Erkan AKTÜRK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
erkanakturk2@hotmail.com
MALULEN EMEKLİLİK
Tarih: 17/01/2006
I. Giriş:
Her canlı varolduğu sürece doğaya karşı
bir risk altındadır. Sosyal güvenlik politikasına sahip
devletler vatandaşlarının karşılaşabileceği risklere karşı
koydukları yasalarla çeşitli güvenceler sağlamaktadırlar.
Devletin sağladığı bu güvencelerden istifade edebilmek
için yasaların aradığı şartları taşımak gerekmektedir. Bu
şartın başında kuşkusuz çalışma hayatında sigortalı olmak
gelmektedir.
Bu çalışmada sosyal güvenlik
kurumlarımızdan malulen emeklilik sigortası kapsamında
aylık bağlanmasının usul ve esasları, malulen emekli olan
sigortalıların riayet etmeleri gereken şartları ele
alınacaktır.
II. Sosyal Sigortalar Kurumunda Malulen
Emeklilik
Malullük, çalışma veya meslekten kazanma
gücünün kısmen veya tamamen kaybedilmesi nedeniyle sürekli
bir gelir kaybına yol açan fizyolojik bir risktir (1).
Malullük sigortası, sigortalının malul
olması nedeniyle ortaya çıkan gelir kaybını önleyen
sigorta koludur. Bu sigorta kolunda dikkat etmemiz gereken
husus şudur; meydana gelen olay sonrası sigortalının bu
sigorta kolunun sağladığı yardımlardan faydalanabilmek
için iş kazaları ve meslek hastalıklarından olduğu gibi
olay ile iş konusu arasında bir illiyet bağı
aranmamaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigorta Kanunu’nun
malullük sigortası ile ilgili maddelerinde kimlerin malul
sayılacağı ve bu sigorta kolunun sağladığı yardımlardan
aranacak şartlar belirtilmiştir. Anılan yasanın 53.
maddesinde kimlerin malul sayılacağı şu şekilde
belirtilmiştir.
a) çalışma gücünün en az 2/3'ünü
yitirdiği tespit edilen,
b) 34 üncü madde gereğince yapılan
tedavi sonunda Kurum sağlık tesisleri sağlık
kurullarınca düzenlenecek usulüne uygun rapor ve
dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma
gücünün en az 2/3'ünü yitirdiği tespit edilen,
c) İş kazası ve meslek hastalığı
sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını
kaybeden,
Sosyal Sigortalar Kurumunca tespit
edilen sigortalı malûllük sigortası bakımından malûl
sayılır.
Meslek hastalığı sonucu, meslekte
kazanma gücü azalma oranının tespiti Sosyal Sigortalar
Kurumunun meslek hastalıkları hastanelerince yapılır.
Bir olayın malullük sigortası
kapsamında değerlendirilebilmesi için kazanın oluş biçimi,
kasıt, ihmal gibi unsurlar dikkate alınmaksızın meslekte
kazanma gücünde yarattığı kayba göre değerlendirilmektedir
ve bu oran yaklaşık olarak % 66,66 düzeyinde iken iş
kazaları veya meslek hastalıkları sonucu meydana gelen
maluliyetlerde ise bu oran % 60 olarak dikkate
alınmaktadır. Sigortalının malul olduğuna karar verme
yetkisi kurum sağlık tesislerine aittir. Bu tespit
sigortalının ilgili sigorta müdürlüğüne başvurarak
çalışamayacak kadar malul olduğunu ifade etmesi üzerine
müdürlük, sigortalıyı sağlık tesisine sevk ederek sağlık
tesisinin vereceği rapor üzerine malullüğüne karar
verilmesi ya da iş kazaları veya meslek hastalıkları
sonucu sağlık tesislerinde tedavi görürken verilecek rapor
üzerine malullüğüne karar verilmesi ya da iş kazaları
haricinde meydana gelen bir kaza sonucu malullüğüne karar
verilmesini değerlendirecektir.
Sigortalının 53. madde kapsamında
malullüğüne karar verilirken meslekte kazanma gücünde
uğradığı gelir kaybının asgari bir düzeye indirmek için
malullük sigortası adı altında bir gelir bağlanır bu
gelirin bağlanması için malul olmak tek başına yeterli
değildir. Sosyal güvenlik kapsamında oluşturulan
sigorta kollarından sadece prim ödeme gün şartı olmayan iş
kazaları ve meslek hastalıkları sigortasıdır. 506
sayılı kanun gereği malullük aylığı bağlanabilmesi için
yasanın 54. maddesinde şu şartlar aranmaktadır:
a) 53 üncü maddeye göre malül
sayılması,
b) Toplam olarak 1800 gün veya daha
fazla prim ödemiş olması,
c) En az 5 yıldan beri sigortalı
bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama
olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi ödemiş olması, şarttır.
