BASINDAN YAZILAR
Mali İdare’de Yeni Birimler / Recep Bıyık - MuhasebeTR

Mali İdare’de Yeni Birimler / Recep Bıyık

18 Nisan 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 60 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, bakanlığın bağlı kuruluşu Gelir İdaresi Başkanlığı’nın ve bakanlığın denetim birimlerinden Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın idari yapılarında ve görev ve yetkilerinde önemli değişiklikler yapıldı. Bütün düzenlemeler doğrudan veya dolaylı olarak vergi mükelleflerini etkileyecek düzenlemeler. Ancak özellikle Mükellef Hakları Kurulu’nun kurulması, Vergi Denetim Kurulu bünyesinde Danışma Komisyonu kurulmasına yönelik düzenleme ve bakanlık bünyesinde Risk Analizi Genel Müdürlüğü kuruluşuna ilişkin düzenlemeler mükellefleri doğrudan etkileyecek düzenlemeler.

Mükellef Hakları Kurulu’nun kurulması

Mükellef hizmetleri ve mükellef hakları son yılların popüler konuları. Özellikle teknolojinin vergilendirme işlemlerinde daha fazla kullanılması nedeniyle mükellef hizmetleri alanında son yıllarda önemli adımlar atıldı. İçinde bulunduğumuz gelir vergisi beyan döneminde yaygın olarak kullanılan hazır beyan sistemi de iyi örneklerden birisi.

Mükellef hakları konusunda da az şey yapılmadı. Vergi mevzuatımızda farklı yerlere serpiştirilmiş mükellef hakları başlığı altına konması gereken çok sayıda düzenleme zaten öteden beri var. Buna ek olarak son yıllarda yapılan Gelir İdaresi Başkanlığı’nın örgütlenmesinde mükellef haklarıyla ilgili özel bir daire kurulması, Mükellef Hakları Bildirgesi’nin yayınlanması, vergilendirmeyle ilgili son yıllarda çok sayıda rehber yayınlanması, yine Mali İdare’nin hizmet standartlarının açıklanması önemli faaliyetler. Buna rağmen var olan düzenleme ve yapılanmalar beklentileri karşılamaktan uzak kalıyor. Neden derseniz benim cevabım, kâğıt üzerinde yazanlar hakkıyla uygulamaya yansımıyor, Mükellef Hakları Bildirgesi vergi dairelerinde asılı, İdarenin internet sitesinde var ama uygulamada ne kadar var tartışılır. Her konuda rehber var ama içerik yetersiz. Hizmet standartları belli ama standarta uyum ne ölçüde tartışılır.

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Kararnamesi’yle yapılan düzenlemeyle Mükellef Hakları Kurulu kuruldu. Etkili bir oluşum olarak hayata geçerse, yukarıda saydığım olumlu faaliyetlerin olumsuz sonuçları iyiye gidebilir. Uygulamanın bir gözetleyeni, denetleyeni olur. Eksik olan parça tamamlanmış olur.

Kararnameye göre kurul, mükellef haklarının korunmasına yönelik temel ilke ve kuralları belirleyecek, bu ilke ve kuralların benimsenmesi ve uygulanmasını sağlayacak, mükellef haklarına yönelik başvuruları değerlendirecek ve bakanlığa bu konularda önerilerde bulunacak.

Mükellef hakları konusunda önemli bir adım. Ancak örneğin Mükellef Hakları Bildirgesi kadar etkisiz olup olmadığını zaman ve yapılacak ikincil düzenlemeler gösterecek. Bu konudaki ilk işareti de muhtemelen, kurulun oluşumuna, üyelerin seçimine, görevlendirilmesine ve görev süreleri ile çalışma usul ve esaslarının belirlendiği yönetmelik çıktığında göreceğiz. Şimdilik son derece önemli olduğunu söylemekle yetinelim.

Risk Analizi Genel Müdürlüğü’nün kuruluşu

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle, Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde Risk Analizi Genel Müdürlüğü kuruldu.

