İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İZSMMO) tarafından her yıl
organize edilen Türkiye Muhasebe Standartları XI, bu yıl 26–30 Ekim 2007
tarihleri arasında Antalya’da yapılmıştır. Bu yıl sempozyum başlığı “KOBİ
Muhasebe Standartlarına İlişkin Gelişmeler: Muhasebe Standartlarını Uygulama
Sürecinin Meslek Mensubuna Beklenen Etkileri Güçlü-Zayıf Yanlar,
Fırsatlar-Tehditler” olarak belirlenmiştir. Sempozyumun hedef kitlesi; meslek
mensupları, aday meslek mensupları, akademisyenler, öğrenciler, finansal ve mali
sektör çalışanları ve şirket yöneticileri olarak saptanmıştır. Sempozyuma
değişik illerden 350 civarında katılımcı olmuştur.
Sempozyumun 1. ve 2. oturumunda KOBİ muhasebe standartları seçilmiş
bileşenlerinden Stoklar, Hasılat ve Maddi Duran Varlıklar, Finansal Duran
Varlıklar ve Finansal Borçlar, Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu
Varlıklar, Gelir Vergileri gibi başlıca standartlar açıklanmıştır. 3. ve 4.
oturumda KOBİ muhasebe standartlarına ilişkin bir uygulama örneği çözülmüştür.
Benim de konuşmacı olduğum IFAC Kapsamında Muhasebe Standartlarını Uygulama
Sürecinin Meslek Mensubuna Beklenen Etkileri adlı 5. oturumunda muhasebe
eğitimi, bilgi teknolojilerindeki gelişmelerin muhasebe ve denetim mesleğine
olası etkileri, meslek etiği ve müşteri meslek mensubu ilişkisi açıklanmıştır.
Daha sonra aynı başlıklar altında tüm katılımcıların görüşlerinin alındığı
tarama toplantısı yapılmış ve elde edilen sonuçlar Çalışma Grupları Sonuç
Raporları ile ortaya konmuştur.
Sempozyum kapanış sonuç raporundan elde edilen sonuçlar şu şekilde
özetlenebilir:
-
Muhasebe mesleğinde eğitim süreci önemlidir. Bu bağlamda gerek stajyer
eğitimi gerekse sürekli mesleki eğitime gereken önem verilmelidir.
- Staj
sürecinin kalitesi arttırılmalı, ileriki süreçlerde staj süresi 3 yıla
çıkartılmalıdır.
- Bilgi
teknolojilerindeki gelişmeler muhasebe mesleğini kayıt işlevinden denetim ve
danışmanlık işlevine doğru kaydırmıştır.
-
Muhasebeciler bilgi teknolojilerinin getirdiği fırsat ve tehditleri
algılamalıdır.
- Gerek
mesleki yeterlilik öncesi gerekse mesleki yeterlilik sonrası bilgi
teknolojilerinin standartlarda açıklanan genel becerileri muhasebeciler
tarafından öğrenilmelidir.
- Etik,
özünde muhasebe mesleğinin en önemli noktasını oluşturmaktadır.
-
Muhasebeciler kurumsallaşma yolunda adımlar atmalıdırlar.
Ülkemizde halka açık şirketler için Uluslararası Finansal Raporlama
Standartları (UFRS) geçerlidir. KOBİ niteliğindeki küçük işletmeler için ise
UFRS yerine KOBİ muhasebe standartlarının uygulanması önerilmektedir. Bu konuda
gerek uluslararası gerekse ulusal düzeyde çalışmalar devam etmektedir. Türkiye
Muhasebe Standartları Kurulu (TMSK) bu konuda taslak metinler hazırlamıştır.
Yakında yasalaşması beklenen Türk Ticaret kanunu taslağı gerekleri, KOBİ
muhasebe standartları çalışmaları ile örtüşmektedir.
Bu
bağlamda önümüzdeki yıllarda KOBİ muhasebe standartlarının muhasebe mesleğimizde
önemli bir yer tutacağını ve meslek mensuplarının bu standartları öğrenmek adına
şimdiden hazırlıklar yapmaları gerektiğini düşünmekteyim.