1800 gün prim ödemesinin tamamının
SSK’ya yapılması şart değildir. Diğer sosyal güvenlik
kurumlarına yapılan ödemelerde hizmet birleştirilmesi ile
malullük aylığı bağlanmasında dikkate alınacaktır.
Maddede ifade edildiği gibi malullük
aylığı bağlanabilmesi için yasanın aradığı iki şartın
birlikte mevcut olması gerekmektedir. Hem 53. madde
kapsamında malul olduğuna dair heyet raporunun alınmış
olması gerekmekte, hem de toplam 1800 gün prim ödediği
veya malul olmasına sebep olan olayın oluşumundan önce beş
yıl sigortalı olması ve her yıla en az ortalama olarak 180
gün yaşlılık malullük sigortaları primi ödemiş olması
gerekmektedir. Bu hükme göre sigortalının toplam 900 gün
(5x180) prim ödemiş olması yeterlidir. Yani her yıl
mutlaka 180 gün şart olmayıp 5 yıl içinde toplam 900 gün
prim ödenmiş olması yeterlidir.
İş kazaları ve meslek hastalıkları
sonucu meslekte kazanma gücünü % 60 oranında yitirmiş olan
sigortalı için herhangi bir prim ödeme şartı aranmaksızın
malullük aylığı bağlanmasını hak kazanacaktır.
III- Bağ-Kur’da Malulen Emeklilik
Bağ-kur kapsamında çalışan bir
sigortalının malul olarak kabul edilebilmesi için sosyal
sigortalar kanununda olduğu gibi sağlık tesisince çalışma
gücünü 2/3 oranında yitirdiğine dair rapor verilmesi
gerekmektedir.
Bağ-kur sigortalısının 2/3 oranında
çalışma gücünü kaybettiği tespit edildikten sonra malullük
aylığı bağlanabilmesi için 1479 sayılı Bağ-kur kanunun
29.maddeye göre şu şartları karşılaması gerekmektedir:
a) çalışma gücünü 2/3 oranında
yitirdiği tespit edilmiş olması,
b) en az beş tam yıl sigorta
primi ödemiş olması,
c) yazılı talepte bulunmak ve
talep tarihi itibariyle prim ve her türlü
borçlarını ödemiş olmak,
Şarttır.
Her iki sosyal güvenlik kurumunda malul
sayılmanın şartı çalışma gücünün 2/3 oranında yitirildiği
tespit edilmiş olması, sosyal sigortalar kurumunda en az
beş tam yıl veya olayın meydana gelmesinden önce en az beş
yıl sigortalı olarak çalışmış olması ve her yıla en az
ortalama olarak 180 gün yaşlılık, malullük sigortası beyan
edilmiş olması söz konusu iken Bağ-kur’da sadece beş tam
yıl sigortalı olarak çalışmış olması ve borcu bulunmaması
gerekmektedir.
Eğer bağ-kur sigortalısı çalışma gücünü
2/3 oranında iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu
yitirmiş ise sosyal sigortalar kurumunda olduğu gibi
herhangi bir prim ödeme şartı aranmamaktadır.
IV. Sonuç
Yukarıda ifade edildiği gibi hayatta
varolduğumuz sürece bir risk altındayız. Doğaya karşı
vahşi hayvanlara karşı korunmak için bir barınağa ihtiyaç
duyarız, sahip olduğumuz temel hak ve hürriyetlerin koruma
altına alınabilmesi can ve mal güvenliğimiz için bir
devlet otoritesine ihtiyaç duyarız ve bunlar kadar önemli
olan bir koruma çatısı da sosyal güvenliktir. Ülkemizde
sosyal güvenliğin anlamı pek anlaşılmamakla beraber çok
sayıda vatandaşımız tarafından da suiistimal edilmektedir.
Birçok kişi sahte raporlarla malulen emekli
olabilmektedir. Temennimiz en kısa sürede üç başlı olan
sosyal güvenlik kurumlarımızın tek çatı altında toplanması
ve etkin bir denetim artık bir zaruriyet olmuştur.
Çalışmamıza son vermeden önce şu
hatırlatmayı yapmakta yarar görmekteyim.
Malulen emekli
olan sigortalı tekrar sigortalı olarak işe başlarsa işe
girdiği tarih itibariyle aylığı kesilecektir. Malullük
aylığı bağlanmış olan bir sigortalı normal yaşlılık
sigortasından aylık alan bir sigortalı gibi sosyal
güvenlik destek primine tabi olarak bir işte çalışamazlar.
YARARLANILAN KAYNAKLAR:
1. Kurt, Resul, iş ve sosyal
sigorta mevzuatında usul ve esaslar, güncelleştirilmiş
3. baskı eylül.2004, sayfa:691
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanunu,
3. 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu