Erkan AKTÜRK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
erkanakturk2@hotmail.com
EMEKÇİLERİMİZİN YASAL HAKLARI
Tarih:
10/01/2007
GİRİŞ:
Sevgili meslektaşlarım ve değerli Muhasebetr
izleyenleri, şimdiye kadar ki çalışmalarımızı Sosyal
Sigortalar Kanunu ile ilgili merak edilenleri irdelemeye
çalıştık. Anayasa Mahkemesi’nin 15.12.2006 tarihinde
5510 sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu’na öldürücü darbeyi vurması nedeniyle, bu kanunda
merak edilen konularla ilgili çalışmalarımızı askıya
almak zorunda kaldık. Daha önceki çalışmalarımızda
sosyal güvenlik destek primini ele almıştık ve o
çalışmamızda emekli çalışanlarımıza yapılacak bir
zulümden başka bir şey olamayacağını dile getirmiştim.
Anayasa Mahkemesi’nin bu düzenlemeyi iptal etmesini
memnuniyetle karşıladım. Şimdi herkesin büyük bir
şaşkınlıkla beklediği bundan sonra ne olacak sorusu.
Hükümet nasıl bir düzenlemeye gidecek, 5510 sayılı yasa
yürürlüğe girmeden mezara mı gömülecek, askıya mı
alınacak yoksa yeni düzenlemeler mi yapılacak bu
sorulara şimdilik net bir cevap yok. Temennimiz
vatandaşlarımızın mağdur olmadan bu geçiş sürecinin
atlatılması..
22.05.2003 tarihinde TBMM tarafından kabul
edilen ve 10.06.2003 tarihinden resmi gazetede
yayınlanarak yürürlüğe giren 4857 sayılı iş kanunu
önceki yasaya nazaran bir iş yerinde hizmet akdi ile
çalışan işçilere birçok alanda yasal güvenceler
getirmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu düzenlenirken 1475
sayılı iş kanunun birçok maddesi aynen bu kanunda da yer
almıştır. İşçi veya işveren tarafından yapılacak
bildirim süreleri de aynen yer almıştır. Bu çalışmamızda
bir okurumdan gelen bir soruyu iş kanunu çerçevesinde
irdelemeye çalışacağım.
4 yıldır
firmamızda çalışan bir personelimizin iş sözleşmesi
feshedilecek. Fesih süresi boyunca yasal
yükümlülüklerimizi izah edebilir misiniz? EBRU SOYLU
İşçilerin Yasal Hakları:
Daha
önceki çalışmalarımızdan haklı bir nedene dayanmadan iş
sözleşmesi feshedilen işçilerin, işe iade davasını ele
almıştık bu çalışmamızda da iş sözleşmesinin feshinde
bildirim süresini, ihbar tazminatı hesaplamasını ve iş
arama iznini ele alacağız.
İş
kanunumuz işçi ile işveren arasında imza altına alınan
iş sözleşmesini, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş
görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi
üstlenmesinden oluşan sözleşme olarak tanımlamıştır. İş
kanunu ile işverenin keyfi davranışlarının önüne
geçilebilmesi için bazı yaptırımlar konulmuştur. Bu
yaptırımların başında da iş sözleşmesinin işveren
tarafından feshedilmesi halinde işverenin, işçiye iş
sözleşmesini feshedeceğini işçiye tebliğ etmesini,
işçinin kıdemine göre değişen bildirim sürelerine riayet
etmesi, bildirim süresi boyunca işçiye yeni iş arama
izni vermesi geliyor.
İş
Kanunu’nda Bildirim Süreleri:
İş
kanunumuz taraflardan sadece birine mutlak üstünlük
getirmeden her iki tarafa da uyulması gereken
yükümlülükleri düzenlemiştir. Bu yükümlülüklerden biri
de, iş sözleşmesi feshinde uyulması gereken bildirim
süresidir.
İş
Kanunu’nun 17. maddesinde bildirim süreleri
düzenlenmiştir bu bildirim sürelerinde dikkatimizi çeken
husus; belirsiz süreli iş sözleşmeleri için geçerli
olması. İş sözleşmesinde işin bitim tarihine bir süre
öngörülmüşse, iş sözleşmesi belirli süreli olacak ve bu
sözleşmenin bitim tarihinde bildirim önellerine
uyulmayacaktır. İş kanunu, bir işin süresi 30 günden
fazla sürecek ise bu tür işleri sürekli iş, işin bitiş
tarihi sözleşme tarihinde belirlenmiş ise bu tür işlere
de belirli süreli işler olarak tanımlamıştır. İşçi ve
işverenin bildirim şartına uymaları için işin belirsiz
süreli olması gerekir. İşçinin kıdemine göre değişen
bildirim süreleri şunlardır:
a) İşi
altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer
tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,
b) İşi
altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için,
bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört
hafta sonra,
c) İşi
bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için,
bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak
altı hafta sonra,
d) İşi
üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından
başlayarak sekiz hafta sonra,
Feshedilmiş sayılır.
Sözleşmeyi feshetmeyi düşünen taraf bu düşüncesini diğer
tarafa bildirmesi gerekiyor. Bildirimin karşı tarafa
tebliğ edildiği gün sürenin başlangıcıdır. Karşı tarafa
tebliğ edilen her fesih bildirimin kabul edilmesi
gerektiği anlamına gelmemeli. İşe iade davasında bu
konuya değinmiştik eğer işçi iş sözleşmesinin geçerli
bir nedene dayanmadığını iddia etmesi halinde bir ay
içinde iş mahkemesine dava açabilir.
İş
kanunu,gerek işverenlerin gerekse de işçilerin,
sözleşmenin feshedilmesi durumunda mağdur olmamaları
için ihbar süresi mecburiyetini getirmiştir. İş
sözleşmesi işveren tarafından fesih edilecekse; işçinin
kendisine yeni bir iş bulması için yukarıdaki bildirim
sürelerine riayet etmek zorundadır. Taraflardan birinin
bu usule uymamaları halinde tazminat ödemekle yükümlü
olacaktır. Kamuoyunda ihbar tazminatı olarak bilinen
fesih süresine riayet edememe tazminatı, sadece
işverenin yükümlülüğü olarak düşünülür oysaki bu
yükümlülük işçi için de geçerlidir. İşçi, iş
sözleşmesini feshedeceğini ve çalışma yıllarına göre
değişen bekleme süresini, beklemeksizin işten
ayrılacağını beyan ederse ve bu bildiriminin derhal
fesih nedenlerinden birine de girmiyorsa işverenin,
işçiden ihbar tazminatını isteme hakkı vardır.
Taraflardan birinin iş sözleşmesini feshedeceğini karşı
tarafa tebliğ etmesi ve karşı tarafında bu tebliği kabul
etmesi halinde bekleme süresinin tamamlanması durumunda
gerek işçi gerekse işverenin ihbar tazminatı ödeme
yükümlülüğü de ortadan kalkacaktır.
İhbar tazminatı hesaplaması:
Bildirim süresini beklemeksizin ihbar tazminatı
ödenecekse; bu sürenin ücreti de en son alınan brüt
kazanç üzerinden hesaplanacaktır. İhbar tazminatı
hesaplamasında bir hafta 7 gün olarak dikkate
alınacaktır. Soruda işçinin 4 yıllık kıdemi olduğuna
göre bu işçinin 8 haftalık ihbar tazminatı hakkı
vardır. İhbar tazminatı hesaplamasında öncelikle günlük
kazanç bulunur. Brüt günlük kazanç tespit edildikten
sonra, bildirim süreleri gün sayısına çevrilerek bu
kazançla çarpılır bulunan kazanç brüt ihbar
tazminatıdır.bu kazanç üzerinde işçinin yıllık kümülatif
gelir vergisi matrahının hangi tevkifat dilimine
giriyorsa bu tevkifat oranı üzerinde gelir vergisi ve
yine brüt kazanç üzerinde %0,6 oranında damga vergisi
kesintisi yapılır İşçimizin aylık brüt kazancı 800,00
YTL olduğunu ve gelir vergisi matrahının dilimi de % 15
tevkifat kapsamında olduğunu varsayarsak;
Aylık
brüt maaş/30 gün = 1 günlük kazanç---
800.00/ 30 gün= 26.67
Günlük
kazanç*İhbar bildirimi gün sayısı= brüt ihbar
tazminatı—26.67*56 gün= 1,493.33 Gelir
vergisi : 1493.33 * 0,15=
224.00
Damga
vergisi : 1,493.33*0,006= 8,96
Ödenecek net ihbar tazminatı : 1,493.33-( 224.00+8.96)
= 1,260.37
İş sözleşmesi fesih bildiriminin, işçi
tarafından kabul edilmesi halinde işçinin yasadan
belirtilen bir hakkı ortaya çıkacaktır. Bu hak, İş
Kanunun 27. maddesinde düzenlenen
yeni bir iş arama izni.
İş
Arama İzni Nasıl Uygulanacak?
İş
arama izni, iş sözleşmesi feshinin işçi tarafından kabul
edilmesi halinde uygulanmaya başlanacaktır. İş arama
izin süresi, bildirimin yapıldığı tarihten başlar ve bu
süre bildirim süresi boyunca devam eder. İşveren işçiye
bu bildirim süresi boyunca günde en az 2 (iki) saatten
az olmamak üzere iş arama izni vermek zorundadır. Bu
izin süresi çalışılan süreler olarak ücret
hesaplamasında dikkate alınacaktır. Kanun, iş arama izni
konusunda işçiye bir seçimlik hak tanımıştır. İşçi
isterse bu süreleri toplu olarak ta kullanabilir. Bu
konuyu bir örnek vererek somutlaştıralım:
İşçi
Ahmet, 4 yıldır X Ltd Şti’nde çalışmaktadır.01.12.2006
tarihinde işvereni tarafından, iş sözleşmesinin
feshedileceği kendisine bildirilmiştir. İşveren, işçi
Ahmet’e ihbar tazminatı ödemeksizin bildirim süresince
çalışmasını istemiştir. İşçi Ahmet, bildirimi kabul
ederse; bildirim süresi 01.12.2006 tarihinde
başlayacaktır. İşçinin 4 yıllık bir kıdemi olduğuna göre
işveren iş sözleşmesini feshetmeden durumu 8 hafta
önceden işçiye bildirmesi gerekiyor. Bu tarihten
itibaren başlayan iş arama izni de 8 hafta boyunca yani
26.01.2006 tarihine kadar devam edecektir.
İşçi, bu bildirim süresi boyunca iş arama
iznini toplu olarak kullanmak istemişse; işyerinde bir
haftalık çalışılan mesai günler göz önünde
bulundurularak toplu olarak kullanacağı izin süresi
belirlenir. İşyerinde haftanın beş işgünü çalışılıyorsa
işçinin bir hafta süresince 10 saatlik iş arama izin
süresi olacaktır. İşçi bu süreyi toplu olarak kullanmak
istiyorsa önceden işverene bildirmek zorundadır.
İşyerinde haftada beş gün mesai yapılıyorsa:
5 gün
x 2 saat= 10 saat
işçinin talebi olması halinde bir hafta boyunca çalışıp
izleyen hafta ilk günü işe gelmeyebilir.
İş
Arama İzin Süresinde Ücret Hesaplaması:
İş
arama izin süresi, prime esas kazancın tespitinde
çalışılan süreler olarak dikkate alınır. İş arama iznini
mesai saatler içinde iş aramak için kullanmak istiyorsa
çalışılmayan günlük 2 saatlik ücretini de işveren
ödeyecektir. Bu bildirim süresince işveren tarafında
çalıştırılmışsa mesai saatler içinde kullanamadığı 2
saatlik ücretini % 100 zamlı ödeyecektir. Eğer toplu
olarak iznini kullanacaksa; çalıştığı günlerde normal
ücreti hesaplanır. İzine ayrıldığı günde çalışılan
günler olarak hesaplanacaktır.
SONUÇ:
Kamuoyunda iş güvencesi yasası olarak ta
bilinen 4857 sayılı iş kanunu, birçok konuda
emekçilerimize yasal güvenceler getirmiştir. Bu
köşemizde elimizden geldiğince bu yasal haklara
değinmeye çalışacağız. İş aram izin süresi, çalışanlar
arasında en az bilinen haklardan biridir. Belirsiz
süreli iş sözleşmesini feshetmek isteyen tarafın kim
olduğu önemli değildir. Bu taraf işçi veya işveren
olabilir fark etmez. Bildirim süresi boyunca işçinin
günde 2 saat iş arama izin hakkı vardır. Her ne kadar
kanunda bununla ilgili bir net açıklama olmasa da
işçinin de, belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetmeyi
istemesi halinde de işçinin iş arama izin hakkı vardır.
İşçi bu sürede çalıştırılırsa günlük saat başına düşen
kazancını ve buna ilaveten 2 saatlik çalışmanın
kazancını % 100 zamlı olarak alacaktır. Bu hesaplama da
işçinin 2 saatlik çalışması halinde normal çalışma
saatlerinde elde ettiği kazancın 3 katını alacaktır. Son
olarak şu hususu da unutmamalıyız: işveren bildirim
süresinin tamamlamasını beklemeksizin ihbar tazminatını
ödeyerek iş sözleşmesini feshedebilir.
YARALANILAN KAYNAKLAR
-
4857 Sayılı İş Kanunu,
-
1475 Sayılı İş Kanunu