YAZARLARIMIZ
Ertuğrul Tuncer
Yeminli Mali Müşavir
Köker YMM Bağımsız Denetim A.Ş.
etuncer@kokerymm.com



Dar Mükelleflere Yapılan Ödemelerde Kurumlar Vergisi Stopajı

Kanuni ve İş merkezi Türkiye’de bulunmayan kişilerin Türkiye’de elde ettikleri mesleki kazanç niteliğindeki gelirleri KVK 30. Md. Uyarınca stopaja tabi tutulur.

İç hukukumuza göre, Türkiye’de kurulu bir tüzel kişiliğin elde ettiği ve normal olarak serbest meslek faaliyeti niteliğindeki işlerden sağladığı kazançlar da kurum kazancı niteliğindedir. Ancak, yurt dışında kurulu olan veya faaliyet gösteren bir şirketin Türkiye’de elde ettiği, serbest meslek faaliyeti niteliğindeki işlerden sağladığı kazanç için durum farklıdır.

Bu farklılığı öncelikle çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında, “serbest meslek kazançlarının” düzenlendiği maddelerde görebiliriz.

Türkiye’de iş yeri ya da temsilcisi bulunmayan yabancı bir kurumun, Türkiye’de sürdürdüğü faaliyet veya yurt dışında Türkiye adına verdiği hizmet, karakter itibariyle mesleki faaliyet sınıfına giriyorsa, bu işlerden eld e edilen kazançlar ticari değil, serbest meslek kazancı sayılarak vergilendirilir.

Tüzel kişiliklerin serbest meslek faaliyetinde bulunabilmesi ancak personeli aracılığıyla olabilir.

Kanuni ve işyeri merkezi yurt dışında olup Türkiye’ye gönderdiği kişiler aracılığıyla mesleki faaliyette bulunan bir şirkete yapılan ödemelerin KV Kanunu’nun 30. Maddesi kapsamında stopaja tabi tutulacağında şüphe yoktur.

KVK 30. Maddenin ilk fıkrasında, konu; “Dar mükellefiyete tâbi kurumların aşağıdaki kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere, nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % … oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.” Şeklinde düzenlenmiştir.

Bu madde, sadece, hangi faaliyet üzerinden ve kim tarafından tevkifat yapılacağını düzenlemektedir. Maddede serbest meslek faaliyetinin tanımı yapılmamıştır. Ancak Tebliğ yoluyla bu tanımlama yapılmıştır.

1 seri No. KVK Genel uygulama Tebliğinde durum şöyle açıklanmaktadır;

“22.2.3. Serbest meslek kazançları

Serbest meslek faaliyeti, esas itibarıyla gerçek kişilerce icra edilen ve Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde tanımlanan faaliyet türüdür. Dar mükellef kurumların bu tür kazanç elde etmeleri ise istihdam ettikleri personelleri aracılığı ile olmaktadır.

Serbest meslek kazançlarının Türkiye’de elde edilmiş sayılması için serbest meslek faaliyetinin Türkiye’de icra edilmesi veya Türkiye’de değerlendirilmesi gerekir.

Türkiye’de değerlendirme, ödemenin Türkiye’den yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır.

Türkiye’de mükellefiyeti bulunmayan (Dar mükellef) kurumların vergilendirilmesiyle ilgili bu düzenlemenin iki hassas noktası vardır;

  • Faaliyetin bizzat Türkiye’de gerçekleşmesi
  • İster yurt dışından ister yurt içinden yapılsın, ödemenin, Türkiye’deki şirketin/kurumun hesaplarına dahil edilmesi

Bu düzenleme, yabancı kurumlardan hizmet alımında, vergileme erkinin, “Hizmetin Türkiye’de verilmesi şartı yanında, ödenen bedellerin Türkiye’de değerlendirilmesi” ile de ilişkili olduğunu ifade etmektedir.

Normalde, Tebliğdeki ifade bu haliyle ele alındığında, Türkiye’deki bir kurumun yurt dışından hizmet alımında, hizmet ister yurt içinde gerçekleşsin isterse hizmet yurt dışında verildiği halde Türkiye’den ödemesi yapılsın, kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı gibi bir anlam çıkmaktadır.

Ancak, konu Türkiye’deki bir şirketin, yurt dışındaki işleri nedeniyle yurt dışında aldığı hizmet ile Türkiye’deki bir şirketin Türkiye’deki faaliyeti için yurt dışında gerçekleşen bir hizmet aldığında -ödemenin yerine de bağlı olarak – işler o kadar kolay olmamaktadır.

Örneğin, Türkiye’deki bir şirketin yurt dışında aldığı ve bizzat yurt dışında gerçekleşen eğitim, test, danışmanlık ve projelendirme vs. gibi mesleki işlemler için Türkiye’den para gönderilmesinde kesinti yapılıp yapılmayacağı konusu hala tartışılmaktadır. Netleşmiş bir yargı içtihadı da yoktur.

Zira, bu durumda, kazancı elde eden yabancı şirketin veya şahsın ikamet ettiği ülkenin tabiyet esasına göre sahip olduğu “vergileme erki” tartışma konusu olmaktadır. Konuyu çözebilmek için iki ülke arasındaki Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması devreye girmektedir.

ÇVÖ Anlaşmalarının 14. Maddesi, serbest meslek faaliyetinden doğan kazançların hangi ülke tarafından vergilenebileceğini açıklamaktadır.

Bu maddeye göre; “Bir Akit Devlet teşebbüsünün serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer:

  • (a) Teşebbüs, bu faaliyetleri icra etmek üzere bu diğer Devlette bir iş yerine sahip olursa veya
  • (b) Faaliyetlerin icra edildiği süre veya süreler, herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde toplam 183 günü aşarsa,

söz konusu kazanç, aynı zamanda bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.

Belirttiğimiz bu şartlar yoksa, yabancı ülke mukiminin Türkiye’deki serbest meslek faaliyetinden elde ettiği kazanç için vergilendirme, yurt dışındaki ikamet ülkesinde yapılacaktır.

Bu tür bir vergilendirme işleminde, ödemeler konusunda “Türkiye’de” sözü ile “Türkiye’den” sözünü ayırmak gerekiyor.

Türkiye’den ifadesi, hizmetin nerede verildiğine bakmadan, ödemenin Türkiye’den yapılmasını hedefler.

“Türkiye’de” sözü ise mesleki faaliyetin de Türkiye’de ifa edilmesini anlatır.

Türkiye’deki kurumun aldığı ve serbest meslek niteliğinde bulunan bir hizmet için yapılacak vergileme, stopaj yoluyla olacaktır. Stopaj uygulaması ise KVK madde 30 da yer almaktadır.

Kurumlar Vergisi Kanununun 30. Maddesinde, bu konudaki ödemelerde, “Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar “ifadesi kullanılmaktadır. Bu durumda, yapılan ödemenin stopaja tabi tutulması için faaliyetin de Türkiye’de gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Kurumlar Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde de konu hakkında;

“Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlardan yapılacak vergi kesintisine ilişkin düzenlenmelere yer verilmiş bulunmaktadır...” denilmektedir. Ödemenin nakden veya hesaben olması stopaj yapılması için yeterlidir.

Buna ifadeye göre, dar mükelleflere Türkiye’den yapılacak serbest meslek hizmeti karşılığı ödemelerde, kurumlar vergisi tevkifat uygulamasının temel şartı, hizmetin Türkiye’de verilmesi olmaktadır.

Hizmet Türkiye’de verilmiyorsa, hizmetten Türkiye’de yararlanılması veya Türkiye’de kayıtlara intikal ettirilmesi (değerlendirilmesi) tevkifata neden olmaz.

Bu durum, kendi iç hukukumuzdaki düzenlemeyi göstermektedir. Ancak, bu düzenlemeyi ÇVÖA hükümleri ile birlikte değerlendirmek gerekmektedir.

Yukarıda anlattığımız gibi, faaliyet Türkiye’de gerçekleşse bile -şartlar oluşmuyorsa- vergileme yetkisi yabancı ülkenindir. Şartlar oluşuyorsa yani, Türkiye’deki bir iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla hizmet veriliyorsa ya da hizmeti verenler 183 günden fazla Türkiye’de kalıyorlarsa Türkiye’nin de vergileme yetkisi bulunmaktadır.

Yabancı bir kurumun Türkiye’de kaç kişiyle ve hangi aralıklarla bu hizmeti verdiğinin bir önemi yoktur. Önemli olan sürenin aşılıp aşılmadığıdır.

Bakanlık, hizmetin Türkiye’de verildiği durumlarda, yabancı hizmet sağlayıcının, Türkiye’ de kalış süresinin tespit edilmesindeki zorlukları dikkate alarak, tevkifat yapılmasını önermektedir. Bu durum, bir zorunluluk değil, tedbir mahiyetindedir.

Hizmet yurt dışında gerçekleşiyorsa, sonuçta, Türk Şirketinin yararına yapılan bir işlem olsa bile vergileme erki yabancı ülkede olacaktır. Burada KV tevkifatı yoktur.

Hizmetten Türkiye’de yararlanılması söz konusu olduğunda, buna ilişkin ödemelerin Türkiye’de mutlaka tevkifata tabi tutulacağına dair net bir yasal düzenleme yoktur.

11.09.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Bu makalenin en fazla %20'si, kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)


>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM