YAZARLARIMIZ
Ahmet Çoban
Yeminli Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
ahmet@ahmetcoban.com.tr



Kullandıkça Bitmeyen Teşvik: Tevsi Yatırımlarda Oranlama–Endeksleme Sarmalı ve YKT’nin “Kartopu” Etkisi

Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yapılan tevsi yatırımlarda; kazançtan oran üzerinden faydalanma zorunluluğu ile kullanılamayan Yatırıma Katkı Tutarı’nın yeniden değerleme oranı ile endekslenmesi, ilk bakışta paradoksal bir tablo doğuruyor: Kullanılamayan YKT, yıllar içinde azalmak bir yana, çığ gibi büyüyor. Konuyu eski rejim (2012/3305) ile yeni rejim (2025/9903) farklılıkları ekseninde, “X Makine A.Ş.” örneği üzerinden ele alıyoruz.

Giriş

Yatırım Teşvik Belgesi (YTB) kapsamındaki yatırımların en çekici avantajlarından biri, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesinde düzenlenen indirimli kurumlar vergisi uygulamasıdır. Belirli bir yatırım sebebiyle elde edilen kazançtan, normal oran yerine indirimli oran üzerinden vergi alınır; devletin “vazgeçtiği” bu vergi tutarı Yatırıma Katkı Tutarı (YKT) olarak adlandırılır.

Konunun teknik kalbi, tevsi yatırımlarda karşımıza çıkan iki kavramda yatıyor: oranlama ve endeksleme. Bu iki uygulama bir araya geldiğinde, özellikle yüksek enflasyon ortamında, mükellefin elinde kalan YKT bakiyesini küçültmek bir yana büyüten bir mekanizmaya dönüşüyor.

1. Tevsi Yatırımlarda “Oranlama”: Niçin Kazancın Tamamına İndirim Yok?

KVK 32/A’ya göre, indirimli kurumlar vergisi yalnızca yatırımdan elde edilen kazanca uygulanır. Komple yeni yatırımlarda bu kazancın ayrı tespiti mümkündür; ancak tevsi (genişletme) yatırımlarda mevcut tesise yapılan ilave eski makinelerle iç içe çalıştığından, yeni yatırımdan elde edilen kazancı ayrıştırmak teknik olarak mümkün değildir.

Bu nedenle pratik bir formül benimsenmiştir: İndirimli KV’ye konu kazanç = Toplam Kurum Kazancı × (Tevsi Yatırım Tutarı / Toplam Sabit Kıymet). Buradaki oran, tevsi yatırımın dönem sonu yeniden değerlenmiş sabit kıymet toplamına bölünmesiyle bulunur. Mevcut tesis büyüdükçe paydanın etkisi artar ve oran genelde küçük bir yüzdede kalır. Bu da kazancın yalnızca sınırlı bir bölümünün indirime tabi tutulması, yıllık kullanım miktarının doğal olarak az olması anlamına gelir.

2. Endeksleme Etkisi: Kullanılmayan YKT Nasıl Büyüyor?

6745 sayılı Kanun’un 66. maddesi ile KVK 32/A’ya eklenen hüküm şu şekildedir: Bir hesap döneminde kazanç yetersizliği veya oranlama sebebiyle kullanılamayan YKT tutarı, izleyen yıllarda VUK mükerrer 298/B kapsamında ilan edilen yeniden değerleme oranıyla artırılarak dikkate alınır.

Türkiye’nin son üç yılındaki yeniden değerleme oranları bu hükmün etkisini açık biçimde göstermektedir: 2022’de %122,93, 2023’te %58,46 ve 2024’te %43,93. Bu durumda kullanılamayan 1 TL’lik YKT, üç yıl içinde herhangi bir ek hak doğurmaksızın (1 × 2,2293 × 1,5846 × 1,4393) ≈ 5,08 TL’ye yükselmektedir; yani üç yılda yaklaşık 1’e 5. Yani mükellef, hak ettiği teşvikten “yararlanmaya yetişemediği” için cezalandırılmıyor; aksine bekleyen bakiye değerleniyor.

3. Sayılarla Tablo: X Makine A.Ş. Örneği

X Makine A.Ş.’nin tevsi yatırımına ilişkin YKT bakiyesi 2017 yılında 2.416.833,83 TL olarak başlamış; mükellef her yıl oranlama yoluyla belirli bir tutarı kullanmış, kullanılmayan kısım o yılın yeniden değerleme oranı (YDO) ile endekslenerek bir sonraki yıla devredilmiştir. Aşağıdaki tablo 2017–2024 dönemini bütün kalemleriyle özetlemektedir:

Yıl

Başlangıç (TL)

Kullanılan Vergi İndirimi (TL)

Yıl Sonu (TL)

YDO

Endeksleme (TL)

Gelecek Başı (TL)

2017

2.416.833,83

0,00

2.416.833,83

%14,47

349.715,86

2.766.549,69

2018

2.766.549,69

372.013,45

2.394.536,24

%23,73

568.223,45

2.962.759,69

2019

2.962.759,69

523.998,70

2.438.760,99

%22,58

550.672,23

2.989.433,22

2020

2.989.433,22

334.092,90

2.655.340,32

%9,11

241.901,50

2.897.241,82

2021

2.897.241,82

256.594,70

2.640.647,12

%36,20

955.914,26

3.596.561,38

2022

3.596.561,38

232.484,80

3.364.076,58

%122,93

4.135.459,34

7.499.535,92

2023

7.499.535,92

510.268,10

6.989.267,82

%58,46

4.085.925,97

11.075.193,79

2024

11.075.193,79

525.559,70

10.549.634,09

%43,93

4.634.454,26

15.184.088,35

Tutarlar TL cinsinden olup, YDO oranları VUK mükerrer 298/B kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca ilan edilen yeniden değerleme oranlarıdır.

Tablodaki en çarpıcı bulgu şudur: X Makine A.Ş., 2017–2024 döneminde toplamda yaklaşık 2.755.012 TL’lik vergi avantajını fiilen kullanmıştır. Buna karşılık 2024 yıl sonu itibarıyla 2025’e devreden YKT bakiyesi 15.184.088,35 TL’ye yükselmiş; bu tutar başlangıç tutarının yaklaşık 6,3 katıdır.

Bu büyümenin arkasındaki kritik etken yüksek enflasyon yıllarındaki yeniden değerleme oranlarıdır. Yalnızca 2022 yılında ilan edilen %122,93’lük YDO, kalan YKT bakiyesine 4.135.459 TL’lik bir endeksleme katkısı sağlamış; bu tutar tek başına o yıla kadar fiilen kullanılan toplam tutarın iki katından fazladır. 2023 (%58,46) ve 2024 (%43,93) oranlarıyla birlikte üç yılda kümülatif endeksleme katkısı 12,8 milyon TL’ye ulaşmıştır.

4. Eski Rejim (2012/3305) ile Yeni Rejim (2025/9903): On Yıllık Süre Sınırlaması ve Eski Belgelerin Hukuki Kıymeti

Tevsi yatırımlarda oranlama ve YKT’nin endekslenmesine ilişkin usul, esas olarak 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin uygulanmasına dayanak teşkil eden Cumhurbaşkanlığı Kararları ise asgari yatırım tutarlarını, oranları ve uygulanma süresini belirlemekte olup; eski rejim ile yeni rejim arasındaki en kritik farklılık, yararlanma süresinin tanımlanma biçiminde tezahür etmektedir.

7555 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile 5520 sayılı Kanun’un 32/A maddesinde yapılan değişiklik ve buna paralel olarak 2025/9903 sayılı Karar ile şekillenen yeni teşvik çerçevesinde, indirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanılacak süre; yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren, indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil en fazla on hesap dönemi ile sınırlandırılmıştır. Bu süre içinde oranlama yoluyla veya kazanç yetersizliği nedeniyle kullanılamayan yatırıma katkı tutarının kalan kısmı bakımından mükellefin teşvikten yararlanma hakkı, hak düşürücü surette sona erer; bu tutarlar sonraki dönemlere devredilemez ve yeniden değerleme oranı ile artırılarak kullanılma imkânı kalmaz. Söz konusu sınırlama 24/7/2025 tarihinden itibaren (bu tarih dahil) alınan yatırım teşvik belgeleri için geçerlidir.

Buna karşılık 24/7/2025 tarihinden önce alınan yatırım teşvik belgeleri ile bu tarihten sonra alınmış olsa bile 16/6/2025 tarihinden önce başvurusu yapılmış ve reddedilmemiş olan belgeler bakımından KVK 32/A’nın değişiklik öncesi hükümleri uygulanmaya devam etmektedir. Bu kapsamdaki, başta 2012/3305 sayılı Karar olmak üzere önceki tarihli yatırım teşvik mevzuatına dayalı belgelerde yatırıma katkı tutarının yararlanma süresi bakımından herhangi bir azami sınır öngörülmemiştir. Söz konusu belgeler kapsamındaki kullanılmayan YKT bakiyeleri, ilgili belgenin tamamlama vizesinin yapılmış olması koşuluyla, sonraki hesap dönemlerinde KVK 32/A çerçevesinde kazanç doğdukça ve oranlama sonucu tespit edilen tutar üzerinden kullanılmaya devam edilebilir; aynı zamanda her hesap döneminin sonunda VUK mükerrer 298/B maddesi kapsamında ilan edilen yeniden değerleme oranı ile artırılarak izleyen döneme devredilir.

