Emre Özerçen
Değerli okurlar, hiç kuşkusuz kâr amacı ile kurulan şirketler sektörel, küresel, yönetim problemleri vb sebeplerden dolayı faaliyet döneminde zarar edebilirler. Önemli olan, bu zor günlerde şirketi hayata tutunduracak manevraları zamanında yapabilmektir. Öz kaynak yapısını koruma altına alabilmek ve teknik iflas riskinden uzaklaşmak için atılan her adım, aslında şirketin geleceğine koyulan bir tuğladır.
Ancak unutulmamalıdır ki, bilançoda biriken geçmiş yıl zararları sadece basit birer rakam değildir. Bu zararlar bir süre sonra, şirketin öz kaynak yapısını içten içe kemiren, işletmeyi finansal olarak zayıflatan ve en nihayetinde teknik iflas sınırına yaklaştıran birer yük haline dönüşür.
Mevcut vergi kanunları dahilinde kurumların ticari faaliyetlerden doğan zararlarını kurumlar vergisi beyannamesinde, her yıla ilişkin tutarları ayrı ayrı göstermek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla beyannamelerinde yer alan kurum kazancından indirilebilme imkânı mevcuttur. Mükellefler tarafından bir hesap dönemi içerisinde oluşan zararın, müteakip beş hesap döneminde oluşacak kârlarla mahsup edilememesi halinde mahsup imkânı ortadan kalkmaktadır.
Burada bahsedilen mahsuba konu edilecek zarar mali zarardır. Geçmiş yıl zararları ticari bilançoya göre ortaya çıkan zarar değil, kurumlar vergisi beyannamesinde ortaya çıkan mali zarardır.
Şirketlerin zarar etmesi halinde ise, bilançolarında görülen geçmiş yıl zararları kredi veren kurum ve kuruluşlar, yatırımcılar vb çeşitli piyasa aktörleri tarafından olumsuz karşılanabilir. Böyle bir durumda ise şirketler geçmiş yıl zararlarını sermaye azaltımı, ortaklar tarafından karşılanması gibi çeşitli yöntemler dahilinde bilanço dışı bırakabilirler.
Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi uyarınca; son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması durumu, şirketin 'teknik iflas' riskiyle karşı karşıya olduğunu gösterir. Bu durumda yönetim organı, genel kurulu derhâl toplantıya çağırmakla yükümlüdür. Genel kurul tarafından;
karar verilmediği takdirde, şirket başka bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bu yasal zorunluluk, şirketin varlığını sürdürebilmesi için ortakların mali sorumluluk almasını kaçınılmaz bir hale getirmektedir.
Bu kapsamda şirket ortakları; Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 376 uyarınca teknik iflas veya sermaye kaybı yaşayan şirketlerin mali yapısını iyileştirmek amacıyla nakdi ödemelerde bulunabilirler. Şirketin mali tablosunu güçlendirmek için oluşturulan sermaye tamamlama fonu, bir özkaynak kalemi niteliğindedir. Şirket genel kurul kararı uyarınca, bu fon kullanılarak geçmiş yıl zararlarının ortaklarca karşılanması ve bilançodan (muhasebe kayıtlarından) arındırılması mümkündür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi uyarınca sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirketin ortakları tarafından zarar sebebiyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak miktarda aktarılan tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz. ( 5520 sayılı KVK Madde 6/3)
—--------------------------------------------/—----------------------------------------------
102 BANKALAR XXX
529 DİĞER SERMAYE YEDEKLERİ XXX
529.01 Sermaye tamamlama fonu
Ortaklar tarafından yatırılan sermaye tamamlama fonu
—-----------------------------------------/—-------------------------------------------
Sermaye tamamlama fonunun geçmiş yıl zararlarına mahsubu
-----------------------------------------------/-------------------------------------
529 DİĞER SERMAYE YEDEKLERİ XXX
529.01 Sermaye tamamlama fonu
580 GEÇMİŞ YIL ZARARLARI XXX
—---------------------------------------—--------------------------/-----------------------------------------
Öte yandan mükelleflerin geçmiş yıl zararlarını sermaye azaltımı, zararın ortaklardan karşılanması, karlardan karşılanması vb. yollarla bilançodan çıkarılması işlemi, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde gösterilen geçmiş yıl zararlarının yasal süre içerisinde indirim konusu yapılmasını etkileyip etkilemeyeceği merak edilen husustur.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ’nun 9’uncu maddesinde kurumlar vergisi beyannamesinden indirilebilecek geçmiş yıl zararları, devir ve tam bölünme dolayısıyla devralınan kurumların geçmiş yıl zararları ve yurt dışı faaliyetlerden oluşan zararların indirim konusu yapılabilme şartları belirtilmiştir.
Şirketler geçmiş yıl zararlarını çeşitli yöntemlerle bilanço kalemlerinden çıkarması işlemi kurumlar vergisi beyannamesinden bağımsız bir işlem olup ticari bilanço ile ilgili bir işlemdir. Yasal düzenlemeler zarar mahsubu için, geçmiş yıllar zararlarının yasal defterlerde veya mali tablolarda gösterilmesini zorunlu kılmamaktadır. Bu sebeple geçmiş yıl zararlarının ortaklar tarafından karşılanması veya başka bir sebeple kapatılması işlemi gerçekte var olan zararların mahsup edilebilme imkanını da ortadan kaldırmamalıdır.
04.05.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.