İŞLETME YÖNETİMİ TARAFINDAN YAPILABİLECEK HİLELER VE
KORUNMA YÖNTEMLERİ
Tarih: 18.09.2007
ÜRETİM İŞLETMELERİNDE SATIŞLARIN MALİYETİ TABLOSU’NUN ENFLASYONA GÖRE
DÜZELTİLMESİ
İşletmelerin karşı karşıya kaldığı en büyük
sorunlardan birisi muhasebe siteminde yaşanan hata ve hilelerdir. Hata ve hile
birbirinden farklı kavramlardır. Hata, bilmeden yapılan yanlışlık anlamındadır.
Hile ise “kasti” olarak yapılan başka bir anlatımla bilerek yapılan
yanlışlıktır. İşletmede üst yönetim, çalışanlar, satıcılar ve müşteriler
tarafından hile yapılabilir. Ancak, yapılan araştırmalar işletmelerin büyük
çoğunluğunda özellikle üst yönetimde görevli kişiler tarafından hileler
yapıldığını ve bu yapılan hilelerin diğer gruplar tarafından yapılan hilelerden
daha fazla büyüklüğe sahip olduğunu göstermektedir.
İşletme yönetimi genelde işletmenin finansal
tabloları üzerinde değişiklik yaparak hile yapabilir. Burada işletme yönetimi ya
işletmenin finansal durumu olduğundan iyi gösterilmeye çalışılır ya da
işletmenin finansal durumu daha kötü göstermeyi amaçlar. Bu duruma bilançonun
maskelenmesi denmektedir. Orta büyüklükteki işletmelerde genelde işletmenin karı
daha az gösterilmek istenir. Bundaki amaç daha az vergi ve kar payı ödemektir.
İşletmeler büyükçe hileler, daha çok işletmenin
finansal durumunun olduğundan daha iyi gösterilmeye çalışılması konusunda ortaya
çıkmaktadır. İşletme yönetiminin bu yolu seçmesinin nedeni; finansal
performansın daha iyi olması nedeniyle kazanılacak ikramiye ve primlerdir.
Ayrıca bazı muhasebe uygulamalarında üst yönetimin karar mekanizmasında yer
alması ve mevcut iç kontrol sisteminin yetersiz kalması hile olaylarının
sayısını arttırmaktadır.
İşletme yönetimi tarafından yapılabilecek hileler aşağıda özetlenmiştir:
Kayıt dışı işlemler,
Belge sahtekarlığı,
Henüz gerçekleşmemiş bir işlemi gelir olarak
kaydetmek,
Uydurma hesaplar, sahte işlemlerle gelir unsuru
yaratmak,
Arızi işlemlerle bir kerelik gelir yaratmak,
Zamanında önce veya sonra kayıt, dönemsellik
kavramından sapmak, ilgili dönemin gelir ve giderini sonraki döneme aktarmak
veya sonraki döneme ait gelir ve gider unsurlarını ilgili döneme aktarmak.
Satış yolsuzlukları,
Alış yolsuzlukları,
İşletme giderlerini yükseltme,
Özel giderleri işletmeye aktarma,
Değerleme hileleri,
Arızi gelirleri gizleme.
Bir işletmede aşağıdaki işlemlerin yoğun olarak
yaşanması işletme yönetimi tarafından hile yapıldığı kanaati uyandırabilir:
Dönem sonlarında yakın
tarihlerde yüksek karlı, olağan olmayan işlemler,
Borç ve alacak yapısında,
faizlerinde ve tahsilat yapısında sorunlar,
İşletme hakkında dava ve
inceleme açılması,
Yöneticilerin ahlaki ve
finansal sorunlar (Kumar, borç, yüz karartıcı işler, dürüst olmamak)
yaşaması,
İzin kullanımına dikkat
etmeyen yöneticiler,
İşletmenin kurumsal
yapının (iç denetim, iç kontrol, kurumsal kültür) olmaması,
Riskli sektörlerde
faaliyet göstermek,
İlişkili taraflarla
yapılan işlemlerde yoğunluk,
İşletmenin çeşitli
kesimlerle sürekli sorun yaşaması (denetçiler, kamu kurumları, kamu),
Çok sayıda farklı banka
ile çalışmak.
İşletme yönetimi tarafından yapılan
hileleri ortaya çıkarabilmek için her işletmenin uygun bir iç kontrol ve denetim
mekanizmasına sahip olması gerekir. İç kontrol sistemi işletme yönetimi
tarafından kararlarının uygulamaya geçirebilmesinde uygulanan temel ilkeler,
yöntemler ve düzenlemelerden meydana gelen bir sistemdir.
İç kontrol sisteminin amacı:
İşletmede varlıkların korunması ve verimliliğin
artırılması,
Yönetim politikalarına uyumun arttırılması,
Tüm iş ve işlemlerin düzenli yürütülmesi,
İşletmede verimliliğin sağlanması,
Mevzuata uygunluğun sağlanması,
Hata, hile ve usulsüzlüklerin tespiti ve
önlenmesi,
Muhasebe kayıtlarının doğruluğunun ve
güvenilirliğinin sağlanması,
Mali Tabloların zamanında hazırlanmasıdır.
İşletme
bünyesinde oluşturulacak uygun bir iç kontrol sisteminin görevlerin ayrımı,
yetkilendirme, belgeleme ve muhasebe kayıt düzeni, fiziksel kontroller ve
bağımsız mutabakat gibi temel ilkelere sahip olması gerekir.
Bu bağlamda yapılması gereken
işlemler şunlar olabilir:
İyi bir örgüt planıyla her bir faaliyetin alt
faaliyete ayrılmalı ve her bir alt faaliyetinde farklı kişilere verilerek
karşılıklı kontrol ortamı oluşturulmalı,
Her türlü mali olayın kayda alınmasını ve
dolayısıyla sorumlulukları da tespite olanak veren bir belge düzeni
oluşturulmalı,
Herkesin sorumluluğunu ve bir işlemin nasıl
sonuçlandırılacağını belirleyen belge düzeni, yönetmelikler, özellikle
muhasebe yönetmeliği oluşturulmalı,
Sık sık fiili durum-kaydi durum karşılaştırması
yapılmalıdır,
İç denetim birimi oluşturulmalıdır,
Diğer bir seçenek işletmenin dış denetime tabi
olmasıdır. Bu süreçte dış denetim firmalarından hizmet alınabilir. Yeni Türk
Ticaret Kanunu ile dış denetim kapsamının genişletilmesi yerinde bir
uygulama olabilir,
Son yıllarda uygulama alanı genişleyen denetim
komitesi uygulaması yaygınlaştırılabilir.