Kararnameye göre, Genel Müdürlüğün esas görevi kayıt dışı ekonomiyle mücadele etmek. Bu amaçla Genel Müdürlük, kayıt dışı ekonomik faaliyetleri araştıracak, bunların önlenmesine yönelik risk analiz ve değerlendirme çalışmaları yapacak, görev alanında ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla koordinasyonu sağlayacak, çalışma sonuçlarını raporlara bağlayarak gerekli önlemlerin alınmasını teminen ilgili otoritelere iletecek, çalışmaları takip edecek.

Tamamen kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyle görevli bir birimin kurulması, bu birimin de Genel Müdürlük gibi üst düzeyde yapılandırılması görünüşte etkileyici. Yapılan düzenleme gerçek anlamda uygulamaya girer, güçlü bir idari birim kurulur ve yeterli düzeyde uzman çalışanlardan kurulu bir personel yapısıyla faaliyet gösterirse etkili olabilir.

Etkili bir Genel Müdürlük ne fayda sağlar diye düşünüyorsanız, çok sayıda cevap verilebilir. Öncelikle kayıtlı çalışan mükellefler bir ölçüde haksız rekabet ortamından kurtulur, daha elverişli bir yatırım ortamına kavuşurlar. Bütçe daha sağlıklı bir gelir yapısına kavuşur. Daha adaletli olduğu düşünülen dolaysız vergilerin payı artırılarak daha adil bir vergi yapısı oluşturulabilir. Kayıt dışının kayda alınması yolunda alınan her olumlu sonuç, vergi oranlarının düşürülmesi konusunda bütün mükelleflere bir şans olur.

Vergi Denetim Kurulu bünyesinde Danışma Komisyonu kurulması

Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle, grup başkanlıkları kaldırılarak, daire başkanlıkları kuruluyor, ayrıca Kurul bünyesinde Danışma Komisyonu kurulabilmesine olanak sağlanıyor.

Düzenlemeye göre Danışma Komisyonu, vergi inceleme görevlerinin yürütülmesinde uygulama birliğini sağlamak ve mevzuat hükümlerinin uygulanmasına ilişkin ortaya çıkan tereddütlü hususları gidermek amacı çerçevesinde görev yapacak. Danışma Komisyonu’nun oluşturulması ile çalışma usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek. Şimdiden bir şey söylemek mümkün değil ama muhtemelen Yönetmelikte yapılan düzenlemeyle Danışma Komisyonu kararları müfettişler için bağlayıcı olacak. Özellikle Kurul kararlarının kamuoyuna açık olması durumunda önemli bir kaynak olacak.

Geçmişte uzun yıllar başarıyla görev yapan Hesap Uzmanları Kurulu Danışma Komisyonu’nun ne kadar önemli bir fonksiyonu yerine getirdiğini, kararlarına hala ne kadar değer verildiğini dikkate alırsak, yapılan düzenlemenin ne kadar isabetli olduğunu söylemeye gerek kalmaz.

Gelir politikasının belirlenmesi

Kararnameyle hem Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hem de bağlı ve ilgili kuruluşlarının görev ve yetkileri yeniden düzenlenerek, gelir politikasının belirlenmesinde hangi birimin hangi görev ve yetkilere sahip olduğu yasal düzenlemeye kavuşturuluyor.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçiş, kanun yapma çalışmalarının Meclis bünyesinde yapılması, Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü’nün kaldırılması başta olmak üzere son yıllarda gerçekleşen yapılandırmalar sonucunda, gelir politikalarının belirlenmesi çalışmaları zannediyorum biraz sahipsiz kalmıştı. Şimdi konu sahip buluyor ve gelir politikasının belirlenmesi konusunda bakanlığın ve birimlerinin görev ve yetkileri yeniden tanımlanıyor.

(Kaynak: Dünya Gazetesi | 24.04.2020)

GÜNDEM