Bu hukuki çerçevede, eski rejim kapsamında düzenlenmiş ve hâlen geçerli olan yatırım teşvik belgeleri, yeni rejimle birlikte mükellef nezdinde adeta kıymetli birer kazanılmış hak vesikası niteliği kazanmıştır. Söz konusu belgelere bağlı YKT bakiyelerinin, on yıllık hak düşürücü süreye tabi olmaksızın, oranlama–endeksleme sarmalı içinde değerlenmeye devam etmesi; eski tarihli belgelerin defter değerinden bağımsız bir vergisel varlık olarak ele alınmasını gerektirmektedir. Yatırımcılar açısından, eski rejim kapsamındaki devreden YKT’lerin doğru takibi, beyan edilmesi ve kullanım sırası bakımından önceliklendirilmesi; yeni rejimin getirdiği on yıllık süre sınırlaması karşısında daha da kritik bir önem kazanmıştır.

Sonuç ve Mükellefler İçin Önemli Not

Tevsi yatırımlarda oranlama, kazancın tamamına değil bir parçasına indirimli vergi uygulanmasına yol açtığı için yıllık kullanımı sınırlandırır. Buna karşılık endeksleme, kullanılamayan YKT tutarını yeniden değerleme oranı kadar büyüterek sonraki yıllara taşır. Bu iki mekanizma bir arada, Türkiye’nin yüksek enflasyon yıllarında mükellefe hem vergi avantajı hem de enflasyondan korunma sağlayan bir yapı oluşturmaktadır.

Mükellefler bakımından dikkat edilmesi gereken iki nokta öne çıkmaktadır: (i) tevsi yatırım kapsamına giren sabit kıymetlerin doğru tanımlanması ve toplam sabit kıymet hesabında yeniden değerlenmiş net defter değerlerinin tutarlı şekilde kullanılması; (ii) kullanılmayan YKT bakiyesinin her yıl, izleyen yılın Ocak ayında ilan edilen yeniden değerleme oranıyla kayıt altına alınması ve mali tablo dipnotlarında izlenmesi. Bu adımlar atılmadığında, kâğıt üzerinde lehe olan büyüme denetimde tartışma konusu olabilir.

Öte yandan mevcut tablo, vergi idaresi açısından da göz ardı edilemeyecek bir politika sorunu doğurmaktadır. Oranlama nedeniyle düşük seviyelerde seyreden yıllık kullanım ile yüksek yeniden değerleme oranlarının birleşmesi; YKT bakiyelerinin kâğıt üzerinde sürekli büyümesine, dolayısıyla devletin teorik vergi alacağı üzerindeki potansiyel etkinin yıldan yıla artmasına yol açmaktadır. Bu durumun makul bir dengeye kavuşturulabilmesi için vergi idaresinin, mevcut belgeler bakımından kazanılmış hakları zedelemeyecek biçimde, hızlı YKT tüketim mekanizmalarını gündeme alması yerinde olacaktır.

Mevzuatta bu yönde getirilmiş tek araç, 7338 sayılı Kanun’un 60. maddesi ile KVK 32/A’ya eklenen ve YKT’nin sınırlı bir kısmının ÖTV ile KDV hariç diğer vergi borçlarından terkin yoluyla kullanılmasına imkân tanıyan düzenlemedir. Ne var ki ödenecek vergi yükünün önemli bir kısmını oluşturan KDV ve ÖTV’nin kapsam dışında bırakılması ile getirilen sıkı oransal tavanlar, mevcut mekanizmayı oranlama–endeksleme sarmalı içinde büyüyen YKT bakiyesini eritmek bakımından açıkça yetersiz kılmakta; kartopu çığa dönüşmektedir.

Sonuç olarak; 2012/3305 sayılı Karar kapsamında düzenlenmiş ve tamamlama vizesi tamamlanmış teşvik belgeleri, on yıllık hak düşürücü süreye bağlanmadıkları için yeni rejim karşısında önemli bir hukuki üstünlük taşımaktadır. Bu belgeler kapsamındaki kullanılmayan YKT bakiyeleri, doğru yorumlandığında yatırımcı için bir yük değil; oranlama–endeksleme sarmalı içinde her geçen yıl değerlenen bir vergisel varlıktır. Bununla birlikte söz konusu birikimin sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulabilmesi, ancak vergi idaresinin hızlı YKT tüketim mekanizmalarını içeren bütüncül bir düzenleme hayata geçirmesi ile mümkün olacaktır.

30.04.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM