YAZARLARIMIZ
Mehmet Ali Uğurluay
Sosyal Güvenlik Denetmeni
mehmetaliugurluay@gmail.com



Kamu İhalelerinde Hakediş Ödemeleri Ve Kesin Teminatın İadesinde SGK Yükümlülükleri

GİRİŞ

Kamu kurum ve kuruluşları tarafından gerçekleştirilen yapım işleri, hizmet alımları ve belirli mal alımlarında yüklenicilere yapılacak hakediş ödemeleri ile kesin teminatların iadesi süreçleri, yalnızca ihale mevzuatı bakımından değil, sosyal güvenlik mevzuatı bakımından da önemli sonuçlar doğurmaktadır. Özellikle Sosyal Güvenlik Kurumunun prim alacaklarının güvence altına alınması amacıyla getirilen düzenlemeler nedeniyle kamu idareleri, ödeme süreçlerinde SGK mevzuatına uygun hareket etmek zorundadır. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde kamu zararı, Sayıştay sorgusu, disiplin sorumluluğu ve mali sorumluluk gündeme gelebilmektedir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 90’ıncı maddesi hakediş ödemeleri bakımından temel düzenlemeyi oluşturmaktadır. Maddede; “Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, ihale yolu ile yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenlerin hakedişlerini ödemeden önce işverenin Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının bulunup bulunmadığını araştırmak zorundadır.” hükmüne yer verilmiştir.

5510 sayılı Kanunun söz konusu hükmüne dayanılarak çıkarılan “Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik” (bundan sonra yönetmelik olarak kısaltılacaktır), kamu ihalelerinde uygulanacak SGK süreçlerinin temel alt mevzuatını oluşturmaktadır. Yönetmeliğin 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; idarelerin ihale yoluyla yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenlerin hakedişlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması kaydıyla ödenmesine ve kesin teminatlarının ihale konusu işle ilgili Kuruma olan borçlarına karşılık tutulması ve iadesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu kapsamda kamu idarelerinin hem hakediş ödemesi hem de kesin teminatın iadesi süreçlerinde SGK mevzuatına uygun işlem tesis etmeleri zorunludur.

HAKEDİŞ ÖDENMESİ SÜRECİNDE SGK YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Yönetmeliğin 5’inci maddesi uyarınca kamu idareleri, ihale yoluyla yaptırdıkları işleri üstlenenleri ve bunların tebligat adreslerini sözleşmenin imzalandığı tarihi takip eden on beş gün içinde SGK’ya bildirmek zorundadır. Böylece SGK tarafından ihale konusu işe ilişkin işyeri dosyası ve işçilik bildirim süreçleri takip edilmektedir.

Hakediş ödemelerine ilişkin temel düzenleme Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer almakta olup; “İdarece işverenlerin hakedişleri, Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması kaydıyla ödenir.” hükmü açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle kamu idareleri tarafından hakediş ödemesi yapılmadan önce yüklenicinin ve varsa alt işverenlerin; sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası, gecikme cezası, gecikme zammı borçlarının bulunup bulunmadığı SGK’dan sorgulanmalıdır.

Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde; “Yazı ile bildirilmediği sürece, idare tarafından işverene hakediş ödenmez.” hükmüne de yer verilmiş olup, SGK’dan olumlu dönüş alınmaksızın ödeme yapılmasının mevzuata aykırılık oluşturacağı açık şekilde ifade edilmiştir.  Günümüzde sorgulamalar idarelere verilen yetkiler ile SGK’nın e-Borcu Yoktur sistemi üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilmektedir. SGK uygulamalarında Türkiye genelinde muaccel borcu 5.000 TL’yi aşan işverenlere kural olarak “borcu yoktur” yazısı verilmemektedir. Ancak borcun 6183 sayılı Kanun kapsamında tecil edilmiş veya yapılandırılmış olması ve taksitlerin düzenli ödenmesi halinde işveren birçok durumda “borcu yoktur” kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Yönetmeliğin 6’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında ayrıca önemli bir güvence mekanizması daha düzenlenmiştir. Buna göre muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin (aylık prim ve hizmet belgelerinin) veya sigortalı çalıştırılmadığının Kuruma bildirilmemesi halinde, idarece hakedişten %5 oranında kesinti yapılması gerekmektedir.  Hakedişten yapılan kesintiler, ödeme makamınca muhasebe kayıtlarına intikal tarihinden itibaren on beş gün içinde SGK hesaplarına aktarılmalıdır. Hakediş tutarının borcu karşılamaması halinde ise bakiye borç sonraki hakedişlerden kesilmeye devam edecektir.

KESİN TEMİNATIN İADESİ SÜRECİNDE SGK YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Kesin teminatın iadesi bakımından temel düzenleme Yönetmeliğin 7’nci maddesinde yer almakta olup; “İşveren tarafından, idareye ihale konusu işle ilgili olarak Kuruma borcunun bulunmadığına dair ilişiksizlik belgesi ibraz edilmedikçe işverene ait kesin teminat iade edilmez.” hükmü açık şekilde düzenlenmiştir.

Dolayısıyla Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksizlik belgesi alınmaksızın kesin teminatın çözülmesi mümkün değildir.

İlişiksizlik belgesi düzenlenmeden önce SGK tarafından; asgari işçilik araştırması, prim borcu kontrolü, alt işveren ve hizmet bildirimlerinin kontrolü, eksik işçilik araştırmaları gibi teknik incelemeler yapılmaktadır.

5510 sayılı Kanunun 85’inci maddesinde; “İşverenin, ihale konusu iş veya özel nitelikteki inşaat işyerlerinden dolayı Kuruma yeterli işçilik bildirmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır.” hükmüne yer verilmiştir.

Asgari işçilik uygulamasının usul ve esasları Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 110, 111 ve 112’nci maddelerinde düzenlenmiş; ayrıca SGK’nın 2011/13 sayılı Genelgesinde ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.

Yeterli işçilik bildirilmediğinin anlaşılması halinde fark işçilik üzerinden prim tahakkuku yapılmakta; buna bağlı olarak gecikme cezası, gecikme zammı ve idari para cezaları uygulanabilmektedir. Fark primin ödenmemesi halinde kesin teminatın SGK alacaklarına mahsup edilmesi mümkündür.

Öte yandan borcun 6183 sayılı Kanunun 48’inci maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirilmesi mümkündür. Ancak tecilin bozulması halinde SGK tarafından durum idareye bildirilmekte ve kesin teminat nakde çevrilerek Kuruma aktarılmaktadır.

Ayrıca Yönetmeliğin 8’inci maddesinde ise ilişiksizlik belgesinin verilmiş olmasının işverenin SGK yönünden tamamen ibra edildiği anlamına gelmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Buna göre Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının her zaman işveren ve alt işverenlerin defter ve belgelerini inceleme yetkisi bulunmaktadır.

BORCU YOKTUR YAZISI İLE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN AYRIMI

Burada önemle belirtmek gerekir ki hakediş ödemeleri bakımından yapılan borcu yoktur sorgulaması işverenin Türkiye genelindeki muaccel SGK borçlarını kapsamakta olup; yalnızca ihale konusu işyeri dosyasına ilişkin borç durumuyla sınırlı değildir. Buna karşılık kesin teminatın iadesinde esas alınan kriter, ihale konusu işle ilgili işyeri dosyasından kaynaklanan Kurum borçlarının bulunmaması ve ilişiksizlik belgesinin alınmış olmasıdır. Dolayısıyla hakediş aşamasında Türkiye genelindeki başka işyerlerinden kaynaklanan SGK borçları ödeme engeli oluşturabilirken, kesin teminatın iadesinde temel değerlendirme ihale konusu işe ilişkin dosya üzerinden yapılmaktadır.

Bu ayrım, hakediş sürecinin Kurum alacaklarının genel tahsiline yönelik bir güvence mekanizması; ilişiksizlik belgesi ve kesin teminat sürecinin ise ihale konusu işe özgü işçilik ve prim ilişkisinin tasfiyesine yönelik özel bir denetim mekanizması olduğunu göstermektedir.

DOĞRUDAN TEMİN USULÜNDE SGK UYGULAMASI

Uygulamada sık tereddüt edilen konulardan biri de doğrudan temin yöntemiyle yaptırılan işlerdir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 18’inci maddesinde doğrudan temin yöntemi ihale usulleri arasında sayılmadığından, SGK’nın 10.12.2013 tarihli ve 2013/41 sayılı Genelgesinde doğrudan temin işlerine ilişkin özel açıklamalar yapılmıştır.

Genelgede; “Doğrudan temin usulü ile yapılan mal veya hizmet alımları ile yapım işleriyle ilgili olarak ihale makamlarının söz konusu işi üstlenenleri Kurumumuza bildirme yükümlülüğü, yüklenicinin hakediş ödemesine esas muaccel borcunun bulunup bulunmadığı hususunu sorgulama yükümlülüğü ve teminat iadesi sırasında Kurumumuzdan alınmış ilişiksizlik belgesini isteme yükümlülüğü bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir.

Dolayısıyla doğrudan temin yöntemiyle yaptırılan işlerde kural olarak; SGK’ya bildirim, hakediş öncesi borç sorgulaması, hakedişten kesinti, ilişiksizlik belgesi aranması yükümlülükleri uygulanmamaktadır.

KAMU GÖREVLİLERİNİN MALİ VE İDARİ SORUMLULUĞU

Kamu idarelerince SGK mevzuatına aykırı şekilde hakediş ödemesi yapılması veya ilişiksizlik belgesi alınmaksızın kesin teminat iadesi gerçekleştirilmesi halinde; gerçekleştirme görevlileri, harcama yetkilileri ve ödeme sürecinde görev alan kamu görevlileri bakımından 5018 sayılı Kanun çerçevesinde mali sorumluluk ve kamu zararı gündeme gelebilecektir.

SONUÇ

Kamu ihalelerinde hakediş ödemeleri ile kesin teminat iadeleri, yalnızca muhasebesel veya şekli mali işlemler olarak değerlendirilmemelidir. Bu süreçler aynı zamanda Sosyal Güvenlik Kurumunun prim ve diğer fer’i alacaklarının güvence altına alınmasına hizmet eden özel bir denetim ve tahsil mekanizması niteliği taşımaktadır. Nitekim 5510 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin temel amacı, kamu kaynakları kullanılarak yürütülen işlerde sigortalılığın kayıt altına alınması, işçilik bildirimlerinin denetlenmesi ve Kurum alacaklarının güvence altına alınmasıdır.

Bu çerçevede kamu idarelerinin yalnızca 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine değil; Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği, 2011/13 sayılı Genelge ve 2013/41 sayılı Genelge hükümlerine de hâkim şekilde işlem tesis etmeleri gerekmektedir.

Özellikle hakediş öncesi SGK borç sorgulaması yapılması, yüklenici ve alt işveren ilişkilerinin doğru analiz edilmesi, asgari işçilik araştırmalarının dikkate alınması ve ilişiksizlik belgesi alınmaksızın kesin teminatın iade edilmemesi; hem Kurum alacaklarının korunması hem de kamu zararının önlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Aksi yönde tesis edilen işlemler, yalnızca yükleniciler açısından değil; gerçekleştirme görevlileri, harcama yetkilileri ve ödeme makamları bakımından da mali, idari ve hukuki sorumluluk doğurabilecektir.

Bu nedenle kamu ihale süreçlerinde SGK mevzuatına ilişkin yükümlülüklerin, ihale ve ödeme sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmesi ve uygulamaların ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda titizlikle yürütülmesi gerekmektedir.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu.
  2. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu.
  3. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu.
  4. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun.
  5. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu.
  6. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği.
  7. Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik,
  8. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, 2011/13 sayılı Genelge
  9. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, 10.12.2013 tarihli ve 2013/41 sayılı Genelge.

20.05.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM