. İşverenin, tutukluluk müddetince işçiye ücret ve ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmamakla birlikte kıdem tazminatı ödemesi gerekmektedir. (Yargıtay 9.HD. E.2017/13378, K.2019/15897, 16.09.2019)

09.07.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM