Finansal
tablolarla ilgili finansal muhasebe ve raporlama standartlarının
uyumlaştırılması, evrensel sermaye piyasalarının ihtiyaçlarına cevap verebilmesi
için bir gerekliliktir. Sermaye piyasalarında muhasebe raporlarındaki
farklılıkların neden olduğu problemleri azaltma girişimleri halen ulusal, iki
taraflı anlaşmalar, bölgesel ve uluslararası düzeylerde yapılmaktadır.
Küreselleşme
ile birlikte finansal piyasaların evrenselleşmesi, çokuluslu şirketlerin
ortaya çıkması, uluslararası bağımsız denetim kuruluşlarının evrensel
piyasalardaki etkinliği ve rekabeti, farklı ülke bloklarınca ekonomik birlik
oluşturma nedenleri ve uluslararası alanda muhasebe kayıtlarında tespit edilen
usulsüzlüklere ilişkin olarak ortaya çıkan skandallar muhasebe düzenlemelerinin
güncelleştirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, söz konusu
gelişmeler, finansal raporlama alanında uluslararası standartların
oluşturularak ulusal düzenlemelerin bu standartlarla uyumlaştırılması
ihtiyacını da had safhaya çıkarmıştık. Çünkü, evrensel finansal piyasalar,
karşılaştırılabilirlik ve rekabet edilebilirlik sebebi ve sermaye artırma amacı
ile evrensel standartlara göre hazırlanan finansal tablolar istemektedir.
Finansal
tablolarla ilgili finansal muhasebe ve raporlama standartlarının
uyumlaştırılması, evrensel sermaye piyasalarının ihtiyaçlarına cevap verebilmesi
için bir gerekliliktir. Uluslararası düzeyde muhasebe standartlarının uyumunun
artırılmasında, Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB) (önceki adıyla
Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesi, IASC) ve Menkul Kıymet
Komisyonları Uluslararası Örgütü (IOSCO) gibi iki önemli kuruluş büyük rol
oynamaktadır. IASC/IASB, uzun süredir uluslararası muhasebe standartlarının (IAS)
veya yeni adıyla uluslararası finansal raporlama standartlarının (IFRS)
uluslararası kabul görmesini sağlamaya çalışmaktadır.
24 Mayıs 2000
tarihinde Edinburgh'da yapılan toplantıda IASC/IASB, Uluslararası Muhasebeciler
Federasyonundan (IFAC) ayrılarak bağımsız bir kuruluş haline getirilmiştir.
IFAC'ın üyeleri, IASC/IASB'nin de üyesi olarak kabul edilmektedir. Uluslararası
Muhasebeciler Federasyonuna (IFAC) göre; üye kuruluşlar hazırlamış oldukları
finansal tabloları IAS/IFRS ile tam bir uygunluk içerisinde hazırlamalı ve
sunmalıdır.
IASB/IASC’nin
çalışmaları, dünyada ortak muhasebe standartları geliştirilmesi konusunda
önemli bir etkiye sahiptir. Çünkü ülkeler giderek artan bir şekilde kendi ulusal
muhasebe ilkelerinin yerine; uluslararası finansal raporlama standartlarına(IFRS)/uluslararası
muhasebe standartlarına (IAS) başvurmaktadır. Pek çok ülke sınır ötesi borsalara
kayıtlı şirketlere ve hatta bazı ülkeler kendi borsalarına kayıtlı kendi
ülkelerindeki şirketlere de, IAS /IFRS'nin kullanımına izin vermektedir.
IAS/IFRS'nin
Türkiye'de uygulanması konusunda, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu (TMS)
çalışmalar yapmakta ve bu konuda standartlar yayınlamaktadır. Ayrıca, bu konuda
Sermaye Piyasası Kurulu da bir adım atarak, yayınlamış olduğu "Sermaye
Piyasasında Muhasebe Standartları Hakkında Tebliğ (Seri: XI, No. 25) ile IAS/IFRS'lerii
Türkiye'ye getirme çabası içindedir. Aynı şekilde, Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu (BDDK) da, IAS/ IFRS'leri benimsemekte ve bankalarla ilgili
düzenlemelerde bunu uygulamaya koyduğu görülmektedir.
Uluslararası
alanda hangi standartların esas alınacağı konusundaki mücadele, ABD Genel Kabul
Görmüş Muhasebe İlkeleri (US GAAP) ve IAS/IFRS arasında cereyan etmektedir.
Ancak, ABD'de de uygulanan muhasebe ve raporlama standartlarının nitelikleri ve
etkinlikleri, son dönemlerde yaşanan muhasebe skandallarından (Enron, Worldcom
vb.) sonra tartışılmaya başlanmıştır. Bu durum ilke bazlı Uluslararası Finansal
Raporlama Standartları’nı yeni durumlara cevap verme açısından ideal bir yöntem
olarak ön plana çıkarmış bulunmaktadır. Bu standartlar ilke bazlı olduğundan;
finansal tabloların tutarlılığını ve karşılaştırılabilirliğini artırmakta ve
işletme ile işletme danışmanlarının uygulamada ortaya çıkan yeni gelişmeler ve
karmaşık durumlara uygun bir şekilde cevap verebilmelerine yardımcı
olmaktadır.
Avrupa
Birliği Parlamentosu ve Konseyi 19 Temmuz 2002 tarihinde yayınladığı
yönetmelik ile Avrupa Birliği ülkelerinde IAS/IFRS'ye uyumlu muhasebe
standartlarının, 2005 yılından itibaren konsolide finansal tabloların
düzenlenmesinde esas alınmasını kararlaştırmıştır. Bu yönetmelik, sadece hisse
senetleri borsalar ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören tüm Avrupa
Birliği üye ülkelerinin işletmelerini kapsamaktadır. Sadece borçlanma ile
ilgili menkul kıymetleri borsada kayıtlı olan şirketler ile Avrupa Birliği
dışındaki borsalara kayıtlı olan şirketlere ise, ilgili hükümet yetkilileri
2007 yılına kadar izin verme yetkisine sahiptir.
Menkul
Kıymetler Komisyonu (IOSCO), kararları üye ülkeler arasında bağlayıcı olmamakla
birlikte, üyelerine IAS/IFRS'nin kullanımını tavsiye etmektedir.
Şayet,
Türkiye uluslar arası finansal raporlama standartlarına uyumu sağlayacak
çalışmaları bitirirse, muhasebede uluslararası uyumun sağlanması konusunda çok
önemli bir adım atılmış olacaktır.