YAZARLARIMIZ
Ahmet Acar
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
hmtacar37@gmail.com



İlişkili Kişilere Kullandırılan Paralarda Adat Faizi ve Faiz Oranı Çıkmazı

Grup şirketleri arasında yoğunlaşan cari hesap hareketleri veya ortakların şirket kasasından para kullanması, vergi denetimlerinde her dönemin en sıcak başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Konu adat faizi hesaplamasına geldiğinde ise işin rengi değişiyor çünkü uygulanacak faiz oranı birkaç puanlık bir fark değil doğrudan on milyonlarca liralık matrah farkı ve ciddi bir vergi yükü anlamına geliyor.

Uygulamada, Vergi İdaresi ile yargı organlarının bu konuya bakışı yıllardır taban tabana zıt. Bu makalede, iki taraf arasındaki bu keskin çizgiyi, somut bir örnek üzerinden doğan maliyetleri ve sahada karşılaşılan risklerle anlatamaya çalışacağım.

İdare ve Yargı Cephesinde Bakış Açısı Farkı

Vergi İdaresi olaya tamamen finansman maliyeti ve emsalsizlik penceresinden bakıyor. Vergi Denetim Kurulu (VDK) danışma komisyonu kararlarında da net bir şekilde ifade edildiği üzere; içeride atıl duran ya da ortaklara/ilişkili şirketlere aktarılan bir paranın ekonomik bir değeri var. İdare, "Şirket bu parayı bankaya yatırsaydı ya da ticari bir faaliyette kullansaydı şu kadar getiri elde edecekti, öyleyse emsali ticari kredi faizidir" mantığıyla hareket ediyor. Denetimlerde de doğrudan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ticari kredi faiz oranları baz alınıyor ve raporlar bu doğrultuda yazılıyor.

Ancak iş yargı aşamasına, özellikle de Danıştay'ın denetiminden geçerek karara bağlandığı noktalara geldiğinde tablo değişiyor. Danıştay, her para transferini doğrudan bir ticari banka kredisiyle birebir eş tutmuyor. Özellikle grupiçi kısa vadeli cari hesap geçişlerinde atıl fonların değerlendirilmesinde veya ortaklar cari hesabının anlık hareketlerinde ticari kredi faizi uygulanmasını hukuki bulmayarak reeskont faiz oranını daha hakkaniyetli bir standart olarak kabul ediyor.

Özellikle yüksek bakiyeli cari hesaplarda bu iki oran arasındaki makas o kadar açık ki, tercih edilen oran sadece teknik bir hesaplama tercihi olmaktan çıkıp doğrudan işletmenin nakit akışını ve kârını tehdit eden bir risk unsuruna dönüşüyor.

Rakamlar Ne Söylüyor? Basit Bir Örnekle Açıklayalım

Durumun maliyetini net bir şekilde görmek için piyasadaki güncel oranlarla bir simülasyon yapalım:

Bir şirketin ilişkili şirketine yıl boyunca ortalama 10.000.000 TL kullandırdığını varsayalım:

  • Reeskont Faiz Oranı (%38,75) Esas Alınırsa: 10.000.000 TL × %38,75 = 3.875.000 TL adat geliri hesaplanır.
  • Ticari Kredi Faiz Oranı (*%53,07) Esas Alınırsa: 10.000.000 TL × %53,07 = 5.307.000 TL adat geliri hesaplanır. (*Faiz oranı haftalık açıklandığından yıl ortalaması alınmıştır.)

İki yaklaşım arasında 1.432.000 TL gibi çok ciddi bir matrah farkı doğuyor. Bu tutarın kurumlar vergisi ve olası cezalı tarhiyatlarda eklendiğin de şirkete maliyeti katlanarak artıyor.

Piyasadaki son oran hareketliliğine baktığımız da; TCMB reeskont oranı %38,75 seviyelerinde kalırken, ticari kredi faizlerinin dönemsel olarak %48 ile %53 bandında dalgalandığını görüyoruz. Yani ticari kredi faizi, reeskontun her koşulda 10-15 puan üzerinde seyrediyor.

Sahada Hangi Strateji İzlenmeli?

Uygulamada kesin bir doğru veya yanlış olduğunu söylemek kolay değildir.

Vergi inceleme riskini azaltmak isteyen şirketler açısından ticari kredi faiz oranının kullanılması daha güvenli bir yöntem olarak görülebilir. Çünkü inceleme elemanları uygulama birliği açısından VDK Danışman Komisyonu almış olduğu karar çerçevesinde hareket etmektedirler.

Vergisel yükü azaltmayı ve olası bir uyuşmazlıkta Danıştay kararlarına dayanmayı tercih eden mükellefler açısından ise reeskont faiz oranının savunulabilir bir yöntem olduğu değerlendirilebilir. Özellikle son dönem yargı kararları bu konuda mükelleflere önemli bir hukuki argüman sağlamaktadır.

Özetle;

Bugün itibarıyla adat faizinde kullanılacak oran konusunda uygulama ile yargı kararları arasında tam bir birlik oluşmuş değildir. Vergi incelemesi odaklı bakıldığında ticari kredi faiz oranı daha düşük riskli görünürken yargısal süreçler dikkate alındığında reeskont faiz oranının da güçlü bir dayanağı bulunmaktadır.

Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı ortaklar cari hesapları ve grup şirketleri arasındaki finansman işlemlerinde, seçilen faiz oranının gerekçesinin çalışma dosyalarında açıkça ortaya konulması ve mümkünse yönetim tarafından yazılı olarak desteklenmesi faydalı olacaktır. Sonuçta önemli olan yalnızca hangi oranın kullanıldığı değil neden o oranın tercih edildiğinin de makul şekilde izah edilebilmesidir.

Kaynakça;

02.11.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)


>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM